MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Netaicül Efkar Adalı Şerhu İzhari l Esrar Arapça Yeni Dizgi Tahkikli — Mustafa b Hamza Adalı

Netaicül Efkar Adalı Şerhu İzhari l Esrar Arapça Yeni Dizgi Tahkikli
479,70
İslamiyet

Netaicül Efkar Adalı Şerhu İzhari l Esrar Arapça Yeni Dizgi Tahkikli

Mustafa b Hamza Adalı

Siraç Yayınları

20251. baskı464 sf.
17 x 241. HamurArapça
D&REn ucuz

Netaicül Efkar Adalı Şerhu İzhari l Esrar Arapça Yeni Dizgi Tahkikli

Mustafa b Hamza Adalı

Netâ icü l Efkâr Osmanlı âlimlerinden Adalı diye bilinen Kuşadalı Mustafa b Hamza nın İmâm Birgivî nin geleneksel nahiv edebiyatıyla alakalı en önemli eserlerinden sayılan İzhârul Esrâr isimli kitabı üzerine 1674 senesinde kaleme aldığı şerhtir İlim ehli tarafından pek ilgi gören uzun yıllar Osmanlı medreselerinde İzhârul Esrâr ile birlikte ders kitabı olarak okutulan Netâ icü l Efkâr Birgivî nin eseri üzerine yazılan şerhlerin en meşhurudur ÖZETLE NET İCÜ L EFKÂR ADALI ŞERHU İZHÂRİ L ESRÂROsmanlı dönemi Arap dil bilgisi âlimi Kuşadalı Mustafa b Hamza nın nahivle alakalı kaleme aldığı bir şerhtir İmâm Birgivî ye ait meşhur İzhârul Esrâr ın şerhidir Osmanlı dönemi Arap dili öğretiminde önemli bir rol oynayan bu şerh İstanbul ve Kahire de birçok defa basılmış ve pek çok müellif tarafından da üzerine hâşiyeler yazılmıştır Müellif eserinin mukaddimesinde ismini eş Şeyh Mustafa b Hamza olarak belirtikten sonra yazdığı şerhi Netâ icü l Efkâr şeklinde isimlendirdiğini de açık bir şekilde bayan etmiştir Ayrıca ferağ kaydında 28 Ramazan 1085 25 Aralık 1674 tarihinde kitabının tamamlandığını ve eş Şeyh Mustafa tarafından yazıldığını da kaydetmiştir Müellif Mustafa b Hamza kendisine nispetle Adalı diye meşhur olan Netâ icü l Efkâr eserinin telif sebebi hakkında şöyle buyurmuştur Bazı arkadaşlarım ve yakın dostlarım benden İzhâr ın muğlak lafızlarını anlaşılması güç olan yerlerini açıklayan İzhâr ın lehine ve aleyhine olabilecek sorulara cevaplar veren ve onun latif nüktelerini ortaya koyan İzhâr ın öğrenilmesini bıkmadan temin ve ezberlenmesini kolaylaştıran kısa ama anlaşılmaz olmayan bir şerh yazmamı istedirler Onlara cevap olarak artık yaşlandığımı gücümün kalmadığını sıhhatimin yerinde olmadığını ölümümün yaklaştığını söyledim Ancak Alla Teâlâ bana bir erkek çocuk bahşederse bu şerhi yazacağıma dair söz verdim Bir müddet sonra bir erkek çocuğum olunca ona Hazreti Peygamber in Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Muhammed ismini verdim Yine aynı teklifle bana geldiler Onlara yardımcı olmaktan başka bir çıkış yolu olmadığını görünce sahip olduğum bilgilere baktım ve onun gayet az olduğunu fark ettim Zaruret mahzurları mubah kılar düsturunca şerhi yazmaya başladım Daha sonra Abdullah adını verdiğim ikinci bir erkek çocuğum doğunca yazacağım bu şerhle çocuklarım ve diğer talebelerin istifade etmeleri ve kıyamet gününde de bizim için bir azık olması temennisiyle onu tamamladım ve adına Netâ icü l Efkâr dedim Daha sonra iki oğlum hikmet i ilâhî dâr ı bekâya irtihal ettiler İhlaslı din kardeşlerimden umudum odur ki çocuklarımı dualarından esirgemesinler Zira o ikisi bu kitabın yazılmasına vesile oldular Umulur ki dua edene icabet edeceğini vaat eden Allah duaları kabul eder ÖZETLE MÜELLİFİN NETÂİCÜ L EFKÂR DA İZLEDİĞİ METODMüellif Adalı mukaddime kısmında ismini ve nesebini zikretmiş İmam Birgivî yi överek duada bulunmuş ve kitabın yazılma sebebini ve ismini açıklamıştır Konu tertibinde Birgivî ye uyarak metne bağlı kalmış metin çerçevesinde açıklamalar tarifler ta lîller ve i raba yer vermiştir İzhâr metnini şerh ederken şerhin bir parçası gibi kullanmıştır Şerhte mantıkî ve felsefî yorumlara yer vermiştir Birgivî nin eserinde yer vermediği lafız vaz ı mutlak vaz ı şahsî vaz ı nev î tekid gibi bazı terimleri tarif etmiştir Birgivî nin metninde geçen kaydı ihtirâzîlere işaret etmiş ve nelerden ihtiraz için olduklarını örneklendirerek açıklamıştır Müellif bazı cümleleri ve kelimeleri kavlühû ibaresiyle tekrar etmiştir Şerhte metnin i rab yönüne dikkat çekmiş kelimelerin cümlelerin i rabını yapmıştır Şerhte çokça ta liller ve açıklamalar yer aldığından ey ya nî e nî bi mana lizâ li kevnihî li hâzâ li ellâ li enne ifadelerini sıklıkla kullanmıştır Metinde geçen kelimelerin lugavî anlamlarını önemle vermiş kaynağını belirtmiştir Şerh esnasında fiillerin sarf ilmindeki bablarına çok fazla işaret etmemiş ancak karışıklık olmaması için gerektiği yerde fiillerin asıllarının ne olduğunu açıklamıştır Müellif genellikle Birgivî nin İmtihânü l Ezkiyâ sından İsâmüddîn nin Kâfiye şerhinden Radî nin Kâfiye şerhinden İbn i Mâlik in Teshîl inden Demâminî nin Teshîl şerhinden İbn i Hişâm ın Muğni l Lebîb inden nakiller yapmıştır Şâhid olarak âyetlere ve kıraatlere çok yer vermiştir Ayrıca bazı hadis darbımesel ve Arap sözlerini de kullanmıştır Şerhte kullanılan nahvî ıstılahlarda Basra ekolüne tabi olmuştur Belâgat ilmine dair hakîkat mecâz kinâye isti âre hasr isti nâf müsned müsnedün ileyh îcâz mecâz ı mürsel alakalarından kevn dâlliyet mudlûliyet külliyet bedî ilmî terimlerinden akis istitrât istihdam müşâkele tenâsüb gibi ıstılahlar kullanmıştır Mantık ve vaz ilmine dair vaz ı lafzi yi mutlak vaz ı lafzi yi şahsî vaz ı lafzi yi nev î kaziyye i külliye suğrâ kübrâ mevdû edât ı sûr delâlet delâlet i vaz iyye delâlet i iltizâmiyye hâssa i mantıkiyye haml delil i burhânî delil i iknâî gibi ıstılahlar kullanmıştır Allâhü ulâ i izen ellezîne ke eyyin gibi bazı kelimelerin ve edatların yazılış şekilleri ve bunun gerekçeleri ile ilgili bilgiler vermiştir Şerhte mantıkî ve felsefî yorumlar dışında kıssa türü şeylere yer vermemiştir Muvafakat ettiği nahvî görüşlere câze yesıhhu câizun kaviye ibarelerini kullanmıştır Muvafakat etmediği nahvî görüşlere lâ yecûzü lâ yesıhhu zaîfun beîdun fe menzûrun ve fîhî bahsun leyse bi savâbin leyse bi vechin vecîhun lem yusib gibi ibarelerini kullanmıştır Yapılan tariflerin efradını câmî ağyarını mâni olması için hangi kayıtlarla hangi unsurların tarifin dışında kaldığını belirtmiştir İzhâr metninde geçen lâm ı tariflerin ve tâ i merbûta nın hangi anlamlarda olduğunu açıklamış ayrıca itiraziyye vavlarına da işaret etmiştir Metinde geçen nahiv terimlerine neden o isimlerin verildiğine dair açıklamalar yapmıştır Nakıs fiillerin merfûuna neden isim mensubuna neden haber denildiği mefûl u mutlak hal zamme fetha ve kesre ye neden bu isimlerin verildiğini açıklamıştır İzhâr ın nüsha farklılıklarına işaret etmiş ve hangisini doğru bulduğunu açıklamıştır Metinde geçen darb ı mesellerin hangi anlamda olduğunu belirtmiştir Dikkat çekmek istediği hususlara tedebber fefhem ve lâ tekün mine l gâfilin tabirleriyle işaret etmiştir İsim kelâm kelime gibi bazı kelimelerin iştikaklarına ve asıllarının ne olduğuna dair açıklama getirmiştir İdgam ve kalb yapılan yerlere dair açıklamalarda bulunmuş fiillerin sonundaki zamirlerin asıllarının ne olduğuna değinmiştir Metinde peş peşe zikredilen iki duruma ait iki örneğin mürettep leff ü neşr olduğuna el evvelü lil evveli ves sâni lis sâni diyerek işaret etmiştir Karışıklığı önlemek için İzhâr metninde ve şerhte geçen bazı fiillerin meçhul olduğuna değinmiştir Metinde tesâmuh olan yerlere işaret etmiş ve metinde ne yapılırsa tesâmuh lazım gelmeyeceğini de beyan etmiştir KUŞADALI MUSTAFA B HAMZA ADALI ö 1085 1674 Osmanlı dönemi Arap dil bilgisi âlimi Kuşadalı Mustafa b Hamza Trabzon da doğmuştur Doğum tarihiyle ilgili kaynaklarda herhangi bir bilgi mevcut değildir Bursalı Mehmed Tahir onun hal tercümesini verirken Kuşadası ndandır ifadesini kullanmıştır Nitekim Aydın ın Kuşadası kasabasına nispetle Kuşadalı ve Adavî Adalı nisbeleriyle meşhur olmuştur Müellif Adalı Netâ icü l Efkâr eserinin mukaddimesinde eş Şeyh Mustafa b Hamza şeklinde ismini zikretmiş ayrıca eserinin ferağ kaydında eş Şeyh Mustafa ifadesini kullanmıştır Kaynaklarda müellifin birçok lakap ve nisbeleri zikredilmiştir Lakapları şöyledir eş Şeyh Müftî Üztâz Muhakkık Âlim Fâdıl Üztâzü l Kül el Hibru l Kâmil Mevlânâ dır Nisbeleri Kuşadalı Adalı Adavî Nahvî şeklindedir Kuşadalı Şeyh Mustafa nın talebelerinden Kuşadalı Ahmed Efendi İnâyetü l Mübteğî fî Şerhi Kifâyeti l Mübtedî eserinin mukaddimesinde hocası hakkında Hocam Muhakkık eş Şeyh Müftî İzhâr şârihi İmtihân muhaşşîsi Şeyh Mustafâ b Hamza diye zikretmiştir Kuşadalı Mustafa b Hamza nın kaynaklarda ailesi hakkında yeterince bilgi yoktur Ancak Netâ icü l Efkâr eserinin mukaddimesinde Muhammed ve Abdullah adında iki oğlunun olduğunu ve daha çok küçükken vefat ettiğini belirtmiştir Aynı zamanda kaynaklarda müellifin eğitim ve öğretimi hakkında da yeterli bir bilgi yoktur Hangi medreselerde hangi hocalardan ilim tahsili yaptığına dair bir bilgide mevcut değildir Müellifin eserlerine bakıldığında hocalarından söz etmediği de görülmektir Ayrıca kaynaklarda Kuşadalı Mustafa b Hamza nın hangi medreselerde kaç talebe yetiştirdiğine dair de bilgi yoktur Ancak yetiştirdiği talebelerden sadece Kuşadalı Şeyh Ahmed Efendi zikredilmektedir Kuşadalı Mustafa b Hamza nın vefat tarihide kesin bir şekilde bilinmemektedir Bazı kaynaklar onun Netâ icü l Efkâr eserinin kaleme alıp tamamladığı tarih olan 27 Ramazan 1085 1674 senesinde vefat etiğini beyan etmiştir Bazı kaynaklar ise bu tarihte hayatta olduğunu ifade ederek yetinmişlerdir Bazı kaynaklar ise vefatının 1085 1674 ten sonra olduğunu