Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi — Crawford Brough Macpherson

Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi
Crawford Brough MacphersonKetebe Yayınları
Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi
Crawford Brough MacphersonKanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma

Ketebe Yayınları
PAUL KLEE NIN ÇAĞDAŞ SANAT ÜZERINE METNI Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma SANATI HEM DE GENEL OLARAK MODERN RESIMÜZERINE ÇARPICI BIR DÜŞÜNME GIRIŞIMI NABIAVCI NIN ZARIF TÜRKÇESIYLE

Ketebe Yayınları

Ketebe
Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma

Ketebe Yayıncılık
Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma

KETEBE YAYINEVİ
çev. Ali Karatay
Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma

Ketebe
çev. Karatay, Ali
PAUL KLEE NIN ÇAĞDAŞ SANAT ÜZERINE METNI Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma SANATI HEM DE GENEL OLARAK MODERN RESIM ÜZERINE ÇARPICI BIR DÜŞÜNME GIRIŞIMI NABI AVCI NIN ZARIF TÜRKÇESIYLE

Ketebe Yayınları
çev. Ali Karatay
Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma

Ketebe Yayınları
Crawford Brough Macpherson tarafından kaleme alınan Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi Ketebe Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi Crawford Brough Macpherson Kitap Özeti PAUL KLEE NIN ÇAĞDAŞ SANAT ÜZERINE METNI Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma SANATI HEM DE GENEL OLARAK MODERN RESIM ÜZERINE ÇARPICI BIR DÜŞÜNME GIRIŞIMI NABI AVCI NIN ZARIF TÜRKÇESIYLE Yayınevi Ketebe Yayınları Yazar Crawford Brough Macpherson Sayfa 412 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2024 Barkod 9786256309784 Kategori Siyaset Felsefesi

Ketebe Yayınları
PAUL KLEE NIN ÇAĞDAŞ SANAT ÜZERINE METNI Kanadalı siyaset bilimci Macpherson ın Mülkiyetçi Bireyciliğin Siyasal Teorisi adlı siyaset felsefesi klasiği Hobbes dan başlayıp Locke a kadar liberal siyaset felsefesini onun içindeki temel açmazları ortaya sermek adına didik didik ediyor ve bu düşünce geleneğinde mülkiyetçi bireycilik olarak kavramsallaştırdığı şeyin felsefi ve tarihsel kökenlerini araştırıyor Hobbes tan Locke a siyaset felsefesindeki bireyciliğin mülkiyetçi temellerini bireyin kişilik ve yetenekleriyle bağının en başta nasıl mülkiyet ilişkisi üzerinden tanımlandığını dolayısıyla dönem düşünürlerinin bireyi esas olarak kendi kişiliğinin ya da yeteneklerinin sahibi olarak gördüğünü dönem metinlerinin ve tartışmalarının izini sürerek ortaya seriyor ve nihayetinde bu varsayımların toplumsal ilişkileri kavramada nasıl etkileri olduğunun detaylara azami önem gösteren titiz bir analizini yapıyor Buna göre herkes topluma hiçbir borcu olmayan atomik bireyler olarak birbirinden yalıtılırken toplum da bu bireylerin piyasa tarafından belirlenmiş bir birlikteliği olarak görülmeye başlıyor Toplum bir mübadele ilişkileri toplamına dönüşürken siyasal toplum ise salt bu mübadele ilişkilerinin sürdürülmesinin bir vasıtası haline geliyor 17 yüzyıl siyaset felsefesine derinlemesine nüfuz eden bu metin günümüz kapitalist toplumsal ilişkilerinin felsefi kökenlerine dair klasik bir çalışma SANATI HEM DE GENEL OLARAK MODERN RESIMÜZERINE ÇARPICI BIR DÜŞÜNME GIRIŞIMI NABIAVCI NIN ZARIF TÜRKÇESIYLE