Nerrantsula — Panait Istrati

Nerrantsula
Panait IstratiHelikopter Yayınları
Nerrantsula
Panait IstratiÜnlü Romen yazarı Panait Istrati nin Nerantzula adlı romanı Faruk Ersöz ün yeni ve yetkin çevirisiyle Türk okurlarına sunuldu Nerantzula insanın sandığından daha güçlü ve sanıldığından daha iyi bir varlık olduğunu anlatan bir roman John Fowles Fransız ve Anglosakson edebiyatları arasında önemli bir ayrım olduğunu ileri sürer Fransız yazarlar uluslararası bir okuyucu kitlesini Anglosaksonlar ise ulusal bir okuyucu kitlesini benimsemişlerdir Panait Istrati nin yaşamöyküsüne baktığım zaman belleğimde Fowles un bu cümlesi parıldadı Çünkü Istrati Rumen bir anne ve Rum bir babanın çocuğu olarak Romanya da doğmuş olsa da eserlerini ancak ileri yaşlarda öğrendiği Fransızca ile yazar ve Romain Roland dan da büyük bir destek görmüştür Fransızca Panait Istrati ye Fowles un işaret ettiği gibi uluslararası bir okur kitlesi de kazandırmıştır Fransızcadan yoksun kalması Israti yi nasıl etkilerdi bunu bir çırpıda söylemek zor olsa da Fowles Fransızca ve Fransız kültürü ile kurduğu ilişkiyi kendi açısından sorgularken şöyle der Her ne kadar mükemmel olmasa da Fransızca okuyamasaydım Fransız kültürünü düzensiz bir şekilde de olsa tanımasaydım kısmen de olsa doğasını coğrafyasını bilmeseydim nasıl olurdum diye düşünüyorum bazen Bunun yanıtını biliyorum Şimdiki halimin yarısı kadar olurdum zevkte yarım görgüde yarım gerçekte yarım Bu da bize Istrati ye kabaca da olsa bakabileceğimiz bir mercek sunar Balkanların Gorki si Panait Istrati birçok eseri dilimize kazandırılmış ve Türkiyeli okurun ilgisini çekmiş büyük bir yazar Birçok yapıtında dönemin ruhunu incelikli gözlemlerle kaydetmiş Mihail Angel Dayı Kodin gibi ölümsüz karakterler var etmiştir Edebiyatın birçok coğrafyada araçsallaştırıldığı ideolojik olanın hizmetine sunulduğu zor zamanlarda Istrati hikâyesi güçlü romanları kadar bu romanlarda yer alan kahramanlar ve karakterlerle de okurda kalıcı izler bırakmayı başarmıştır Helikopter Yayınları Faruk Ersöz ün yeni ve yetkin çevirisiyle Istrati nin önemi eserlerinden olan Nerantzula yı okurla buluşturdu Balkanların Gorki si olarak ünlenmiş ve hayatının bir döneminde komünizme inanmış olan Istrati kendi romancılık anlayışını şöyle özetler İnsanlığın acılarını paylaştığımız kendi olanaklarımızla bunu dile getirdiğimiz bencilliğimizin neden olduğu kötülüklere karşı savaştığımız zaman insan olmaya sanatçı olmaya başlarız Sanat bizim yetersizliğimize karşı açılmış bir savaştır Istrati böylece bize söz konusu romanları değerlendirebileceğimiz ipuçları verir Çünkü onun romanlarında âdemoğlunun içindeki insanı arayışı temel bir çaba olarak gözlemleriz Sanatçı som kötülüğe kesmiş bir dünyada onu büyük devrimlerle değiştirecek kişi değildir ama yaptığı çok daha sessiz derinden esaslı bir müdahaleyle daha iyiye daha güzele yönelik bir çaba içindedir Roman yazmaya kırklı yaşlarda başlaması günümüz edebiyat normları açısından dezavantaj sayılabilecek olsa da bir başka büyük romancının şu sözünün Istrati için geçerli olduğunu söylemekte sanırım bir sakınca yok Dünyayı ateşli içgüdülerinizle yaratamazsınız bunu ancak sakin deneyimlerinizle yapabilirsiniz Birçok romancının kırk yaşına gelinceye kadar hiçbir şey üretememesinin ya da yapıtları kırkından sonra vermesinin esaslı nedeni budur Romanya dan İstanbul a Romanın giriş bölümünde üst anlatıcı Mısır ın İskenderi ye kentinin Ramla bölgesindeki bir gazinoda Marku adlı bir kişiyle karşılaşır İlk bakışta birbirlerini anlayan tanıyan iki kişinin karşılaşmasıdır bu Daha sonra bütün anlatımı üstlenen Marku nun söyleyecekleri hikâyeyi de oluşturacaktır Marku üst anlatıcıya Nerantzula Fontidi nin ya da nâmı diğer Saka Kızı nın başından geçenleri anlatmaya başladığında artık yaşlı sayılabilecek bir adamdır Hikâyeye Nerantzula ile henüz 16 yaşındayken yaşadığı olayları anlatmakla başlar Nerantzula hayatın sillesini yiyecek olmasına rağmen yüreğinin paklığını hiçbir zaman yitirmeyecek kahramanlardandır Bütün bunlara rağmen geçmişinden

