MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Muhtelif Delikanlı — Yusuf Araf

Muhtelif Delikanlı
163,20
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Muhtelif Delikanlı

Yusuf Araf

Herdem Kitap

2019146 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Muhtelif Delikanlı

Yusuf Araf

Ev Seni yorgun argın uyanmış bir şekilde pencerelerden sabaha bakarken gördüm Yüzünde dünden kalma bir ay bir ışık gözlerinde Ama nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa bahçelere Evinizin önünde bir çocuk çocuğun ellerinde birkaç mendil biraz da bozukluk var belki cebinde tam bilmiyorum Evinizin önünde bir kapı kapının ardında kim bilir nasıl da sırıtıyor vedalar Bir eviniz var ne güzel Bir pencereniz ardında beyaz tül perdeler hemen önünde güneşlik Bir sırrınız bir mutfağınız belki senin dokunduğun sebzeler ekmekler var Kırıntıları taşıyan sigortalı karıncalar Ama inan nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa ihtiyar delikanlılara Bak ayakkabılar görüyorum bazen kapınızın önünde misafirlikler yatıya kalmaya gelen akrabalar Çöpünüz var dibinden su dibinden aş dibinden saadet sızdıran Eviniz var kaç kere çıksan da bitmeyecek sokakları Dışarları var belki de eviniz olduğu için Acaba bir evim olsa nasıl olurdu diye de düşünmüyor olurdum Mesela vazgeçerdim kağıt toplamaktan Kitaplarım olurdu arasında kurutulmuş bir gül arasında belki de karanfil Dokunurdum bir evim olsaydı eğer duvarlarına Belki ben de içerisinde dört duvar olan cümleler kurardım Tezgâh bilirdim un ufak etmeden önce ekmekleri kırıntılardan pay alanları da düşünürdüm Ama en çok da ne olurdu biliyor musun Balkonlarından bakardım dışarıya Balkonlarında pencere olan evlerden birinde olsaydım eğer balkonlarını izlemek için bakardım pencerelerden Sonra zaten bilirsin bu evlerin önünde eksilmez cinayet Bu evlerin önünden güzel kadınlar eksilmez hiç keza çirkinleri de öyle Çakı gibi delikanlılar da olurdu cılız ciğeri beş para etmeyenler de ama hiç eksilmezdi evlerin önünde insanlar Uçurtmalara yaklaşmak isteyen çocuklar dolardı odama Sahi olur muydu bir odam İçinde senin fotoğrafların olan içinde darmadağın ama biraz da derli toplu kitapların olduğu içinde nereye gidersen git burnuna değecek olan kokular barındıran Çünkü bir yerde okumuştum Evet evet bir yerde sanıyorum yukarı caddedeki kaldırımda bulunan yerdeki gazetelerin birinde Evler güzel kokar diyordu Evler güzel kokar insanların dışarıdaki korkularını yok etmek için Dışarılardan bana gel muhakkak dışarılardan gel sürekli

Şehadet Kitap
170,40

Herdem Kitap

2019146 sf.
Şehadet Kitap

Ev Seni yorgun argın uyanmış bir şekilde pencerelerden sabaha bakarken gördüm Yüzünde dünden kalma bir ay bir ışık gözlerinde Ama nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa bahçelere Evinizin önünde bir çocuk çocuğun ellerinde birkaç mendil biraz da bozukluk var belki cebinde tam bilmiyorum Evinizin önünde bir kapı kapının ardında kim bilir nasıl da sırıtıyor vedalar Bir eviniz var ne güzel Bir pencereniz ardında beyaz tül perdeler hemen önünde güneşlik Bir sırrınız bir mutfağınız belki senin dokunduğun sebzeler ekmekler var Kırıntıları taşıyan sigortalı karıncalar Ama inan nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa ihtiyar delikanlılara Bak ayakkabılar görüyorum bazen kapınızın önünde misafirlikler yatıya kalmaya gelen akrabalar Çöpünüz var dibinden su dibinden aş dibinden saadet sızdıran Eviniz var kaç kere çıksan da bitmeyecek sokakları Dışarları var belki de eviniz olduğu için Acaba bir evim olsa nasıl olurdu diye de düşünmüyor olurdum Mesela vazgeçerdim kağıt toplamaktan Kitaplarım olurdu arasında kurutulmuş bir gül arasında belki de karanfil Dokunurdum bir evim olsaydı eğer duvarlarına Belki ben de içerisinde dört duvar olan cümleler kurardım Tezgâh bilirdim un ufak etmeden önce ekmekleri kırıntılardan pay alanları da düşünürdüm Ama en çok da ne olurdu biliyor musun Balkonlarından bakardım dışarıya Balkonlarında pencere olan evlerden birinde olsaydım eğer balkonlarını izlemek için bakardım pencerelerden Sonra zaten bilirsin bu evlerin önünde eksilmez cinayet Bu evlerin önünden güzel kadınlar eksilmez hiç keza çirkinleri de öyle Çakı gibi delikanlılar da olurdu cılız ciğeri beş para etmeyenler de ama hiç eksilmezdi evlerin önünde insanlar Uçurtmalara yaklaşmak isteyen çocuklar dolardı odama Sahi olur muydu bir odam İçinde senin fotoğrafların olan içinde darmadağın ama biraz da derli toplu kitapların olduğu içinde nereye gidersen git burnuna değecek olan kokular barındıran Çünkü bir yerde okumuştum Evet evet bir yerde sanıyorum yukarı caddedeki kaldırımda bulunan yerdeki gazetelerin birinde Evler güzel kokar diyordu Evler güzel kokar insanların dışarıdaki korkularını yok etmek için Dışarılardan bana gel muhakkak dışarılardan gel sürekli

