Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar — Koray Doğan

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar
Koray DoğanAdalet Yayınevi
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar
Koray DoğanBu çalışmanın temel yazılış amacı neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda gerçekleşen özel neticenin faile hangi şartlar altında yükleneceği sorununa objektif ve sübjektif anlamda çözüm bulmaktır Bunun için de failin kastının yönelik olduğu temel suç tipi ile özel netice arasındaki bağlantının ne şekilde tespit edileceğinin ortaya konulması gerekmektedir Çalışma kapsamında ileri sürülen çözüm olarak ileri sürülen düşünce yapılarının arkasında yatan prensipleri dogmatik açıdan savunulabilir ve uygulamada değerlendirilebilir kriterlere ulaşabilmek için açığa çıkarmaktır Bu çerçevede çalışmamız üç bölümden oluşmakta ilk bölümde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin genel bilgiler verilmektedir Tezimizin ağırlık noktasını ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda özel neticenin faile objektif ve sübjektif yüklenebilirliğinin ele alındığı ikinci bölüm oluşturmaktadır Bu bölümde ayrıca neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin yeni düzenlemenin iddia edildiği üzere objektif sorumluluğun önüne geçilmesi için yeterli bir düzenleme olup olmadığı da incelenecektir Bu amaç doğrultusunda ikinci bölümde objektif sorumluluk kurumu hakkında da bilgi verilmeye çalışılmaktadır Son olarak üçüncü bölümde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin uygulamada sorun olarak karşılan hususlar ele alınmaya çalışılmaktadır Üçüncü bölümde ele aldığımız konu başlıkları özellikle uygulamada karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara ilişkin yargı kararları ve doktrin görüşleri gözetilerek belirlenmiştir

Adalet Yayınevi
Bu çalışmanın temel yazılış amacı neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda gerçekleşen özel neticenin faile hangi şartlar altında yükleneceği sorununa objektif ve sübjektif anlamda çözüm bulmaktır Bunun için de failin kastının yönelik olduğu temel suç tipi ile özel netice arasındaki bağlantının ne şekilde tespit edileceğinin ortaya konulması gerektiğidir Kitap üç bölümden oluşmaktadır İlk bölümde konuya ilişkin genel bilgiler in verildiği ikinci bölümde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç kurumuna anlamını veren özel neticenin objektif ve sübjektif yüklenebilirliği nin ve nihayet üçüncü bölümde bu alanda ortaya çıkan diğer sorunlar ın ele alındığı görülmektedir Yazar söz konusu hususlara ilişkin sorunları büyük bir başarı ile tespit etmiş ve bunlara ilişkin çözüm önerilerini sunmuştur Yazarın konuyu özellikle Alman hukukundaki kaynakları büyük ölçüde tüketerek kaleme almış olması çalışmanın karşılaştırmalı bir nitelik taşıyor olmasını da sağlamıştır Konu Başlıkları Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlara İlişkin Genel Bilgiler Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlarda Özel Neticenin Faile Objektif ve Sübjektif Olarak Yüklenebilirliği Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlara İlişkin Diğer Sorunlar

Adalet Yayınevi
Bu çalışmanın temel yazılış amacı neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda gerçekleşen özel neticenin faile hangi şartlar altında yükleneceği sorununa objektif ve sübjektif anlamda çözüm bulmaktır Bunun için de failin kastının yönelik olduğu temel suç tipi ile özel netice arasındaki bağlantının ne şekilde tespit edileceğinin ortaya konulması gerektiğidir Kitap üç bölümden oluşmaktadır İlk bölümde konuya ilişkin genel bilgiler in verildiği ikinci bölümde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç kurumuna anlamını veren özel neticenin objektif ve sübjektif yüklenebilirliği nin ve nihayet üçüncü bölümde bu alanda ortaya çıkan diğer sorunlar ın ele alındığı görülmektedir Yazar söz konusu hususlara ilişkin sorunları büyük bir başarı ile tespit etmiş ve bunlara ilişkin çözüm önerilerini sunmuştur Yazarın konuyu özellikle Alman hukukundaki kaynakları büyük ölçüde tüketerek kaleme almış olması çalışmanın karşılaştırmalı bir nitelik taşıyor olmasını da sağlamıştır Konu BaşlıklarıNeticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlara İlişkin Genel Bilgiler Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlarda Özel Neticenin Faile Objektif ve Sübjektif Olarak Yüklenebilirliği Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlara İlişkin Diğer Sorunlar

Adalet Yayınevi
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü nde 02 Haziran 2010 tarihinde doktora tezi olarak savunulan bu çalışma ikinci basıda bu niteliğine saygı gösterilerek güncellenmeye çalışılmıştır Bu anlamda tezin kabul edilen şekline uygun olarak esaslı değişiklikler yapılmaksızın sadece iki bası arasındaki zaman zarfında konuyla ilgili yapılan yasal değişiklikler yeni bilimsel çalışmalar ve yargı kararları gözden geçirilerek eserde değerlendirilmiştir İlk basıdan bugüne uygulamanın TCK 23 maddeye yüklediği anlam ve vardığı sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde kanuni değişikle amaçlanan şekilde aşağıda incelenen bazı yerinde kararlar dışında objektif sorumluluğun önüne geçilemediği söylenebilir Her ne kadar kalp krizi vakıaları olarak adlandırılabilecek olay türlerinde bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç değil taksirle öldürme suçu tartışma konusu olsa da Yargıtay ın genel tavrı eleştiriye açıktır Bunun kanımızca iki nedeni vardır öncelikle Yargıtay özellikle maktulün kavga sırasında veya sonrasında kalp krizi geçirerek öldüğü olaylarda taksirle öldürme suçu bakımından nedensellik bağını tespit etmekle yetinip objektif isnadiyet beşeri nedensellik teorisinin cezai sorumluluğu sınırlandıran kriterlerini uygulamamaktadır Halbuki yasal düzenlemenin kaynağı olan Alman Ceza Hukukunda baskın görüş ve Alman Federal Mahkemesi bu teoriyle doğrudan nedensellik bağlantısı özellikle hükmedebilirlik kriteri ve riskin yükseltilmesi yaklaşımı ile cezai sorumluluğun gereksiz yere genişlemesinin önüne geçmektedirler İlgili hukuk kültürünün uygulama ve doktrinindeki birikim dikkate alınmaksızın başka bir ceza kanunundan hüküm ithal etmek tek başına yasal düzenlemeden beklenen amaca hizmet etmez Belki de en azından taksirle hareket etme koşulundan daha önemli olan nokta bu kriterlerin somut olaya doğru şekilde uygulanmasıdır İkinci olarak ise sübjektif isnadiyetin koşulu olarak özel neticenin fail için öngörebilir olup olmadığı incelenmeksizin öngörülebilirliğin sadece maktulün hastalığının fail tarafından bilinip bilinmemesine indirgenmesidir En azından taksirle hareket etme ifadesi de uygulamayı aynı eylem bütünü içinde hem kast hem de taksir sorgulaması yapmaya zorlayarak maddenin işlevinin zayıflamasına neden olmaktadır Bunun için taksir ifadesi yerine neticenin öngörülebilirliğine vurgu yapılması objektif sorumluluğun önüne geçmekte daha işlevsel olacak ve teorik olarak suç genel teorisine de uygun olacaktır Bu husustaki değerlendirmeler için çalışmanın özellikle Maddenin Lafzî Yorumu ve Özellikle en azından taksirle hareket etme ifadesi ve Mağdurun Özel Durumunun Neticeye Neden Olması başlıkları altındaki açıklamalarına bakılmalıdır Bu eleştirilerin yanı sıra 2012 yılı sonrasında Yargıtay ın doğrudan nedensellik kavramına objektif isnadiyete atıf yapan nedensellik bağlantısının ve hastalığın bilinmesinin tek başına yeterli olmacayacağı yönündeki kararları olumlu gelişmeler olarak sayılabilir Ayrıca aradan geçen beş yıllık zaman zarfında ceza hukukuna dair pozitif hukuktaki değişim dalgaları neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçları da etkilemiştir Bu değişikliklerden kısaca