Müsebbib — Safvet Nezihi

Müsebbib
Safvet NezihiDorlion Yayınları
Müsebbib
Safvet NezihiMesuliyet müsebbibe aittir Yapmamış olsak bizi de mahvederlerdi Biz de o istibdattan öyle korkardık Biraz çaldık çırptık ise o da genele uymak içindi Rüşvet almadık diye iftihar eden hükümet adamlarından bazıları da yetmiş seksen bin kuruş maaş almadılar mı Akrabasından tut da uşaklarına varıncaya kadar devlet hazinesinden binlerce kuruş çekmediler mi Bu yağma değildir de nedir Onları bizimle beraber niçin itham etmiyorsunuz Niçin o doğruluk taslayan vezir ile bakanlara sormuyorsunuz On kuruşluk değeriniz olmadığı halde maaşlarınızdan hazineler biriktirdiniz Bunlar hangi hizmetlerinize karşılık idi İstibdadın önünde eğildiniz kanuna aykırı olan her emrine itaat ettiniz Zorbalığın ezası eziyeti kanatları altına sıkıştınız İcraatını alkışladınız Zulümlerini hakkaniyetin aslı olmak üzere kabul ettiniz Sonra Bir demir pençe o istibdadı sarsarak esaslarını çürüttüğü gibi Biz doğruluktan ayrılmadık rüşvet almadık Jurnalcilik etmedik Hiçbir suretle lekelenmedik diyorsunuz Hâlâ o riya hâlâ o riyakârlık Bir kelime ile kendinizi temize çıkarmaya cesaret edemiyorsunuz Gerçeküstü bir cesaretle müsebbib gerçek müsebbibi biz değiliz diyemiyorsunuz İstibdat Devri nin bir aileye yaşattığı olaylar üzerine kurulu olan bu romanında Safvet Nezihi içten ve doğal üslubu ile sadece yaşananlara dikkat çekmekle kalmıyor tarihi bir dönemin sıkıntılarını da kendine has diliyle ortaya koyarken insanın insana yaptıklarını anlatıyor Ve kitabı bitirdiğiniz zaman yaşamınızı o günler ile kıyaslayıvereceksiniz gibi geliyor insana

Dorlion Yayınevi
Mesuliyet müsebbibe aittir Yapmamış olsak bizi de mahvederlerdi Biz de o istibdattan öyle korkardık Biraz çaldık çırptık ise o da genele uymak içindi Rüşvet almadık diye iftihar eden hükümet adamlarından bazıları da yetmiş seksen bin kuruş maaş almadılar mı Akrabasından tut da uşaklarına varıncaya kadar devlet hazinesinden binlerce kuruş çekmediler mi Bu yağma değildir de nedir Onları bizimle beraber niçin itham etmiyorsunuz Niçin o doğruluk taslayan vezir ile bakanlara sormuyorsunuz On kuruşluk değeriniz olmadığı halde maaşlarınızdan hazineler biriktirdiniz Bunlar hangi hizmetlerinize karşılık idi İstibdadın önünde eğildiniz kanuna aykırı olan her emrine itaat ettiniz Zorbalığın ezası eziyeti kanatları altına sıkıştınız İcraatını alkışladınız Zulümlerini hakkaniyetin aslı olmak üzere kabul ettiniz Sonra Bir demir pençe o istibdadı sarsarak esaslarını çürüttüğü gibi Biz doğruluktan ayrılmadık rüşvet almadık Jurnalcilik etmedik Hiçbir suretle lekelenmedik diyorsunuz Hâlâ o riya hâlâ o riyakârlık Bir kelime ile kendinizi temize çıkarmaya cesaret edemiyorsunuz Gerçeküstü bir cesaretle müsebbib gerçek müsebbibi biz değiliz diyemiyorsunuz İstibdat Devri nin bir aileye yaşattığı olaylar üzerine kurulu olan bu romanında Safvet Nezihi içten ve doğal üslubu ile sadece yaşananlara dikkat çekmekle kalmıyor tarihi bir dönemin sıkıntılarını da kendine has diliyle ortaya koyarken insanın insana yaptıklarını anlatıyor Ve kitabı bitirdiğiniz zaman yaşamınızı o günler ile kıyaslayıvereceksiniz gibi geliyor insana