beyan etmiştir Bursalı Mehmed Tahir mezarının Kuşadası nda olduğunu ve mezar taşında yazı olmadığını ifade etmiştir Allah Teâlâ rahmet eylesin mekanını cennet kılsın Âmin MÜELLİF ADALI NIN ESERLERİNetâ icü l EfkâHâşiyetü Adalı ale l İmtihânMüellife Nispet Edilen Eserlerel Hayât fî Şerhi Şürûti s SalâtŞerhu Lübbi l ElbâbŞerh fi t Te accübŞerhu Dîbâceti l HalebîEmsile şerhiRisâle i DilİZHÂRU L ESRÂROsmanlı âlimlerinden İmam Birgivî nin Arap gramerine dair kaleme aldığı eserdir Müellif nahiv ile alakalı daha öncesinde Avâmil eserini yazmış ardından bu eserin şerhi sadedinde İzhârul Esrâr adlı eserini telif etmiştir Esasen eserde Arap nahvinin temel konuları özlü bir şekilde ele alınmış ve ilim talebelerinin Arap grameri ve nahvini kısa bir sürede kolay bir şekilde anlamaları için yalnızca Basra dil mektebinin görüşlerine yer verilmiştir Ancak bazen farklı görüşler belirtilmiş ve zayıf görüşler de tercih edilmiştir İmam Birgivî İzhârul Esrâr eserini işlerken öncesinde kaleme aldığı Avâmil kitabında sadece isimleri ve birer örneği verdiği konuların tanımlarını yapmış şartlarını belirtmiş ve açıklamalı örneklerini çoğaltmıştır Ayrıca örnekleri âyet şiir ve güzel sözlerden seçmiş ve bir de esere giriş bölümü eklemiştir Birgivî bu güzide eseri telif ederken her ne kadar kaynak zikretmemişse de nahivle ilgili kaynaklar incelendiğinde Zemahşerî nin el Mufassal ı İbnü l Hâcib in el Kâfiye si ve İbn Hişâm ın Muğni l Lebîb i gibi eserlerden istifade ettiği görülmektedir Özetle İzhâru l Esrâr Kitabıİzhâr kitabı kısa bir giriş ve üç ana bölümden oluşmuştur Birinci bölüm âmil hakkındadır Bu bölümde isim fiil harf üçlüsünü tarif edilmişÂmil mantıkî delillerle açıklanmışÂmiller lafzî ve mânevî olmak üzere iki temel kısma ayrılmışLafzî âmiller semâî ve kıyasî olarak ikiye ayrılmışSemâî âmiller isimleri etkileyen ve muzâri fiili etkileyen şeklinde tasnif edilmişİsimleri etkileyen âmiller bir ve iki ismi etkileyen diye incelenmişHarf i cerler fiile benzeyen edatlar leyse ye benzeyen edatlarfi l i muzâriyi nasbeden harfler ve fi l i muzâriyi cezmedenler olmak üzere 49 semâî âmil 9 kıyasî âmil ve 2 mânevî âmil olmak üzere 60 âmil işlenmiştir İkinci bölüm ma mûl hakkındadır Bu bölümde ma mûl kavramı açıklanmışAslî ve tâbi kısımlara ayrılmışAslî mâmuller 9 merfû 13 mensûb 2 mecrûr 1 meczûm fi l i muzâri olmak üzere dört kısımda izah edilmişTâbi ma mûller beş grupta ele alınıp ma mûl sayısı 30 a tamamlanmıştır Üçüncü bölüm i râb hakkındadır Bu bölümde i râbın mahiyeti yeri türü ve özelliği itibariyle 4 e ayrılarak incelenmiştir İmam Birgivî İzhâru l Esrâr ında nahvin konularını güzel bir şekilde tasnif ederek illet ve sebeplerini belirtmiş dilin felsefesini yapmıştır Bu nedenledir ki çok ilgi görmüş Osmanlı medreselerinde asırlarca okutulmuş ve ayrıca üslûp ve metot açısından İbnü l Hâcib in el Kâfiye sini ikinci planda bırakmıştır Bu güzide eser ilim erbabı tarafından çok ilgi gördüğünden 40 a aşkın basımı baskısı yapılmıştır İlk olarak yine müellif Birgivî nin Avâmil i ve İbnü l Hâcib in el Kâfiye siyle birlikte 1219 1804 tarihinde basılmıştır Bunun yanında