Ne Kadar da Benzermişiz Birbirimize Ermenistan dan Dost Anlatıları — Emine Onaran İncirlioğlu

Ne Kadar da Benzermişiz Birbirimize Ermenistan dan Dost Anlatıları
Emine Onaran İncirlioğluKekeme Yayınları
Ne Kadar da Benzermişiz Birbirimize Ermenistan dan Dost Anlatıları
Emine Onaran İncirlioğluBu kitap kendiliğinden gelişen yarı etnografik bir araştırmanın ürünü Hrant Dink in İki Yakın Halk İki Uzak Komşu kitabını Erivan a gitmeden kısa bir süre önce okumuştum öldürülmesinden sonra yayımlanan Türkiye Ermenistan ve Türk Ermeni ilişkilerini konu eden kitabı Gerçekten de iki halk bu kadar yakın bu kadar benzer bu kadar tanıdık ama bu kadar birbirinden habersiz olabilir Sokaklarda metroda otobüste dolmuşlarda bakıyorum insanların yüzlerine duruşlarına bütün ifadelere bakışlara el kol hareketlerine konuşmalarındaki vurguya çocukların ağlamasındaki melodiye hepsine aşinayım Bu çalışmanın kendiliğinden atılan ilk tohumları sanıyorum bu benzerlikleri şaşırarak gözlemlemem oldu Ne kadar da benzermişiz birbirimize dedirten bu ilk izlenimler bir süre sonra araştırmam rayına oturdukça beni barış ve dostluk kavramları etrafında düşündürmeye başladı Barış ve dostluk için benzeşmek mi gerek Normalleşme gerçek çözümün ta kendisi Sonuçta geleceği belirleyecek olan da bu iki halkın sokak alışverişlerinde kahve sohbetlerinde başlayacak diyaloğudur Aslolan her iki ülke arasında resmi diplomatik ilişkinin kurulması sınırların açılması diğer yandan da sivil kesimde diyalog ve ilişkinin gelişmesidir Bu açıdan Türk ve Ermeni aydınlarına sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor Hrant Dink İki Yakın Halk İki Uzak Komşu

Bu kitap kendiliğinden gelişen yarı etnografik bir araştırmanın ürünü Hrant Dink in İki Yakın Halk İki Uzak Komşu kitabını Erivan a gitmeden kısa bir süre önce okumuştum öldürülmesinden sonra yayımlanan Türkiye Ermenistan ve Türk Ermeni ilişkilerini konu eden kitabı Gerçekten de iki halk bu kadar yakın bu kadar benzer bu kadar tanıdık ama bu kadar birbirinden habersiz olabilir Sokaklarda metroda otobüste dolmuşlarda bakıyorum insanların yüzlerine duruşlarına bütün ifadelere bakışlara el kol hareketlerine konuşmalarındaki vurguya çocukların ağlamasındaki melodiye hepsine aşinayım Bu çalışmanın kendiliğinden atılan ilk tohumları sanıyorum bu benzerlikleri şaşırarak gözlemlemem oldu Ne kadar da benzermişiz birbirimize dedirten bu ilk izlenimler bir süre sonra araştırmam rayına oturdukça beni barış ve dostluk kavramları etrafında düşündürmeye başladı Barış ve dostluk için benzeşmek mi gerek

Kekeme Yayınları
Bu kitap kendiliğinden gelişen yarı etnografik bir araştırmanın ürünü Hrant Dink in İki Yakın Halk İki Uzak Komşu kitabını Erivan a gitmeden kısa bir süre önce okumuştum öldürülmesinden sonra yayımlanan Türkiye Ermenistan ve Türk Ermeni ilişkilerini konu eden kitabı Gerçekten de iki halk bu kadar yakın bu kadar benzer bu kadar tanıdık ama bu kadar birbirinden habersiz olabilir Sokaklarda metroda otobüste dolmuşlarda bakıyorum insanların yüzlerine duruşlarına bütün ifadelere bakışlara el kol hareketlerine konuşmalarındaki vurguya çocukların ağlamasındaki melodiye hepsine aşinayım Bu çalışmanın kendiliğinden atılan ilk tohumları sanıyorum bu benzerlikleri şaşırarak gözlemlemem oldu Ne kadar da benzermişiz birbirimize dedirten bu ilk izlenimler bir süre sonra araştırmam rayına oturdukça beni barış ve dostluk kavramları etrafında düşündürmeye başladı Barış ve dostluk için benzeşmek mi gerek Normalleşme gerçek çözümün ta kendisi Sonuçta geleceği belirleyecek olan da bu iki halkın sokak alışverişlerinde kahve sohbetlerinde başlayacak diyaloğudur Aslolan her iki ülke arasında resmi diplomatik ilişkinin kurulması sınırların açılması diğer yandan da sivil kesimde diyalog ve ilişkinin gelişmesidir Bu açıdan Türk ve Ermeni aydınlarına sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor Hrant Dink İki Yakın Halk İki Uzak Komşu

Kekeme
Bu kitap kendiliğinden gelişen yarı etnografik bir araştırmanın ürünü Hrant Dink in İki Yakın Halk İki Uzak Komşu kitabını Erivan a gitmeden kısa bir süre önce okumuştum öldürülmesinden sonra yayımlanan Türkiye Ermenistan ve Türk Ermeni ilişkilerini konu eden kitabı Gerçekten de iki halk bu kadar yakın bu kadar benzer bu kadar tanıdık ama bu kadar birbirinden habersiz olabilir Sokaklarda metroda otobüste dolmuşlarda bakıyorum insanların yüzlerine duruşlarına bütün ifadelere bakışlara el kol hareketlerine konuşmalarındaki vurguya çocukların ağlamasındaki melodiye hepsine aşinayım Bu çalışmanın kendiliğinden atılan ilk tohumları sanıyorum bu benzerlikleri şaşırarak gözlemlemem oldu Ne kadar da benzermişiz birbirimize dedirten bu ilk izlenimler bir süre sonra araştırmam rayına oturdukça beni barış ve dostluk kavramları etrafında düşündürmeye başladı Barış ve dostluk için benzeşmek mi gerek Normalleşme gerçek çözümün ta kendisi Sonuçta geleceği belirleyecek olan da bu iki halkın sokak alışverişlerinde kahve sohbetlerinde başlayacak diyaloğudur Aslolan her iki ülke arasında resmi diplomatik ilişkinin kurulması sınırların açılması diğer yandan da sivil kesimde diyalog ve ilişkinin gelişmesidir Bu açıdan Türk ve Ermeni aydınlarına sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor Tanıtım Bülteninden