söz etmek gerekirse göçmen kaçakçılığı suçunda suçun mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşturması suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekli olarak düzenlenmiştir TCK m 79 2 cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarında suç sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekli olmaktan çıkarılmış ve cinsel saldırı suçunda cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hali bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç şekli olarak düzenlemiştir TCK m 102 4 Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarında bu suçların işlenmesi sonucunda haberleşme enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâli bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç şekli olarak düzenlenmişti

Adalet Yayınevi
Koray Doğan tarafından kaleme alınan Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar Koray Doğan Kitap Özeti Önceki basının yayınlandığı 2015 yılından bugüne neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar TCK nın genelinden farklı olarak esaslı bir yasal değişikliğe konu olmamıştır 2020 yılında kabul edilen 7242 sayılı Kanunla ölüm neticeli kasten yaralama suçunun ceza üst sınırı 18 yıla çıkartılmıştır Bunun yanında ölüm neticeli kasten yaralama suçuna ilişkin içtihatlarda önemli sayılabilecek bir değişimden söz edilebilir Kavga sırasında mağdurdaki kronik kalp rahatsızlığının efor ve stresin de etkisiyle kalp krizine neden olduğu ölümle neticelenen olaylara ilişkin içtihatlarda 2016 öncesi kararlarda ölüm veya yaşamsal tehlikenin yaralamayı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama niteliğinden çıkardığı belirtilse de YCGK nın 2016 tarihli içtihadı ile birlikte 3 ve 12 CD kararlarında bir değişiklik dikkat çekmektedir Aşağıda Mağdurun Özel Durumunun Neticeye Neden Olması başlığı altında detaylı şekilde aktarıldığı üzere Yargıtay fiilin niteliğine göre Adli Tıp Kurumu raporlarına atfen ölüm gerçekleşmiş dahi olsa yaralama fiilinin ayrı bir değerlendirme ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunu kabul etmektedir Ölüm neticesinin faile isnadiyeti adına önem arz eden bu kabulün yerinde olduğu kanaatindeyiz Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı eğer fail mağdurun kalp bölgesine vurmuş ve ATK rehberinde yer aldığı gibi kalpte kontüzyon yani künt kardiyak yaralanmaya neden olmuşsa bu durum basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama olarak nitelendirilmez rehberde de belirtildiği üzere yaşamsal tehlike olarak nitelendirilir Tipiklik incelemesinde mağdurun kalp hastası olup olmaması failinin bunu bilip bilmemesi sonraki aşama olan manevi unsura ilişkin değerlendirmede dikkate alınabilir Bu basıda daha detaylı şekilde incelenen bir nokta da öldürme kastının belirlenmesine ilişkin Yargıtay içtihatları olmuştur Konuyla ilgili 2018 2023 yılları arasında YCGK kararlarına eserde yer verilmiştir Kararlarda dikkat çeken bir detay tartışmalı olaylarda ilk derece mahkemelerinin genellikle ölüm neticeli kasten yaralama m 87 4 den hüküm tesis ettikleri bu hükümlerin Ceza Dairesince öldürme kastının varlığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle bozulduğu direnme veya Başsavcılık itirazı ile önüne dosyanın geldiği YCGK nun ise ilk derece mahkemeleri gibi genellikle öldürme kastının varlığının sabit görülemeyeceği m 87 4 ün uygulanması gerektiği yönünde kararlar 2018 308K 2019 59K 2021 273K 2021 280K 2022 486K vermiş olmasıdır Ancak aynı Kurul un bir olayda kendisini darp eden nişanlısını 2021 230K bir olayda ise eşini 2023 398K bıçaklayan kadın faillerle ilgili iki kararında öldürme kastının varlığını oyçokluğu ile kabul etmesi özelllikle tartışılmıştır Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Koray Doğan Sayfa 408 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 17 00x25 00 cm Basım Yılı Şubat 2025 Barkod 9786253771447 Kategori Ceza Hukuku

