Molla Cami Eski Dizgi — Kolektif

Molla Cami Eski Dizgi
Kolektif
Siraç Yayınları
Molla Cami Eski Dizgi
Kolektif
Molla Câmî el Fevâ idü z Ziyâ iyye Abdurrahmân ı Câmî Hazretleri nin İbnü l Hâcib in el Kâfiye adlı nahiv eseri üzerine kaleme aldığı şerhtir Müellif Rahimehüllâh eserin telif sebebi hakkında kitabın mukaddimesinde özelde oğlum için genelde tüm talebelerin faydalanması için yazdım diye belirtmiştir Şüphesiz bu güzide eser yazıldığı günden beri ilim talebelerinin gözdesi olmuştur EL FEVÂ İDÜ Z ZİYÂ İYYE MOLLA CÂMÎ ESERİAbdurrahmân Câmî tarafından İbnü l Hâcib in meşhur nahiv eseri el Kâfiye üzerine kaleme alınan şerhtir Müellif oğlu Ziyâeddin Yûsuf un ilim tahsilinde zorluk çekmemesi ve güzel bir şekilde anlaması için kaleme almıştır Bu güzide eser Şerh i Molla Câmî Molla Câmî ve Câmî isimleriyle tanınmış medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur ABDURRAHMÂN CÂMÎ ö 898 1492 RAHİMEHÜLLÂHMolla Câmî Hazretleri Nakşibendî tarikatına mensup İranlı islâm âlimi ve şair bir zattır Tam olarak ismi Nûrüddîn Abdurrahmân b Nizâmiddîn Ahmed b Muhammed el Câmî dir İsminden çok Molla Câmî unvanıyla tanınmış meşhur olmuştur DoğumuMolla Câmî Hazretleri 23 Şâban 817 7 Kasım 1414 senesinde Horasan ın Câm şehrinin Harcird kasabasında doğmuştur Doğduğu yer Câm şehrine nisbetle Câmî ünvanını almıştır Soyu İmam Muhammed e dayanmaktadır Zira muhterem dedesi Şemseddin Muhammed İsfahan dan Horasan a hicret etmiş ve burada İmam Muhammed in neslinden biriyle evlenmiştir Bu evlilikten Molla Câmî nin babası Nizâmeddin Ahmed dünyaya gelmiştir İlmî KimliğiMolla Câmî Rahimehüllâh ilk tahsiline babasının yanında başlamış ardından babasının dönemin önemli kültür merkezlerinden Herat a gitmesi ve Nizâmiye Medresesi ne müderrislik yapması sonucu öğrenimini orada devam ettirmiştir Herat ta dönemin meşhur büyük âlimlerinden Mevlânâ Cüneyd i Usûlî den Arap dili ve edebiyatı ile ilgili temel eserleri tahsil etmiş ardından Cürcânî nin talebesi Ali es Semerkandî ile Teftâzânî nin talebesi Şehâbeddin Muhammed el Câcermî gibi dönemin meşhur bilginlerinden istifade etmiştir Herat taki ilim tahsilinden sonra Molla Câmî Hazretleri büyük bir ilim merkezi olan Semerkand a gitmiş ve orada 9 yıl kadar kalmıştır Bu arada Uluğ Bey Medresesi nde Bursalı Kadızâde i Rûmî den riyâziyyât dersleri almış ayrıca Mevlânâ Fethullah ı Tebrîzî nin derslerinden de faydalanmıştır Keskin zekalı kabiliyetli istidadı kuvvetli anlayış seviyesi ve muhakeme gücü yüksek basiretli feraseti açık ve fesahat sahibi olan Abdurrahmân ı Câmî Hazretleri kısa bir zaman içerisinde genç yaşında olmasına rağmen döneminin bütün ilimlerine vâkıf olmuş ve büyük küçük demeden herkesin sevgisini saygısını ve taktirini kazanmıştır Kendisi hakkında birkaç menkıbe şöyle zikredilmiştir Molla Câmî Semerkand da gelince Mülahhasü l Hey e şârihi Kadı Mûsâ er Rûmî nin dersine katılmış ilk mülakatı