Nar Çiçeği — Yılmaz İmanlık

Nar Çiçeği
Yılmaz İmanlıkSisyphos Yayınları
Nar Çiçeği
Yılmaz İmanlıkBu bir veda mıydı yoksa Zaman beni nereye sürüklüyordu Ruhumda sıralanan şehirlerin sokak lambaları benim için hangi ayrılık şarkısını bestelemişti bu sefer Ah ayrılık şarkıları Her şarkı paslı bir kurşun gibi hayallerimi vuruyor paramparça ediyordu Ayrılık kokan şarkıları artık taşıyamıyordum heybemde İçimdeki şehirler eski bir trenin vagonları gibi zamanla bir bir ayrılıyordu birbirinden Her vagon ağzına kadar ayrılık şarkısıyla doluydu Taş plakların cızırtılı sesi keskin bir bıçak gibi kesip atıyordu aşk kokan hikayelerimi Tanıtım Bülteninden

Sisyphos Yayınları
Bu bir veda mıydı yoksa Zaman beni nereye sürüklüyordu Ruhumda sıralanan şehirlerin sokak lambaları benim için hangi ayrılık şarkısını bestelemişti bu sefer Ah ayrılık şarkıları Her şarkı paslı bir kurşun gibi hayallerimi vuruyor paramparça ediyordu Ayrılık kokan şarkıları artık taşıyamıyordum heybemde İçimdeki şehirler eski bir trenin vagonları gibi zamanla bir bir ayrılıyordu birbirinden Her vagon ağzına kadar ayrılık şarkısıyla doluydu Taş plakların cızırtılı sesi keskin bir bıçak gibi kesip atıyordu aşk kokan hikayelerimi

Sisyphos Yayınları
Bu bir veda mıydı yoksa Zaman beni nereye sürüklüyordu Ruhumda sıralanan şehirlerin sokak lambaları benim için hangi ayrılık şarkısını bestelemişti bu sefer Ah ayrılık şarkıları Her şarkı paslı bir kurşun gibi hayallerimi vuruyor paramparça ediyordu Ayrılık kokan şarkıları artık taşıyamıyordum heybemde İçimdeki şehirler eski bir trenin vagonları gibi zamanla bir bir ayrılıyordu birbirinden Her vagon ağzına kadar ayrılık şarkısıyla doluydu Taş plakların cızırtılı sesi keskin bir bıçak gibi kesip atıyordu aşk kokan hikayelerimi

Sisyphos
Bu bir veda mıydı yoksa Zaman beni nereye sürüklüyordu Ruhumda sıralanan şehirlerin sokak lambaları benim için hangi ayrılık şarkısını bestelemişti bu sefer Ah ayrılık şarkıları Her şarkı paslı bir kurşun gibi hayallerimi vuruyor paramparça ediyordu Ayrılık kokan şarkıları artık taşıyamıyordum heybemde İçimdeki şehirler eski bir trenin vagonları gibi zamanla bir bir ayrılıyordu birbirinden Her vagon ağzına kadar ayrılık şarkısıyla doluydu Taş plakların cızırtılı sesi keskin bir bıçak gibi kesip atıyordu aşk kokan hikayelerimi