Adalet Yayınevi
Kitabın Açıklaması Önceki basının yayınlandığı 2015 yılından bugüne neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar TCK nın genelinden farklı olarak esaslı bir yasal değişikliğe konu olmamıştır 2020 yılında kabul edilen 7242 sayılı Kanunla ölüm neticeli kasten yaralama suçunun ceza üst sınırı 18 yıla çıkartılmıştır Bunun yanında ölüm neticeli kasten yaralama suçuna ilişkin içtihatlarda önemli sayılabilecek bir değişimden söz edilebilir Kavga sırasında mağdurdaki kronik kalp rahatsızlığının efor ve stresin de etkisiyle kalp krizine neden olduğu ölümle neticelenen olaylara ilişkin içtihatlarda 2016 öncesi kararlarda ölüm veya yaşamsal tehlikenin yaralamayı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama niteliğinden çıkardığı belirtilse de YCGK nın 2016 tarihli içtihadı ile birlikte 3 ve 12 CD kararlarında bir değişiklik dikkat çekmektedir Aşağıda Mağdurun Özel Durumunun Neticeye Neden Olması başlığı altında detaylı şekilde aktarıldığı üzere Yargıtay fiilin niteliğine göre Adli Tıp Kurumu raporlarına atfen ölüm gerçekleşmiş dahi olsa yaralama fiilinin ayrı bir değerlendirme ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunu kabul etmektedir Ölüm neticesinin faile isnadiyeti adına önem arz eden bu kabulün yerinde olduğu kanaatindeyiz Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı eğer fail mağdurun kalp bölgesine vurmuş ve ATK rehberinde yer aldığı gibi kalpte kontüzyon yani künt kardiyak yaralanmaya neden olmuşsa bu durum basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama olarak nitelendirilmez rehberde de belirtildiği üzere yaşamsal tehlike olarak nitelendirilir Tipiklik incelemesinde mağdurun kalp hastası olup olmaması failinin bunu bilip bilmemesi sonraki aşama olan manevi unsura ilişkin değerlendirmede dikkate alınabilir Bu basıda daha detaylı şekilde incelenen bir nokta da öldürme kastının belirlenmesine ilişkin Yargıtay içtihatları olmuştur Konuyla ilgili 2018 2023 yılları arasında YCGK kararlarına eserde yer verilmiştir Kararlarda dikkat çeken bir detay tartışmalı olaylarda ilk derece mahkemelerinin genellikle ölüm neticeli kasten yaralama m 87 4 den hüküm tesis ettikleri bu hükümlerin Ceza Dairesince öldürme kastının varlığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle bozulduğu direnme veya Başsavcılık itirazı ile önüne dosyanın geldiği YCGK nun ise ilk derece mahkemeleri gibi genellikle öldürme kastının varlığının sabit görülemeyeceği m 87 4 ün uygulanması gerektiği yönünde kararlar 2018 308K 2019 59K 2021 273K 2021 280K 2022 486K vermiş olmasıdır Ancak aynı Kurul un bir olayda kendisini darp eden nişanlısını 2021 230K bir olayda ise eşini 2023 398K bıçaklayan kadın faillerle ilgili iki kararında öldürme kastının varlığını oyçokluğu ile kabul etmesi özelllikle tartışılmıştır

Adalet Yayınevi
Önceki basının yayınlandığı 2015 yılından bugüne neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar TCK nın genelinden farklı olarak esaslı bir yasal değişikliğe konu olmamıştır 2020 yılında kabul edilen 7242 sayılı Kanunla ölüm neticeli kasten yaralama suçunun ceza üst sınırı 18 yıla çıkartılmıştır Bunun yanında ölüm neticeli kasten yaralama suçuna ilişkin içtihatlarda önemli sayılabilecek bir değişimden söz edilebilir Kavga sırasında mağdurdaki kronik kalp rahatsızlığının efor ve stresin de etkisiyle kalp krizine neden olduğu ölümle neticelenen olaylara ilişkin içtihatlarda 2016 öncesi kararlarda ölüm veya yaşamsal tehlikenin yaralamayı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama niteliğinden çıkardığı belirtilse de YCGK nın 2016 tarihli içtihadı ile birlikte 3 ve 12 CD kararlarında bir değişiklik dikkat çekmektedir Aşağıda Mağdurun Özel Durumunun Neticeye Neden Olması başlığı altında detaylı şekilde aktarıldığı üzere