Muhbir — Serhan Kurşun

Muhbir
Serhan Kurşunİnkılap Kitabevi
Muhbir
Serhan Kurşunİnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor Tanıtım Bülteninden

İnkılap Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor Yayın Direktörü Gülşen İşeri Editör Ezgi Hotalak Son Okuma Saliha Ulusoy Ilık Kapak Tasarım Metin Taha Yılmaz Sayfa Tasarım Şenol Alanbay

İnkılap Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor

İnkılap Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor

İnkılâp Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor

İnkılap
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor

İnkılap Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor

İnkılap Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İnkılap Kitabevi
İnsan toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur Galip geleceğine olan inancı umudun derin ve karanlık dehlizlerinde sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe aşk muharebesi değil midir 1940 lar Hatay Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar Hacer in hikâyesi Ali nin suç dolu kaotik geleceğine evrilirken Kilis ten geçen yolun sonu İstanbul a takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954 e varıyor Garaz la Hatay ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor Muhbir Kurşun un ellerinde bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor