Nemrut Topraklarında Suskunluk Sarmalı — Mustafa Kayahan

Nemrut Topraklarında Suskunluk Sarmalı
Mustafa KayahanPeri Yayınları
Nemrut Topraklarında Suskunluk Sarmalı
Mustafa KayahanDevrisi yılın bir ilkbahar şsfağında tekrar geldiler Sizleri kocalarınızın yanına götüreceğiz deyip kadın ve çocuklarıda topladılar ikinci ve son kafile olarak Feryatlar figanlar arşa yükseliyordu ama gözleri kapalı kulakları sağırdı süflilerin Onlar kırım sonrası topluyacakları ganimeti ve öte dünyada hizmetlerine sunulacak nimeti düşünüyorlardı sadece Tezgahlar tekrar kuruldu toplama yerlerinde Bu sefer her şey çok daha pahalıyken sadece vicdan ayaklara düşmüş ucuzlamıştı iyice Tek tük de olsa henüz vicdanını ve inancını pazara çıkarmayanlar da vardı Bunlar yapabildikleri kadar aldılar küçük çocukları analarının rızasıyla ve zaptiyeden gizli olarak Kaçırabildikleri genç kızları da aldılar Çocuklara evlatlık genç kızlara cariye dediler soranlara Ve köşe bucak gizlediler onları Azrail den Talan edildi haneler viran oldu bağlar bahçeler Çiçekler açmaz kuşlar ötmez kurtlar ulumaz oldu kahrından Yere indi simsiyah bulutlar Kapattılar vadilerin derelerin büklerin üstünü akıtılan göz yaşları ve ayıpları görünmesin diye Kahrından feveran etti çilgına döndü Fırat kan kırmızısı akmaktan Ve halen gözler kapalı kulaklar sağır ve yürekler cehennem evlat

Peri Yayınları
Devrisi yılın bir ilkbahar şsfağında tekrar geldiler Sizleri kocalarınızın yanına götüreceğiz deyip kadın ve çocuklarıda topladılar ikinci ve son kafile olarak Feryatlar figanlar arşa yükseliyordu ama gözleri kapalı kulakları sağırdı süflilerin Onlar kırım sonrası topluyacakları ganimeti ve öte dünyada hizmetlerine sunulacak nimeti düşünüyorlardı sadece Tezgahlar tekrar kuruldu toplama yerlerinde Bu sefer her şey çok daha pahalıyken sadece vicdan ayaklara düşmüş ucuzlamıştı iyice Tek tük de olsa henüz vicdanını ve inancını pazara çıkarmayanlar da vardı Bunlar yapabildikleri kadar aldılar küçük çocukları analarının rızasıyla ve zaptiyeden gizli olarak Kaçırabildikleri genç kızları da aldılar Çocuklara evlatlık genç kızlara cariye dediler soranlara Ve köşe bucak gizlediler onları Azrail den Talan edildi haneler viran oldu bağlar bahçeler Çiçekler açmaz kuşlar ötmez kurtlar ulumaz oldu kahrından Yere indi simsiyah bulutlar Kapattılar vadilerin derelerin büklerin üstünü akıtılan göz yaşları ve ayıpları görünmesin diye Kahrından feveran etti çilgına döndü Fırat kan kırmızısı akmaktan Ve halen gözler kapalı kulaklar sağır ve yürekler cehennem evlat

Peri Yayınları
Devrisi yılın bir ilkbahar şsfağında tekrar geldiler Sizleri kocalarınızın yanına götüreceğiz deyip kadın ve çocuklarıda topladılar ikinci ve son kafile olarak Feryatlar figanlar arşa yükseliyordu ama gözleri kapalı kulakları sağırdı süflilerin Onlar kırım sonrası topluyacakları ganimeti ve öte dünyada hizmetlerine sunulacak nimeti düşünüyorlardı sadece Tezgahlar tekrar kuruldu toplama yerlerinde Bu sefer her şey çok daha pahalıyken sadece vicdan ayaklara düşmüş ucuzlamıştı iyice Tek tük de olsa henüz vicdanını ve inancını pazara çıkarmayanlar da vardı Bunlar yapabildikleri kadar aldılar küçük çocukları analarının rızasıyla ve zaptiyeden gizli olarak Kaçırabildikleri genç kızları da aldılar Çocuklara evlatlık genç kızlara cariye dediler soranlara Ve köşe bucak gizlediler onları Azrail den Talan edildi haneler viran oldu bağlar bahçeler Çiçekler açmaz kuşlar ötmez kurtlar ulumaz oldu kahrından Yere indi simsiyah bulutlar Kapattılar vadilerin derelerin büklerin üstünü akıtılan göz yaşları ve ayıpları görünmesin diye Kahrından feveran etti çilgına döndü Fırat kan kırmızısı akmaktan Ve halen gözler kapalı kulaklar sağır ve yürekler cehennem evlat

