Mutlu Prens

Mutlu Prens
Erov Yayıncılık

Çizge Yayınevi
Mutlu Prens herhangi bir s ey ic in ag lamayı aklından bile gec irmez Mutlu Prens in yu ksek bir su tundaki heykeli s ehrin bacaları u stu nde yu kseliyordu Bas tan as ag ı ince altın yapraklarla kaplanmıs tı go zlerinin yerinde parlak iki elmas vardı kılıcının kabzasında da iri kırmızı bir yakut ıs ıldıyordu Herkes c ok hayrandı ona gerc ekten de S ehir meclisinin sanat beg enisiyle u n kazanmak isteyen u yelerinden biri Bir ru zgar gu lu kadar gu zel diye fikir yu ru ttu kendisi hic de hayalperest olmadıg ı halde o yle diyeceklerinden korkarak Ne var ki o kadar faydalı deg il diye ekledi sonra Duyarlı bir anne ay ı eline gec iremedig i ic in ag layan ku c u k og luna Neden mutlu prens gibi olamıyorsun diye sordu Oscar Wilde in 1888 de yayımlanan ve kitaba adını veren Mutlu Prens o yku su en tanınmıs olanıdır Yazar hedef kitlesini yediden yetmis e c ocuk ruhlu insanlar s as ırma ve sevinme gibi c ocuksu yetilerini koruyanlar olarak ac ıklamıs tır

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Fatih Özgüven, Roza Hakmen
Oscar Wilde ın 1888 de yayımlanan Mutlu Prens teki masalları oğulları için yazdığı düşünülse de yazar hedef kitlesini yediden yetmişe çocuk ruhlu insanlar şaşırma ve sevinme gibi çocuksu yetilerini koruyanlar olarak açıklamıştır Wilde bu masallarda bencilliği ve duyarsızlığı gözler önüne serer ve eleştirir Onun ana masal kişileri bazen hatalarını anlayarak pişmanlık duyarlar ve özgecil davranışlar sergilerler Kimi zaman da gözlerini kör eden kibirden bir türlü kurtulamazlar Mutlu Prens her ne kadar çıraklık döneminin ürünü olsa da Wilde ın masal ve alegori alanındaki ustalığını ortaya koyar

Yediveren Yayınları
Saz başını kaldırdı Evine pek bağlıydı gerçekten onunla gelemeyecekti Kırlangıç Vaktimi boş yere geçirdim Ben piramitlere gidiyorum Allahaısmarladık diye haykırıp uçtu Bütün gün uçtu gece vakti şehre vardı Acaba nereye insem İnşallah şehir benim için hazırlıkta bulunmuştur dedi Sonra yüksek sütunun üstündeki heykeli gördü Burada kalırım Bol havalı mükemmel bir yer diye Mutlu Prens in tam ayakları arasına kondu Etrafına bakıp uyumaya hazırlanırken kendi kendine yavaşça Yatak odam altından dedi fakat tam başını kanatları arasına koyarken üstüne bir su damlası düştü Ne tuhaf şey gökte bir tek bulut yok yıldızlar parıl parıl parlıyor ama yine de yağmur yağıyor Avrupa nın kuzeyinde iklim doğrusu berbatmış diye haykırdı Saz yağmurdan hoşlanırdı ama bu onun bencilliğinden başka bir şey değildi Derken bir damla daha düştü Yağmurdan koruyamayacak olduktan sonra heykele sığınmanın ne lüzumu var İyi bir baca külahı bulmalıyım diye uçmaya davrandı Fakat daha kanatlarını açmadan üçüncü bir damla düştü Başını kaldırıp bakınca ne görsün Mutlu Prens in gözleri yaş içindeydi altın yapraklarından da gözyaşları akıp duruyordu Yüzü ay ışığında o kadar güzeldi ki küçük Kırlangıç ın yüreği sızladı Kimsiniz dedi

Beyan Yayınları
çev. Hamide Coşkun
Oscar Wild tarafından kaleme alınan ve çocuk kitapları arasında bir şaheser olarak kabul edilen Mutlu Prens iyiliği doğruluğu ve güzelliği ön plana çıkaran beş Hikâyeden oluşmaktadır

