Mücellâ — Nazan Bekiroğlu

Mücellâ
Nazan BekiroğluTimaş Yayınları
Mücellâ
Nazan BekiroğluNazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman

Mücella Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi Yazar Nazan Bekiroğlu Sayfa Sayısı 344 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2022 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikayesi Tanıtım Bülteninden

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikayesi Tanıtım Bülteninden

TİMAŞ YAYINLARI
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi

Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi

TİMAŞ YAYINLARI
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi Yayınevi TİMAŞ YAYINLARI Yazar NAZAN BEKİROĞLU Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 336 SAYFA Yıl 2015

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman

Timaş Yayınları
Nazan BekiroğluNar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanıMücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu tarafından kaleme alınan Mücella Timaş Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mücella Nazan Bekiroğlu Kitap Özeti Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi Yayınevi Timaş Yayınları Yazar Nazan Bekiroğlu Sayfa 344 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2025 Barkod 9786050820416 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Timaş Yayınları
Mücellâ Timaş YayınlarıNazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman Kitaptan AlıntılarSırrı dökülmüş bir aynanın içinde ancak yarısına kadar kullanılmış bir eski zaman kokusu gibiydi Mücellâ Eline bembeyaz bir patiska ve iğne ile iplik verileli beri çeyiz işledi Mücellâ camdan içeri Hayatı şu kuytu odanın hemen daima soldaki penceresinin içinde oturduğu yerden seyretti İki adımlık yolu koşarak eve döndüğünde kan ter içindeydi Mücellâ Hayret Bu nasıl olmuştu Aman Ya Rabbi Acaba o mu yanlış bir adım atmıştı Ruhun böylesi çalkantısını ancak bedenin daha fazla yorgunluğunun alt edebileceğini basit bir sezgiyle hissetti Basma eteği sırtına ahşap takunyaları ayağına geçirdi Kollarını dirseklerine kadar sıvadı Rüyalarını kaydettiği bir defteri yoktu Mücellâ nın Fakat o yorgunlukla açık pencereden içeri rüzgârın taşıdığı hanımeli ve mor salkımın baygın kokuları arasında bir parça daldığında çok güzel bir rüya gördü Mücellâ diye başladı Nadire Bak görüyor musun şurada kocaman bir balık var Yunus balığı gibi Gagasını hanene uzatmış Sana üç vakte kadar bir kısmet var Bir müddet boşluğa dalgın dalgın baktıktan sonra Mücellâ dedi Filiz birdenbire hiç hazırlık giriş yapmadan Ben âşık oldum Mücellâ merak etti kendisine böyle bakılmak acaba nasıl bir şeydi Kendisine böyle bakılan bir kadın neler hissederdi Sevda dediğin ne ki Tarifsiz bir tanışıklık duygusu Sebepsiz bir gülümseme arzusu Rüzgâr esti Mantonun düğmelerini iliklerken sen de bana gülümsedin Acaba Bu ümit bile yetti Sırtındaki leylâk rengi aynı manto boynundaki eşarbın deseni ellerin ve sesin kalmış aklımda Bir de saçların her zamanki gibi Haydi demiştin Ziya kalk gidelim buradan Seni almaya geldim

Timaş
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücellâ da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikâyeyle buluşturuyor Mücellâ genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücellâ nın dupduru ve çarpıcı hikâyesi Mücellâ eserleriyle çağdaş edebiyata damgasını vurmuş Nazan Bekiroğlu nun incelikli kaleminden hep hatırlanacak bir roman

Timaş Yayınları
Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı ndan sonra merakla beklenen yeni romanı Mücella da bizleri 1920 1970 li yılların Türkiye sinden nostaljik bir hikayeyle buluşturuyor Mücella genç Cumhuriyet le yaşıt bir kızın unutulmuş kumaşların kokuların alışkanlıkların iğne oyalarının kimi yarım kalmış kimi tamamlanmış aşkların hayatı seyretmekle yaşamak arasında gelip giden kadınların romanı Zamanın daha ağır aktığı hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler Gaz lambasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler Arka planda Türkiye pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücella Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen Neyi beklediğini bilmeden bekleyen Derken günün birinde kıyısında kaldığı hayata son bir çabayla dönmek isteyen Sümbül kokulu bembeyaz yastık kılıfları kanaviçe işli peçeteler uçları fistolanmış havlular çeyiz sandıkları arasında Hanımeli yasemin ve leylâk kokulu yaz ikindileri gibi uzun kış gecelerinde de ya çardağın altında ya hep o soldaki pencerenin içinde Mücella nın dupduru ve çarpıcı hikayesi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img