Mübadele Aşkları — Gülsüm Öz

Mübadele Aşkları
Gülsüm ÖzSola Unitas Academy
Mübadele Aşkları
Gülsüm ÖzGüzel kızım Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız

Elpis Yayınları
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanik ten koparılarak Türkiye ye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem

Elpis Yayınları
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rumdu Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanikten koparılarak Türkiyeye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem

Elpis Yayınları
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanik ten koparılarak Türkiye ye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem Tanıtım Bülteninden

Sola Unitas
Güzel kızım Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız Tanıtım Bülteninden

Sola Unitas
Güzel kızım Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız

Sola Unitas
Güzel kızım Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız

Elpis Yayınları
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanik ten koparılarak Türkiye ye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem
Mübadele Aşkları
Gülsüm Öz
Sola Unitas
Güzel kızım Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız

Elpis Yayınları
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanik ten koparılarak Türkiye ye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem

Sola Unitas
Güzel kızım Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız

Sola Unitas
Yoruldun annenin başında Daldın gittin Sen doğmadan bir ay önce ayrılmıştık babanla Yaşamanın bir anlamı kalmamıştı sanki Derken sen geldin dünyama Doğduğunda ömür boyu süreceğini umduğum bir aşk başlamıştı aramızda Yaşamak için ne çok sebep vardı artık seninle Şimdi ise seni yalnız bırakıp gideceğim için nasıl üzgünüm bilsen Biliyorum daha annelik görevlerimi bitirmedim Affet anneni kızım Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde çocuklarla baş başa bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip onu bir böcek gibi geride bırakarak Farklı anneler farklı kızlar Tek ortak noktaları birbirlerini yanlış değerlendirmeleri belki daha fazlası Gülsüm Öz ün bu hem gerçek hayattan alıntılar taşıdığını bildiğimiz hem de gerçek olamayacak kadar sert yaşanmışlıklar olduğuna inandığımız romanını bir solukta okuyup bitireceksiniz Belki sonrasında sahip olduklarınıza daha sıkı sarılırsınız

Elpis Yayınları
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanik ten koparılarak Türkiye ye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem

Sola Unitas
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Ne sürgünlere ne fırtınalara tanıklık etmişler Gün görmüşler aç kalmışlar gülmüşler ağlamışlar Aşkla üstesinden gelmişlerdi Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek Seni dinlemeyeceğim Çocuğu götürüyorum Kendini toparla Gel oğlunu al demişti İstanbul a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul a değil de sanki Kavala nın en yoksul mahallesine gelmişti O trafik karmaşasından çıkan araç yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı Boğaz ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf un gözyaşları dinmişti Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna yı görünce Yusuf un yüzü gülmüş garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna yı Gülsüm Öz ün İltica isimli ilk romanı 2009 yılında Anneler Kızları ve Esrar isimli romanı 2012 yılında İltica üçlemesinin ikincisi Hoş Bulduk Londra isimli romanı 2014 yayınlanmıştır Kadın Yazarlar Derneği üyeleri ile ortaklaşa kaleme aldığı eserleri Tanıklarla 12 Eylül Söz Kesmek Kına Yakmak ve Konan Göçen Kadınlar dır 2010 yılında Bülbül ün Çilesi isimli öyküsüyle Yahya Konbolat En İyi Yayınlanmaya Değer Öykü Ödülü nü almıştır

Sola Unitas Academy
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Ne sürgünlere ne fırtınalara tanıklık etmişler Gün görmüşler aç kalmışlar gülmüşler ağlamışlar Aşkla üstesinden gelmişlerdi Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek Seni dinlemeyeceğim Çocuğu götürüyorum Kendini toparla Gel oğlunu al demişti İstanbul a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul a değil de sanki Kavala nın en yoksul mahallesine gelmişti O trafik karmaşasından çıkan araç yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı Boğaz ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf un gözyaşları dinmişti Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna yı görünce Yusuf un yüzü gülmüş garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna yı Gülsüm Öz ün İltica isimli ilk romanı 2009 yılında Anneler Kızları ve Esrar isimli romanı 2012 yılında İltica üçlemesinin ikincisi Hoş Bulduk Londra isimli romanı 2014 yayınlanmıştır Kadın Yazarlar Derneği üyeleri ile ortaklaşa kaleme aldığı eserleri Tanıklarla 12 Eylül Söz Kesmek Kına Yakmak ve Konan Göçen Kadınlar dır 2010 yılında Bülbül ün Çilesi isimli öyküsüyle Yahya Konbolat En İyi Yayınlanmaya Değer Öykü Ödülü nü almıştır

