Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2

Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2
İletişim Yayınları
Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2
Birçok insanın neşe içinde olduğu ve dans ettiği çok az insanın ise üzgün olduğu ve dans etmediği büyük bir salonda bulunmak gibi Ve zaman zaman bu ikinci gruptaki az sayıda insan alınıp başka bir odaya götürülüyor ve boğuluyor Salonda neşe içinde dans eden insanlar bunun farkına bile varmıyor Aksine görünen o ki bu onların neşelerine neşe katıyor ve mutluluklarını katlıyor Eski Yunanca yanmış bitmiş kül olmuş mealindeki Holokost kelimesiyle de karşılanıyor Yahudiler arasında Shoah diye anılıyor İbranicede belâ anlamına gelen İncil de bir halkı topyekûn mahveden tarihsel ve doğal âfetleri anlatan kelimeyle Yahudi Soykırımı insanlık tarihinin en korkunç en utanç verici suçlarından biri Onca gaddarlık onca kötülük arasında onu ayırt eden özelliği sadece modern teknoloji ve endüstrinin imkânlarıyla değil modern rasyonalitenin serinkanlılığıyla işlenmiş olması Müstesna tarihçi Saul Friedländer kitabının Nazi iktidarının İmha Yılları nı ele alan bu ikinci cildinde soykırımın mantığını ve işleyiş mekanizmasını anlatıyor İlk ciltte olduğu gibi hem Nazilerin hem kurbanların zihniyet dünyasına nüfuz ederek İktidarın üst katlarından soykırımı disiplinle icra eden memurlara gündelik hayattaki yalın görünümlerine kadar bütün suretleriyle Küllerin içinden yükselen çığlık Der Spiegel

İletişim Yayınları
çev. Ali Selman
Kusursuz derecede nesnel ve titiz bir çalışma İnsanların içine düştüğü idraksizliği açıklıyor ama bereket versin geçiştirmiyor Şaşırtıcı ve insanı saran unutulmaz bir kitap Marcel Reich Ranicki Tarihçi Saul Friedländer in eseri Yahudi soykırımı hakkında bir başyapıt olmanın yanında Nazi ideolojisini ve iktidarını anlamak için anahtar kaynaklardan biridir 1933 1939 arası dönemi ele alan bu ilk cilt Nazi Almanyası nda yaşamını sürdürmeye çalışan Yahudiler etrafındaki çemberin gitgide daralışını anlatıyor Okura bu daralmayı hissettiren inanılmaz ayrıntılı bir tasvirle bir korku rejiminin tablosunu çiziyor Giderek takıntılı hale gelen bir takibat Kurbanların çaresizliği Kâh eğlenerek kâh korkarak olup biteni izleyen seyirci kitlesi Kitap nasyonal sosyalist Yahudi düşmanlığının o zamana kadarki geleneksel anti semitizmle farkı üzerinde duruyor Nazi fanatizminin nasıl bir girdap gibi felaketi derinleştirdiğini gösteriyor bize Friedländer kurbanların korkularına ve çektikleri ezaya da dikkat eden onları da konuşturan bir tarih yazımı yöntemini benimsemesiyle de dikkat çekiyor