olmasına rağmen kendisiyle tartışmış ve ona galip gelmiştir Fethuddîn et Tebrîzî den şöyle naklonulmuştur Kadı er Rûmî Câmî hakkında Semerkand bina edildiğinden beri Abdurrahmân Câmî gibi mükemmel tabiatlı bir kimse buraya gelmemiştir diyerek methetmiştir Kadı er Rûmî nin talebelerinden Mevlânâ Ebû Yûsuf es Semerkandî şöyle anlatmıştır Câmî Semerkand a gelince Kadı er Rûmî ile beraber Şerhu t Tezkira üzerine çalışma yapmış aralarında ilmi münakaşalar meydana gelmiştir Öyle ki Şerhu t Tezkira üzerine yaptığı ta likâtlar hususunda Câmî ile birçok kez tartışması neticesinde er Rûmî çalışmasında düzeltmeler yapmıştır Ayrıca er Rûmî Mülahhasü l Hey e kitabını Câmî ye takdim etmiş o da er Rûmî nin aklına gelmeyecek tasarruflarda bulunmuştur Tecrîd şârihi ünlü Ali Kuşçu Herat a gelince Molla Câmî ile beraber tartışmış Câmî kendisine galip gelmiştir Kuşçu talebelerine Şüphesiz ben kudsî nefesin âlemde olduğunu yakinen bildim demiştir Meşhur astronomi ve matematikçi Ali Kuşçu Herat a gittiğinde Molla Câmî ye astronomiyle alakalı zor sorular sormuş cevablarını hemen alınca şaşırmış hayranlığını gizleyememiştir Ayrıca onunla riyâzî meseleler üzerinde çalışmalar yapmış ve kendisini takdir etmiştir Tasavvuf HayatıGenç yaşta ilim tahsilini bitiren Molla Câmî Rahimehüllâh rüyasında bazı büyük zevatı görmüş kendisine Seni hidayet edecek dost birini edin denmiştir Uyanınca tesirlenmiş ardından Semerkand dan Herat a hicret etmiştir Öncelikle Nakşibendî şeyhi Sa deddîn i Kâşgarî ye intisap etmiş onun sohbeti ile şereflenmiştir Şeyhine güzel hizmet etmesin den dolayı teveccühlerini kazanmış kısa bir müddet içerisinde kendisinde fevkalade değişiklikler meydana gelmiş ve aklî ve naklî zâhirî ilimlerin yanı sıra bâtınî ilimlerde de yükseklik elde etmiştir Sa deddîn i Kâşgarî 13 Mayıs 1456 7 Cemâziyelâhir 860 tarihinde Herat ta vefat edince daha sonra Hâce Ubeydullah Ahrâr a intisap etmiştir Hâce Ahrâr la birkaç defa görüşmüş hizmetinde bulunmuş ve ayrıca mektuplaşarak kendisiyle devamlı surette bağlarını korumuştur Şüphesiz Hâce Ahrâr ın Câmî üzerindeki tesiri diğer Nakşî şeyhlerinden daha fazladır Öyle ki Câmî Hazretleri şeyhin sohbetinin bereketiyle sûfîlerin gözdelerinden olmuştur Molla Câmî Rahimehüllâh hac yapmak için 877 de 1472 Herat tan ayrılmış yolculuk güzergahı olarak Bağdat a uğramıştır Burada kaldığı zaman zarfında sahabe düşmanlığı yapan bir kısım Şiîler ile tartışmış onları susturarak mağlup etmiştir Akli ve nakli ilimdeki derinliği kuvvetli muhakemesi ve ikna etme kabiliyetinin yüksekliğiyle orada bulunan pek çok âlimin takdirini kazanmıştır Yolculuk sırasında her uğradığı şehirdeki âlimler emirler ve halk tarafından karşılanmış çok hürmet izzet ve ikram görmüştür Ayrıca bilmedikleri müşküllerini ona sorarak verdiği cevaplar karşısında hayranlık duymuşlardır Molla Câmî yolculuğu boyunca uğradığı yerlerde hayatta olan zevatı kiramı