Muhteşem Kanunî Sultan Süleyman — Yavuz Bahadıroğlu

Muhteşem Kanunî Sultan Süleyman
Yavuz BahadıroğluEnsar Neşriyat
Muhteşem Kanunî Sultan Süleyman
Yavuz BahadıroğluHasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı Tanıtım Bülteninden

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

ENSAR NEŞRİYAT
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa Hem Allah ın habibi hem de âlemlerin nurusun Sen i sevenleri bir an olsun kapından uzaklaştırma Gitmesin dilimden şerefli ismin nişanın Benim dertli gönlüm bu zikirden şifa bulur canım sevinç duyar Tanıtım Bülteninden

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa Hem Allah ın habibi hem de âlemlerin nurusun Sen i sevenleri bir an olsun kapından uzaklaştırma Gitmesin dilimden şerefli ismin nişanın Benim dertli gönlüm bu zikirden şifa bulur canım sevinç duyar

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa Hem Allah ın habibi hem de âlemlerin nurusun Sen i sevenleri bir an olsun kapından uzaklaştırma Gitmesin dilimden şerefli ismin nişanın Benim dertli gönlüm bu zikirden şifa bulur canım sevinç duyar

Ensar Neşriyat
Yavuz Bahadıroğlu tarafından kaleme alınan Muhteşem Fatih Sultan Mehmed Ensar Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Muhteşem Fatih Sultan Mehmed Yavuz Bahadıroğlu Kitap Özeti Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı Yayınevi Ensar Neşriyat Yazar Yavuz Bahadıroğlu Sayfa 256 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9786052174609 Kategori Araştırma İnceleme Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa Hem Allah ın habibi hem de âlemlerin nurusun Sen i sevenleri bir an olsun kapından uzaklaştırma Gitmesin dilimden şerefli ismin nişanın Benim dertli gönlüm bu zikirden şifa bulur canım sevinç duyar

Ensar Neşriyat
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı Tanıtım Bülteninden

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa

Ensar Neşriyat
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa Hem Allah ın habibi hem de âlemlerin nurusun Sen i sevenleri bir an olsun kapından uzaklaştırma Gitmesin dilimden şerefli ismin nişanın Benim dertli gönlüm bu zikirden şifa bulur canım sevinç duyar Tanıtım Bülteninden

Ensar
Kanunî rüyasında Efendimiz i s a v görmüş ve kendisine şöyle buyrulmuş Belgrad Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin Bu emir üzerine Kanunî hemen Haremeyn i imar ve iskân projelerine başlar Hatta vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat taki Ayn ı Zübeyde Suyu nu Mekke ye ulaştırır Dünya önünde eğilirken Kanunî Peygamber ine şöyle yalvarır Nûr ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub u Hüda Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda Gitmesin nâm ı şerefin bu dilimden dem bedem Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa

Ensar
Hasrete vuslat yaklaşmıştı Toplar hazır ordu hazır Çandarlı nın çevresindeki birkaç vezir dışında komutanlar da hazırdı Onca dil dökülmüş ancak Çandarlı yı ikna etmek mümkün olamamıştı Seferin hüsranla sonuçlanacağına inanıyor son ana kadar Padişah ı bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu O kadar ısrar etmişti ki Padişah öfkelenmiş Ya gel ya kal demişti artık kararını ver Çandarlı Çarnaçar o da yola koyulmuştu Ancak yüreğinde değişen bir şey yoktu Hâlâ hüsran bekliyordu Osmanlı ordusu 1452 senesi Ocak ayının sonlarında Edirne den yola çıktı Büyük topların önünde Kraç Bey komutasında on bin akıncı süvarisinden meydana gelen gözü pek bir birlik gidiyordu Koca toplardan her biri elli çift öküzle çekiliyor dengesini sağlamak için de iki tarafında iki yüzer asker bulunuyordu Ayrıca yolları düzeltmek için de elli arabacı ile ikiyüz kazmacı önden gönderilmişti Edirne den İstanbul a geliş o kadar zor oldu ki yol tam iki ay sürdü Fakat zahmet kimsenin umurunda değildi yürekler hedefe kilitlenmiş gözler başka bir şey görmemeye başlamıştı