Mürekkebin Vurgun Tonları — Gözde Altay

Mürekkebin Vurgun Tonları
Gözde AltayHerdem Kitap
Mürekkebin Vurgun Tonları
Gözde AltaySuskundu mürekkep damlaları bir o kadar da vurgun Pare pare dağıtılan söz heceleri bir gün öyle bir dillendi ki gönül kafesi hüzün notalarıyla titredi Aşk kılıfı yasaklandı bitap düşen kömür yürek acıyla veryansın etti Çığlıklar artık sessiz düğümlerden ibaretti Gece saltanatına dökülen aydedenin gölgesi aile bahçesindeki yıldızların üzerine düşüverdi Gün ışığı yerini sonsuz gecelere bırakmıştı gecelerin ışığını yüklenen ay perdesi ansızın mahzen kuyuya gömülmüştü Ve sonra aradan zaman geçti günler ayları aylar yılları kovaladı zaman ağlarını sevenleri ayırmak için ördükçe ördü gönül nakkaşları işlendi dizelerce Her damlada her satırda mürekkebin nağmeleri dökülüverdi öylece Mürekkebin vurgun tonları seven gönlün senelerce içinde sakladığı gümbürdeyen oluk oluk akan bir nehirdi Bir gün çağladı çığlıklarını kopardı fırtınalarını konuşturdu her mısraya her satıra gürültüyle dökülüverdi Mürekkebin vurgun tonları Bulutlu gözün hikayesiydi Aşk tutmuştu can evinden Üşütmüştü kanatlanan kalbini Soba gibi tüten bir aşktı onlarınki Hüzünlü Masal yaşamışlardı Lakin kısaydı aşk masalları Bulutlu göz dökerdi sözlü yaşlarını Mürekkep vurgulardı tonlarını

Herdem Kitap
Suskundu mürekkep damlaları bir o kadar da vurgun Pare pare dağıtılan söz heceleri bir gün öyle bir dillendi ki gönül kafesi hüzün notalarıyla titredi Aşk kılıfı yasaklandı bitap düşen kömür yürek acıyla veryansın etti Çığlıklar artık sessiz düğümlerden ibaretti Gece saltanatına dökülen aydedenin gölgesi aile bahçesindeki yıldızların üzerine düşüverdi Gün ışığı yerini sonsuz gecelere bırakmıştı gecelerin ışığını yüklenen ay perdesi ansızın mahzen kuyuya gömülmüştü Ve sonra aradan zaman geçti günler ayları aylar yılları kovaladı zaman ağlarını sevenleri ayırmak için ördükçe ördü gönül nakkaşları işlendi dizelerce Her damlada her satırda mürekkebin nağmeleri dökülüverdi öylece Mürekkebin vurgun tonları seven gönlün senelerce içinde sakladığı gümbürdeyen oluk oluk akan bir nehirdi Bir gün çağladı çığlıklarını kopardı fırtınalarını konuşturdu her mısraya her satıra gürültüyle dökülüverdi Mürekkebin vurgun tonları Bulutlu gözün hikayesiydi Aşk tutmuştu can evinden Üşütmüştü kanatlanan kalbini Soba gibi tüten bir aşktı onlarınki Hüzünlü Masal yaşamışlardı Lakin kısaydı aşk masalları Bulutlu göz dökerdi sözlü yaşlarını Mürekkep vurgulardı tonlarını

Herdem Kitap
Suskundu mürekkep damlaları bir o kadar da vurgun Pare pare dağıtılan söz heceleri bir gün öyle bir dillendi ki gönül kafesi hüzün notalarıyla titredi Aşk kılıfı yasaklandı bitap düşen kömür yürek acıyla veryansın etti Çığlıklar artık sessiz düğümlerden ibaretti Gece saltanatına dökülen aydedenin gölgesi aile bahçesindeki yıldızların üzerine düşüverdi Gün ışığı yerini sonsuz gecelere bırakmıştı gecelerin ışığını yüklenen ay perdesi ansızın mahzen kuyuya gömülmüştü Ve sonra aradan zaman geçti günler ayları aylar yılları kovaladı zaman ağlarını sevenleri ayırmak için ördükçe ördü gönül nakkaşları işlendi dizelerce Her damlada her satırda mürekkebin nağmeleri dökülüverdi öylece Mürekkebin vurgun tonları seven gönlün senelerce içinde sakladığı gümbürdeyen oluk oluk akan bir nehirdi Bir gün çağladı çığlıklarını kopardı fırtınalarını konuşturdu her mısraya her satıra gürültüyle dökülüverdi Mürekkebin vurgun tonları Bulutlu gözün hikayesiydi Aşk tutmuştu can evinden Üşütmüştü kanatlanan kalbini Soba gibi tüten bir aşktı onlarınki Hüzünlü Masal yaşamışlardı Lakin kısaydı aşk masalları Bulutlu göz dökerdi sözlü yaşlarını Mürekkep vurgulardı tonlarını