ziyaret ettiği gibi daha önce vefat etmiş olan büyükleri de ziyaret etmiştir Ayrıca Medîne i Münevvere ye geldiğinde Efendimiz Aleyhisselâm a olan muhabbetini enfes kasidelerle dile getirmiştir Hac vazifesini yerine getirdikten sonra Haleb e gelen Câmî Rahimehüllâh kendisine pek tazim edilmiş ve ikramlarda bulunulmuştur Kısa bir zaman sonra Haleb ten Tebriz e geçmiş ve Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan tarafından burada kalınması istenmiştir Ancak 18 Şâban 878 8 Ocak 1474 tarihinde oradan ayrılarak Herat a dönmüştür Herat ta Sultan Hüseyin Baykara tarafından kendisi için yaptırılan medresede Arap dili ve edebiyatı hadis ve tefsir derslerini okutmuştur Arap dili ve edebiyatına büyük ilgi duyan Câmî Rahimehüllâh bu alanda pek çok eser kaleme almış özellikle oğlu için el Fevâidü z Ziyâiyye fî Şerhi l Kâfiye adlı Arapça gramer kitabını kaleme almıştır Bu güzide eseri Molla Câmî adıyla çok tanınmış ve medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur Şahsiyeti ve VefatıAilesi hakkında yeterince bilgi bulunmayan Molla Câmî ilim sahibi bir aile içinde yetişmiştir Birkaç evlilik yapmış olmasına rağmen ilk evliliği hakkında da yeterli bir bilgi yoktur Bununla birlikte bir manzumesinden işaretle onun aile fertlerinin hepsini kaybettiğini ve bu olaydan sonra bir müddet yalnız yaşamış olduğu anlaşılmıştır Daha sonraları ise ilk mürşidi Sa deddîn i Kâşgarî nin büyük oğlu Hâce Kelân ın iki kızından biriyle evlenmiştir Hâce Kelân ın diğer kızıyla da Reşehât eserinin müellifi Fahreddin es Safî evlenmiştir Ayrıca kaynaklarda Câmî nin Mevlânâ Muhammed adlı şair âlim ve fâzıl bir kardeşinin olduğu tarih ve mûsiki alanında üstat olduğu belirtilmiştir Aklî ve naklî zâhir ilimlerle mücehhez manevi hal sır ve ilimlerle taltif edilmiş olan Molla Câmî Rahimehüllâh hayatı boyunca ilimle meşgul olmuş okumuş ve okutmuştur Asla dünyaya meyletmemiş âhiret hayatı için hazırlık yapmıştır İlim tahsili dışındaki vakitlerini her zaman namaz kılmak Kur ân ı Kerîm okumak oruç tutmak zikir fikir tefekkür ve murâkabe ile geçirerek değerlendirmiştir Abdurrahman Câmî Rahimehüllâh Mâverâünnehir ve Horasan başta olmak üzere islâm dünyasının hemen her yerinde tanınmış sultanların âlimlerin ve şairlerin sevgi ve saygısını kazanmıştır Öyle ki Fâtih Sultan Mehmed kendisini hac seferinden dönerken İstanbul a davet etmek için beş bin altın hediye ile Hoca Atâullah Kirmânî yi Haleb e göndermiş fakat Câmî Rahimehüllâh daha önceden oradan ayrılmış olduğundan bu güzel davet gerçekleşememiştir Aynı şekilde Fâtih Sultan Mehmed ikinci defa bir elçiyi değerli hediyelerle birlikte Câmî Rahimehüllâh a göndermiş kendisinden kelâmcılar felsefeciler ve mutasavvıfların görüşlerini karşılaştıran mukayese eden bir eser yazmasını istemiştir Ancak her ne kadar bu istek üzerine Câmî Rahimehüllâh ed Dürretü l Fâhire adlı eseri kaleme almışsa da bu güzide eser kendisine