Yordam Kitap
21 yüzyıl başında çoğu insan sosyalizmin denendiğini ve işe yaramadığının görüldüğünü Marksizmin yanlışlandığını düşünüyor Sungur Savran Marksistler kitabında aksini savunuyor 20 yüzyıl sosyalizm deneyiminin tam tersine Marksizmi doğruladığını ileri sürüyor Çöküşün Marksist teorinin ve programın bir aşamada terk edilmesi dolayısıyla gerçekleştiğini vurguluyor Bu birinci ciltte yazar Marksizmin 19 yüzyılda teori ile pratiği birleştiren bir yaklaşımla bir devrim kılavuzu olarak geliştiğini gösteriyor Kapital in birinci cildi 1867 de yayınlanmıştı İlk kalıcı işçi devrimi 1917 de ondan tam 50 yıl sonra gerçekleşti Bu sembolik aralık teorinin pratikte sınanması ve doğrulanması anlamına geliyordu Lenin Marx ve Engels in öngörüleri temelinde yepyeni bir bina inşa etmişti Bir işçi devleti onun altyapısı olarak kapitalizmden sosyalizme geçiş halinde bir ekonomi dünya devrimine dönüşmeye aday bir proletarya devrimi Savran kitabın ikinci cildinde doğuşundan itibaren harcında enternasyonalizm olan bir teori ve programın milliyetçiliğin kayalıklarında parçalandığını anlatmayı hedefliyor Ama yazara göre bu salt ideolojik bir süreç değildir Burjuvazi ile proletarya arasındaki mücadelenin karmaşık dehlizlerinde doğan bir işçi bürokrasisinin 20 yüzyıl tarihine getirdiği bir özgün gelişmenin ürünüdür Yazar doğru yolun ancak 20 yüzyılın derslerini iyi çıkarmak koşuluyla bulunabileceğini öne sürüyor

Kalkedon Yayınları
çev. Ekrem Ekici
Bu kitapla birlikte sadece sosyalizm tarihinin değil dünya yazınının en önemli üzerinde en çok tartışma yapılan ve yazıldıktan yıllar sonra bile dünyayı değiştirme kudretine sahip olan metinlerinden birini okumaya başlayacaksınız Gramsci okumak bir macera gibidir Hele Hapishane Defterleri başlı başına bir dünyadır Bugüne değin sadece özetlenmiş kısa ve sadece aktüel politik metinlerden oluşan seçkileriyle tanıştığımız Hapishane Defterleri yazılmaya başlandığı 1929 tarihinden sonra ilk defa eksiksiz bir edisyon ile Türkçe deki yolculuğuna yeniden başlıyor İtalyan asıllı Amerikalı Gramsci uzmanı Joseph A Buttigieg in uzun yıllarını ve yoğun emeğini harcayarak bir anlamda yeniden oluşturduğu bu Hapishane Defterleri edisyonu toplam 5 ciltten oluşmaktadır Ne var ki biz Türkçe basıma karar verdiğimizde bu çalışmanın henüz 3 cildi yayımlanabilmişti Buttigieg diğer 2 cildi hazırlamaya devam ediyor Biz de bu ciltler yayımlanır yayımlanmaz Türkçe ye çevirmek için hazır bekliyor olacağız Bu 3 cildin hazırlanması ve yayımlanması yaklaşık 10 yıl sürmüştür Toplam 33 defterden oluşan Hapishane Defterleri nin Buttigieg in önsözünde belirttiği gibi yirmi dokuzu Gramsci nin siyasi kültürel felsefi tarihsel edebi ve diğer konuları kapsayan geniş bir alan üzerine araştırmalarının ve düşüncelerinin sonuçlarını içerir Kalan dört defter neredeyse bütünüyle Almanca metinlerin çevirilerine ayrılmıştır Türkçe edisyonda Buttigieg in çalışmasını esas aldık Elinizde bulunan bu ilk ciltte Defterlerin ilk 2 tanesi yer almaktadır Bu cildin ardından yayımlanacak olan 2 Ciltte 3 4 ve 5 Defterler bulunmaktadır 2012 başında yayımlayacağımız 3 Ciltte ise 6 7 ve 8 Defterler bulunmaktadır

Kalkedon Yayınları
çev. Ekrem Ekici
Bu kitapla birlikte sadece sosyalizm tarihinin değil dünya yazınının en önemli üzerinde en çok tartışma yapılan ve yazıldıktan yıllar sonra bile dünyayı değiştirme kudretine sahip olan metinlerinden birini okumaya başlayacaksınız Gramsci okumak bir macera gibidir Hele Hapishane Defterleri başlı başına bir dünyadır Bugüne değin sadece özetlenmiş kısa ve sadece aktüel politik metinlerden oluşan seçkileriyle tanıştığımız Hapishane Defterleri yazılmaya başlandığı 1929 tarihinden sonra ilk defa eksiksiz bir edisyon ile Türkçedeki yolculuğuna yeniden başlıyor