Muhyi nin Selim Namesi — Ahmet Kerim Demireğen Alaattin Aköz

Muhyi nin Selim Namesi
Ahmet Kerim Demireğen Alaattin AközPalet Yayınları
Muhyi nin Selim Namesi
Ahmet Kerim Demireğen Alaattin Aköziy cihān sarāyını seyr iden şehriyār getüricek seni bunda rüzigār bilmiş olasın kim dünyā bākī değil fānīdür beni gör kim hāk olup yaturam çünkim zamān ıla bunda gelesin benüm kabrümü göresin benden ibret alup pehlevānlığına ve kuvvetine mağrūr olmayasın zīrā kim ömür eser yel gibidir dünyā akar sel gibidir baña Tūr Alī bin Malkoç dirler idi benüm darbuma tākat getürür bir kimesne yoğ ıdı āhir ecel bu arada irüp pādişāhumuñ yolına baş virdüm kamer devrinüñ tokuz yüz yiğirmisinde bunda bir Rūm leşkeri ile geldük pādişāhumuz İshak peygāmber a m neslinden bir ulı Sultān idi adına Selīm şāh ı cihān dirler idi cihāngīr sāhib kırān yiğid idi yedi iklīm aña fermān idi āhir Rūm leşkeriyle bu araya gelüp Acem pādişāhı Erdebīloğlı Şāh İsmā īl ile buluşup uğraşdı virişüp alışdı Şāh İsmā īl ki kılıcıyla on yedi pādişāhuñ memleketin almışdı darb u kuvvet ile Şāh İsmā īl sıyup çerisin tārumār idüp kılıcdan gecürdi kendüyi yaralı idüp kaçurdı niçe dağlar ve beller aşurdı ben dahı ol sāhib kırān ulu pādişāhuñ cihān pehlevānı pāyitahtı idüm nerre dīvler ve ehremenler darbuma tākat getürmez idi ben dahı ol ulı Sultānuñ yolına başım ve cānım fidā kılup Şāh İsmā īl üñ üzerine at depdüm sāflar sökdüm ve alaylar bozdum ve sancağınuñ dibine irişdüm darb ı kuvvet ile kendüye beş yirde muhkem yara urdum kılıcum ıla niçe yarar pehlevān yiğidlerin helāk eyledim āhir ecel irüp Rūm pādişāhı Selīm Şāh ı cihān yolına baş virdüm bu amūdı bunda diküp bu tārīhi bu amūda yazdurdum bu kubbeyi vasiyyet idüp üzerime yapdurdum beni gören benden ibret alsun diyü imdi her benī ādem ki benüm kabrüm üzerine gelüp bu amūda nazar idüp bu tārīhi okıya benüm rūhuma du ā kıla zīrā kim geçmiş cānlar du āya muhtācdur Tur Ali bin Malkoç

Palet Yayınları
iy cihān sarāyını seyr iden şehriyār getüricek seni bunda rüzigār bilmiş olasın kim dünyā bākī değil fānīdür beni gör kim hāk olup yaturam çünkim zamān ıla bunda gelesin benüm kabrümü göresin benden ibret alup pehlevānlığına ve kuvvetine mağrūr olmayasın zīrā kim ömür eser yel gibidir dünyā akar sel gibidir baña Tūr Alī bin Malkoç dirler idi benüm darbuma tākat getürür bir kimesne yoğ ıdı āhir ecel bu arada irüp pādişāhumuñ yolına baş virdüm kamer devrinüñ tokuz yüz yiğirmisinde bunda bir Rūm leşkeri ile geldük pādişāhumuz İshak peygāmber a m neslinden bir ulı Sultān idi adına Selīm şāh ı cihān dirler idi cihāngīr sāhib kırān yiğid idi yedi iklīm aña fermān idi āhir Rūm leşkeriyle bu araya gelüp Acem pādişāhı Erdebīloğlı Şāh İsmā īl ile buluşup uğraşdı virişüp alışdı Şāh İsmā īl ki kılıcıyla on yedi pādişāhuñ memleketin almışdı darb u kuvvet ile Şāh İsmā īl sıyup çerisin tārumār idüp kılıcdan gecürdi kendüyi yaralı idüp kaçurdı niçe dağlar ve beller aşurdı ben dahı ol sāhib kırān ulu pādişāhuñ cihān pehlevānı pāyitahtı idüm nerre dīvler ve ehremenler darbuma tākat getürmez idi ben dahı ol ulı Sultānuñ yolına başım ve cānım fidā kılup Şāh İsmā īl üñ üzerine at depdüm sāflar sökdüm ve alaylar bozdum ve sancağınuñ dibine irişdüm darb ı kuvvet ile kendüye beş yirde muhkem yara urdum kılıcum ıla niçe yarar pehlevān yiğidlerin helāk eyledim āhir ecel irüp Rūm pādişāhı Selīm Şāh ı cihān yolına baş virdüm bu amūdı bunda diküp bu tārīhi bu amūda yazdurdum bu kubbeyi vasiyyet idüp üzerime yapdurdum beni gören benden ibret alsun diyü imdi her benī ādem ki benüm kabrüm üzerine gelüp bu amūda nazar idüp bu tārīhi okıya benüm rūhuma du ā kıla zīrā kim geçmiş cānlar du āya muhtācdur Tur Ali bin Malkoç

Palet Yayınları
iy cihan sarayını seyr iden şehriyar getüricek seni bunda rüzigar bilmiş olasın kim dünya baki değil fanidür beni gör kim hak olup yaturam çünkim zaman ıla bunda gelesin benüm kabrümü göresin benden ibret alup pehlevanlığına ve kuvvetine mağrur olmayasın zira kim ömür eser yel gibidir dünya akar sel gibidir baña Tur Ali bin Malkoç dirler idi benüm darbuma takat getürür bir kimesne yoğ ıdı ahir ecel bu arada irüp padişahumuñ yolına baş virdüm kamer devrinüñ tokuz yüz yiğirmisinde bunda bir Rum leşkeri ile geldük padişahumuz İshak peygamber a m neslinden bir ulı Sultan idi adına Selim şah ı cihan dirler idi cihangir sahib kıran yiğid idi yedi iklim aña ferman idi ahir Rum leşkeriyle bu araya gelüp Acem padişahı Erdebiloğlı Şah İsma il ile buluşup uğraşdı virişüp alışdı Şah İsma il ki kılıcıyla on yedi padişahuñ memleketin almışdı darb u kuvvet ile Şah İsma il sıyup çerisin tarumar idüp kılıcdan gecürdi kendüyi yaralı idüp kaçurdı niçe dağlar ve beller aşurdı ben dahı ol sahib kıran ulu padişahuñ cihan pehlevanı payitahtı idüm nerre divler ve ehremenler darbuma takat getürmez idi ben dahı ol ulı Sultanuñ yolına başım ve canım fida kılup Şah İsma il üñ üzerine at depdüm saflar sökdüm ve alaylar bozdum ve sancağınuñ dibine irişdüm darb ı kuvvet ile kendüye beş yirde muhkem yara urdum kılıcum ıla niçe yarar pehlevan yiğidlerin helak eyledim ahir ecel irüp Rum padişahı Selim Şah ı cihan yolına baş virdüm bu amudı bunda diküp bu tarihi bu amuda yazdurdum bu kubbeyi vasiyyet idüp üzerime yapdurdum beni gören benden ibret alsun diyü imdi her beni adem ki benüm kabrüm üzerine gelüp bu amuda nazar idüp bu tarihi okıya benüm ruhuma du a kıla zira kim geçmiş canlar du aya muhtacdur Tur Ali bin Malkoç

PALET YAYINLARI
iy cihān sarāyını seyr iden şehriyār getüricek seni bunda rüzigār bilmiş olasın kim dünyā bākī değil fānīdür beni gör kim hāk olup yaturam çünkim zamān ıla bunda gelesin benüm kabrümü göresin benden ibret alup pehlevānlığına ve kuvvetine mağrūr olmayasın zīrā kim ömür eser yel gibidir dünyā akar sel gibidir baña Tūr Alī bin Malkoç dirler idi benüm darbuma tākat getürür bir kimesne yoğ ıdı āhir ecel bu arada irüp pādişāhumuñ yolına baş virdüm kamer devrinüñ tokuz yüz yiğirmisinde bunda bir Rūm leşkeri ile geldük pādişāhumuz İshak peygāmber a m neslinden bir ulı Sultān idi adına Selīm şāh ı cihān dirler idi cihāngīr sāhib kırān yiğid idi yedi iklīm aña fermān idi āhir Rūm leşkeriyle bu araya gelüp Acem pādişāhı Erdebīloğlı Şāh İsmā īl ile buluşup uğraşdı virişüp alışdı Şāh İsmā īl ki kılıcıyla on yedi pādişāhuñ memleketin almışdı darb u kuvvet ile Şāh İsmā īl sıyup çerisin tārumār idüp kılıcdan gecürdi kendüyi yaralı idüp kaçurdı niçe dağlar ve beller aşurdı ben dahı ol sāhib kırān ulu pādişāhuñ cihān pehlevānı pāyitahtı idüm nerre dīvler ve ehremenler darbuma tākat getürmez idi ben dahı ol ulı Sultānuñ yolına başım ve cānım fidā kılup Şāh İsmā īl üñ üzerine at depdüm sāflar sökdüm ve alaylar bozdum ve sancağınuñ dibine irişdüm darb ı kuvvet ile kendüye beş yirde muhkem yara urdum kılıcum ıla niçe yarar pehlevān yiğidlerin helāk eyledim āhir ecel irüp Rūm pādişāhı Selīm Şāh ı cihān yolına baş virdüm bu amūdı bunda diküp bu tārīhi bu amūda yazdurdum bu kubbeyi vasiyyet idüp üzerime yapdurdum beni gören benden ibret alsun diyü imdi her benī ādem ki benüm kabrüm üzerine gelüp bu amūda nazar idüp bu tārīhi okıya benüm rūhuma du ā kıla zīrā kim geçmiş cānlar du āya muhtācdur Tur Ali bin Malkoç