Tamadres
192,00

Herdem Kitap

Haziran 2019146 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Seni yorgun argın uyanmış bir şekilde pencerelerden sabaha bakarken gördüm Yüzünde dünden kalma bir ay bir ışık gözlerinde Ama nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa bahçelere Evinizin önünde bir çocuk çocuğun ellerinde birkaç mendil biraz da bozukluk var belki cebinde tam bilmiyorum Evinizin önünde bir kapı kapının ardında kim bilir nasıl da sırıtıyor vedalar Bir eviniz var ne güzel Bir pencereniz ardında beyaz tül perdeler hemen önünde güneşlik Bir sırrınız bir mutfağınız belki senin dokunduğun sebzeler ekmekler var Kırıntıları taşıyan sigortalı karıncalar Ama inan nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa ihtiyar delikanlılara Bak ayakkabılar görüyorum bazen kapınızın önünde misafirlikler yatıya kalmaya gelen akrabalar Çöpünüz var dibinden su dibinden aş dibinden saadet sızdıran Eviniz var kaç kere çıksan da bitmeyecek sokakları Dışarları var belki de eviniz olduğu için Acaba bir evim olsa nasıl olurdu diye de düşünmüyor olurdum Mesela vazgeçerdim kağıt toplamaktan Kitaplarım olurdu arasında kurutulmuş bir gül arasında belki de karanfil Dokunurdum bir evim olsaydı eğer duvarlarına Belki ben de içerisinde dört duvar olan cümleler kurardım Tezgâh bilirdim un ufak etmeden önce ekmekleri kırıntılardan pay alanları da düşünürdüm Ama en çok da ne olurdu biliyor musun Balkonlarından bakardım dışarıya Balkonlarında pencere olan evlerden birinde olsaydım eğer balkonlarını izlemek için bakardım pencerelerden Sonra zaten bilirsin bu evlerin önünde eksilmez cinayet Bu evlerin önünden güzel kadınlar eksilmez hiç keza çirkinleri de öyle Çakı gibi delikanlılar da olurdu cılız ciğeri beş para etmeyenler de ama hiç eksilmezdi evlerin önünde insanlar Uçurtmalara yaklaşmak isteyen çocuklar dolardı odama Sahi olur muydu bir odam İçinde senin fotoğrafların olan içinde darmadağın ama biraz da derli toplu kitapların olduğu içinde nereye gidersen git burnuna değecek olan kokular barındıran Çünkü bir yerde okumuştum Evet evet bir yerde sanıyorum yukarı caddedeki kaldırımda bulunan yerdeki gazetelerin birinde Evler güzel kokar diyordu Evler güzel kokar insanların dışarıdaki korkularını yok etmek için Dışarılardan bana gel muhakkak dışarılardan gel sürekli

