MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Nazlı Tuna nın İnce Donanması — Filiz Yıldırım

Nazlı Tuna nın İnce Donanması
374,50
Osmanlı TarihiOsmanlı Tarihi KitaplarıOsmanlı Dönemi

Nazlı Tuna nın İnce Donanması

Filiz Yıldırım

Hiperlink Yayınları

Temmuz 2019348 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Nazlı Tuna nın İnce Donanması

Filiz Yıldırım

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı

Şehadet Kitap
406,60

Hiperlink Yayınları

2019348 sf.
Şehadet Kitap

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı

BKM Kitap
411,95

Hiperlink Yayınları

2019348 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı

Kitap Sepeti
417,30

Hiperlink Yayınları

2019348 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı

Ekin Kitap
422,65

Hiperlink Yayınları

2019348 sf.
Ekin Kitap

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı

Ucuz Kitap Al
428,00

Hiperlink Yayınları

Temmuz 2019348 sf.
16.00x23.50 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Filiz Yıldırım tarafından kaleme alınan Nazlı Tunanın İnce Donanması Hiperlink Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Nazlı Tunanın İnce Donanması Filiz Yıldırım Kitap Özeti Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı Yayınevi Hiperlink Yayınları Yazar Filiz Yıldırım Sayfa 348 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Temmuz 2019 Barkod 9786052813409 Kategori Osmanlı Tarihi

Nobel Kitap
465,45

Hiperlink Yayınları

2019348 sf.
Nobel Kitap

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandak

Pandora
481,50

Hiperlink

2019348 sf.
Pandora

Osmanlı nın kalbinin attığı coğrafya Tuna Tarihin en eski devirlerinden itibaren Tuna Nehri ne ve havzasına sahip olan devletler siyasi askerî iktisadi vb açılardan büyük avantajlara sahip oldular Sularıyla beslediği coğrafyalar için adeta bir hayat kaynağı oldu Tuna Avrupa nın en büyük ikinci nehri olan Tuna Almanya dan aldığı kaynağıyla dokuz ülkenin daha sınırlarını aşarak Karadeniz ile buluşmaktadır Bu özelliğinden dolayı uluslararası bir su niteliğini taşımakta ve geçtiği her ülkede sahillerinde yer alan kültürleri birbirine bağlayarak ortak bir kültür alanı oluşturmaktadır Osmanlı Devleti 15 yüzyılın sonlarına doğru bu zengin kültürün bir parçası oldu Teşekkül ettiği günden itibaren batı topraklarını öncelikli hedef olarak gördü ve sağlam adımlarla ilerleyerek önce Rumeli de sonra da Orta Avrupa da belirleyici bir güç haline geldi Siyasi çalkantıların eksik olmadığı bu bereketli coğrafyada kalıcı olmak şüphesiz nehir şartlarına uygun bir donanmanın varlığı ile mümkündü Bu doğrultuda batıdan doğuya doğudan da batıya doğru aynı hızla giden bir ince donanma ciddi ekonomik kaynaklarla ve büyük çabalarla inşa edildi Yüzyıllarca Tuna ve havzasını idare eden Osmanlı edindiği güçlü ve uluslararası vizyonu korumanın yolunun daha kuvvetli bir donanmaya sahip olmaktan geçtiğinin farkında idi Bu nedenle son ana kadar çağdaşı olan devletlerin donanmalarına eş ya da daha üstün gemilerin imali için iki koldan çalıştı Ne var ki gelişen siyasi olaylar devletin aleyhine sonuçlanınca Osmanlı nın kalp atışları zayıfladı Bu eserde alınan sefer kararlarına paralel olarak ince donanmanın gece gündüz çalışan tersaneleri bazen nazlı nazlı akan bazen de hırçın dalgalar oluşturan Tuna Nehri ndeki gemileri kaptan paşadan hizmetlisine kadar donanma mürettebatı askerî mühimmatı gıda ve sağlık hizmetleri kaleme alınarak buradaki ince donanmanın durumu tespit edilmeye çalışıldı Böylece Türk donanma tarihi literatürüne yeni bir bakış açısı getirilerek bu alandaki çalışmalara bir değer daha kazandırıldı