Herdem Kitap
Suskundu mürekkep damlaları bir o kadar da vurgun Pare pare dağıtılan söz heceleri bir gün öyle bir dillendi ki gönül kafesi hüzün notalarıyla titredi Aşk kılıfı yasaklandı bitap düşen kömür yürek acıyla veryansın etti Çığlıklar artık sessiz düğümlerden ibaretti Gece saltanatına dökülen aydedenin gölgesi aile bahçesindeki yıldızların üzerine düşüverdi Gün ışığı yerini sonsuz gecelere bırakmıştı gecelerin ışığını yüklenen ay perdesi ansızın mahzen kuyuya gömülmüştü Ve sonra aradan zaman geçti günler ayları aylar yılları kovaladı zaman ağlarını sevenleri ayırmak için ördükçe ördü gönül nakkaşları işlendi dizelerce Her damlada her satırda mürekkebin nağmeleri dökülüverdi öylece Mürekkebin vurgun tonları seven gönlün senelerce içinde sakladığı gümbürdeyen oluk oluk akan bir nehirdi Bir gün çağladı çığlıklarını kopardı fırtınalarını konuşturdu her mısraya her satıra gürültüyle dökülüverdi Mürekkebin vurgun tonları Bulutlu gözün hikayesiydi Aşk tutmuştu can evinden Üşütmüştü kanatlanan kalbini Soba gibi tüten bir aşktı onlarınki Hüzünlü Masal yaşamışlardı Lakin kısaydı aşk masalları Bulutlu göz dökerdi sözlü yaşlarını Mürekkep vurgulardı tonlarını

Herdem Kitap
Suskundu mürekkep damlaları bir o kadar da vurgun Pare pare dağıtılan söz heceleri bir gün öyle bir dillendi ki gönül kafesi hüzün notalarıyla titredi Aşk kılıfı yasaklandı bitap düşen kömür yürek acıyla veryansın etti Çığlıklar artık sessiz düğümlerden ibaretti Gece saltanatına dökülen aydedenin gölgesi aile bahçesindeki yıldızların üzerine düşüverdi Gün ışığı yerini sonsuz gecelere bırakmıştı gecelerin ışığını yüklenen ay perdesi ansızın mahzen kuyuya gömülmüştü Ve sonra aradan zaman geçti günler ayları aylar yılları kovaladı zaman ağlarını sevenleri ayırmak için ördükçe ördü gönül nakkaşları işlendi dizelerce Her damlada her satırda mürekkebin nağmeleri dökülüverdi öylece Mürekkebin vurgun tonları seven gönlün senelerce içinde sakladığı gümbürdeyen oluk oluk akan bir nehirdi Bir gün çağladı çığlıklarını kopardı fırtınalarını konuşturdu her mısraya her satıra gürültüyle dökülüverdi Mürekkebin vurgun tonları Bulutlu gözün hikayesiydi Aşk tutmuştu can evinden Üşütmüştü kanatlanan kalbini Soba gibi tüten bir aşktı onlarınki Hüzünlü Masal yaşamışlardı Lakin kısaydı aşk masalları Bulutlu göz dökerdi sözlü yaşlarını Mürekkep vurgulardı tonlarını img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Herdem
Suskundu mürekkep damlaları bir o kadar da vurgun Pare pare dağıtılan söz heceleri bir gün öyle bir dillendi ki gönül kafesi hüzün notalarıyla titredi Aşk kılıfı yasaklandı bitap düşen kömür yürek acıyla veryansın etti Çığlıklar artık sessiz düğümlerden ibaretti Gece saltanatına dökülen aydedenin gölgesi aile bahçesindeki yıldızların üzerine düşüverdi Gün ışığı yerini sonsuz gecelere bırakmıştı gecelerin ışığını yüklenen ay perdesi ansızın mahzen kuyuya gömülmüştü Ve sonra aradan zaman geçti günler ayları aylar yılları kovaladı zaman ağlarını sevenleri ayırmak için ördükçe ördü gönül nakkaşları işlendi dizelerce Her damlada her satırda mürekkebin nağmeleri dökülüverdi öylece Mürekkebin vurgun tonları seven gönlün senelerce içinde sakladığı gümbürdeyen oluk oluk akan bir nehirdi Bir gün çağladı çığlıklarını kopardı fırtınalarını konuşturdu her mısraya her satıra gürültüyle dökülüverdi Mürekkebin vurgun tonları Bulutlu gözün hikayesiydi Aşk tutmuştu can evinden Üşütmüştü kanatlanan kalbini Soba gibi tüten bir aşktı onlarınki Hüzünlü Masal yaşamışlardı Lakin kısaydı aşk masalları Bulutlu göz dökerdi sözlü yaşlarını Mürekkep vurgulardı tonlarını