Helikopter Yayınları
Ünlü Romen yazarı Panait Istrati nin Nerantzula adlı romanı Faruk Ersöz ün yeni ve yetkin çevirisiyle Türk okurlarına sunuldu Nerantzula insanın sandığından daha güçlü ve sanıldığından daha iyi bir varlık olduğunu anlatan bir roman John Fowles Fransız ve Anglosakson edebiyatları arasında önemli bir ayrım olduğunu ileri sürer Fransız yazarlar uluslararası bir okuyucu kitlesini Anglosaksonlar ise ulusal bir okuyucu kitlesini benimsemişlerdir Panait Istrati nin yaşamöyküsüne baktığım zaman belleğimde Fowles un bu cümlesi parıldadı Çünkü Istrati Rumen bir anne ve Rum bir babanın çocuğu olarak Romanya da doğmuş olsa da eserlerini ancak ileri yaşlarda öğrendiği Fransızca ile yazar ve Romain Roland dan da büyük bir destek görmüştür Fransızca Panait Istrati ye Fowles un işaret ettiği gibi uluslararası bir okur kitlesi de kazandırmıştır Fransızcadan yoksun kalması Israti yi nasıl etkilerdi bunu bir çırpıda söylemek zor olsa da Fowles Fransızca ve Fransız kültürü ile kurduğu ilişkiyi kendi açısından sorgularken şöyle der Her ne kadar mükemmel olmasa da Fransızca okuyamasaydım Fransız kültürünü düzensiz bir şekilde de olsa tanımasaydım kısmen de olsa doğasını coğrafyasını bilmeseydim nasıl olurdum diye düşünüyorum bazen Bunun yanıtını biliyorum Şimdiki halimin yarısı kadar olurdum zevkte yarım görgüde yarım gerçekte yarım Bu da bize Istrati ye kabaca da olsa bakabileceğimiz bir mercek sunar Balkanların Gorki si Panait Istrati birçok eseri dilimize kazandırılmış ve Türkiyeli okurun ilgisini çekmiş büyük bir yazar Birçok yapıtında dönemin ruhunu incelikli gözlemlerle kaydetmiş Mihail Angel Dayı Kodin gibi ölümsüz karakterler var etmiştir Edebiyatın birçok coğrafyada araçsallaştırıldığı ideolojik olanın hizmetine sunulduğu zor zamanlarda Istrati hikâyesi güçlü romanları kadar bu romanlarda yer alan kahramanlar ve karakterlerle de okurda kalıcı izler bırakmayı başarmıştır Helikopter Yayınları Faruk Ersöz ün yeni ve yetkin çevirisiyle Istrati nin önemi eserlerinden olan Nerantzula yı okurla buluşturdu Balkanların Gorki si olarak ünlenmiş ve hayatının bir döneminde komünizme inanmış olan Istrati kendi romancılık anlayışını şöyle özetler İnsanlığın acılarını paylaştığımız kendi olanaklarımızla bunu dile getirdiğimiz bencilliğimizin neden olduğu kötülüklere karşı savaştığımız zaman insan olmaya sanatçı olmaya başlarız Sanat bizim yetersizliğimize karşı açılmış bir savaştır Istrati böylece bize söz konusu romanları değerlendirebileceğimiz ipuçları verir Çünkü onun romanlarında âdemoğlunun içindeki insanı arayışı temel bir çaba olarak gözlemleriz Sanatçı som kötülüğe kesmiş bir dünyada onu büyük devrimlerle değiştirecek kişi değildir ama yaptığı çok daha sessiz derinden esaslı bir müdahaleyle daha iyiye daha güzele yönelik bir çaba içindedir Roman yazmaya kırklı yaşlarda başlaması günümüz edebiyat normları açısından dezavantaj sayılabilecek olsa da bir başka büyük romancının şu sözünün Istrati için geçerli olduğunu söylemekte sanırım bir sakınca yok Dünyayı ateşli içgüdülerinizle yaratamazsınız bunu ancak sakin deneyimlerinizle yapabilirsiniz Birçok romancının kırk yaşına gelinceye kadar hiçbir şey üretememesinin ya da yapıtları kırkından sonra vermesinin esaslı nedeni budur Romanya dan İstanbul a Romanın giriş bölümünde üst anlatıcı Mısır ın İskenderi ye kentinin Ramla bölgesindeki bir gazinoda Marku adlı bir kişiyle karşılaşır İlk bakışta birbirlerini anlayan tanıyan iki kişinin karşılaşmasıdır bu Daha sonra bütün anlatımı üstlenen Marku nun söyleyecekleri hikâyeyi de oluşturacaktır Marku üst anlatıcıya Nerantzula Fontidi nin ya da nâmı diğer Saka Kızı nın başından geçenleri anlatmaya başladığında artık yaşlı sayılabilecek bir adamdır Hikâyeye Nerantzula ile henüz 16 yaşındayken yaşadığı olayları anlatmakla başlar Nerantzula hayatın sillesini yiyecek olmasına rağmen yüreğinin paklığını hiçbir zaman yitirmeyecek kahramanlardandır Bütün bunlara rağmen geçmişinden ne kadar kaçarsa kaçsın geride bıraktığını sandığı o kara bulutların gölgesi her defasında onun üzerine düşecektir Annesinin hayatının kiri pası Nerantzula yı her adımında izleyecektir O saf temiz yüreğin çok çabuk kötülüğün içine düşmesi bundandır Çünkü büyüklerin günahları çocukların nevrozlarıdır Marku nun romanın başkahramanı Nerantzula ya ilişkin anlattıkları çok açık değildir Istrati hayatının bazı bölümlerini özellikle okurdan sakınarak sisli puslu bırakarak Nerantzula yı karşımıza daha güçlü bir kahraman olarak çıkarır ona yaşamının göründüğü taraflarından çok gizlediği taraflarıyla bir inandırıcılık sahicilik kazandırır Marku Epaminondas ve Aurell in sevdiği Nerantzula hayatın dağdağasının içinden geçerken bu üç kahramana da yar olmayacaktır Romanya nın İbrail Braila kentinde başlayan ve İstanbul da biten Nerantzula nın hikâyesini İskenderiye deki anlatıcıdan dinlerken Istrati bizi farklı coğrafyalarda dolaştırır Bazen özellikle Tuna Nehri gibi bu coğrafyaların romanın mekânı olmaktan çok birer kahraman gibi metni beslediğini söyleyebiliriz Istrati nin betimlemelerini okurken zaman zaman bir Yaşar Kemal romanı okuduğumuz yanılsamasını da yaşarız Nerantzula insanın sandığından daha güçlü ve sanıldığından daha iyi bir varlık olduğunu anlatan bir roman Istrati Sanat yüreğimize merhem olur hiçbir şey bu mutluluğu veremez yeryüzünde çünkü yaşama katlanmamın gönül yüceliğinden daha iyi bir yolu yoktur Yazık ki bunun için dünyaya öyle gelmek gerek derken Nerantzula özelinde neyi aradığını da imler Bazı romanlar ruha sinecek keskinliktedir Nerantzula etkisi kolay kolay geçmeyen ruhta iz bırakan çarpıcı bir roman Mehmet Tunç