Yason Yayıncılık
Oscar Fingal O Flahertie Wills Wilde 16 Ekim 1854 Dublin 30 Kasım 1900 Paris İrlandalı oyun yazarı romancı kısa öykücü ve şair Magdalen Koleji ndeyken Wilde estetizm hareketindeki fikirleriyle tanındı Saçlarını uzattı eril sporlara karşı küçümsemesini her fırsatta dile getirdi ve odasını papatya lale ve benzeri objelerle dekore etti Söylentilere göre bu hareketi ona River Cherwell de bir boğma girişimine ve odasının dağıtılmasına yol açtı fakat estetizm fikri halk arasında daha tanıdık ve olağan bir hale geldi Springfield Republican gibi bazı yayınlar Wilde ın Boston gezisi sırasındaki estetizm ile ilgili konuşmalarından sonra onun anlayışının güzelliğe ve estetiğe övgüden çok şöhret amacıyla yapılan bir hareket olduğuna karar verdi Ayrıca Wilde ın giyim tarzı da Higginson gibi eleştirmenlerin odak noktası haline geldi Higginson Unmanly Manhood gazetesine yazdığı mektupta Wilde ın dişiliğinin erkek ve kadınların davranışlarını etkileyeceğinden ve şiirinin erkekleri dişil züppeliğe yaklaştıracağından endişe duyduğunu belirtti Ek olarak Wilde ın edebiyatı eşcinselliği ve kişisel imajını inceleyerek onun hayat tarzını ve eserlerini ahlaksız bulduğunu açıkladı Wilde John Ruskin ve Walter Pater dan derin anlamda etkilenmişti Bu iki edebiyatçı sanatın hayattaki yeri üzerine makaleler yayımlamışlardı Wilde daha sonra ironik bir biçimde Pater in depresif duyguları hakkında yorum yapacaktı Pater in ölüm haberi üzerine O hiç yaşamış mıydı ki demişti Pater in üslubuyla Dorian Gray in Portresi nde Bütün sanatlar aslında kullanışsızdır demişti Bu yorum edebi anlamda okunmalıydı çünkü filozof Victor Cousin tarafından oluşturulan Sanat sanat içindir ideolojisini içinde barındırıyordu 1879 da Wilde Londra da estetizm dersleri vermeye başladı İğneli uslubu ile geç Victoria dönemi Britanya sının en başarılı ve ünlü yazarları arasına girdi Bir dava sonucu fiili livata ve ahlaksızlıktan suçlu bulununca büyük bir düşüş yaşadı ve doğduğu ortamla tam bir zıtlık içinde Paris de fakir bir otel odasında öldü

Dorlion Yayınları
Büyük bir şehrin ortasında parktaki ağaçlardan daha yüksek bir sütun üzerinde Mutlu Prens in heykeli bütün ihtişamıyla beliriyordu kentin neresinden bakılırsa görebilmek mümkündü Şehrin sakinleri bu heykeli çok beğeniyor ve bunun eşsiz bir yapıt olduğunu düşünüp onunla gurur duyuyorlardı Şehre gelen yabancıların yaptığı ilk iş bu heykeli görmekti Herkes onu büyük bir hayranlıkla izliyordu Mutlu Prensin her tarafı ince altın yapraklarla donatılmıştı Güneşin altında ışıl ışıl bir görüntüsü vardı Göz bebeklerinin yernde yakutlar parlıyordu Heykel hakkında herkes farklı övgilerde bulunuyordu Sanatçı yanın göstermek isteyen bir belediye meclisi üyesi heykeli övmek için Bu bir rüzgar gülünden bile daha güzel dedi Bu sözleriyle çok ileri gittiğini düşünerek etrafındakilere şöyle dedi Güzel ama rüzgar gülü kadar faydalı değil

Bir zamanlar mutlu bir prens varmış

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Fatih Özgüven, Roza Hakmen
Mutlu Prens in heykeli uzun bir sütunun tepesinde şehrin ta üzerinde yükseliyordu Baştan aşağı ince altın varaklarla kaplıydı gözleri iki parlak safirdi kılıcının kabzasında da iri kırmızı bir yakut parıldıyordu Herkes çok hayrandı ona Bir rüzgârgülü kadar güzel dedi sanat beğenisiyle ün kazanmak isteyen Şehir Meclisi üyelerinden biri ama onun kadar yararlı değil diye de ekledi kendisini aklı havalarda sanacaklarından korkarak aslında öyle biri değildi Duyarlı bir anne aydedeyi isterim diye ağlayan küçük oğluna Neden Mutlu Prens gibi olamıyorsun diye sordu Mutlu Prens hiçbir şey için ağlamayı aklının ucundan bile geçirmez

Urzeni Yayıncılık
çev. Kahraman Türel Uluocak
Mutlu Prens göz alıcı kocaman bir heykelmiş gövdesi pul pul altın kaplı gözleri safir kılıcı yakuttanmış Yanından geçenler ona imrenir ne kadar mutlu yaşadığını düşünürlermiş Kahramanı ister bir prens ister bir bülbül ister bir dev ister bir çocuk olsun Oscar Wilde ın birbirinden güzel bu hikâyelerinin temelinde sevgi ve arkadaşlık yatıyor Mutlu ve hüzünlü unsurları nükteli üslubuyla bir arada işlemeyi başarıyor Oscar Wilde Hem çocuklara hem büyüklere ders öğretir gibi anlatıyor Sadelikte yazılmış bu hikâyeler arkadaşlığın aşkın bağlılığın bir başkası için harcanan emeğin gerçekte ne anlama geldiğini anlatıyor

Epsilon Yayınları
çev. Duygu Uğur
Kentin yükseklerinde uzun bir sütunun üzerinde Mutlu Prens in heykeli yükselmekteydi Prens in tüm gövdesi küçük saf altın yapraklarla kaplanmıştı Gözlerinin yerinde iki parlak safir sönüyor kılıcının kabzasında kırmızı bir yakut parlıyordu Gerçekten çok beğeniliyordu Prens Şehir meclisi üyelerinden biri ince bir sanat anlayışı olduğunu kanıtlamak istercesine heykel hakkında Bir rüzgargülü kadar güzel yorumunu yapmış sonra da insanların onun pratik düşünen biri olmadığı düşüncesine kapılacağı kaygısıyla Ama onun kadar işe yaramıyor diye eklemişti


