Dorlion Yayınları
Mesuliyet müsebbibe aittir Yapmamış olsak bizi de mahvederlerdi Biz de o istibdattan öyle korkardık Biraz çaldık çırptık ise o da genele uymak içindi Rüşvet almadık diye iftihar eden hükümet adamlarından bazıları da yetmiş seksen bin kuruş maaş almadılar mı Akrabasından tut da uşaklarına varıncaya kadar devlet hazinesinden binlerce kuruş çekmediler mi Bu yağma değildir de nedir Onları bizimle beraber niçin itham etmiyorsunuz Niçin o doğruluk taslayan vezir ile bakanlara sormuyorsunuz On kuruşluk değeriniz olmadığı halde maaşlarınızdan hazineler biriktirdiniz Bunlar hangi hizmetlerinize karşılık idi İstibdadın önünde eğildiniz kanuna aykırı olan her emrine itaat ettiniz Zorbalığın ezası eziyeti kanatları altına sıkıştınız İcraatını alkışladınız Zulümlerini hakkaniyetin aslı olmak üzere kabul ettiniz Sonra Bir demir pençe o istibdadı sarsarak esaslarını çürüttüğü gibi Biz doğruluktan ayrılmadık rüşvet almadık Jurnalcilik etmedik Hiçbir suretle lekelenmedik diyorsunuz Hâlâ o riya hâlâ o riyakârlık Bir kelime ile kendinizi temize çıkarmaya cesaret edemiyorsunuz Gerçeküstü bir cesaretle müsebbib gerçek müsebbibi biz değiliz diyemiyorsunuz İstibdat Devri nin bir aileye yaşattığı olaylar üzerine kurulu olan bu romanında Safvet Nezihi içten ve doğal üslubu ile sadece yaşananlara dikkat çekmekle kalmıyor tarihi bir dönemin sıkıntılarını da kendine has diliyle ortaya koyarken insanın insana yaptıklarını anlatıyor Ve kitabı bitirdiğiniz zaman yaşamınızı o günler ile kıyaslayıvereceksiniz gibi geliyor insana

Dorlion Yayınevi
Mesuliyet müsebbibe aittir Yapmamış olsak bizi de mahvederlerdi Biz de o istibdattan öyle korkardık Biraz çaldık çırptık ise o da genele uymak içindi Rüşvet almadık diye iftihar eden hükümet adamlarından bazıları da yetmiş seksen bin kuruş maaş almadılar mı Akrabasından tut da uşaklarına varıncaya kadar devlet hazinesinden binlerce kuruş çekmediler mi Bu yağma değildir de nedir Onları bizimle beraber niçin itham etmiyorsunuz Niçin o doğruluk taslayan vezir ile bakanlara sormuyorsunuz On kuruşluk değeriniz olmadığı halde maaşlarınızdan hazineler biriktirdiniz Bunlar hangi hizmetlerinize karşılık idi İstibdadın önünde eğildiniz kanuna aykırı olan her emrine itaat ettiniz Zorbalığın ezası eziyeti kanatları altına sıkıştınız İcraatını alkışladınız Zulümlerini hakkaniyetin aslı olmak üzere kabul ettiniz Sonra Bir demir pençe o istibdadı sarsarak esaslarını çürüttüğü gibi Biz doğruluktan ayrılmadık rüşvet almadık Jurnalcilik etmedik Hiçbir suretle lekelenmedik diyorsunuz Hâlâ o riya hâlâ o riyakârlık Bir kelime ile kendinizi temize çıkarmaya cesaret edemiyorsunuz Gerçeküstü bir cesaretle müsebbib gerçek müsebbibi biz değiliz diyemiyorsunuz İstibdat Devri nin bir aileye yaşattığı olaylar üzerine kurulu olan bu romanında Safvet Nezihi içten ve doğal üslubu ile sadece yaşananlara dikkat çekmekle kalmıyor tarihi bir dönemin sıkıntılarını da kendine has diliyle ortaya koyarken insanın insana yaptıklarını anlatıyor Ve kitabı bitirdiğiniz zaman yaşamınızı o günler ile kıyaslayıvereceksiniz gibi geliyor insana

