Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher — Mesudi

Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher
MesudiAnkara Okulu Yayınları
Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher
MesudiBu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü ẕ Ẕeheb ve Meʿâdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk

Ankara Okulu Yayınları
Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Ankara Okulu Yayınları
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

Ankara Okulu Yayınları
Bazı filozoflar gulyabanilerin anormal bir hayvan cinsi olduğunu onun şeklinin bozuk olup doğa kurallarının onu bağlamadığını söylerler O tek başına kendi biçiminde çıkarsa evinden uzaklaşır ve çöllerde yaşamak ister Bu insana ve yabani hayvana şekilsel olarak uygundur Bazı Hintli gruplar bunun yol alan kaybolmuş yıldızların doğması durumunda ortaya çıkan bir şey olduğunu söylerler Bu yıldızlardan birisi olan ve Kelbü l Cebbâr olarak bilinen Sirius yıldızının çıkması köpeklerde hastalığa sebebiyet verir Süheyl yıldızı kara bulutta yırtıcı hayvanlardan kurt keçi kafasını taşıyan kişi onun doğuşu sırasında çöllerde ve onun dışında bina ve harabelerde şekillerin ve şahısların ortaya çıkmasına sebep olur Bu durumu avam halk gulyabani olarak isimlendirir Bu yıldızlar kırk sekiz tanedir Batlamyus ve onun dışındaki eski ve yeni bilginler bunu söylemişlerdir Ebû Ma şer el Medḫalu l Kebîru ilâ ʿİlmi n Nücûm ismiyle bilinen kitabında bunu anlatmıştır Farklı hâllerde her yıldızın ortaya çıkma şekillerinin keyfiyetini anlatmıştır

Ankara Okulu Yayınları
çev. Mehmet Salih Geçit
Bu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü ẕ Ẕeheb ve Meʿâdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk

Ankara Okulu Yayınları
Bu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü ẕ Ẕeheb ve Meʿâdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk

ANKARA OKULU YAYINLARI
çev. Hüseyin Güneş
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

ANKARA OKULU YAYINLARI
çev. Doç. Dr. Mehmet Salih Geçit
Bu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü ẕ Ẕeheb ve Meʿâdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk

Ankara Okulu Yayınları
çev. Ahmet Yasin Tomakin
Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Ankara Okulu Yayınları
Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Ankara Okulu Yayınları
Mesudi tarafından kaleme alınan Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Ankara Okulu Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Mesudi Kitap Özeti Bu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü eheb ve Me âdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk Yayınevi Ankara Okulu Yayınları Yazar Mesudi Sayfa 450 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 50x23 00 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786256746138 Kategori Diğer İslam Kitapları

Ankara Okulu Yayınları
çev. Hüseyin Güneş
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

Ankara Okulu Yayınları
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

Ankara Okulu Yayınları
Bu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü ẕ Ẕeheb ve Meʿâdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk

Ankara Okulu Yayınları
çev. Sümeyye Revşen Okumuş
Bazı filozoflar gulyabanilerin anormal bir hayvan cinsi olduğunu onun şeklinin bozuk olup doğa kurallarının onu bağlamadığını söylerler O tek başına kendi biçiminde çıkarsa evinden uzaklaşır ve çöllerde yaşamak ister Bu insana ve yabani hayvana şekilsel olarak uygundur Bazı Hintli gruplar bunun yol alan kaybolmuş yıldızların doğması durumunda ortaya çıkan bir şey olduğunu söylerler Bu yıldızlardan birisi olan ve Kelbü l Cebbâr olarak bilinen Sirius yıldızının çıkması köpeklerde hastalığa sebebiyet verir Süheyl yıldızı kara bulutta yırtıcı hayvanlardan kurt keçi kafasını taşıyan kişi onun doğuşu sırasında çöllerde ve onun dışında bina ve harabelerde şekillerin ve şahısların ortaya çıkmasına sebep olur Bu durumu avam halk gulyabani olarak isimlendirir Bu yıldızlar kırk sekiz tanedir Batlamyus ve onun dışındaki eski ve yeni bilginler bunu söylemişlerdir Ebû Ma şer el Medḫalu l Kebîru ilâ ʿİlmi n Nücûm ismiyle bilinen kitabında bunu anlatmıştır Farklı hâllerde her yıldızın ortaya çıkma şekillerinin keyfiyetini anlatmıştır

