Müfreze — Hasan Çerçioğlu

Müfreze
Hasan ÇerçioğluBerfin Yayınları
Müfreze
Hasan ÇerçioğluKöyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride

Berfin Yayınları
Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride

Berfin Yayınları
Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride

Berfin Yayınları
Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride

Berfin Yayınları
Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride

Berfin Yayınları
Hasan Çerçioğlu tarafından kaleme alınan Müfreze Berfin Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Müfreze Hasan Çerçioğlu Kitap Özeti Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride Yayınevi Berfin Yayınları Yazar Hasan Çerçioğlu Sayfa 589 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2015 Barkod 9786054399369 Kategori Politik Kurgu Roman

Berfin
Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar Müfrezenin önüne dolaklarımızı attık poşularımızı attık tınmadılar Oysa biz kadınlardık Cennet anaların ayakları altındadır demişti peygamberimiz Bunlar ne kadını ne kadın çığlıklarını ne Allah korkusunu biliyorlardı Yapmayın etmeyin bunlar günahsız mazlum insanlar dedik Başlarına vurmayın mazlumları sakatlayacaksınız Sakatlananlar deli divana olacaklar Yalvardık yakardık ama zalimleri durduramadık Anaların kucaklarındaki çocuklarını kurşunladılar Bebelerini itlere parçalattılar Kadınları çocukları korkuttular yüklüklere yatak altlarına baktılar beşikte yatan çocukları korkuttular Gelinlerimizi kızlarımızı taciz ettiler Yüreğimize korku saldılar Silah araması yaptılar Bir şey bulamadılar Borbor kardaşım dedi Şıh Gördüğün gibi nerde varsa böyle zulüm çaresi isyan olmuştur İsyandan başka çaremiz kalmamıştır Oysa zulüm kalıcı değil Hemen de gitmiyor Git desen de gitmiyor İnsanlara acı çektire çektire işkence ede ede gidecek Onun şartını koyanlar böyle buyurmuşlar Bunlar doyumsuz insanlardır Bin yıl versen bin yıl yaşayacaklarını bin yıl zulüm yapacaklarını sanırlar Çok zulüm yapmakla çok yaşayacaklarını sanırlar Kan zulüm vahşet gözyaşı kimseye hayır getirmez Bunları askerde öğrettiler bize Bazılarını da kitaplarda okuttular Bir zamanlar Makedonya Kıralı Büyük İskender sonra Atilla sonra Cengiz Han sonra Timur sonra Napolyon sonra Osmanlı dünyaya hükmedeceğiz diye yola çıkmışlar ama yaptıkları zulümden döktükleri kandan başka bir şey bırakmamışlar geride

Berfin Yayınları
Köyümüzü Müfreze bastı kurban olduğum Sabaha karşı geldiler evlerimize düşmana saldırır gibi saldırdılar Divan Ali ile Tingo yu arıyorlarmış Bir de Hane ile kocasını Müfreze atlarıyla daldı damlarımıza Gençler yoktu hepsi dağa kaçmışlardı Köyde beli bükülmüş yaşlılarla kadınların sırtlarına sopalarla ve kılıçlarının tersiyle bellerine butlarına rast gelen yerlerine vurmaya başladılar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img