Nâsırüddin Şah ve Bâbîler — Süleyman Nazif

Nâsırüddin Şah ve Bâbîler
Süleyman NazifKitabevi Yayınları
Nâsırüddin Şah ve Bâbîler
Süleyman NazifOndokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren önce İranı hemen sonra da Osmanlı devletini meşgul eden ve bilahire Bahâîlik ismiyle anılacak olan Bâbîlik Esas olarak şiilikten ve şiilikdeki mehdi inancından yola çıkmışsa da daha sonra bütün semavî dinleri birleştirdiğini iddia eden yeni bir din haline gelmiştir 1860lardan Osmanlı devletinin yıkılışına kadar Osmanlı devletinde mecburi ikamete tabi tutulan Bahâîler kendilerini müslümanlık dairesi içerisinde göstermişler ve bu durum Osmanlı aydınları ve idarecilerini de tereddüdlere sevk etmiştir Osmanlı devletinin yıkılışından sonra daha rahat hareket etmeye başlayan Bahâîler inançlarını daha net bir şekilde ortaya koymuşlardır Okuyuculara takdim edilen Süleyman Nazifin Nâsıruddin Şah ve Bâbîleri müellifin müşahedelerine ve duyduklarına da yer vermesi itibarı ile de önemlidir Süleyman Nazifin de eserinde işaret ettiği Mehmed Behcet Yazar ve Refik Temîmînin birlikte hazırladıkları Beyrut vilayeti isimli eserin birinci cildinde yer alan Bâbîler ve Babizm ile Bâbîler ve babizm hakkında tedkkt ı mahalliyye bölümleri müstesna metinler olmaları dolayısı ile kitaba ilave edilmiştir

Kitabevi Yayınları
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren önce İran ı hemen sonra da Osmanlı devletini meşgul eden ve bilahire Bahaîlik ismiyle anılacak olan Babîlik Esas olarak Şiilikten ve şiilikdeki mehdi inancından yola çıkmışsa da daha sonra bütün semavî dinleri birleştirdiğini iddia eden yeni bir din haline gelmiştir 1860 lardan Osmanlı devletinin yıkılışına kadar Osmanlı devletinde mecburi ikamete tabi tutulan Bahâîler kendilerini müslümanlık dairesi içerisinde göstermişler ve bu durum Osmanlı aydınları ve idarecilerini de tereddüdlere sevk etmiştir Osmanlı devletinin yıkılışından sonra daha rahat hareket etmeye başlayan Bahâîler inançlarını daha net bir şekilde ortaya koymuşlardır Okuyuculara takdim edilen Süleyman Nazif in Nâsıruddin Şah ve Bâbîler l müellifin müşahedelerine ve duyduklarına da yer vermesi itibarı ile de önemlidir Süleyman Nazif in de eserinde işaret ettiği Mehmed Behçet Yazar ve RefikTemîmî nin birlikte hazırladıkları Beyrut vilayeti isimli eserin birinci cildinde yer alan Bâbîler ye Babizm ile Bâbîler ve babizm hakkında tedklkât ı mahalliyye bölümleri müstesna metinler olmaları dolayısı ile kitaba ilave edilmiştir

Kitabevi Yayınları
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren önce İran ı hemen sonra da Osmanlı devletini meşgul eden ve bilahire Bahaîlik ismiyle anılacak olan Babîlik Esas olarak Şiilikten ve şiilikdeki mehdi inancından yola çıkmışsa da daha sonra bütün semavî dinleri birleştirdiğini iddia eden yeni bir din haline gelmiştir 1860 lardan Osmanlı devletinin yıkılışına kadar Osmanlı devletinde mecburi ikamete tabi tutulan Bahâîler kendilerini müslümanlık dairesi içerisinde göstermişler ve bu durum Osmanlı aydınları ve idarecilerini de tereddüdlere sevk etmiştir Osmanlı devletinin yıkılışından sonra daha rahat hareket etmeye başlayan Bahâîler inançlarını daha net bir şekilde ortaya koymuşlardır Okuyuculara takdim edilen Süleyman Nazif in Nâsıruddin Şah ve Bâbîler l müellifin müşahedelerine ve duyduklarına da yer vermesi itibarı ile de önemlidir Süleyman Nazif in de eserinde işaret ettiği Mehmed Behçet Yazar ve RefikTemîmî nin birlikte hazırladıkları Beyrut vilayeti isimli eserin birinci cildinde yer alan Bâbîler ye Babizm ile Bâbîler ve babizm hakkında tedklkât ı mahalliyye bölümleri müstesna metinler olmaları dolayısı ile kitaba ilave edilmiştir

Kitabevi Yayınları
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren önce İran ı hemen sonra da Osmanlı devletini meşgul eden ve bilahire Bahaîlik ismiyle anılacak olan Babîlik Esas olarak Şiilikten ve şiilikdeki mehdi inancından yola çıkmışsa da daha sonra bütün semavî dinleri birleştirdiğini iddia eden yeni bir din haline gelmiştir 1860 lardan Osmanlı devletinin yıkılışına kadar Osmanlı devletinde mecburi ikamete tabi tutulan Bahâîler kendilerini müslümanlık dairesi içerisinde göstermişler ve bu durum Osmanlı aydınları ve idarecilerini de tereddüdlere sevk etmiştir Osmanlı devletinin yıkılışından sonra daha rahat hareket etmeye başlayan Bahâîler inançlarını daha net bir şekilde ortaya koymuşlardır Okuyuculara takdim edilen Süleyman Nazif in Nâsıruddin Şah ve Bâbîler l müellifin müşahedelerine ve duyduklarına da yer vermesi itibarı ile de önemlidir Süleyman Nazif in de eserinde işaret ettiği Mehmed Behçet Yazar ve RefikTemîmî nin birlikte hazırladıkları Beyrut vilayeti isimli eserin birinci cildinde yer alan Bâbîler ye Babizm ile Bâbîler ve babizm hakkında tedklkât ı mahalliyye bölümleri müstesna metinler olmaları dolayısı ile kitaba ilave edilmiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kule Kitap
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı Tanıtım Bülteninden

Kule Kitap
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı

Kule Kitap
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı

Kule Kitap
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı

KULE KİTAP
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı

Kule Kitap
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı

Kule
Tahran sakinlerinin sonsuza dek unutamayacağı bir manzara o gün başkentin sokaklarında göründü Baştan sona çıplak tenlerinde bıçakla açılmış yaraların içine pamuk fitiller konulmuş ve tutuşturulmuş çocuklar ve kadınlar cellatların arasında ve bir ayaklı yangın hâlinde yürümekteydiler Mahkûmları iplerle çekiyorlar ve kırbaçlarla yürütüyorlardı Çocuklarla kadınlar hem yürümekte hem bir ağızdan İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci ûn Biz Allah a aitiz ve şüphesiz ona döneceğiz Bakara 156 ayetini yüksek sesle ve ahenk ile okumakta idiler Çocukların bazısı daha yolda iken hayatı terk ettiler Kısacası hepsinin hayatına görülmemiş işitilmemiş işkencelerle son verildi İran Şahı iman ve hayatının düşmanlarından bu suretle intikam almıştı Fakat işkencenin vahşet tarzıyla düçar olanların gösterdiği metanet Bâbîliği imha değil takviye etti Silahın öldüremeyeceği ve işkencenin korkutamayacağı bir şey ve yegâne bir şey varsa o da fikir dir Bu fikir büyüye büyüye yaşadı ve Kurretül ayn ve onunla birlikte şehit olanların Şah ın kahrına düçar oldukları günden tam kırk dört sene sonra ilahi adalet Nâsırüddin den hesap sordu Sordu ve aldı

KİTABEVİ
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren önce İran ı hemen sonra da Osmanlı devletini meşgul eden ve bilahire Bahailik ismiyle anılacak olan Babilik Esas olarak şiilikten ve şiilikdeki mehdi inancından yola çıkmışsa da daha sonra bütün semavî dinleri birleştirdiğini iddia eden yeni bir din haline gelmiştir 1860 lardan Osmanlı devletinin yıkılışına kadar Osmanlı devletinde mecburi ikamete tabi tutulan Bahailer kendilerini müslümanlık dairesi içerisinde göstermişler ve bu durum Osmanlı aydınları ve idarecilerini de tereddüdlere sevk etmiştir Osmanlı devletinin yıkılışından sonra daha rahat hareket etmeye başlayan Bahailer inançlarını daha net bir şekilde ortaya koymuşlardır Okuyuculara takdim edilen Süleyman Nazif in Nasıruddin Şah ve Babiler i müellifin müşahedelerine ve duyduklarına da yer vermesi itibarı ile de önemlidir Süleyman Nazif in de eserinde işaret ettiği Mehmed Behcet Yazar ve Refik Temîmî nin birlikte hazırladıkları Beyrut vilayeti isimli eserin birinci cildinde yer alan Babiler ve Babizm ile Babiler ve babizm hakkında tedkikat ı mahalliyye bölümleri müstesna metinler olmaları dolayısı ile kitaba ilave edilmiştir