MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Nevai — Musa Aybek

Nevai
264,00
Türk EdebiyatıRoman GünümüzTarihi Roman

Nevai

Musa Aybek

İleri Yayınları

2017528 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Nevai

Musa Aybek

Musa Taşmuhammedov Aybek Özbek edebiyatının en önemli romancılarından birisidir 1905 yılında doğan Aybek 1922 yılından itibaren edebiyat dünyasında adını duyurmaya başlar 1927 ile 1930 yılları arasında Leningrad Ziraat Fakültesinde okur 1930 33 arasında ise siyasi iktisat dersleri verir Edebiyata adımı şiirle olur şiirlerinde Özbek şiirinin büyük üstadı Çolpan ın etkisi büyüktür Nevai adlı romanı 1944 yılında yayınlar ve tarihi romancılıkta bir çığır açar Nevai ile 1946 yılında Stalin ödülünü alır Bir diğer ünlü romanı Kutlu Kan dır Aybek in kadınlar ve sosyal mücadelelerdeki yerleri üzerine eserleri yazarın özgün bir yanıdır Dilber Zamane kızı Bahtıgül ve Sağındık Kızlar Kahraman kız gibi eserlerinde mücadele eden kadınlara güzelleme vardır Çağdaşı pek çok edebiyatçı gibi Aybek de büyük bir baskı altında yaşar ama en azından öldürülmez Bu bile o dönem için büyük bir şanstır Bunda İkinci Dünya Savaşı döneminde Orta Asya Türklerinin faşizme karşı mücadeleye katılması için yazdığı eserlerin de büyük payı vardır elbette Baş tacı edildiği günler kısa sürmüştür ama ömrünün son onbeş yılını büyük bir karalama kampanyasına göğüs gererek geçirmek zorunda kalır Yine de yılmaz ve edebiyat geleneğini yeni kuşaklara aktarmak için didinir durur 1967 yılında ise hayata gözlerini yumar Aybek in romanına adını veren Ali Şir Nevai 1441 1501 ise Türk diline adını veren şair olarak anılır Gerçekten de Çağatay Türkçesi aynı zamanda Nevai Türkçesi olarak da adlandırılmaktadır Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
272,00

İleri Yayınları

2016528 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Musa Taşmuhammedov Aybek Özbek edebiyatının en önemli romancılarından birisidir 1905 yılında doğan Aybek 1922 yılından itibaren edebiyat dünyasında adını duyurmaya başlar Nevai adlı romanı 1944 yılında yayınlar ve tarihi romancılıkta bir çığır açar Nevai ile 1946 yılında Stalin ödülünü alır 1967 yılında hayata gözlerini yumar Aybek in romanına adını veren Ali Şir Nevai ise Türk diline adını veren şair olarak anılır Orta Asya dan Anadolu ya kadar olan Türk coğrafyasında Farsçanın edebiyat dili olarak kullanılmasına ilk karşı çıkan isimdir Türk dilinin Fars dilinden üstünlügünü ispat etmek için bir lugat hazırlar Türkçe divan yazar ve herkese de Türkçe yazmasını öğütler Türk ün bilgisiz zavallı gençleri kolay sanarak Farsça şiir söylemeye özeniyorlar Bir insan etraflı ve iyi düşünse Türkçede bu kadar genişlik incelik derinlik dururken bu dilde şiir söylemenin daha mükemmel daha beğenilir olacağını anlar 500 yıl önce bu öğüdü veren Nevai büyük bir şair dilbilimci ve aynı zamanda da devlet adamıdır Hüseyin Baykara döneminde ve onun hizmetinde bulunan Nevai nin romanında Türkçenın güzelliğinin dışında aynı zamanda Türk ün adaletini de bulacaksınız Baykara nın vezirliğini de yapan Nevai halkın sevgilisi olmuş bir devlet adamıdır elbete her saravda bulunan dalkavuklarla karşı karşıya gelecektir Tüm savaşçı beylerin korktugu bır anda Nevai yi bır kaleye en önde hücum ederken görecek kılıcını kavrayarak tek başına düşmanın üzerine atılan bu yiğidin bir taraftan da Türkçe nin en güzel eserlerini vermek ıçin sabahlara kadar kalem tuttuğunu göreceksiniz Leyla ile Mecnun ve Ferhad ile Şirin i Türkçe yazan ve yeniden yorumlayan Nevai yi bu romanla tanıyacak ona hayran olacak ve onunla gururlanacaksınız

