Mülkiyet Hakkı Bakımından Para Alacağının Enflasyon Karşısındaki Değer Kaybı — Dağca Durgun

Mülkiyet Hakkı Bakımından Para Alacağının Enflasyon Karşısındaki Değer Kaybı
Dağca DurgunOn İki Levha Yayınları
Mülkiyet Hakkı Bakımından Para Alacağının Enflasyon Karşısındaki Değer Kaybı
Dağca DurgunDağca Durgun tarafından kaleme alınan Mülkiyet Hakkı Bakımından Para Alacağının Enflasyon Karşısındaki Değer Kaybı On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mülkiyet Hakkı Bakımından Para Alacağının Enflasyon Karşısındaki Değer Kaybı Dağca Durgun Kitap Özeti Bir gecede ikiye üçe katlandığı 90lı yıllardan günümüze enflasyon Türkiyenin birlikte yaşanmak zorunda olunan mutat sorunlarından biri ya da kötü talihi olarak süregelmiştir Enflasyonun artması sebebiyle para değer kaybettiğinden alım gücü düştüğünden ve geçim sıkıntısı baş gösterdiğinden halk arasında bu kavramın enflasyon canavarı şeklinde adlandırılması boşuna değildir Yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü faiz oranlarının daima enflasyonun altında kaldığı bir ekonomik ortamda ise bundan en fazla zarar gören para alacaklısı olmaktadır Şimdi 2020li yıllarda Türkiye bir kez daha enflasyon canavarıyla karşı karşıya kalmış para adeta pul olmuştur Bu durumu engelleyecek tek araç olan faiz ise mevcut para politikaları sebebiyle alacağın değer kaybını engellemekten uzaktır O kadar ki halihazırda enflasyon oranları 80lere varmakta iken yasal faiz önceleri 9 1 Haziran 2024ten itibaren ise 24 olarak uygulanmaktadır Dahası ister yasal faiz ister en yüksek mevduat faizi ve isterse tecil faizi uygulanıyor olsun faiz oranları daima enflasyonun altında kaldığından alacak mütemadiyen değer kaybına uğramaktadır Kamulaştırma alacaklarından Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerine iş kazaları da dahil olmak üzere tazminat davalarından miras uyuşmazlıklarına icra dairelerine yahut mahkemelere depo edilen bedellerden vergi iadelerine kadar hemen hemen her alacak için durum böyledir Tüm bunların üzerine uzayan yargılama süreleri de eklendiğinde kangren haline gelmiş olan alacağın değer kaybı sorunu daha da vahim bir hal almaktadır Alışılagelmiş hukuki imkanlar bu sorunun etkili bir şekilde giderilmesini temin edecek kapasiteden yoksundur İşte elinizdeki çalışma alacağın enflasyon karşısındaki değer kaybı meselesine insan hakları hukuku perspektifinden yaklaşarak mülkiyet hakkı bağlamında ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değer kaybını giderecek çözüm yollarını göstermektedir Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Dağca Durgun Sayfa 207 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Temmuz 2024 Barkod 9786254328602 Kategori Hukuk Üzerine

On İki Levha Yayınları
Bir gecede ikiye üçe katlandığı 90 lı yıllardan günümüze enflasyon Türkiye nin birlikte yaşanmak zorunda olunan mutat sorunlarından biri ya da kötü talihi olarak süregelmiştir Enflasyonun artması sebebiyle para değer kaybettiğinden alım gücü düştüğünden ve geçim sıkıntısı baş gösterdiğinden halk arasında bu kavramın enflasyon canavarı şeklinde adlandırılması boşuna değildir Yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü faiz oranlarının daima enflasyonun altında kaldığı bir ekonomik ortamda ise bundan en fazla zarar gören para alacaklısı olmaktadır Şimdi 2020 li yıllarda Türkiye bir kez daha enflasyon canavarıyla karşı karşıya kalmış para adeta pul olmuştur Bu durumu engelleyecek tek araç olan faiz ise mevcut para politikaları sebebiyle alacağın değer kaybını engellemekten uzaktır O kadar ki halihazırda enflasyon oranları 80 lere varmakta iken yasal faiz önceleri 9 1 Haziran 2024 ten itibaren ise 24 olarak uygulanmaktadır Dahası ister yasal faiz ister en yüksek mevduat faizi ve isterse tecil faizi uygulanıyor olsun faiz oranları daima enflasyonun altında kaldığından alacak mütemadiyen değer kaybına uğramaktadır Kamulaştırma alacaklarından Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerine iş kazaları da dahil olmak üzere tazminat davalarından miras uyuşmazlıklarına icra dairelerine yahut mahkemelere depo edilen bedellerden vergi iadelerine kadar hemen hemen her alacak için durum böyledir Tüm bunların üzerine uzayan yargılama süreleri de eklendiğinde kangren haline gelmiş olan alacağın değer kaybı sorunu daha da vahim bir hal almaktadır Alışılagelmiş hukuki imkanlar bu sorunun etkili bir şekilde giderilmesini temin edecek kapasiteden yoksundur İşte elinizdeki çalışma alacağın enflasyon karşısındaki değer kaybı meselesine insan hakları hukuku perspektifinden yaklaşarak mülkiyet hakkı bağlamında ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değer kaybını giderecek çözüm yollarını göstermektedir

On İki Levha Yayınları
Bir gecede ikiye üçe katlandığı 90 lı yıllardan günümüze enflasyon Türkiye nin birlikte yaşanmak zorunda olunan mutat sorunlarından biri ya da kötü talihi olarak süregelmiştir Enflasyonun artması sebebiyle para değer kaybettiğinden alım gücü düştüğünden ve geçim sıkıntısı baş gösterdiğinden halk arasında bu kavramın enflasyon canavarı şeklinde adlandırılması boşuna değildir Yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü faiz oranlarının daima enflasyonun altında kaldığı bir ekonomik ortamda ise bundan en fazla zarar gören para alacaklısı olmaktadır Şimdi 2020 li yıllarda Türkiye bir kez daha enflasyon canavarıyla karşı karşıya kalmış para adeta pul olmuştur Bu durumu engelleyecek tek araç olan faiz ise mevcut para politikaları sebebiyle alacağın değer kaybını engellemekten uzaktır O kadar ki halihazırda enflasyon oranları 80 lere varmakta iken yasal faiz önceleri 9 1 Haziran 2024 ten itibaren ise 24 olarak uygulanmaktadır Dahası ister yasal faiz ister en yüksek mevduat faizi ve isterse tecil faizi uygulanıyor olsun faiz oranları daima enflasyonun altında kaldığından alacak mütemadiyen değer kaybına uğramaktadır Kamulaştırma alacaklarından Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerine iş kazaları da dahil olmak üzere tazminat davalarından miras uyuşmazlıklarına icra dairelerine yahut mahkemelere depo edilen bedellerden vergi iadelerine kadar hemen hemen her alacak için durum böyledir Tüm bunların üzerine uzayan yargılama süreleri de eklendiğinde kangren haline gelmiş olan alacağın değer kaybı sorunu daha da vahim bir hal almaktadır Alışılagelmiş hukuki imkanlar bu sorunun etkili bir şekilde giderilmesini temin edecek kapasiteden yoksundur İşte elinizdeki çalışma alacağın enflasyon karşısındaki değer kaybı meselesine insan hakları hukuku perspektifinden yaklaşarak mülkiyet hakkı bağlamında ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değer kaybını giderecek çözüm yollarını göstermektedir

On İki Levha Yayıncılık
Bir gecede ikiye üçe katlandığı 90 lı yıllardan günümüze enflasyon Türkiye nin birlikte yaşanmak zorunda olunan mutat sorunlarından biri ya da kötü talihi olarak süregelmiştir Enflasyonun artması sebebiyle para değer kaybettiğinden alım gücü düştüğünden ve geçim sıkıntısı baş gösterdiğinden halk arasında bu kavramın enflasyon canavarı şeklinde adlandırılması boşuna değildir Yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü faiz oranlarının daima enflasyonun altında kaldığı bir ekonomik ortamda ise bundan en fazla zarar gören para alacaklısı olmaktadır Şimdi 2020 li yıllarda Türkiye bir kez daha enflasyon canavarıyla karşı karşıya kalmış para adeta pul olmuştur Bu durumu engelleyecek tek araç olan faiz ise mevcut para politikaları sebebiyle alacağın değer kaybını engellemekten uzaktır O kadar ki halihazırda enflasyon oranları 80 lere varmakta iken yasal faiz önceleri 9 1 Haziran 2024 ten itibaren ise 24 olarak uygulanmaktadır Dahası ister yasal faiz ister en yüksek mevduat faizi ve isterse tecil faizi uygulanıyor olsun faiz oranları daima enflasyonun altında kaldığından alacak mütemadiyen değer kaybına uğramaktadır Kamulaştırma alacaklarından Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerine iş kazaları da dahil olmak üzere tazminat davalarından miras uyuşmazlıklarına icra dairelerine yahut mahkemelere depo edilen bedellerden vergi iadelerine kadar hemen hemen her alacak için durum böyledir Tüm bunların üzerine uzayan yargılama süreleri de eklendiğinde kangren haline gelmiş olan alacağın değer kaybı sorunu daha da vahim bir hal almaktadır Alışılagelmiş hukuki imkanlar bu sorunun etkili bir şekilde giderilmesini temin edecek kapasiteden yoksundur İşte elinizdeki çalışma alacağın enflasyon karşısındaki değer kaybı meselesine insan hakları hukuku perspektifinden yaklaşarak mülkiyet hakkı bağlamında ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değer kaybını giderecek çözüm yollarını göstermektedir