Dorlion
Mesuliyet müsebbibe aittir Yapmamış olsak bizi de mahvederlerdi Biz de o istibdattan öyle korkardık Biraz çaldık çırptık ise o da genele uymak içindi Rüşvet almadık diye iftihar eden hükümet adamlarından bazıları da yetmiş seksen bin kuruş maaş almadılar mı Akrabasından tut da uşaklarına varıncaya kadar devlet hazinesinden binlerce kuruş çekmediler mi Bu yağma değildir de nedir Onları bizimle beraber niçin itham etmiyorsunuz Niçin o doğruluk taslayan vezir ile bakanlara sormuyorsunuz On kuruşluk değeriniz olmadığı halde maaşlarınızdan hazineler biriktirdiniz Bunlar hangi hizmetlerinize karşılık idi İstibdadın önünde eğildiniz kanuna aykırı olan her emrine itaat ettiniz Zorbalığın ezası eziyeti kanatları altına sıkıştınız İcraatını alkışladınız Zulümlerini hakkaniyetin aslı olmak üzere kabul ettiniz Sonra Bir demir pençe o istibdadı sarsarak esaslarını çürüttüğü gibi Biz doğruluktan ayrılmadık rüşvet almadık Jurnalcilik etmedik Hiçbir suretle lekelenmedik diyorsunuz Hâlâ o riya hâlâ o riyakârlık Bir kelime ile kendinizi temize çıkarmaya cesaret edemiyorsunuz Gerçeküstü bir cesaretle müsebbib gerçek müsebbibi biz değiliz diyemiyorsunuz İstibdat Devri nin bir aileye yaşattığı olaylar üzerine kurulu olan bu romanında Safvet Nezihi içten ve doğal üslubu ile sadece yaşananlara dikkat çekmekle kalmıyor tarihi bir dönemin sıkıntılarını da kendine has diliyle ortaya koyarken insanın insana yaptıklarını anlatıyor Ve kitabı bitirdiğiniz zaman yaşamınızı o günler ile kıyaslayıvereceksiniz gibi geliyor insana

Dorlion Yayınları
Mesuliyet müsebbibe aittir Yapmamış olsak bizi de mahvederlerdi Biz de o istibdattan öyle korkardık Biraz çaldık çırptık ise o da genele uymak içindi Rüşvet almadık diye iftihar eden hükümet adamlarından bazıları da yetmiş seksen bin kuruş maaş almadılar mı Akrabasından tut da uşaklarına varıncaya kadar devlet hazinesinden binlerce kuruş çekmediler mi Bu yağma değildir de nedir Onları bizimle beraber niçin itham etmiyorsunuz Niçin o doğruluk taslayan vezir ile bakanlara sormuyorsunuz On kuruşluk değeriniz olmadığı halde maaşlarınızdan hazineler biriktirdiniz Bunlar hangi hizmetlerinize karşılık idi İstibdadın önünde eğildiniz kanuna aykırı olan her emrine itaat ettiniz Zorbalığın ezası eziyeti kanatları altına sıkıştınız İcraatını alkışladınız Zulümlerini hakkaniyetin aslı olmak üzere kabul ettiniz Sonra Bir demir pençe o istibdadı sarsarak esaslarını çürüttüğü gibi Biz doğruluktan ayrılmadık rüşvet almadık Jurnalcilik etmedik Hiçbir suretle lekelenmedik diyorsunuz Hâlâ o riya hâlâ o riyakârlık Bir kelime ile kendinizi temize çıkarmaya cesaret edemiyorsunuz Gerçeküstü bir cesaretle müsebbib gerçek müsebbibi biz değiliz diyemiyorsunuz İstibdat Devri nin bir aileye yaşattığı olaylar üzerine kurulu olan bu romanında Safvet Nezihi içten ve doğal üslubu ile sadece yaşananlara dikkat çekmekle kalmıyor tarihi bir dönemin sıkıntılarını da kendine has diliyle ortaya koyarken insanın insana yaptıklarını anlatıyor Ve kitabı bitirdiğiniz zaman yaşamınızı o günler ile kıyaslayıvereceksiniz gibi geliyor insana