Sola Unitas
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Ne sürgünlere ne fırtınalara tanıklık etmişler Gün görmüşler aç kalmışlar gülmüşler ağlamışlar Aşkla üstesinden gelmişlerdi Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek Seni dinlemeyeceğim Çocuğu götürüyorum Kendini toparla Gel oğlunu al demişti İstanbul a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul a değil de sanki Kavala nın en yoksul mahallesine gelmişti O trafik karmaşasından çıkan araç yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı Boğaz ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf un gözyaşları dinmişti Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna yı görünce Yusuf un yüzü gülmüş garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna yı Gülsüm Öz ün İltica isimli ilk romanı 2009 yılında Anneler Kızları ve Esrar isimli romanı 2012 yılında İltica üçlemesinin ikincisi Hoş Bulduk Londra isimli romanı 2014 yayınlanmıştır Kadın Yazarlar Derneği üyeleri ile ortaklaşa kaleme aldığı eserleri Tanıklarla 12 Eylül Söz Kesmek Kına Yakmak ve Konan Göçen Kadınlar dır 2010 yılında Bülbül ün Çilesi isimli öyküsüyle Yahya Konbolat En İyi Yayınlanmaya Değer Öykü Ödülü nü almıştır

Sola Unitas
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Ne sürgünlere ne fırtınalara tanıklık etmişler Gün görmüşler aç kalmışlar gülmüşler ağlamışlar Aşkla üstesinden gelmişlerdi Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek Seni dinlemeyeceğim Çocuğu götürüyorum Kendini toparla Gel oğlunu al demişti İstanbul a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul a değil de sanki Kavala nın en yoksul mahallesine gelmişti O trafik karmaşasından çıkan araç yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı Boğaz ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf un gözyaşları dinmişti Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna yı görünce Yusuf un yüzü gülmüş garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna yı Gülsüm Öz ün İltica isimli ilk romanı 2009 yılında Anneler Kızları ve Esrar isimli romanı 2012 yılında İltica üçlemesinin ikincisi Hoş Bulduk Londra isimli romanı 2014 yayınlanmıştır Kadın Yazarlar Derneği üyeleri ile ortaklaşa kaleme aldığı eserleri Tanıklarla 12 Eylül Söz Kesmek Kına Yakmak ve Konan Göçen Kadınlar dır 2010 yılında Bülbül ün Çilesi isimli öyküsüyle Yahya Konbolat En İyi Yayınlanmaya Değer Öykü Ödülü nü almıştır

Sola Unitas
Gülsüm Öz tarafından kaleme alınan Mübadele Aşkları Sola Unitas eseri olarak okurlarla buluşuyor Mübadele Aşkları Gülsüm Öz Kitap Özeti Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Ne sürgünlere ne fırtınalara tanıklık etmişler Gün görmüşler aç kalmışlar gülmüşler ağlamışlar Aşkla üstesinden gelmişlerdi Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek Seni dinlemeyeceğim Çocuğu götürüyorum Kendini toparla Gel oğlunu al demişti İstanbul a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul a değil de sanki Kavala nın en yoksul mahallesine gelmişti O trafik karmaşasından çıkan araç yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı Boğaz ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf un gözyaşları dinmişti Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna yı görünce Yusuf un yüzü gülmüş garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna yı Gülsüm Öz ün İltica isimli ilk romanı 2009 yılında Anneler Kızları ve Esrar isimli romanı 2012 yılında İltica üçlemesinin ikincisi Hoş Bulduk Londra isimli romanı 2014 yayınlanmıştır Kadın Yazarlar Derneği üyeleri ile ortaklaşa kaleme aldığı eserleri Tanıklarla 12 Eylül Söz Kesmek Kına Yakmak ve Konan Göçen Kadınlar dır 2010 yılında Bülbül ün Çilesi isimli öyküsüyle Yahya Konbolat En İyi Yayınlanmaya Değer Öykü Ödülü nü almıştır Yayınevi Sola Unitas Yazar Gülsüm Öz Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2016 Barkod 9786059692243 Kategori Aşk Roman