çeşitli şerh ve hâşiyelerinden alınan açıklayıcı bilgilerle birlikte bu kıymetli üç eser Nahiv Mecmuası ismiyle neşredilmiştir İZHÂRU L ESRÂR A YAPILAN ŞERH VE HÂŞİYELERDEN BAZILARINetâ icü l Efkâr Adalı Şeyh Mustafa b HamzaHallü Esrâri l Ahyâr alâ İ râbi İzhâri l Esrâr Zeynîzâde Hüseyin EfendiFethu l Esrâr fî Şerhi l İzhâr Sobucalı Mehmed b Ahmed Sobicevî Keşfül Esrâr fî Şerhi İzhâri l Esrâr Müslihuddin el Evlâmişî Avlamışlı Zübdetü l Enzâr fî Halli Ukdeti İzhâri l Esrâr Süleyman b AhmedFethu l Esrâr fî Şerhi l İzhâr Muhammed b Ahmed eş ŞeyhîFeyzu l Bihâr fî Şerhi l İzhâr Süleyman Feyzî PaşâŞerhu l İzhâr Hamza b eş Şeyh İbrahim Feyzullah es SindîŞerhu l İzhâr Halil b Ahmed b Himmet el KonevîFevâ tihu l Efkâr fî Şerhi l İzhâr Eyyûbî şerhi Abdullah b Muhammed Sâlihen Nessâr ale l İzhâr Hasan b Ömer Ma rûf eş ŞettîRef u l Estâr fî Halli Muğlakâti l İzhâr Niyâzî İsmail b Abdullah Osmanpazarlı Şerhu l İzhâr Ömer b Ahmed Naîmî Harputlu Fevâ tihu l Ezkâr Abdullah b Sâlih b İsmâilİnkişâfü l Ezhâr fî Es ileti l İzhâr Mustafa b Mustafa el MîhâlicîMiftâhü l Merâm fî Ta rîfi Ahvâli l Kelime ve l Kelâm Hacı Muhammed Feyzî Edirne Müftüsü Şerhu l İzhâr Abdüsselâm b el Hâc Saîd el BağdâdîMecme u l Enhâr Şerhu l İzhâr Ömer b Tahâ b Ahmed el Hımsî ed Dımeşkîel İstizhâr fî Şerhi l İzhâr Ali b Muhammed et TabâtabâîMefhûmu l İzhâr Muhammed Şükrî el MekkîHâşiye alâ Netâ ici l Efkâr Hasan el AttârMenâfi u l Ahyâr hâşiye alâ Netâ ici l Efkâr Mustafa b Mehmed el AmâsîHâşiye alâ Netâ ici l Efkâr Hâfızzâde Mehmed Niğdevîİbrahim el Kassâb er Rûmî Kasabzâde Muhammed Raşîd Arabzâde Şerhu l Bâbi l Evvel mine l İzhâr Abdullah b Abdülkâdir el Halebî Sultân Hamid b Abdullah el KarsîİMAM BİRGİVÎ ö 981 1573 RAHİMEHÜLLÂHOsmanlı nın güzide âlimlerinden Birgivî Rahimehüllâh 10 Cemâziyelevvel 929 27 Mart 1523 tarihinde Balıkesir de doğmuştur Asıl adı Takıyyüddin Mehmed olup Birgivî Mehmed Efendi diye şöhret bulmuştur Ayrıca ilimdeki yüksekliğinden dolayı İmam Birgivî ismiyle meşhur olmuş böyle anılmıştır Babası Balıkesir de hocalık müderrislik yapan Pîr Ali isminde âlim ve faziletli bir kimsedir Dedesi Balıkesir Kepsut a bağlı Bektaşlar köyünden İskender Efendi dir Babasının Amcazâdesi yani dedesinin kardeşi Bahâeddinzâde Muhyiddin Mehmed Efendi dir Dedesinin babası Şeyh Lütfullah Efendi dir Annesi ise Meryem Hanım dır İsmi Lakapları ve NisbeleriBirgivî kendisinden Mehmed b Pîr Ali el Bâlîkesrî diye bahsetmiştir Eserlerine ve diğer kaynaklara bakıldığında isminin ittifakla Mehmed olduğu belirtilmiştir Ayrıca kaynaklarda birçok lakap ve nisbeleri zikredilmiştir LakaplarıÇelebîMuhyiddînTakıyyüddînŞemseddînEfendiFâzılMevlânâŞârihNisbeleriBirgili Birgilu BirgivîBâlîkesrîAydînîRûmîSûfîHanefîFarazîNahvîİlmî HayatıBirgili diye de bilinen ve çeşitli sahalarda eser veren büyük Türk âlimi Birgivî ilk ilmi tahsiline babasının yanında başlamıştır Kendisinden Arapça mantık ve diğer bazı ilimleri okumuş ve bu arada Kur ân hafızlığını da tamamlamıştır Daha sonra İstanbul a gitmiş Mahmutpaşa mahallesinde Küçük Şemseddin Efendi den ders almıştır Ardından Haseki Medresesi ne girmiş dönemin