sunulmak üzere gönderildiğinde Sultan Fâtih hakkın rahmetine kavuşmuştur Ayrıca II Bayezid Fâtih in oğlu ile Molla Câmî arasında mektuplaşmalar olmuş Sultan kendisini ne kadar sevdiğini ve saydığını mektuplarında göstermiştir Câmî Rahimehüllâh da Sultan a saygı ve sevgisini ifade etmiş ve onu övmüştür Şüphesiz Molla Câmî nin ilmî ve mânevî otoritesinin zirvede olduğu yıllar Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara dönemidir İlmî ve ahlakî üstün şahsiyetiyle Baykara nın iltifatını kazanmış sultanda kendisine her daim saygı sevgi hürmet tazim göstermiş koruyup kollamış ve gözetmiştir Büyük küçük herkes tarafından sevip sayılan Câmî Rahimehüllâh ayrıca Baykara devrinin meşhur emîrlerinden Ali Şîr Nevâî ve Süheylî gibi şairlerle de yakın dostluk kurmuş hatta ikisi onun müridleri arasına katılmıştır Molla Câmî Rahimehüllâh 18 Muharrem 898 9 Kasım 1492 senesinde cuma günü Herat ta vefat etmiş cenazesi Hüseyin Baykara ve Ali Şîr Nevâî başta olmak üzere devrin bütün ileri gelenlerinin iştirakiyle kılınmış ve şeyhi Sa deddîn i Kâşgarî nin kabrinin yanına defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Etsin Peygamberler Sıddıklar ve Şehidlerle Haşreylesin ÂminMOLLA CÂMÎ NİN ESERLERİYüksek ilim şahsiyetli zâhiri ve bâtıni ilimleri ikmal etmiş olan Abdurrahmân ı Câmî tasavvuf edebiyat edebî ve dinî ilimler gibi birçok konuda Farsça ve Arapça olarak 50 ye yakın eser kaleme almıştır Bunların çoğu günümüze ulaşmıştır Güzide Mensur EserleriMolla Câmî el Fevâ idü z Ziyâ iyye Nefehâtü l ÜNakdü n Nusûs fî Şerhi Nakşi l Fusûs Şerhu Fusûsü l HEşi atü l Lema âLevâ ih Risâle i Tehlîliyye Sühânân ı Hâce Pârsâ Risâle fi l Vücûd Ser Rişte i Tarîk i Hâcegân Tefsîrü l Kur âRisâle i Şerh i HadîRisâle der Menâsikü l HŞevâhidü n Nübüvve Bahâristân Risâle der İlm i KâTecnîsü l LugRisâle i Mûsîkî Kitâb ı SRisâle i Münşe âRisâle i Kübrâ der Mu ammâ Risâle i Mutavassıt der Mu ammâ Risâle der Beyân ı Kavâ id i Mu ammâ ed Dürretü l FâhŞerh i Mîmiyye i Hamriyye i FârizıŞerh i Kasîde i Tâ iyye i FârizıRisâle der Şerh i Rubâ iyyâRisâle i Şerh i Beyt i Hüsrev i Dihlevî Risâle i Şerh i Beyteyn i Mesnevî i Mevlevî Risâle fi l Arûz Risâle i Fihrist Celâ ü r Rûh el İrşâdiyye Güzide Manzum EserleriDivanlarıFâtihatü ş Şebâb Vâsitatü l İkd Hâtimetü l Hayât Heft Evreng Silsiletü z Zeheb Selâmân ü Ebsâl Tühfetü l Ahrâr Sübhatü l Ebrâr Yûsuf ve Züleyhâ Leylâ ve MecnûnHardnâme Hadîs i Erba în Risâle i Terceme i Kelimât ı Kudsiyye Risâle i Sagîr der Mu ammâ EL KÂFİYEİbnü l Hâcib in Arap nahvine dair kaleme aldığı muhtasar eseridir Arap gramerine dair kaleme alınmış üç temel eserin sonuncusudur Ayrıca Doğu İslâm coğrafyasında nahiv öğretimi konusunda ilk sırada okutula gelen eserlerden biridir Bu güzel esere müellifi İbnü l Hâcib başta olmak üzere birçok âlim tarafından yüz elli kadar şerh bu şerhlerden her birine hâşiye ve bu hâşiyelere de birkaç ta lik