Helikopter Yayınları
çev. Faruk Ersöz
İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

VACİLANDO KİTAP
çev. Ali Faruk Ersöz
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü

Vacilando Kitap
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü Tanıtım Bülteninden

Vacilando Kitap
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü

Vacilando Kitap
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü

Vacilando Kitap
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü

Vacilando Kitap
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü

Vacilando
çev. Ersöz, Ali Faruk
Nerantzula diye turunç ağacının küçüğüne derler fundoti de gür demektir Demek ki sen benim küçük turuncumsun gür dallı küçük turunç ağacımsın İşittiğin ve papağan gibi yinelediğin bir Rum şarkısının nakaratıdır bu İnsanın iyiliğini acıma duygusunu ve cömertliğini sıradanlığa düşmeden anlatmak kolay değil Panait Istrati gecenin güzelliğini yaşanan acıları gözyaşının kutsallığını yalın ama etkileyici bir üslupla dile getiren bir yazar Bunu başarabilmek için belki onun gibi 20 yüzyıl başında kentler limanlar çarşılar pazarlar arasında serüvenden serüvene savrulup giden bir ruh serserisi olmak gerek Nerantzula buruk bir aşk öyküsü Yahudi Rum ve Romen mahallerine bölünmüş bir kentte aynı kızı seven iki delikanlıyı onların dostlukla düşmanlık arasında gidip gelen gerilimli arkadaşlığını sevdikleri kızla Tuna kıyılarında yaşadıkları maceraları anlatıyor Istrati nin Nerantzula sı Tuna dan Nil kıyısına sonra İstanbul a uzanan umarsız bir aşkın dokunaklı türküsü

Ötüken Neşriyat
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacakPembe adaların kumsallarındaHer zaman başına buyrukHer zaman asi

çev. Belma Aksun
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi Yazar Panait Istrati Sayfa Sayısı 104 Çeviri Belma Aksun Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Temmuz 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ötüken Neşriyat
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacakPembe adaların kumsallarındaHer zaman başına buyrukHer zaman asi Tanıtım Bülteninden

Ötüken Neşriyat
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi

Ötüken Neşriyat
çev. Belma Aksun
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi

Ötüken Neşriyat
çev. Belma Aksun
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi

Ötüken
çev. Aksun, Belma
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi

Ötüken Neşriyat
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi

Ötüken Neşriyat
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacakPembe adaların kumsallarındaHer zaman başına buyrukHer zaman asi

Ötüken Neşriyat
çev. Belma Aksun
1927 yılında Hendek Nakaratı adıyla yayımlanan roman Türkiye de de çoğu kez Sokak Kızı adıyla yayımlanmıştır Oysa Panait Istrati Bu romanın adı Nerrantsula dır ve ben günün birinde onun bu adla yayımlanmasını isterim Alelacele icat etmek zorunda kaldığım Hendek Nakaratı benim bu kitaba verdiğim isim değildir demiştir Ötüken Neşriyat tarafından eserin yazarının arzusuna saygıyla Nerrantsula olarak yayımlanan kitap Belma Aksun un titiz tercümesi ve incelikli üslûbuyla okuyucuyla buluşmuştur Nerrantsula herkesin sokak kızı dediği bir kızın kahkahaları içinde sakladığı hüznünü ona daha çocukluk yaşlarındayken âşık olan Marko ve Epaminonda nın uzun yıllar devam edip de nihayetinde acıma hissine dönüşen sevgilerini hayal kırıklıklarını ıstıraplarını anlatır Ve Nerrantsula nın şarkısını okuyanın ruhunda âdeta hüzünle yankılandırır Romanya da başlayıp İstanbul da son bulan bir hikâyenin genç ve güzel kızı Nerrantsula neşesini de hüznünü de güzelliğini de bu şehirde bırakır Apostolis Monastirioty nin ifadesiyle Panait in Nerrantsula sı aşkın ve denizin oyunu öldüren aşkla birlikte denize Boğaz ın efsane sularına gömüldü gitti O kız daima yaşayacak Pembe adaların kumsallarında Her zaman başına buyruk Her zaman asi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img