tanınmış âlimlerinden Ahîzâde Mehmed Efendi nin ve Kızıl Molla lakabıyla tanınmış Abdurrahman Efendi nin talebesi olmuştur Buradan icâzet alarak müderrislik yapmaya hak kazanmıştır İmam Birgivî icâzet aldıktan sonra Abdurrahman Efendi nin yanına mülâzım olup ihtisasını tamamlamış ve bir müddet bazı medreselerde müderrislik yapmıştır Hocası Abdurrahman Efendi nin aracılığıyla Kanûnî döneminde Edirne kassâm ı askerîsi olmuş ve bu görevi süresince ders okutmaya devam etmiştir Ayrıca bu arada camilerde vaaz vermeye başlamış ve halkı Kur ân ve Sünnet e uymaya davet etmiştir Zamanında kabirler üzerine türbe yapılması bu yerlerde mum yakılması ücret karşılığında Kur ân okunması gibi bid atlere karşı çıkmıştır Ayrıca bâtıl itikadlarla kâdîlar arasında rüşvetin yaygınlaşması zengin çocuklarına ücretle ilmî pâyeler verilmesi gibi meşrû olmayan uygulamalara karşı da son derece mücadele etmiştir Ayrıca Birgivî Rahimehüllâh İmam Züfer in görüşüne ve örfe dayanarak para vakfetmenin cevazı hususunda fetva veren Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi ve Kadı Bilâlzâde ye reddiye olarak İnkâzü l Hâlikîn Îkâzü n Nâ imîn ve İfhâmü l Kâsırîn ve es Seyfü s Sârim adlı risâleleri kaleme almıştır Şüphesiz üste zikredilen bu mesele Osmanlı ulemâsı arasında tartışılmış ve hatta İmâm ı A zam ın talebeleri tarafından da farklı görüşler belirtilen bir meseledir Buna binaen Ebüssuûd Efendi bu konuda halk arasında fitneye yol açılmaması için Birgivî ye nasihatte bulunmuş ve kendi fetvasına gerekçe olarak da hayır işlerinin kesilmesi endişesini dile getirmiştir İmam Birgivî daha sonraları İstanbul a gitmiş ve Bayramiyye tarikatı şeyhi Abdullah Karamânî ye intisap ederek inzivaya çekilmiştir Edirne de kassâm ı askerî askerî sınıf mensubu kişilerin miraslarını vârisler arasında paylaştıran iken aldığı paraları defter kayıtlarına göre geri vererek hak sahiplerinden helâllik almıştır Ancak Abdullah Karamânî müridi Birgivî nin ders ve irşad faaliyetleri için geri dönmesini istemesi tavsiyesi üzerine Sultan II Selim in hocası Birgili Atâullah Efendi nin Birgi de yaptırdığı medreseye müderris olarak tayin edilmiştir Burada ilmî liyakati sebebiyle kısa zaman içerisinde tanınmış ve ders almak isteyen pek çok talebe ülkenin her tarafından buraya akın etmeye başlamıştır Ömrünün geri kalanını Birgi de tedrîs telif ve irşad faaliyetleriyle geçirmiş olması sebebiyle Birgili ve Birgivî nisbesiyle meşhur olmuştur Yüksek ŞahsiyetiFıkıhta Hanefî itikadda Mâtürîdî olan Birgivî Rahimehüllâh kişilik bakımından son derece dürüst hakkı söylemekten çekinmeyen ve asla taviz vermeyen bir ilim adamıdır Öyle ki hiçbir eserini herhangi bir devlet büyüğüne ithaf etmemiş aksine yöneticilerde ve görevlilerde gördüğü kusurları tenkit etmiştir Özellikle ehli olmayanlara ilmî ve idarî rütbeler verilmesine kadılar muhtesipler ve diğer görevlilerin rüşvet almalarına ve her türlü bid at ve hurafelere son derece karşı çıkmıştır Ayrıca bazı haksız menfaatler elde ettiği görevliler nezdinde nüfuz sağlayarak devlet işlerine karıştığı gerekçesiyle Hâce i Sultânî diye meşhur olan II Selim in hocası