Sola Unitas
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Ne sürgünlere ne fırtınalara tanıklık etmişler Gün görmüşler aç kalmışlar gülmüşler ağlamışlar Aşkla üstesinden gelmişlerdi Özgürlük ve Aşk varsa başka şeye ne gerek Seni dinlemeyeceğim Çocuğu götürüyorum Kendini toparla Gel oğlunu al demişti İstanbul a 1997 yılında ayak bastığında dedelerinden duyduğu İstanbul a değil de sanki Kavala nın en yoksul mahallesine gelmişti O trafik karmaşasından çıkan araç yoksulluk çağrıştıran sokakları geride bırakmış sahil yoluna sapmıştı Boğaz ın güzelliği karşısında büyülenen Yusuf un gözyaşları dinmişti Hele bindiği araba kocaman bir köşkün önünde durup da evin iki yana açılan kapısından fırlayan Aleyna yı görünce Yusuf un yüzü gülmüş garip bir şekilde kalbi çarpmaya başlamıştı Daha o ilk görüşte sevmişti Aleyna yı Gülsüm Öz ün İltica isimli ilk romanı 2009 yılında Anneler Kızları ve Esrar isimli romanı 2012 yılında İltica üçlemesinin ikincisi Hoş Bulduk Londra isimli romanı 2014 yayınlanmıştır Kadın Yazarlar Derneği üyeleri ile ortaklaşa kaleme aldığı eserleri Tanıklarla 12 Eylül Söz Kesmek Kına Yakmak ve Konan Göçen Kadınlar dır 2010 yılında Bülbül ün Çilesi isimli öyküsüyle Yahya Konbolat En İyi Yayınlanmaya Değer Öykü Ödülü nü almıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elpis
Aynı acıları aynı mutlulukları ataları da yaşamıştı Kendilerini medeniyetler çatışmasında değil buluşmasında gören biri Selanikli Türk diğeri İstanbullu Rum du Gün görmüşler ağlamışlar gülmüşler ve aşkla her sıkıntının üstesinden gelmişeler Mübadele Aşıkları Selanik ten koparılarak Türkiye ye savrulmuş bir ailenin torunlarının hikâyesi Zorunlu göçle yerinden edilenlerin suskun acısı yeni topraklarda geçmişle hesaplaşması bu romanda aşkla dirençle ve hafızayla iç içe geçiyor Bir yanda denizin ötesinde bırakılan evler mezarlar diller ve kokular diğer yanda yeni bir yurtta tutunma mücadelesi Torunlar atalarının sessizliğinde saklı kalmış sırları kırgınlıkları ve umutları keşfederken kendilerini de yeniden tanıyorlar Bu roman sınırların böldüğü hayatların parçalanmış ailelerin ve köklerinden koparılsa da sevgiden vazgeçmeyen insanların destanı Aynı zamanda geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan genç kuşağın romantik hikayesi Aşk yalnız iki insan arasında değil toprağa dile belleğe ve tarihe duyulan bir bağlılık olarak karşımıza çıkıyor Çünkü bazı aşklar sadece iki kalbin değil iki ülkenin iki kültürün ve iki dünyanın arasında doğar Bir bavula sığdırılmış hayatlar Bir gemiye bindirilmiş hatıralar Ve kuşaktan kuşağa taşınan hiç dinmeyen bir özlem

ASTREA
Kızının ardından loş koridorda tek başına kalan Fevziye bir an ne yapacağını bilemedi İçindeki keyifsizlik kızgınlığa dönüşüyordu Bir zamanlar bir dediğini iki etmeyen kızı onu bu darmadağınık evde bırakıp gitmişti Hem de giyinip kuşanıp gençliğinin verdiği bütün canlılığı ile merdivenleri sekerek inip gitmişti onu bir böcek gibi geride bırakarak Seni bir daha asla görmeyeceğim ama ömrümün sonuna kadar uyuşturucuya başlamadan önceki halini hatırlayacağım O pırıl pırıl zeka fışkıran bakışlarını ışık saçan hallerini neşeli gülüşlerini ve de en mühimi kocaman kalbini