Fidan Kitabevi
Safvet Nezihi her ne kadar bağımsız bir yazar olarak tanınsa da romanlarında kullandığı dil ve yarattığı karakterler bakımından Edebiyat ı Cedide Dönemi yazarlarının tesirinde kalmıştır II Abdülhamit Dönemi nde edebiyat dünyasına giren yazar eserlerinin çoğunu basın yayın üzerindeki sansürün en yoğun olduğu yıllarda kaleme alır Devrin ağır havasında bunalan diğer yazarlar gibi Safvet Nezihi de ülkedeki siyasî baskı yüzünden II Meşrutiyet in ilanına kadar yayımladığı romanlarda sosyal konulara değinememiştir 1910 da basılan Müsebbib te ise bir yandan II Abdülhamit Dönemi yönetiminin bir ailenin üç kuşak bireyleri üzerindeki zulmünü dile getirirken diğer yandan da ha ye teşkilatı jurnalcilik muhacir sorunu kimi kurum ve kuruluşlardaki yozlaşmalar gibi dönemin siyasî ve sosyal sorunlarını çarpıcı sahnelerle göz önüne serer Nedim Paşa elini küçük çantanın içine soktu Anahtarı aldı Rana nın o anda vücudu baştan ayağa titredi Üzerine koşmak ona saldırmak için bir olağanüstü bir harekette bulundu O sırada gözüne Paşa nın konsol üzerine bıraktığı revolveri ilişti Elini uzattı Bu kurtuluş aletini kaptı İstibdadın dönüşüne aracı olmak isteyen bu alçak ve se l yaratığın üzerine sıktı sıktı Artık o bedbaht kadının kalbindeki ıstırap volkan ı patlamıştı

Fidan Kitap
Safvet Nezihi her ne kadar bağımsız bir yazar olarak tanınsa da romanlarında kullandığı dil ve yarattığı karakterler bakımından Edebiyat ı Cedide Dönemi yazarlarının tesirinde kalmıştır II Abdülhamit Dönemi nde edebiyat dünyasına giren yazar eserlerinin çoğunu basın yayın üzerindeki sansürün en yoğun olduğu yıllarda kaleme alır Devrin ağır havasında bunalan diğer yazarlar gibi Safvet Nezihi de ülkedeki siyasî baskı yüzünden II Meşrutiyet in ilanına kadar yayımladığı romanlarda sosyal konulara değinememiştir 1910 da basılan Müsebbib te ise bir yandan II Abdülhamit Dönemi yönetiminin bir ailenin üç kuşak bireyleri üzerindeki zulmünü dile getirirken diğer yandan da hafiye teşkilatı jurnalcilik muhacir sorunu kimi kurum ve kuruluşlardaki yozlaşmalar gibi dönemin siyasî ve sosyal sorunlarını çarpıcı sahnelerle göz önüne serer Nedim Paşa elini küçük çantanın içine soktu Anahtarı aldı Rana nın o anda vücudu baştan ayağa titredi Üzerine koşmak ona saldırmak için bir olağanüstü bir harekette bulundu O sırada gözüne Paşa nın konsol üzerine bıraktığı revolveri ilişti Elini uzattı Bu kurtuluş aletini kaptı İstibdadın dönüşüne aracı olmak isteyen bu alçak ve sefil yaratığın üzerine sıktı sıktı Artık o bedbaht kadının kalbindeki ıstırap volkan ı patlamıştı

Oğlak Yayıncılık
Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birerzindanlarda sürgünlerde mahvedildi Artık hiç kimse ağızaçamaz söz söyleyemez oldu Beş on zalim yaktıklarıevlerle yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar gelirlerkuruyorlar Fakat fakat ötede millet mahvoluyor Memleketin serveti bitiyor mali itibarı düşüyor ahalisiperişan oluyor Nasıl söyleyeyim bilmem kısaca çöküşeyaklaşıyor Birkaç müstebit zalimin elinde koca milletâdeta oyuncak Onları kırıp geçiriyorlar Soyup soğanaçeviriyorlar Fakat kimin ne haddine Memlekette kanun adalet insaf yok de de gör Katiller gibi Taşkışla larda zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler O dereceki insanı dünyaya geldiğine Osmanlı doğduğuna pişmanederler Müsebbib II Abdülhamid istibdatına karşı ilkkıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türkmuhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığıyıkımı anlatan bir romandır Balkanlarda kaybedilentoprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselenII Abdülhamid in ceberrut istibdatının devrilmesininhemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı Tamer Erdoğan ın özgün metinden hazırladığısadeleştirilmiş baskısıyla Müsebbib OğlakYayınları nda Tanıtım Bülteninden