Atâullah Efendi yi bile ikaz etmiştir Birgivî Osmanlılar döneminde yetişmiş seçkin bir âlim olmasının yanında dinî ve ahlâkî şahsiyeti bakımından da mükemmel bir insandır Ömrünün sonlarına doğru Birgi den İstanbul a giderek Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa ya memleketteki adaletsizliklerle karşı mücadele etmesi için tavsiyelerde bulunmuştur Yüce şahsiyetine bakıldığında onun ne kadar dürüst ve ne kadar cesaretli olduğu görülmektedir Ayrıca Birgivî Rahimehüllâh Bayramiyye tarikatına müntesip olmakla birlikte zamanında Sünnî esaslardan sapmış ve bid atler ihdas eden bazı tasavvuf erbabını da eleştirmekten geri durmamıştır Öyle ki bazı mutasavvıfların bid at ve aşırılıklarını ortaya koyup tenkit etmek üzere el Kavlü l Vasît Beyne l İfrât ve t Tefrît adlı risâle kaleme almıştır Her ne kadar bu sebepten dolayı tasavvuf düşmanı olmakla itham edilmişse de bu iddialar yersiz görülmüştür Nitekim Birgivî et Tarîkatü l Muhammediyye eserini telif ederken İmam Gazzâlî nin İhyâ ü Ulûmi d Dîn eserinden çokça istifade etmiş olması onun Sünnî tasavvufa ne kadar bağlı olduğunu açık bir şekilde göstermiştir Ayrıca ünlü mutasavvıf ve Birgivî nin et Tarîkatü l Muhammediyye eserinin şârihlerinden olan Abdülganî en Nablusî onun Ehl i Sünnet esaslarına bağlı tasavvuf büyüklerini değil de tasavvuf adına birçok bid at ve hurafe ortaya çıkaran sözde mutasavvıfları tenkit ettiğini belirtmiştir Bunun yanında talebelerinden Akşehirli Hocazâde Abdünnasîr ın kaleme aldığı ve meşhur Adalı Kuşadalı Ahmed Efendi tarafından da Tercüme i Evrâd ı Birgiviyye adıyla Türkçe ye çevrilen Birgivî nin yirmi dört saatlik hayat kesitini anlatan risâlede onun çok yoğun bir dinî ve tasavvufî hayat yaşadığı görülmektedir Birgivî Rahimehüllâh zamanındaki Osmanlı ulemâsı içinde sosyal gelişmeleri de yakından takip eden az sayıdaki münevverlerden biri olmakla beraber et Tarîkatü l Muhammediyye başta olmak üzere eserlerinin her devirde büyük ilgi görmesi onun ilmî dirayeti yanında dürüst basiretli cesur ve sosyal problemler karşısında sorumluluk duygusu taşıyan bir kişilik sahibi olduğunu yansıtmaktadır Son söz olarak ömrünün son yıllarında gözlerinden rahatsız olan imam Birgivî çıktığı bir İstanbul seyahatinde vebaya yakalanmış 981 yılı Cemâziyelevvel ayında Eylül 1573 tarihinde hicrî yıla göre 52 yaşında vefat etmiş ve cenazesi Birgi ye getirilerek defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Etsin Sevdikleriyle Haşreylesin ÂMİN BİRGİVÎ NİN ESERLERİAklî ve naklî ilimlerde dirayet sahibi velûd bir âlim olan Birgivî Rahimehüllâh Arap dili grameri başta olmak üzere ahlâk tasavvuf fıkıh akaid tefsir kıraat hadis gibi sahalarda çoğu Arapça birkaçı da Türkçe olmak üzere altmışa yakın eser kaleme almıştır Eserleri hem halk arasında itibar görmüş hem de medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur Nadide eserlerinden bazıları şöyledir Akaid Eserleri Ahvâlü Etfâli l MüslimînZiyâretü l Kubûrer Risâletü l İ tikâdiyyeŞerhu ÂmentüRisâletü t Tevhîd Luğazü l Birgivî Tuhfetü l Müsterşidîn fî Beyâni l Mezâhib ve Fırakı l MüslimînAhlâk Tasavvuf Eserleri et Tarîkatü