Kita Kitap
240,00

Herdem Kitap

Haziran 20191. baskı146 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Ev Seni yorgun argın uyanmış bir şekilde pencerelerden sabaha bakarken gördüm Yüzünde dünden kalma bir ay bir ışık gözlerinde Ama nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa bahçelere Evinizin önünde bir çocuk çocuğun ellerinde birkaç mendil biraz da bozukluk var belki cebinde tam bilmiyorum Evinizin önünde bir kapı kapının ardında kim bilir nasıl da sırıtıyor vedalar Bir eviniz var ne güzel Bir pencereniz ardında beyaz tül perdeler hemen önünde güneşlik Bir sırrınız bir mutfağınız belki senin dokunduğun sebzeler ekmekler var Kırıntıları taşıyan sigortalı karıncalar Ama inan nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa ihtiyar delikanlılara Bak ayakkabılar görüyorum bazen kapınızın önünde misafirlikler yatıya kalmaya gelen akrabalar Çöpünüz var dibinden su dibinden aş dibinden saadet sızdıran Eviniz var kaç kere çıksan da bitmeyecek sokakları Dışarları var belki de eviniz olduğu için Acaba bir evim olsa nasıl olurdu diye de düşünmüyor olurdum Mesela vazgeçerdim kağıt toplamaktan Kitaplarım olurdu arasında kurutulmuş bir gül arasında belki de karanfil Dokunurdum bir evim olsaydı eğer duvarlarına Belki ben de içerisinde dört duvar olan cümleler kurardım Tezgâh bilirdim un ufak etmeden önce ekmekleri kırıntılardan pay alanları da düşünürdüm Ama en çok da ne olurdu biliyor musun Balkonlarından bakardım dışarıya Balkonlarında pencere olan evlerden birinde olsaydım eğer balkonlarını izlemek için bakardım pencerelerden Sonra zaten bilirsin bu evlerin önünde eksilmez cinayet Bu evlerin önünden güzel kadınlar eksilmez hiç keza çirkinleri de öyle Çakı gibi delikanlılar da olurdu cılız ciğeri beş para etmeyenler de ama hiç eksilmezdi evlerin önünde insanlar Uçurtmalara yaklaşmak isteyen çocuklar dolardı odama Sahi olur muydu bir odam İçinde senin fotoğrafların olan içinde darmadağın ama biraz da derli toplu kitapların olduğu içinde nereye gidersen git burnuna değecek olan kokular barındıran Çünkü bir yerde okumuştum Evet evet bir yerde sanıyorum yukarı caddedeki kaldırımda bulunan yerdeki gazetelerin birinde Evler güzel kokar diyordu Evler güzel kokar insanların dışarıdaki korkularını yok etmek için Dışarılardan bana gel muhakkak dışarılardan gel sürekli img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora

Herdem

2019146 sf.
Pandora

Ev Seni yorgun argın uyanmış bir şekilde pencerelerden sabaha bakarken gördüm Yüzünde dünden kalma bir ay bir ışık gözlerinde Ama nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa bahçelere Evinizin önünde bir çocuk çocuğun ellerinde birkaç mendil biraz da bozukluk var belki cebinde tam bilmiyorum Evinizin önünde bir kapı kapının ardında kim bilir nasıl da sırıtıyor vedalar Bir eviniz var ne güzel Bir pencereniz ardında beyaz tül perdeler hemen önünde güneşlik Bir sırrınız bir mutfağınız belki senin dokunduğun sebzeler ekmekler var Kırıntıları taşıyan sigortalı karıncalar Ama inan nasıl desem de sızlamasa içim nasıl anlatabilsem de ayıp olmasa ihtiyar delikanlılara Bak ayakkabılar görüyorum bazen kapınızın önünde misafirlikler yatıya kalmaya gelen akrabalar Çöpünüz var dibinden su dibinden aş dibinden saadet sızdıran Eviniz var kaç kere çıksan da bitmeyecek sokakları Dışarları var belki de eviniz olduğu için Acaba bir evim olsa nasıl olurdu diye de düşünmüyor olurdum Mesela vazgeçerdim kağıt toplamaktan Kitaplarım olurdu arasında kurutulmuş bir gül arasında belki de karanfil Dokunurdum bir evim olsaydı eğer duvarlarına Belki ben de içerisinde dört duvar olan cümleler kurardım Tezgâh bilirdim un ufak etmeden önce ekmekleri kırıntılardan pay alanları da düşünürdüm Ama en çok da ne olurdu biliyor musun Balkonlarından bakardım dışarıya Balkonlarında pencere olan evlerden birinde olsaydım eğer balkonlarını izlemek için bakardım pencerelerden Sonra zaten bilirsin bu evlerin önünde eksilmez cinayet Bu evlerin önünden güzel kadınlar eksilmez hiç keza çirkinleri de öyle Çakı gibi delikanlılar da olurdu cılız ciğeri beş para etmeyenler de ama hiç eksilmezdi evlerin önünde insanlar Uçurtmalara yaklaşmak isteyen çocuklar dolardı odama Sahi olur muydu bir odam İçinde senin fotoğrafların olan içinde darmadağın ama biraz da derli toplu kitapların olduğu içinde nereye gidersen git burnuna değecek olan kokular barındıran Çünkü bir yerde okumuştum Evet evet bir yerde sanıyorum yukarı caddedeki kaldırımda bulunan yerdeki gazetelerin birinde Evler güzel kokar diyordu Evler güzel kokar insanların dışarıdaki korkularını yok etmek için Dışarılardan bana gel muhakkak dışarılardan gel sürekli