Yargıtay fiilin niteliğine göre Adli Tıp Kurumu raporlarına atfen ölüm gerçekleşmiş dahi olsa yaralama fiilinin ayrı bir değerlendirme ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunu kabul etmektedir Ölüm neticesinin faile isnadiyeti adına önem arz eden bu kabulün yerinde olduğu kanaatindeyiz Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı eğer fail mağdurun kalp bölgesine vurmuş ve ATK rehberinde yer aldığı gibi kalpte kontüzyon yani künt kardiyak yaralanmaya neden olmuşsa bu durum basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama olarak nitelendirilmez rehberde de belirtildiği üzere yaşamsal tehlike olarak nitelendirilir Tipiklik incelemesinde mağdurun kalp hastası olup olmaması failinin bunu bilip bilmemesi sonraki aşama olan manevi unsura ilişkin değerlendirmede dikkate alınabilir Bu basıda daha detaylı şekilde incelenen bir nokta da öldürme kastının belirlenmesine ilişkin Yargıtay içtihatları olmuştur Konuyla ilgili 2018 2023 yılları arasında YCGK kararlarına eserde yer verilmiştir Kararla

Adalet Yayınevi
Önceki basının yayınlandığı 2015 yılından bugüne neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar TCK nın genelinden farklı olarak esaslı bir yasal değişikliğe konu olmamıştır 2020 yılında kabul edilen 7242 sayılı Kanunla ölüm neticeli kasten yaralama suçunun ceza üst sınırı 18 yıla çıkartılmıştır Bunun yanında ölüm neticeli kasten yaralama suçuna ilişkin içtihatlarda önemli sayılabilecek bir değişimden söz edilebilir Kavga sırasında mağdurdaki kronik kalp rahatsızlığının efor ve stresin de etkisiyle kalp krizine neden olduğu ölümle neticelenen olaylara ilişkin içtihatlarda 2016 öncesi kararlarda ölüm veya yaşamsal tehlikenin yaralamayı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama niteliğinden çıkardığı belirtilse de YCGK nın 2016 tarihli içtihadı ile birlikte 3 ve 12 CD kararlarında bir değişiklik dikkat çekmektedir Aşağıda Mağdurun Özel Durumunun Neticeye Neden Olması başlığı altında detaylı şekilde aktarıldığı üzere Yargıtay fiilin niteliğine göre Adli Tıp Kurumu raporlarına atfen ölüm gerçekleşmiş dahi olsa yaralama fiilinin ayrı bir değerlendirme ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunu kabul etmektedir Ölüm neticesinin faile isnadiyeti adına önem arz eden bu kabulün yerinde olduğu kanaatindeyiz Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı eğer fail mağdurun kalp bölgesine vurmuş ve ATK rehberinde yer aldığı gibi kalpte kontüzyon yani künt kardiyak yaralanmaya neden olmuşsa bu durum basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kadar hafif yaralama olarak nitelendirilmez rehberde de belirtildiği üzere yaşamsal tehlike olarak nitelendirilir Tipiklik incelemesinde mağdurun kalp hastası olup olmaması failinin bunu bilip bilmemesi sonraki aşama olan manevi unsura ilişkin değerlendirmede dikkate alınabilir Bu basıda daha detaylı şekilde incelenen bir nokta da öldürme kastının belirlenmesine ilişkin Yargıtay içtihatları olmuştur Konuyla ilgili 2018 2023 yılları arasında YCGK kararlarına eserde yer verilmiştir Kararlarda dikkat çeken bir detay tartışmalı olaylarda ilk derece mahkemelerinin genellikle ölüm neticeli kasten yaralama m 87 4 den hüküm tesis ettikleri bu hükümlerin Ceza Dairesince öldürme kastının varlığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle bozulduğu direnme veya Başsavcılık itirazı ile önüne dosyanın geldiği YCGK nun ise ilk derece mahkemeleri gibi genellikle öldürme kastının varlığının sabit görülemeyeceği m 87 4 ün uygulanması gerektiği yönünde kararlar 2018 308K 2019 59K 2021 273K 2021 280K 2022 486K vermiş olmasıdır Ancak aynı Kurul un bir olayda kendisini darp eden nişanlısını 2021 230K bir olayda ise eşini 2023 398K bıçaklayan kadın faillerle ilgili iki kararında öldürme kastının varlığını oyçokluğu ile kabul etmesi özelllikle tartışılmıştır