MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Müslümanların Avrupa yı Keşfi — Bernard Lewis

Müslümanların Avrupa yı Keşfi
324,00
Araştırma İncelemeTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıARAŞTIRMA İNCELEME

Müslümanların Avrupa yı Keşfi

Bernard Lewis

Birey Yayıncılık

1997362 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Müslümanların Avrupa yı Keşfi

Bernard Lewis

Kitapta müslümanların batı konusundaki bilgileri bu bilgilerin tarihi seyri İslam Dünyası ile Hristiyan dünya arasındaki ilişkilerin gelişimi ve yaşadığımız asra kadar geçirmiş olduğu evreler bu alanda çok eski dönemlerde kaleme alınmış birinci el kaynaklar esas alınarak incelenmiş ve çeşitli açılardan değerlendirmesi yapılmıştır

Kitap Ambarı
330,00

Akılçelen Kitaplar

2019
İnce Kapak14 x 21,5
Kitap Ambarı

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
342,00

Birey Yayıncılık

2000368 sf.
Şehadet Kitap

Kitapta müslümanların batı konusundaki bilgileri bu bilgilerin tarihi seyri İslam Dünyası ile Hristiyan dünya arasındaki ilişkilerin gelişimi ve yaşadığımız asra kadar geçirmiş olduğu evreler bu alanda çok eski dönemlerde kaleme alınmış birinci el kaynaklar esas alınarak incelenmiş ve çeşitli açılardan değerlendirmesi yapılmıştır

Kitap Sepeti
345,00

Akıl Çelen Kitaplar

2023464 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

BKM Kitap
350,00

Akıl Çelen Kitaplar

2023464 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Ucuz Kitap Al
360,00

Birey Yayıncılık

Ocak 1997362 sf.
14.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Bernard Lewis tarafından kaleme alınan Müslümanların Avrupayı Keşfi Birey Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Müslümanların Avrupayı Keşfi Bernard Lewis Kitap Özeti Kitapta müslümanların batı konusundaki bilgileri bu bilgilerin tarihi seyri İslam Dünyası ile Hristiyan dünya arasındaki ilişkilerin gelişimi ve yaşadığımız asra kadar geçirmiş olduğu evreler bu alanda çok eski dönemlerde kaleme alınmış birinci el kaynaklar esas alınarak incelenmiş ve çeşitli açılardan değerlendirmesi yapılmıştır Yayınevi Birey Yayıncılık Yazar Bernard Lewis Sayfa 362 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 1997 Barkod 9789757849520 Kategori İslam Kitapları Tarih Kitapları Araştırma İnceleme İslam Tarihi

Pandora
370,00

Akılçelen Kitaplar

2019464 sf.
Pandora

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Tamadres
375,00

Akılçelen Kitaplar

Haziran 2019464 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Pelikan Kitabevi
375,00

Akıl Çelen Kitaplar

464 sf.
14x20
Pelikan Kitabevi

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Benli Kitap
382,50

Birey Yayıncılık

2000-01-01368 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe

çev. Nimet Yıldırım

Benli Kitap

Kitapta müslümanların batı konusundaki bilgileri bu bilgilerin tarihi seyri İslam Dünyası ile Hristiyan dünya arasındaki ilişkilerin gelişimi ve yaşadığımız asra kadar geçirmiş olduğu evreler bu alanda çok eski dönemlerde kaleme alınmış birinci el kaynaklar esas alınarak incelenmiş ve çeşitli açılardan değerlendirmesi yapılmıştır

Ekin Kitap
385,00

Akıl Çelen Kitaplar

2019464 sf.
Ekin Kitap

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Kitapsan
390,00

AKILÇELEN KİTAPLAR

20191. baskı464 sf.
TÜRKÇE
Kitapsan

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt Tanıtım Bülteninden Yayınevi AKILÇELEN KİTAPLAR Yazar BERNARD LEWIS Baskı 1 BASIM Çevirmen BELGİN ÇINAR Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 464 SAYFA Yıl 2019

Ucuz Kitap Al
400,00

Akıl Çelen Kitaplar

Haziran 2019464 sf.
14.00x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Bernard Lewis tarafından kaleme alınan Müslümanların Avrupa yı Keşfi Akıl Çelen Kitaplar eseri olarak okurlarla buluşuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi Bernard Lewis Kitap Özeti Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt Yayınevi Akıl Çelen Kitaplar Yazar Bernard Lewis Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 50 cm Basım Yılı Haziran 2019 Barkod 9786059800419 Kategori Araştırma İnceleme

Nobel Kitap
430,00

Akıl Çelen Kitaplar

2023464 sf.
Ciltsiz14x22 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Şehadet Kitap
500,00

Akılçelen Kitaplar

2019464 sf.
Şehadet Kitap

Hristiyanlığın İslam algısı ve İslamiyet e yaklaşımı İslam ın Hristiyan algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımıyla tam bir karşıtlık içinde oluşmuştur Bu karşıtlığın temelinde iki farklı güdü yatmaktadır Başlangıçta Hristiyanlık ortaya çıkışından hemen sonra hızla yayılan doğuda Hindistan ve Çin sınırlarına batıda ise Kuzey Afrika ve Akdeniz i aşarak Avrupa nın içlerine ulaşan İslam a karşı hayatta kalma içgüdüsüyle hareket etti saldırısı altında bulunduğu din ve uygarlık hakkında bilgi edinme ihtiyacı duydu Üstelik Hristiyanlar İslam uygarlığına baktıklarında pek çok açıdan kendilerinden daha üstün bir uygarlık gördüler Bu olgu Hristiyanları bu yeni uygarlığın dillerine ve kültürlerine ilgi duymaya zorluyordu Oysa İslamiyet in Hristiyanlık ile ilgili bu tür kaygıları yoktu Müslümanlar gerçek dine ve üstün güce sahip olma duygusuyla inançlarını dünyanın geri kalanına yaymakla yükümlüydüler İslam devleti dünya üzerindeki tek meşru güç ve İslam toplumu da etrafı barbarlık ve inançsızlığın karanlığıyla çevrili aydınlanma ve hakikatin tek kaynağıydı Kendi üstünlüğüne inancı tam olan ve bununla gurur duyan İslam uygarlığı kuzeyin soğuk ve sefil topraklarındaki kâfir barbarları küçümsüyor ve görmezden geliyordu Öyle ki Müslümanlar modern çağın başlangıcına kadar Avrupa da ilgilerini çekecek bir şey göremediler On dokuzuncu yüzyılın başlarında önce İstanbul da daha sonra da başka yerlerde Müslümanlar İslam ile Hristiyan dünyası arasındaki dengelerin sadece güç anlamında değil bilgi bakımından da değişmeye başladığını fark ettiler ve Avrupa dillerini öğrenmek için çaba sarf etmek gerektiğini anladılar Bernard Lewis Müslümanların Avrupa yı Keşfi adlı kitabında İslamiyet in Hristiyanlık algısı ve Hristiyanlığa yaklaşımındaki değişimlerin izlerini Müslüman düşünürler ve yazarların eserlerinde arıyor Lewis in bu arayışı Müslümanların Batı hakkındaki bilgilerini hangi kaynaklardan ne yollarla edindiklerini ve bu bilgilerin gelişme evrelerini de açığa çıkarıyor Zengin birinci düzey tarihsel belgelerle hem konuyu derinlemesine anlatıyor hem de bu konuda araştırma yapacaklara önemli ipuçları sunuyor Müslümanların Avrupa yı Keşfi herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt

Kitap Yurdu

BİREY YAYINLARI

06.09.2000368 sf.
Karton Kapak12.5 x 19.5 cm3. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Prof. Dr. Nimet Yıldırım

Kitap Yurdu

Elinizdeki bu kitabın konusu başka bir keşiftir Ancak bu keşif batılıların yapmış oldukları sözkonusu birinci keşifle bazı yönleriyle ortak özellikler taşırken birtakım yönleriyle de ondan önemli ölçüde ayrılmaktadır Birinci keşiften önce başlamış olup ondan sonraki dönemlerde de devam etmiş bulunan bu ikinci keşiflerin öznesi dünyanın bilinmeyen ücra köşelerinde ve uzak bölgelerinde kalmış esrarengiz kıtalardaki vahşi halkların varlığını ortaya çıkaran Avrupalı kaşifler değil tam tersine bizzat Avrupalı insanın kendisinin vahşi yaratılışlı garip bir tip olduğunu ortaya çıkaran İslam coğrafyasının yetiştirmiş olduğu müslüman araştırmacılardır