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek Tanıtım Bülteninden

Köknar Kitap
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünk izlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umut ama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte Tanıtım Bülteninden

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek

Köknar Kitap
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünk izlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umut ama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte

KÖKNAR KİTAP
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünk izlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umut ama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte

Köknar Kitap
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünkizlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umutama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek

Köknar Kitap
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünk izlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umut ama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek

Köknar Kitap
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünkizlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umutama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte

Köknar Kitap
Kevork için umut ne şafağın alaca karanlığındaki zaptiye baskınında ne zindan duvarından uçurum terasına atlayışında ne de Kâhta Çayı nın azgın sularına dalışında kaybolmuştu Umut bazen zindanın duvar çatlaklarında ıslık çalan bir rüzgâr bazen pranga kelepçelerinde şefkatle okşayan bir el bazen kale dibi kayalıklarının külünk izlerinde bir nakkaş bazen de Ankar zirvesindeki kar kürtüklerinin altında uykuya çekilmiş kardelen yumrusu gibi haziran güneşinin şefkatli ışınlarını bekler olmuştu Kimi zaman kin ve nefretle karşı karşıya kalmıştı umut ama bunlara karşı asla pes etmemişti Şimdi sabrın ve kararlılığın hasat zamanıydı işte

Köknar Kitap
Güneş huzmelerini buralarda dolaştırdığında Hige poyrazı güneybatı rüzgârıyla nöbet değiştirdiğinde kar kristalleri eriyip kutsal toprağa cansuyu olduğunda gelincik ve papatyalar toprağa kilim dokuduğunda koca mezar ortaya çıkacaktı ve içinin derinliklerinde belli belirsiz bir inilti Ben Berzan buradayım Lanetli törenizin maskaralık vicdanınızın yüreğiniz gibi fesat elleriniz gibi kanlı ayağınızdaki çarıktan daha sıradan o şerefinizin o namusunuzun kurbanı ben buradayım işte deyip yankılanacaktı Hige Kayalıkları nda arşa yükselerek

Peri
Devrisi yılın bir ilkbahar şafağında tekrar geldiler Sizleri kocalarınızın yanına götüreceğiz deyip kadın ve çocukları da topladılar ikinci ve son kafile olarak Feryatlar figanlar arşa yükseliyordu ama gözleri kapalı kulakları sağırdı süflilerin Onlar kırım sonrası toplayacakları ganimeti ve öte dünyada hizmetlerine sunulacak nimeti düşünüyorlardı sadece

PERİ YAYINLARI
Devrisi yılın bir ilkbahar şafağında tekrar geldiler Sizleri kocalarınızın yanına götüreceğiz deyip kadın ve çocukları da topladılar ikinci ve son kafile olarak Feryatlar figanlar arşa yükseliyordu ama gözleri kapalı kulakları sağırdı süflilerin Onlar kırım sonrası toplayacakları ganimeti ve öte dünyada hizmetlerine sunulacak nimeti l düşünüyorlardı sadece Tezgahlar tekrar kuruldu toplama yerlerinde Bu sefer her şey çok daha pahalıyken sadece vicdan ayaklara düşmüş ucuzlamıştı iyice Tek tük de olsa henüz vicdanını ve inancını pazara çıkarmayanlar da vardı Bunlar yapabildikleri kadar aldılar küçük çocukları anaların rızasıyla ve zaptiyeden gizli olarak Kaçırabildikleri genç kızları da aldılar Çocuklara evlatlık genç kızlara cariye dediler soranlara Ve köşe bucak gizlediler onları Azrail den Talan edildi haneler viran oldu bağlar bahçeler Çiçekler açmaz kuşlar ötmez kurtlar ulumaz oldu kahrından Yere indi simsiyah bulutlar Kapattılar vadilerin derelerin büklerin üstünü akıtılan gözyaşları ve ayıpları görünmesin diye Kahrından feveran etti çılgına döndü Fırat kan kırmızısı akmaktan Ve halen gözler kapalı kulaklar sağır ve yürekler cehennem evlat