Palet Yayınları
iy cihān sarāyını seyr iden şehriyār getüricek seni bunda rüzigār bilmiş olasın kim dünyā bākī değil fānīdür beni gör kim hāk olup yaturam çünkim zamān ıla bunda gelesin benüm kabrümü göresin benden ibret alup pehlevānlığına ve kuvvetine mağrūr olmayasın zīrā kim ömür eser yel gibidir dünyā akar sel gibidir baña Tūr Alī bin Malkoç dirler idi benüm darbuma tākat getürür bir kimesne yoğ ıdı āhir ecel bu arada irüp pādişāhumuñ yolına baş virdüm kamer devrinüñ tokuz yüz yiğirmisinde bunda bir Rūm leşkeri ile geldük pādişāhumuz İshak peygāmber a m neslinden bir ulı Sultān idi adına Selīm şāh ı cihān dirler idi cihāngīr sāhib kırān yiğid idi yedi iklīm aña fermān idi āhir Rūm leşkeriyle bu araya gelüp Acem pādişāhı Erdebīloğlı Şāh İsmā īl ile buluşup uğraşdı virişüp alışdı Şāh İsmā īl ki kılıcıyla on yedi pādişāhuñ memleketin almışdı darb u kuvvet ile Şāh İsmā īl sıyup çerisin tārumār idüp kılıcdan gecürdi kendüyi yaralı idüp kaçurdı niçe dağlar ve beller aşurdı ben dahı ol sāhib kırān ulu pādişāhuñ cihān pehlevānı pāyitahtı idüm nerre dīvler ve ehremenler darbuma tākat getürmez idi ben dahı ol ulı Sultānuñ yolına başım ve cānım fidā kılup Şāh İsmā īl üñ üzerine at depdüm sāflar sökdüm ve alaylar bozdum ve sancağınuñ dibine irişdüm darb ı kuvvet ile kendüye beş yirde muhkem yara urdum kılıcum ıla niçe yarar pehlevān yiğidlerin helāk eyledim āhir ecel irüp Rūm pādişāhı Selīm Şāh ı cihān yolına baş virdüm bu amūdı bunda diküp bu tārīhi bu amūda yazdurdum bu kubbeyi vasiyyet idüp üzerime yapdurdum beni gören benden ibret alsun diyü imdi her benī ādem ki benüm kabrüm üzerine gelüp bu amūda nazar idüp bu tārīhi okıya benüm rūhuma du ā kıla zīrā kim geçmiş cānlar du āya muhtācdur Tur Ali bin Malkoç

Palet
iy cihan sarayını seyr iden şehriyar getüricek seni bunda rüzigar bilmiş olasın kim dünya baki değil fanidür beni gör kim hak olup yaturam çünkim zaman ıla bunda gelesin benüm kabrümü göresin benden ibret alup pehlevanlığına ve kuvvetine mağrur olmayasın zira kim ömür eser yel gibidir dünya akar sel gibidir baña Tur Ali bin Malkoç dirler idi benüm darbuma takat getürür bir kimesne yoğ ıdı ahir ecel bu arada irüp padişahumuñ yolına baş virdüm kamer devrinüñ tokuz yüz yiğirmisinde bunda bir Rum leşkeri ile geldük padişahumuz İshak peygamber a m neslinden bir ulı Sultan idi adına Selim şah ı cihan dirler idi cihangir sahib kıran yiğid idi yedi iklim aña ferman idi ahir Rum leşkeriyle bu araya gelüp Acem padişahı Erdebiloğlı Şah İsma il ile buluşup uğraşdı virişüp alışdı Şah İsma il ki kılıcıyla on yedi padişahuñ memleketin almışdı darb u kuvvet ile Şah İsma il sıyup çerisin tarumar idüp kılıcdan gecürdi kendüyi yaralı idüp kaçurdı niçe dağlar ve beller aşurdı ben dahı ol sahib kıran ulu padişahuñ cihan pehlevanı payitahtı idüm nerre divler ve ehremenler darbuma takat getürmez idi ben dahı ol ulı Sultanuñ yolına başım ve canım fida kılup Şah İsma il üñ üzerine at depdüm saflar sökdüm ve alaylar bozdum ve sancağınuñ dibine irişdüm darb ı kuvvet ile kendüye beş yirde muhkem yara urdum kılıcum ıla niçe yarar pehlevan yiğidlerin helak eyledim ahir ecel irüp Rum padişahı Selim Şah ı cihan yolına baş virdüm bu amudı bunda diküp bu tarihi bu amuda yazdurdum bu kubbeyi vasiyyet idüp üzerime yapdurdum beni gören benden ibret alsun diyü imdi her beni adem ki benüm kabrüm üzerine gelüp bu amuda nazar idüp bu tarihi okıya benüm ruhuma du a kıla zira kim geçmiş canlar du aya muhtacdur Tur Ali bin Malkoç