l Muhammediyye ve s Sîratü l AhmediyyeCilâ ü l KulûbRisâle fi z Zikri l CehrîTafdîlü l Ğaniyyi ş Şâkir ale l Fakîri s SâbirMihakkü l Mutasavvıfîn ve l Müntesibînel MakâmâtFıkıh Eserleri VasiyetnâmeÎkâzü n Nâ imîn ve İfhâmü l Kâsırînİnkâzü l HâlikînMu addilü s SalâtZuhrü l Müte ehhilîn ve n Nisâ fî Ta rîfi l Athâr ve d Dimâ es Seyfü s Sârim fî Ademi Cevâzi Vakfi l Menkûl ve d Derâhimel İrşâd fi l Akâid ve l İbâdâtNûru l Ahyâ ve Tuhfetü l EmvâtŞerhu Şurûti s SalâtRisâle fî Sücûdi s SehvRisâle fi l MusâfahaRisâle fî Ziyârati l KubûrRisâle fî Ahkâmi l Arâzi l Uşriyye ve l HarâciyyeFerâiz Risâlesi ve ŞerhiHâşiyetü l Îzâh ve l IslâhTa lîkât ale l İnâyeel Kavlü l Vasît Beyne l İfrât ve t TefrîtTefsir Kıraat Eserleri Tefsîr Tefsîru Sûreti l Bakara ed Dürrü l Yetîm fi t TecvîdRisâle fî Beyâni Rusûmi l Mesâhifi l Osmâniyyeti s SitteAhsenü l KasasHadis Eserleri Risâle fî Usûli l HadîsŞerhu l Ehâdîsi l ErbaînKitâbü l Îmân ve Kitâbü l İstihsânGramer Eserleri Şerhu Lugati Feriştehoğluel Avâmilİzhârü l Esrârİm ânü l EnzârKifâyetü l Mübtedîİmtihânü l EzkiyâŞerhu l EmsileRisâle fi s Sarfel Emsiletü l FazliyyeŞerhu l Emsileti l FazliyyeHâşiyetü Şerhi l FazliyyeTa lîkât ale l İmtihânTa lîkât ale l Fevâ idi d Zıyâ iyyeDiğer EserleriĞurrenâmeRisâle fî Âdâbi l Bahs Risâletü l Münâzara EmâlîRisâle fî Medhi s Sultâni l Âdil ve Zemmi s Sultâni z ZâlimNET İCÜ L EFKÂR ADALI ESERİNİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİGeniş mukaddime çalışması yapıldı Metin ve şerh ile ilgili bilgiler verildi Müelliflerin hal tercümesi eklendiİki nüshaya mukabele edilerek farklar belirtildiMetinde tam harekeleme yapıldıŞerhte müşkül kelimelerde harekeleme yapıldıÂyet ve hadislerin referans ve tahricleri yapıldıİstişhad edilen şiirlerin referansları verildiOkuyuculara kolaylık olması için yeni imlâ kaideleri kullanıldıGarip kelimeler şerh edildiKitapta geçen âlimler ve eserler hakkında bilgi verildiİktibas edilen eserlere müracaat edildiMevzuların âyetlerin hadislerin şiirlerin ve âlimlerin kitapta kolayca bulunabilmesi için her birisine ayrı ayrı fihrist eklendi Tanıtım Bülteninden

D&R
612,00

Siraç Yayınları

20251. baskı464 sf.
17 x 241. HamurArapça
D&R

Osmanlı âlimlerinden Adalı diye bilinen Kuşadalı Mustafa b Hamza nın rahimehullâh İmâm Birgivî nin rahimehullâh geleneksel nahiv edebiyatının en önemli eserlerinden addedilen İzhâru l Esrâr isimli kitabına 1674 yılında yazdığı şerhtir Tahkikte izlenilen usûl Geniş mukaddime çalışması yapıldı Metin ve şerh ile ilgili bilgiler verildi Yazarların tercümeleri eklendi İki nüshaya mukabele edilerek farklar belirtildi Metinde tam harekeleme yapıldı Şerhte müşkül kelimelerde harekeleme yapıldı Ayet ve hadislerin referans ve tahricleri yapıldı İstişhad edilen şiirlerin referansları verildi Okuyuculara kolaylık olması için yeni imlâ kaideleri kullanıldı Garip kelimeler şerh edildi Kitapta geçen âlimler ve eserler hakkında bilgi verildi İktibas edilen eserlere müracaat edildi Mevzuların ayetlerin hadislerin şiirlerin ve âlimlerin kitapta kolayca bulunabilmesi için her birisine ayrı ayrı fihrist eklendi Tanıtım Bülteninden