Ankara Okulu Yayınları
Bazı filozoflar gulyabanilerin anormal bir hayvan cinsi olduğunu onun şeklinin bozuk olup doğa kurallarının onu bağlamadığını söylerler O tek başına kendi biçiminde çıkarsa evinden uzaklaşır ve çöllerde yaşamak ister Bu insana ve yabani hayvana şekilsel olarak uygundur Bazı Hintli gruplar bunun yol alan kaybolmuş yıldızların doğması durumunda ortaya çıkan bir şey olduğunu söylerler Bu yıldızlardan birisi olan ve Kelbü l Cebbâr olarak bilinen Sirius yıldızının çıkması köpeklerde hastalığa sebebiyet verir Süheyl yıldızı kara bulutta yırtıcı hayvanlardan kurt keçi kafasını taşıyan kişi onun doğuşu sırasında çöllerde ve onun dışında bina ve harabelerde şekillerin ve şahısların ortaya çıkmasına sebep olur Bu durumu avam halk gulyabani olarak isimlendirir Bu yıldızlar kırk sekiz tanedir Batlamyus ve onun dışındaki eski ve yeni bilginler bunu söylemişlerdir Ebû Ma şer el Medḫalu l Kebîru ilâ ʿİlmi n Nücûm ismiyle bilinen kitabında bunu anlatmıştır Farklı hâllerde her yıldızın ortaya çıkma şekillerinin keyfiyetini anlatmıştır

Ankara Okulu Yayınları
Mesudi tarafından kaleme alınan Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Ankara Okulu Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Mesudi Kitap Özeti Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker Yayınevi Ankara Okulu Yayınları Yazar Mesudi Sayfa 412 Sayfa Kağıt Kuşe Boyut 14 50x23 00 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786256746169 Kategori Diğer İslam Kitapları

Ankara Okulu Yayınları
Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Ankara Okulu Yayınları
Mesudi tarafından kaleme alınan Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Ankara Okulu Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Mesudi Kitap Özeti Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu Yayınevi Ankara Okulu Yayınları Yazar Mesudi Sayfa 460 Sayfa Kağıt Kuşe Boyut 14 50x23 00 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786256746152 Kategori Diğer İslam Kitapları

Ankara Okulu
çev. Geçit, Mehmet Salih
Bu kitabımı ihtiva ettiği bilgilerin oldukça kıymetli ele aldığı konuların son derece önemli olması sebebiyle Mürûcü eheb ve Me âdinü l Cevher şeklinde isimlendirdim Kitabımızdaki bilgileri tarih ilmiyle ilgili daha önce yazdığımız kitaplarımızdaki değerli bilgiler ve bu konuda ilk telif ettiğimiz eserlerimizdeki temel konular arasından seçerek oluşturduk Bu sebeple bu kitabımı daha önce yazdığım kitaplarımın maksatlarına dikkat çekecek akıllı bir ilim ve edebiyat talibinin bilmesi ve bilmemesi mazur görülmeyecek bütün malumatı ihtiva edecek bir tarzda yazdım Bu kitabımızda tarihle ilgili hiçbir ilim türünü terk etmeden haber ilimleri konusunda hiçbir alanı ihmal etmeden öncekilerden bize geçen eser ve rivayetlerin hiçbirinin metodunu terk etmeden hepsini sunduk Bunu yaparken de ya bu tür bilgileri detaylı bir şekilde açıkladık ya mücmel bir şekilde zikrettik ya işaret yoluyla ilgili konuya değindik ya da değişik ibareler kapsamında telmihte bulunduk