Oğlak Yayınları
Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birerzindanlarda sürgünlerde mahvedildi Artık hiç kimse ağızaçamaz söz söyleyemez oldu Beş on zalim yaktıklarıevlerle yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar gelirlerkuruyorlar Fakat fakat ötede millet mahvoluyor Memleketin serveti bitiyor mali itibarı düşüyor ahalisiperişan oluyor Nasıl söyleyeyim bilmem kısaca çöküşeyaklaşıyor Birkaç müstebit zalimin elinde koca milletâdeta oyuncak Onları kırıp geçiriyorlar Soyup soğanaçeviriyorlar Fakat kimin ne haddine Memlekette kanun adalet insaf yok de de gör Katiller gibi Taşkışla larda zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler O dereceki insanı dünyaya geldiğine Osmanlı doğduğuna pişmanederler Müsebbib II Abdülhamid istibdatına karşı ilkkıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türkmuhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığıyıkımı anlatan bir romandır Balkanlarda kaybedilentoprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselenII Abdülhamid in ceberrut istibdatının devrilmesininhemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı Tamer Erdoğan ın özgün metinden hazırladığısadeleştirilmiş baskısıyla Müsebbib OğlakYayınları nda

Fidan Kitap
Safvet Nezihi her ne kadar bağımsız bir yazar olarak tanınsa da romanlarında kullandığı dil ve yarattığı karakterler bakımından Edebiyat ı Cedide Dönemi yazarlarının tesirinde kalmıştır II Abdülhamit Dönemi nde edebiyat dünyasına giren yazar eserlerinin çoğunu basın yayın üzerindeki sansürün en yoğun olduğu yıllarda kaleme alır Devrin ağır havasında bunalan diğer yazarlar gibi Safvet Nezihi de ülkedeki siyasî baskı yüzünden II Meşrutiyet in ilanına kadar yayımladığı romanlarda sosyal konulara değinememiştir 1910 da basılan Müsebbib te ise bir yandan II Abdülhamit Dönemi yönetiminin bir ailenin üç kuşak bireyleri üzerindeki zulmünü dile getirirken diğer yandan da hafiye teşkilatı jurnalcilik muhacir sorunu kimi kurum ve kuruluşlardaki yozlaşmalar gibi dönemin siyasî ve sosyal sorunlarını çarpıcı sahnelerle göz önüne serer Nedim Paşa elini küçük çantanın içine soktu Anahtarı aldı Rana nın o anda vücudu baştan ayağa titredi Üzerine koşmak ona saldırmak için bir olağanüstü bir harekette bulundu O sırada gözüne Paşa nın konsol üzerine bıraktığı revolveri ilişti Elini uzattı Bu kurtuluş aletini kaptı İstibdadın dönüşüne aracı olmak isteyen bu alçak ve sefil yaratığın üzerine sıktı sıktı Artık o bedbaht kadının kalbindeki ıstırap volkan ı patlamıştı

Fidan Kitap
Safvet Nezihi her ne kadar bağımsız bir yazar olarak tanınsa da romanlarında kullandığı dil ve yarattığı karakterler bakımından Edebiyat ı Cedide Dönemi yazarlarının tesirinde kalmıştır II Abdülhamit Dönemi nde edebiyat dünyasına giren yazar eserlerinin çoğunu basın yayın üzerindeki sansürün en yoğun olduğu yıllarda kaleme alır Devrin ağır havasında bunalan diğer yazarlar gibi Safvet Nezihi de ülkedeki siyasî baskı yüzünden II Meşrutiyet in ilanına kadar yayımladığı romanlarda sosyal konulara değinememiştir 1910 da basılan Müsebbib te ise bir yandan II Abdülhamit Dönemi yönetiminin bir ailenin üç kuşak bireyleri üzerindeki zulmünü dile getirirken diğer yandan da ha ye teşkilatı jurnalcilik muhacir sorunu kimi kurum ve kuruluşlardaki yozlaşmalar gibi dönemin siyasî ve sosyal sorunlarını çarpıcı sahnelerle göz önüne serer Nedim Paşa elini küçük çantanın içine soktu Anahtarı aldı Rana nın o anda vücudu baştan ayağa titredi Üzerine koşmak ona saldırmak için bir olağanüstü bir harekette bulundu O sırada gözüne Paşa nın konsol üzerine bıraktığı revolveri ilişti Elini uzattı Bu kurtuluş aletini kaptı İstibdadın dönüşüne aracı olmak isteyen bu alçak ve se l yaratığın üzerine sıktı sıktı Artık o bedbaht kadının kalbindeki ıstırap volkan ı patlamıştı