Nobel Kitap
320,00

İleri Yayınları

2016528 sf.
14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Musa Taşmuhammedov Aybek Özbek edebiyatının en önemli romancılarından birisidir 1905 yılında doğan Aybek 1922 yılından itibaren edebiyat dünyasında adını duyurmaya başlar Nevai adlı romanı 1944 yılında yayınlar ve tarihi romancılıkta bir çığır açar Nevai ile 1946 yılında Stalin ödülünü alır 1967 yılında hayata gözlerini yumar Aybek in romanına adını veren Ali Şir Nevai ise Türk diline adını veren şair olarak anılır Orta Asya dan Anadolu ya kadar olan Türk coğrafyasında Farsçanın edebiyat dili olarak kullanılmasına ilk karşı çıkan isimdir Türk dilinin Fars dilinden üstünlügünü ispat etmek için bir lugat hazırlar Türkçe divan yazar ve herkese de Türkçe yazmasını öğütler Türk ün bilgisiz zavallı gençleri kolay sanarak Farsça şiir söylemeye özeniyorlar Bir insan etraflı ve iyi düşünse Türkçede bu kadar genişlik incelik derinlik dururken bu dilde şiir söylemenin daha mükemmel daha beğenilir olacağını anlar 500 yıl önce bu öğüdü veren Nevai büyük bir şair dilbilimci ve aynı zamanda da devlet adamıdır Hüseyin Baykara döneminde ve onun hizmetinde bulunan Nevai nin romanında Türkçenın güzelliğinin dışında aynı zamanda Türk ün adaletini de bulacaksınız Baykara nın vezirliğini de yapan Nevai halkın sevgilisi olmuş bir devlet adamıdır elbete her saravda bulunan dalkavuklarla karşı karşıya gelecektir Tüm savaşçı beylerin korktugu bır anda Nevai yi bır kaleye en önde hücum ederken görecek kılıcını kavrayarak tek başına düşmanın üzerine atılan bu yiğidin bir taraftan da Türkçe nin en güzel eserlerini vermek ıçin sabahlara kadar kalem tuttuğunu göreceksiniz Leyla ile Mecnun ve Ferhad ile Şirin i Türkçe yazan ve yeniden yorumlayan Nevai yi bu romanla tanıyacak ona hayran olacak ve onunla gururlanacaksınız

Kita Kitap
400,00

İleri Yayınları

1. baskı435 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Yurdu

İLERİ YAYINLARI

01.10.2009435 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. D. Ahsen Batur