Ankara Okulu Yayınları
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

Ankara Okulu Yayınları
Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Ankara Okulu Yayınları
Mesudi tarafından kaleme alınan Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Ankara Okulu Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mürucü z Zeheb ve Meadinü l Cevher Mesudi Kitap Özeti Bazı filozoflar gulyabanilerin anormal bir hayvan cinsi olduğunu onun şeklinin bozuk olup doğa kurallarının onu bağlamadığını söylerler O tek başına kendi biçiminde çıkarsa evinden uzaklaşır ve çöllerde yaşamak ister Bu insana ve yabani hayvana şekilsel olarak uygundur Bazı Hintli gruplar bunun yol alan kaybolmuş yıldızların doğması durumunda ortaya çıkan bir şey olduğunu söylerler Bu yıldızlardan birisi olan ve Kelbü l Cebbâr olarak bilinen Sirius yıldızının çıkması köpeklerde hastalığa sebebiyet verir Süheyl yıldızı kara bulutta yırtıcı hayvanlardan kurt keçi kafasını taşıyan kişi onun doğuşu sırasında çöllerde ve onun dışında bina ve harabelerde şekillerin ve şahısların ortaya çıkmasına sebep olur Bu durumu avam halk gulyabani olarak isimlendirir Bu yıldızlar kırk sekiz tanedir Batlamyus ve onun dışındaki eski ve yeni bilginler bunu söylemişlerdir Ebû Ma şer el Med alu l Kebîru ilâ İlmi n Nücûm ismiyle bilinen kitabında bunu anlatmıştır Farklı hâllerde her yıldızın ortaya çıkma şekillerinin keyfiyetini anlatmıştır Yayınevi Ankara Okulu Yayınları Yazar Mesudi Sayfa 432 Sayfa Kağıt Kuşe Boyut 14 50x23 00 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786256746145 Kategori Diğer İslam Kitapları

Ankara Okulu Yayınları
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

Ankara Okulu Yayınları
Bazı filozoflar gulyabanilerin anormal bir hayvan cinsi olduğunu onun şeklinin bozuk olup doğa kurallarının onu bağlamadığını söylerler O tek başına kendi biçiminde çıkarsa evinden uzaklaşır ve çöllerde yaşamak ister Bu insana ve yabani hayvana şekilsel olarak uygundur Bazı Hintli gruplar bunun yol alan kaybolmuş yıldızların doğması durumunda ortaya çıkan bir şey olduğunu söylerler Bu yıldızlardan birisi olan ve Kelbü l Cebbâr olarak bilinen Sirius yıldızının çıkması köpeklerde hastalığa sebebiyet verir Süheyl yıldızı kara bulutta yırtıcı hayvanlardan kurt keçi kafasını taşıyan kişi onun doğuşu sırasında çöllerde ve onun dışında bina ve harabelerde şekillerin ve şahısların ortaya çıkmasına sebep olur Bu durumu avam halk gulyabani olarak isimlendirir Bu yıldızlar kırk sekiz tanedir Batlamyus ve onun dışındaki eski ve yeni bilginler bunu söylemişlerdir Ebû Ma şer el Medḫalu l Kebîru ilâ ʿİlmi n Nücûm ismiyle bilinen kitabında bunu anlatmıştır Farklı hâllerde her yıldızın ortaya çıkma şekillerinin keyfiyetini anlatmıştır

Ankara Okulu
çev. Tomakin, Ahmet Yasin
Bir gün Müstekfî Kâtip Yahyâ b Şirzâd a şöyle anlattı Söylendiğine göre Haccâc b Yûsuf Îraklılardan Şamlı adamlarında bulunmayan meziyetlere sahip gördüğü bazı kişileri seçmiş Bu da Şamlılara ağır gelmiş ve konu üzerine konuşmaya başlamışlardı Onların konuşmaları Haccâc a ulaşınca iki taraftan bazılarını yanına almış ve atlara binerek onları çölün içlerine götürmüş Burada onlara uzaktan bir deve kervanı görünmüş Haccâc Şamlılardan birini çağırıp ona Git ve şu görünen ne bak durumunu araştır demiş Çok geçmeden adam gelmiş ve onun bir kervan olduğunu söylemiş Haccâc Yüklü mü yüksüz mü diye sorunca da adam Bilmiyorum fakat hemen dönüp öğreneyim demiş Sonra Haccâc Îraklılardan birine Şamlıya verdiği emrin benzerini vermiş Îraklı dönünce Haccâc Şamlıların yanında ona yönelerek O ne diye sormuş O da Kervan demiş Kaç kişiler diye sormuş Otuz demiş Ne taşıyorlar diye sormuş Zeytinyağı demiş Nereden yola çıkmışlar diye sormuş Şu yerden demiş Nereye gidiyorlar diye sormuş Şu yere demiş Başları kim diye sormuş Şu kişi demiş Bunun üzerine İbn Şirzâd şu şiiri okudu Ulakların en kötüsüdür efendisinin Benzer iş için gönderdiği iki sefer Hikmet ehli de bu konuda der ki Akılsız başın cezasını ayaklar çeker