Oğlak Yayıncılık
Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birerzindanlarda sürgünlerde mahvedildi Artık hiç kimse ağızaçamaz söz söyleyemez oldu Beş on zalim yaktıklarıevlerle yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar gelirlerkuruyorlar Fakat fakat ötede millet mahvoluyor Memleketin serveti bitiyor mali itibarı düşüyor ahalisiperişan oluyor Nasıl söyleyeyim bilmem kısaca çöküşeyaklaşıyor Birkaç müstebit zalimin elinde koca milletâdeta oyuncak Onları kırıp geçiriyorlar Soyup soğanaçeviriyorlar Fakat kimin ne haddine Memlekette kanun adalet insaf yok de de gör Katiller gibi Taşkışla larda zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler O dereceki insanı dünyaya geldiğine Osmanlı doğduğuna pişmanederler Müsebbib II Abdülhamid istibdatına karşı ilkkıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türkmuhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığıyıkımı anlatan bir romandır Balkanlarda kaybedilentoprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselenII Abdülhamid in ceberrut istibdatının devrilmesininhemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı Tamer Erdoğan ın özgün metinden hazırladığısadeleştirilmiş baskısıyla Müsebbib OğlakYayınları nda

Oğlak Yayıncılık
Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birer zindanlarda sürgünlerde mahvedildi Artık hiç kimse ağız açamaz söz söyleyemez oldu Beş on zalim yaktıkları evlerle yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar gelirler kuruyorlar Fakat fakat ötede millet mahvoluyor Memleketin serveti bitiyor mali itibarı düşüyor ahalisi perişan oluyor Nasıl söyleyeyim bilmem kısaca çöküşe yaklaşıyor Birkaç müstebit zalimin elinde koca millet âdeta oyuncak Onları kırıp geçiriyorlar Soyup soğana çeviriyorlar Fakat kimin ne haddine Memlekette kanun adalet insaf yok de de gör Katiller gibi Taşkışla larda zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler O derece ki insanı dünyaya geldiğine Osmanlı doğduğuna pişman ederler Müsebbib II Abdülhamid istibdatına karşı ilk kıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türk muhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığı yıkımı anlatan bir romandır Balkanlarda kaybedilen toprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselen II Abdülhamid in ceberrut istibdatının devrilmesinin hemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı

Oğlak
Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birer zindanlarda sürgünlerde mahvedildi Artık hiç kimse ağız açamaz söz söyleyemez oldu Beş on zalim yaktıkları evlerle yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar gelirler kuruyorlar Fakat fakat ötede millet mahvoluyor Memleketin serveti bitiyor mali itibarı düşüyor ahalisi perişan oluyor Nasıl söyleyeyim bilmem kısaca çöküşe yaklaşıyor Birkaç müstebit zalimin elinde koca millet âdeta oyuncak Onları kırıp geçiriyorlar Soyup soğana çeviriyorlar Fakat kimin ne haddine Memlekette kanun adalet insaf yok de de gör Katiller gibi Taşkışla larda zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler O derece ki insanı dünyaya geldiğine Osmanlı doğduğuna pişman ederler Müsebbib II Abdülhamid istibdatına karşı ilk kıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türk muhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığı yıkımı anlatan bir romandır Balkanlarda kaybedilen toprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselen II Abdülhamid in ceberrut istibdatının devrilmesinin hemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı Tamer Erdoğan ın özgün metinden hazırladığı sadeleştirilmiş baskısıyla Müsebbib Oğlak Yayınları nda

Oğlak Yayıncılık
Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birer zindanlarda sürgünlerde mahvedildi Artık hiç kimse ağız açamaz söz söyleyemez oldu Beş on zalim yaktıkları evlerle yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar gelirler kuruyorlar Fakat fakat ötede millet mahvoluyor Memleketin serveti bitiyor mali itibarı düşüyor ahalisi perişan oluyor Nasıl söyleyeyim bilmem kısaca çöküşe yaklaşıyor Birkaç müstebit zalimin elinde koca millet âdeta oyuncak Onları kırıp geçiriyorlar Soyup soğana çeviriyorlar Fakat kimin ne haddine Memlekette kanun adalet insaf yok de de gör Katiller gibi Taşkışla larda zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler O derece ki insanı dünyaya geldiğine Osmanlı doğduğuna pişman ederler Müsebbib II Abdülhamid istibdatına karşı ilk kıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türk muhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığı yıkımı anlatan bir romandır Balkanlarda kaybedilen toprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselen II Abdülhamid in ceberrut istibdatının devrilmesinin hemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı