Mucize Kedi Koket — Erdal Barış Yıldırım

Mucize Kedi Koket
Erdal Barış YıldırımKalkedon
Mucize Kedi Koket
Erdal Barış YıldırımNankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım Tanıtım Bülteninden

Kalkedon Yayıncılık
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım

KALKEDON YAYINLARI
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım

Kalkedon Yayınları
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım

Kalkedon Yayıncılık
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım

Kalkedon Yayıncılık
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım

Kalkedon Yayıncılık
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kalkedon Yayınları
çev. 100
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım

Kalkedon
Nankörlüğün insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı Ve bizler kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları diğer canlılara yüklemiştik Oysa hepsi bizdik Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz Ne köpek kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz aciz insanlar gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık Eşref i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz yüreğimizi kör etti Gözlerimiz açıktı ama kördük Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk Yaratılışı sorguya çektiğim o an varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum Düşündüm Düşündükçe Utandım