Ankara Okulu
çev. Güneş, Hüseyin
Muaviye nin siyasetteki mahareti ve ustalığı havas ve avamın kalbini kazanması o dereceye ulaştı ki Kufe halkından bir adam Sıffin Savaşı ndan yeni çıktıkları bir dönemde devesinin üzerinde Dımaşk a girdi Dımaşklı bir adam onu tutup Bu benim dişi devemdir nâke Sıffin de benden alındı dedi Davaları Muaviye ye götürüldü Dımaşklı onun kendi dişi devesi olduğuna dair elli adamı şahit gösterdi Muaviye de Kufelinin aleyhine hükmetti ve deveyi ona teslim etmesini emretti Bunun üzerine Kufeli Allah seni ıslah etsin o erkek devedir cemel dişi deve nâke değil dedi Muaviye de Hüküm yürürlüğe girdi dedi Onların ayrılmasından sonra Kufeliye gizlice adam gönderip huzuruna getirtti Ona devesinin fiyatını sordu ve fiyatının iki katını ona ödedi Ona ihsanlarda bulundu ve Benim içlerinde erkek deve ile dişi deveyi ayırabilecek hiç kimsenin olmadığı yüz bin kişiyle kendisiyle savaştığımı Ali ye söyle dedi Muaviye ye itaatleri konusundaki durumları Ali ye ulaşmıştı öyle ki Sıffın a yürürlerken çarşamba günü onlara cuma namazı kıldırmıştı Çarpışma sırasında da kafalarını ona ödünç vermiş ve böylece saldırıya geçmişlerdi Amr b As ın Ammar b Yasir i zafer kazanmak için savaş meydanına çıkaran Ali öldürmüştür sözüne de inandılar Sonra Muaviye kendisine itaatleri konusunu o dereceye vardırdı ki Ali ye lanet etmeyi onlar için gelenek haline getirdi Çocuklar bu hal üzere büyüyor yaşlılar bu hal üzere ölüyordu

Ankara Okulu
çev. Okumuş, Sümeyye Revşen
Bazı filozoflar gulyabanilerin anormal bir hayvan cinsi olduğunu onun şeklinin bozuk olup doğa kurallarının onu bağlamadığını söylerler O tek başına kendi biçiminde çıkarsa evinden uzaklaşır ve çöllerde yaşamak ister Bu insana ve yabani hayvana şekilsel olarak uygundur Bazı Hintli gruplar bunun yol alan kaybolmuş yıldızların doğması durumunda ortaya çıkan bir şey olduğunu söylerler Bu yıldızlardan birisi olan ve Kelbü l Cebbâr olarak bilinen Sirius yıldızının çıkması köpeklerde hastalığa sebebiyet verir Süheyl yıldızı kara bulutta yırtıcı hayvanlardan kurt keçi kafasını taşıyan kişi onun doğuşu sırasında çöllerde ve onun dışında bina ve harabelerde şekillerin ve şahısların ortaya çıkmasına sebep olur Bu durumu avam halk gulyabani olarak isimlendirir Bu yıldızlar kırk sekiz tanedir Batlamyus ve onun dışındaki eski ve yeni bilginler bunu söylemişlerdir Ebû Ma şer el Med alu l Kebîru ilâ İlmi n Nücûm ismiyle bilinen kitabında bunu anlatmıştır Farklı hâllerde her yıldızın ortaya çıkma şekillerinin keyfiyetini anlatmıştır