Ne Çok Seslendim Sana — Murat Hiçyılmaz

Ne Çok Seslendim Sana
Murat HiçyılmazGece Kitaplığı
Ne Çok Seslendim Sana
Murat HiçyılmazHaydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin

Gece Kitaplığı
Haydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin

Gece Kitaplığı
Haydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin

Gece Kitaplığı
Haydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin

Gece Kitaplığı
Haydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Haydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin

Gece Kitaplığı
Haydi atla sırtıma evrenimin harikalarını dolaştırayım sana diye kişnedi tüyleri parlak yeleleri kabarık bacakları çevik sağrısı güçlü doru at coşkuyla şahlanarak binicisine Boş ver dedi binici atın bu içten teklifine kayıtsızca Sonu gelmez çayırlardan ırmaklardan derelerden dik yamaçlardan derin uçurumlardan çeşit çeşit otlardan çiçeklerden börtü böcekten kuşlardan rüzgardan ve bulutlardan başka ne var ki senin evreninde Daha ne olsun diye geçirdi içinden at toynaklarıyla eşeleyip toprağı da haberdar ederek bu aymazlığından binicinin Hem onları benim sırtımdayken görmedin ki hiç nereden bileceksin