yazılmıştır Şüphesiz Arap nahvi ve grameri denilince akla üç temel eser gelir Bunların ilki Sîbeveyhi nin el Kitâb ı ikincisi Zemahşerî nin el Mufassal ı ünüçüncüsü ise İbnü l Hâcib in el Kâfiye sidir el Kitâb da sarf ve nahiv konuları zengin örneklerle ve geniş bir şekilde işlenmiş ancak karışık olarak incelenmiştir el Mufassal da bu konular kısmen özetlenmiş ve tertip edilmiştir el Kâfiye de ise el Mufassal dan yararlanmak suretiyle nahve dair konular daha öz ve yalın bir şekilde anlatılmıştır Dolayısıyla bu üç eser birbirinin temel kaynağı olmuştur İbnü l Hâcib her ne kadar el Mufassal dan yararlanarak eserini kaleme almışsa da özgün bir çalışma ortaya koymuş ve kendinden sonra telif edilecek olan nahiv eserlerine örnek bırakmıştır Nitekim el Mufassal da Arapça gramer sarf ve nahiv beraber işlenirken İbnü l Hâcib daha önce Ebû Osman el Mâzinî ve İbn Cinnî nin yaptığı gibi sarf ve nahvi birbirlerinden ayırıp nahve dair konuları el Kâfiye sinde sarfa dair bilgileri de eş Şâfiye sinde toplamıştır İbnü l Hâcib eserinde eklektik bir yöntem izlemiş genelde Basra dil mektebinin görüşlerini bazen de Kûfe dil mektebinin görüşlerini benimsemiştir Ayrıca müellif eserinde Ebû Amr b Alâ Halîl b Ahmed Sîbeveyhi Yûnus b Habîb Ali b Hamza el Kisâî Yahyâ b Ziyâd el Ferrâ Ahfeş el Evsat Ebû Osman el Mâzinî Müberred İbn Keysân ve Zeccâc gibi büyük dil âlimlerinin görüşlerine sık sık atıfta bulunmuştur Eserde şâhid olarak 24 âyet 13 şiir ve 8 atasözü zikretmiştir Şüphesiz İbnü l Hâcib in el Kâfiye si asırlarca Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuş ve hâlâ günümüzde dahi okutulmaya devam etmektedir Nitekim Osmanlı da Arap nahvinin öğretiminde ki usule göre Birgivî nin el Avâmil i ve İzhârü l Esrâr ından sonra el Kâfiye kitabı okutula gelmiştir Böylece bu güzide üç eser bir arada basılmış ve Nahiv Cümlesi veya Nahiv Mecmuası olarak meşhur olmuştur el Kâfiye Üzerine Yapılan ŞerhlerMüellif İbnü l Hâcib başta olmak üzere esere çoğu Arapça bir kısmı Türkçe ve Farsça olarak 100 150 kadar şerh bu şerhler üzerine hâşiyeler ve hâşiyeler üzerine de çok sayıda ta lik kaleme alınmıştır Meşhur bazı şerhler şöyledir İbnü l Hâcib Müellif Şerhu l Kâfiye Radıyüddîn el Esterâbâdî Şerhu l Kâfiye Seyyid Şerîf el Cürcânî Şerhu l Kâfiye Farsça Abdurrahmân ı Câmî el Fevâ idü z Ziyâ Bedreddin İbn Cemâ a et Tuhfe ale l Kâfiye Sûdî Bosnevî Şerh i Kâfiye Türkçe İBNÜ L HÂCİB ö 646 1249 RAHİMEHÜLLÂHMâlikî fakihlerinden olan İbnü l Hâcib Arap gramerine dair el Kâfiye ve eş Şâfiye adlı eserleriyle tanınan bir dil âlimidir Asıl adı Ebû Amr Cemâlüddîn Osmân b Ömer b Ebî Bekr b Yûnus ed Devvânî dir 570 1175 tarihinde Mısır ın Saîd bölgesinde Kûs a bağlı İsnâ kasabasında doğmuştur Ailesi aslen Tiflisli olup Kürt bir ailedir Muhterem babası Selâhaddîn i Eyyûbî nin dayısının oğlu Kûs Emîri İzzeddin Mûsek es Salâhî nin hâcibi koruması idi Bundan dolayı oğlu İbnü