Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi — Solakzade Mehmed Hemdemi

Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi
Solakzade Mehmed HemdemiTimaş Yayınları
Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi
Solakzade Mehmed HemdemiOn yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır Tanıtım Bülteninden

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

TİMAŞ AKADEMİ
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır Yayınevi TİMAŞ AKADEMİ Yazar SOLAKZADE MEHMET HEMDEMİ Sayfa Sayısı 112 SAYFA Yıl 2025

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

TİMAŞ AKADEMİ
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır Tanıtım Bülteninden

Timaş Akademi
On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde bu metni kaleme alırken 1645 te Girit seferi ile başlayan Osmanlı Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde nin devletin kökeni önemi değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir Emanetlerin ehline verilmesi konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker Mehmet Şakir Yılmaz ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır