Nebiyandan Çanakkaleye Şehadet — Şaban Kutlu

Nebiyandan Çanakkaleye Şehadet
Şaban KutluCoral Dağıtım
Nebiyandan Çanakkaleye Şehadet
Şaban KutluBu kitap bir ailenin değil bir milletin yüreğinden kopup gelen sessiz bir destanın hikâyesidir Gazi Muaz ın Bafra Nebiyan Dağında gözünü vatan uğruna kaybettiği o kara günde başlayan İstiklal Madalyası yolculuğu tam kırk yıl sürdü Selim ise daha çocuk denecek kadar küçük yaşta neredeyse toy bir delikanlıyken Sarıkamış ın dondurucu soğuğunda cepheye sürüklendi Oradan önce Afyon a sonrada Sakarya nın kanlı ovalarına uzanan kan ve barut kokusu sinmiş yollarında koltuk değneğiyle attığı her adımda hem vatanını hem de kaybettiği masumiyetini birlikte taşıdı Bir diğer kardeş Müştak ise Çanakkale nin kanlı siperlerinde Conkbayırı nda Anafartalar da ve Alçıtepe de kardeşlerinden ayrı düştü Süngülerin parladığı Allah Allah nidalarının yükseldiği cehennemde duman ve mermiler arasında bir anda kayboldu gitti Ne haber geldi ne de bir mektup Yalnızca derin sessizlik Aile ocağın da her akşam fazladan konan bir tabak dualarda tekrarlanan ismi ve bitmeyen umutla geçen uzun yıllar Müştak vatan uğruna Kayıp olarak kayıtlara geçen binlerce kahramanlardan biri oldu mezarı belirsiz fakat kalplerde ebediyen yaşayan bir yiğit olarak hafızalara kazındı Bu eser sadece zaferin değil zaferin bedelinin de hikâyesidir Üç kardeşin üç ayrı cepheye dağılması bir annenin dualarının toprağa karışması bir Gazi nin yokluk içinde tam kırk yıl süren sessiz mücadelesi ve dönmeyen bir evladın dut ağacının altında öylece duran boş sandalyesi

Coral Dağıtım
Bu kitap bir ailenin değil bir milletin yüreğinden kopup gelen sessiz bir destanın hikâyesidir Gazi Muazın Bafra Nebiyan Dağında gözünü vatan uğruna kaybettiği o kara günde başlayan İstiklal Madalyası yolculuğu tam kırk yıl sürdü Selim ise daha çocuk denecek kadar küçük yaşta neredeyse toy bir delikanlıyken Sarıkamışın dondurucu soğuğunda cepheye sürüklendi Oradan önce Afyona sonrada Sakaryanın kanlı ovalarına uzanan kan ve barut kokusu sinmiş yollarında koltuk değneğiyle attığı her adımda hem vatanını hem de kaybettiği masumiyetini birlikte taşıdı Bir diğer kardeş Müştak ise Çanakkalenin kanlı siperlerinde Conkbayırında Anafartalarda ve Alçıtepede kardeşlerinden ayrı düştü Süngülerin parladığı Allah Allah nidalarının yükseldiği cehennemde duman ve mermiler arasında bir anda kayboldu gitti Ne haber geldi ne de bir mektup Yalnızca derin sessizlik Aile ocağın da her akşam fazladan konan bir tabak dualarda tekrarlanan ismi ve bitmeyen umutla geçen uzun yıllar Müştak vatan uğruna Kayıp olarak kayıtlara geçen binlerce kahramanlardan biri oldu mezarı belirsiz fakat kalplerde ebediyen yaşayan bir yiğit olarak hafızalara kazındı Bu eser sadece zaferin değil zaferin bedelinin de hikâyesidir Üç kardeşin üç ayrı cepheye dağılması bir annenin dualarının toprağa karışması bir Gazinin yokluk içinde tam kırk yıl süren sessiz mücadelesi ve dönmeyen bir evladın dut ağacının altında öylece duran boş sandalyesi

Coral Dağıtım
Bu kitap bir ailenin değil bir milletin yüreğinden kopup gelen sessiz bir destanın hikâyesidir Gazi Muaz ın Bafra Nebiyan Dağında gözünü vatan uğruna kaybettiği o kara günde başlayan İstiklal Madalyası yolculuğu tam kırk yıl sürdü Selim ise daha çocuk denecek kadar küçük yaşta neredeyse toy bir delikanlıyken Sarıkamış ın dondurucu soğuğunda cepheye sürüklendi Oradan önce Afyon a sonrada Sakarya nın kanlı ovalarına uzanan kan ve barut kokusu sinmiş yollarında koltuk değneğiyle attığı her adımda hem vatanını hem de kaybettiği masumiyetini birlikte taşıdı Bir diğer kardeş Müştak ise Çanakkale nin kanlı siperlerinde Conkbayırı nda Anafartalar da ve Alçıtepe de kardeşlerinden ayrı düştü Süngülerin parladığı Allah Allah nidalarının yükseldiği cehennemde duman ve mermiler arasında bir anda kayboldu gitti Ne haber geldi ne de bir mektup Yalnızca derin sessizlik Aile ocağın da her akşam fazladan konan bir tabak dualarda tekrarlanan ismi ve bitmeyen umutla geçen uzun yıllar Müştak vatan uğruna Kayıp olarak kayıtlara geçen binlerce kahramanlardan biri oldu mezarı belirsiz fakat kalplerde ebediyen yaşayan bir yiğit olarak hafızalara kazındı Bu eser sadece zaferin değil zaferin bedelinin de hikâyesidir Üç kardeşin üç ayrı cepheye dağılması bir annenin dualarının toprağa karışması bir Gazi nin yokluk içinde tam kırk yıl süren sessiz mücadelesi ve dönmeyen bir evladın dut ağacının altında öylece duran boş sandalyesi