l Hâcib lakabıyla anılmıştır İlmî HayatıBabası tarafından henüz küçük yaştayken Kahire ye götürülen İbnü l Hâcib burada öncelikle hafızlığını tamamlamış ardından ilim eğitimine başlamıştır Akıllı keskin zekâlı basiretli ve mahir olduğundan kısa zaman içerisinde ilimde yükselmiş zamanının allâmesi ve akranlarının önderi olmuştur Kahire de bulunduğu zaman içerisinde birçok hocadan farklı ilimler okumuş ardından Şam a giderek Nûriye Zâviyesi nde birçok hocadan istifade etmiştir Sonra İz b Abdisselâm ile beraber tekrar Mısır a geri dönmüştür Meşhur İmam Şâtıbî nin ders verdiği Fâdıliyye Medrese sinde ders vermeye başlamış birçok talebe kendisine yönelmiştir Bir ara İskenderiyye ye gitmiş ancak bir müddet kaldıktan sonra geri dönmüştür Nice ilim erbabı onun yüksek ve derin ilminden içerek istifade etmiştir Farklı ilimlerde mütebahhir olduktan sonra nice faydalı kıymetli eserlerde tasnif etmiştir İlim Tahsil Ettiği Bazı HocalarıMuhammed b Ömer el Bennâ Dil ve edebiyat hocası İmam Şâtıbî Ebû Muhammed Kâsım b Fîrruh eş Şâtıbî Kur ân bazı rivayetler ve et Teysîrve eş Şâtıbiyye okuduğu hocası Ebü l Fazl Muhammed b Yûsuf b Ali el Gaznevî Kıraat hocası Ebü l Cûd Gıyâs b Fâris el Lahmî Kıraat Seb a hocası Ebü l Kâsım Hibetüllâh b Ali el Bûsîrî Hadis hocası Ebû Mansûr Şemsüddîn el Ebyârî Fıkıh ve fıkıh usulü hocası Ebü l Hasen İbn Cübeyr Fıkıh ve fıkıh usulü hocası Ahmed b Halil b Saâde el Bermekî Fıkıh ve fıkıh usulü hocası Ebû Hâmid Muhammed b Ali b Mahmûd Kemâlüddîn b SâbûnîEbû Abdillâh Muhammed b Ahmed el Ertâhî Hadis hocası Hafız Bahâüddîn Ebü l Kâsım b Asâkir Hadis hocası İmam Ebü l Hasen eş Şâzelî eş Şifâ eseri okuduğu hocası Ebû Tâhir İsmâil b Sâlih b Yâsîn Hadis hocası Hammâd el Harrânî Hadis hocası Fâtıma bint Sa d el Hayr Hadis hocası Ebû Bekr Muînüddîn Muhibbüddîn İbn Nukta Hadis hocası Yetiştirdiği Bazı Talebeleriİbnü l Hâcib Rahimehüllâh ilim tahsilinden sonra ilk olarak Fâdıliyye Medresesi nde hocalık yapmış hem Kahire de hem de Dımaşk te birçok güzide talebe yetiştirmiştir Meşhur talebelerinden bazıları şöyledir Zekiyüddin Ebû muhammed Abdülazîm b Abdülkavî el Münzirî Şerafüddin Abdülmü min ed Dimyâtî Şerafüddin Abdullah b Tilimsânî Kemâlüddin Abdurrahmân ez Zemlakânî Kerek Emîri el Melikü n Nâsır Dâvûd b Îsâ Dımaşk sultanı Cemâlüddin Muhammed b Abdullah Mâlik et Tâî Mansûr b Selîm b Mansûr el İskenderânî Zeynüddîn Abdüsselâm b Alî ez Zevâvî Şam Mâlikî kâdılkudât Ebü l Abbas Nâsırüddîn Ahmed b Muhammed İbnü l Müneyyir Ebü l Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b İdrîs b Abdurrahmân el Karâfî Ebû Bekir Ömer b Ali b Sâlim Abdurrahmân b İsmâil b İbrâhîm b Osmân Ebû Şâme el Makdisî Zeynüddin Ali b Muhammed Müneyyir Muvaffakuddîn Muhammed b Ebü l Alâ b Ali el Ba lebekkî Nâsırüddîn Ebû Ali Mansûr b Ahmed b Abdülhâk ez Zevâvî Ebû Ali el Hasen b Celâl Zeynüddin İbnü r Raâd Ebü l Fadl el Erbilî ez Zehebî Cemâlüddîn Ebû