Kitap Yurdu

Musa Taşmuhammedov Aybek Özbek edebiyatının en önemli romancılarından birisidir 1905 yılında doğan Aybek 1922 yılından itibaren edebiyat dünyasında adını duyurmaya başlar 1927 ile 1930 yılları arasında Leningrad Ziraat Fakültesinde okur 1930 33 arasında ise siyasi iktisat dersleri verir Edebiyata adımı şiirle olur şiirlerinde Özbek şiirinin büyük üstadı Çolpan ın etkisi büyüktür Nevai adlı romanı 1944 yılında yayınlar ve tarihi romancılıkta bir çığır açar Nevai ile 1946 yılında Stalin ödülünü alır Bir diğer ünlü romanı Kutlu Kan dır Aybek in kadınlar ve sosyal mücadelelerdeki yerleri üzerine eserleri yazarın özgün bir yanıdır Dilber Zamane kızı Bahtıgül ve Sağındık Kızlar Kahraman kız gibi eserlerinde mücadele eden kadınlara güzelleme vardır Çağdaşı pek çok edebiyatçı gibi Aybek de büyük bir baskı altında yaşar ama en azından öldürülmez Bu bile o dönem için büyük bir şanstır Bunda İkinci Dünya Savaşı döneminde Orta Asya Türklerinin faşizme karşı mücadeleye katılması için yazdığı eserlerin de büyük payı vardır elbette Baş tacı edildiği günler kısa sürmüştür ama ömrünün son onbeş yılını büyük bir karalama kampanyasına göğüs gererek geçirmek zorunda kalır Yine de yılmaz ve edebiyat geleneğini yeni kuşaklara aktarmak için didinir durur 1967 yılında ise hayata gözlerini yumar Aybek in romanına adını veren Ali Şir Nevai 1441 1501 ise Türk diline adını veren şair olarak anılır Gerçekten de Çağatay Türkçesi aynı zamanda Nevai Türkçesi olarak da adlandırılmaktadır Orta Asya dan Anadolu ya kadar olan Türk coğrafyasında Farsçanın edebiyat dili olarak kullanılmasına ilk karşı çıkan isimdir Türk dilinin Fars dilinden üstünlüğünü ispat etmek için bir lugat hazırlar Türkçe divan yazar ve herkese de Türkçe yazmasını öğütler Türk ün bilgisiz zavallı gençleri kolay sanarak Farsça şiir söylemeye özeniyorlar Bir insan etraflı ve iyi düşünse Türkçede bu kadar genişlik incelik derinlik dururken bu dilde şiir söylemenin daha mükemmel daha beğenilir olacağını anlar Yine kendi gençliğinden örneklerle Farsça özentisinin nedenlerini şu şekilde ortaya koyar Gençliğimin ilk yıllarında şiire edebiyata merak salmaya başlamıştım Bu yolda bazı şeyler yazmaya çalışırken kendimi göreneklerden kurtaramadığım için Farsça yazıyordum Biraz daha iyi düşünmeye başladığım çağda ulu tanrı gönlüme güzellik ve incelik sevgisi doldurdu Yaradılışım bayağılıktan kaçınmayı iyiyi ve güzeli sevmeyi buyurdu O zaman ana dilim üzerine düşünmeye başladım Türkçenin derinliklerine dalınca onsekizbin alemden daha yüksek bir alem göründü Bu alemin süsler ziynetler içerisinde enginleşen göğü dokuz gökten daha üstündü Bu faziletler ve yücelikler hazinesinin incileri yıldızlardan daha parlaktı Bu alemin bahçelerine daldım gülleri güneşler gibiydi Ama bu tılsımın yılanları pek korkunç bu güllerin dikenleri pek yamandı Bunları görünce düşündüm ve dedim ki Demek ki bizim Türk sanatkarları bu korkulu üzüntülü şeylerden çekindikleri için Türkçeyi bırakmışlar ve böyle geçip gitmişler Ben bu alemden vazgeçmedim korkmadım yılmadım güçlükleri yendim çetinliklerle savaştım emekleri esirgemedim Türkçenin engin alanlarında ilhamımın şahlanan atını koşturdum sonsuz fezalarda hayalimin hırçın kuşunu havalandırdım zevkim bu hazineden değer biçilmez güç yetmez birçok inciler pırlantalar aldı Gönlüm bu bahçenin gizliliklerinde güzel kokularıyla cana can katan göz görmedik çiçekler topladı Nevai nin Türkçeciliği havada kalan bir slogan değildir Hazırladığı Muhakemetü l Lügateyn adlı eserinde sözcük sözcük Türk dilinin zenginliğini ortaya koyar Bu eser Türk dili üzerine yapılan en erken dönem incelemedir