İshâk el Fâdılî Ümmü Muhammed Vecîhe bint Ali b Yahyâ es İskenderiyye Kişiliği ve VefatıAllâme İbnü l Hâcib Rahimehüllâh ahlâk ve faziletiyle temayüz etmiş her zaman güvenilir bir dost ve mütevazi bir kişilik sahibi olan bir âlimdi Ayrıca ilim hususunda da dirayetli ve velûd bir şahsiyetti İlim ehlini çok sayar çok sever ve değer atfeden biriydi Öyle ki Dımaşk emîrine karşı çıkan Şâfiî fakihi İzzeddîn b Abdüsselâm ı bu sebeple desteklemiş ve onunla beraber hapse girmiş ve büyük bir vefa örneği göstermiştir Bir müddet hapiste kaldıktan sonra emîr bu iki âlimi çıkartmış onlarda 639 1241 yılında Kahire ye dönmüşlerdir İbnü l Hâcib ömrünün sonlarına doğru İskenderiye ye giderek buraya yerleşmiştir 26 Şevvâl 646 11 Şubat 1249 tarihinde İskenderiye de kuşluk vakti vefat etmiş ve yine o gün Bâbülbahr in dışında Şeyh Sâlih b Ebû Şâme nin türbesi yakınında defnedilmiştir Kabri günümüzde Ebü l Abbas el Mürsî Mescidi nin alt katındadır Allah Teâlâ Rahmet Eylesin Cennetiyle Cemaliyle Müşerref Kılsın Âmin İBNÜ L HÂCİB İN GÜZİDE ESERLERİNDEN BAZILARINahiv Eserleriel Kâfiye Şerhu l Kâfiye Şerhu l Vâfiye fî Nazmi l Kâfiye el Îzâh fî Şerhi l Mufassal li z Zemahşerî el Kasîdetü l Müveşşaha bi l Esmâ i l Mü el Emâlî el Emâli n Nahviyye Risâle fi l Aşr Sarf Eserlerieş Şâfiye Şerhu ş Şâfiye Cemâlü l Arab fî İlmi l Edeb Fıkıh ve Fıkıh Usulü EserleriMüntehe s Sûl Sü l ve l Emel fî İlmeyi l Usûl ve l Cedel el Muhtasar Muhtasarü l Müntehâ el Muhtasarü l Usûlî Kitâbü l Câmi Beyne l Ümmehât fi l Fıkh Câmi u l Ümmehât İbnü l Hâcib in Diğer EserleriŞerhu l Mukaddimeti l Cezûliyye Kitâb fî İlmi l Kelâm Usûlü d Dîn Mu cemü ş Şüyûh Zeyl alâ Târîhi Dımaşk el Mesâ ilü d Dimaşkiyye Şerhu l Hâdî Şerhu Kitâbi Sîbeveyh el Muktefî li l Mübtedi Şerhi l İzâh li Ebî Ali el Fârisî el Maksadü l Celîl fî İlmi l Halîl İ râbu Bâzı Âyât mine l Kur âni l Azîm fî Mekke MOLLA CÂMÎ ESERİNİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİEser iki mahtût ve bir matbu nüshadan mukabele edilerek hazırlanıldı Âyet i kerîmelerin referansları yapıldı ve farklı kıraatler belirtildi Hadîs i şerîflerin tahricleri yapıldı İstişhad edilen şiirlerin referansları yapıldı Müellifin nakil yaptığı yerlerin mümkün mertebe referansları yapıldı Faideli dipnotlar eklendi kapalı yerler açıklandı Şerh metin ve müellifleri hakkında bilgi verildi Âyet Hadis şiir ve konu fihristleri eklenildi Eser asıl nüshada bulunan yan kayıtlar zenginleştirilerek ve yeni dizgiyle beraber tashih edildi Tanıtım Bülteninden

Siraç Yayınevi
Molla Câmî el Fevâ idü z Ziyâ iyye Abdurrahmân ı Câmî Hazretleri nin İbnü l Hâcib in el Kâfiye adlı nahiv eseri üzerine kaleme aldığı şerhtir Müellif Rahimehüllâh eserin telif sebebi hakkında kitabın mukaddimesinde özelde oğlum için genelde tüm talebelerin faydalanması için yazdım diye belirtmiştir Şüphesiz bu güzide eser yazıldığı günden beri ilim talebelerinin gözdesi olmuştur