Nil den Tuna ya Osmanlı — Haluk Dursun

Nil den Tuna ya Osmanlı
Haluk DursunTimaş Tarih
Nil den Tuna ya Osmanlı
Haluk Dursunİstanbul erguvanlarının mimozalarının açıp açmadığını izlemek kasım sakalarının gelip gelmediğini bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek Boğaz da lüfer avına mehtaba çıkmak bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe bucak dolaşmak bir eski İstanbul Efendisi nin sohbetine koşmak İstanbul un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak Haliç teki son kayıkçıyı son Bulgar sütçüyü son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek İstanbul sularını tatmak İstanbul da güzel sesli bir müezzinin ezanna kulak vermek gibi İstanbul da yaşama sanatının bütün güzellikleri İstanbul bir imparator şehir Romanın Bizansın Osmanlının şaheserlerini bünyesinde toplamış Tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiş Geçen yüzyıllar bu şehri her bakımdan yıpratmış çaptan düşürmüş ama cami yıkılsa da mihrap yerinde kalmış Klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara uçup gidiverenlere ağlayıp sızlanmak yerine ele geçmezse eğer sevdiğimiz çare ne eldekini sevmeliyiz diyerek bu haliyle İstanbulu yeniden tanımaya keşfetmeye keyfini çıkarmaya orada yaşamayı bir sanat haline getirmeye ne dersiniz
Nil den Tuna ya Osmanlı
Haluk Dursun
Timaş Tarih
Kıtalara ve asırlara yayılmış Osmanlıyı masa başından öğrenmek ne kadar mümkün olabilir ki Ayasofya Müzesi Genel Başkanı Haluk Dursun da böyle düşünmüş ve henüz öğrenciyken soluğu Şamda almış Devamının geldiğini söylemeye gerek var mı Bulgaristan Yunanistan Makedonya Kosova Arnavutluk Romanya Macaristan Moldova Ukrayna Arabistan Filistin İsrail Afrika Nilden Tunaya Osmanlının bıraktığı köprüler camiler çeşmeler imaretler sokaklar âdetler yemekler törenler Kudüsten Kahiresine Mekkeden Medinesine kadar Ortadoğuda Üsküpten Kosovaya Elbasandan Tirana Selânikten Yanyaya İstanköyden Rodosa Estergondan nazlı Budine kadar Vardar boylarında Rusçukdan Silistreye Deliormanların Razgradından Koca Balkanlardaki Hüseyin Raci Efendinin Eski Zağrasına Dobrucanın Köstencesine Mecidiyesine kadar Tuna boylarında ve sonra Eflâktan başlayıp ta Kara Boğdana Prut kıyılarına Dinyepere Dinyestere Akkermana kadar her yerde akıp giden zamana tarihe karışan hakikate rağmen duran Osmanlının izleri var bu kitapta Günümüzde yaşayan halklardan Osmanlı imajının ne olduğunu Osmanlının boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacağınız bu kitapta bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitabeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden Ya Hafızlı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tunayı seçtim Nil Nehri alsın bizi Afrikanın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrikaya getirip Akdenizde dinlendirsin diye Karşısına Tunayı kondurdum Avrupanın Alaman Dağlarından kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadenize oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nille kavuşsun diye Bu kitap Osmanlı coğrafyasını bu iki nehir arasında sanki iki ayrı medeniyet iki ayrı coğrafi iklim iki ayrı uç gibi değerlendirip yaptığım gezilerin notlarıdır

Timaş Tarih
İstanbul erguvanlarının mimozalarının açıp açmadığını izlemek kasım sakalarının gelip gelmediğini bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek Boğaz da lüfer avına mehtaba çıkmak bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe bucak dolaşmak bir eski İstanbul Efendisi nin sohbetine koşmak İstanbul un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak Haliç teki son kayıkçıyı son Bulgar sütçüyü son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek İstanbul sularını tatmak İstanbul da güzel sesli bir müezzinin ezanna kulak vermek gibi İstanbul da yaşama sanatının bütün güzellikleri İstanbul bir imparator şehir Romanın Bizansın Osmanlının şaheserlerini bünyesinde toplamış Tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiş Geçen yüzyıllar bu şehri her bakımdan yıpratmış çaptan düşürmüş ama cami yıkılsa da mihrap yerinde kalmış Klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara uçup gidiverenlere ağlayıp sızlanmak yerine ele geçmezse eğer sevdiğimiz çare ne eldekini sevmeliyiz diyerek bu haliyle İstanbulu yeniden tanımaya keşfetmeye keyfini çıkarmaya orada yaşamayı bir sanat haline getirmeye ne dersiniz

Timaş Tarih
Kıtalara ve asırlara yayılmış Osmanlıyı masa başından öğrenmek ne kadar mümkün olabilir ki Ayasofya Müzesi Genel Başkanı Haluk Dursun da böyle düşünmüş ve henüz öğrenciyken soluğu Şamda almış Devamının geldiğini söylemeye gerek var mı Bulgaristan Yunanistan Makedonya Kosova Arnavutluk Romanya Macaristan Moldova Ukrayna Arabistan Filistin İsrail Afrika Nilden Tunaya Osmanlının bıraktığı köprüler camiler çeşmeler imaretler sokaklar âdetler yemekler törenler Kudüsten Kahiresine Mekkeden Medinesine kadar Ortadoğuda Üsküpten Kosovaya Elbasandan Tirana Selânikten Yanyaya İstanköyden Rodosa Estergondan nazlı Budine kadar Vardar boylarında Rusçukdan Silistreye Deliormanların Razgradından Koca Balkanlardaki Hüseyin Raci Efendinin Eski Zağrasına Dobrucanın Köstencesine Mecidiyesine kadar Tuna boylarında ve sonra Eflâktan başlayıp ta Kara Boğdana Prut kıyılarına Dinyepere Dinyestere Akkermana kadar her yerde akıp giden zamana tarihe karışan hakikate rağmen duran Osmanlının izleri var bu kitapta Günümüzde yaşayan halklardan Osmanlı imajının ne olduğunu Osmanlının boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacağınız bu kitapta bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitabeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden Ya Hafızlı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tunayı seçtim Nil Nehri alsın bizi Afrikanın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrikaya getirip Akdenizde dinlendirsin diye Karşısına Tunayı kondurdum Avrupanın Alaman Dağlarından kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadenize oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nille kavuşsun diye Bu kitap Osmanlı coğrafyasını bu iki nehir arasında sanki iki ayrı medeniyet iki ayrı coğrafi iklim iki ayrı uç gibi değerlendirip yaptığım gezilerin notlarıdır

Timaş Yayınları
çev. Adem Koçal
İstanbul bir imparator şehir İstanbul erguvanlarının mimozalarının açıp açmadığını izlemek kasım sakalarının gelip gelmediğini bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek Boğaz da lüfer avına mehtaba çıkmak bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe bucak dolaşmak bir eski İstanbul Efendisi nin sohbetine koşmak İstanbul un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak Haliç teki son kayıkçıyı son Bulgar sütçüyü son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek İstanbul sularını tatmak İstanbul da güzel sesli bir müezzinin ezana kulak vermek gibi İstanbul da yaşama sanatının bütün güzellikleri İstanbul bir imparator şehir Roma nın Bizans ın Osmanlı nın şaheserlerini bünyesinde toplamış Tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiş Geçen yüzyıllar bu şehri her bakımdan yıpratmış çaptan düşürmüş ama cami yıkılsa da mihrap yerinde kalmış Klasik bir nostalji edebiyatıyla yakılıp yıkılanlara uçup gidiverenlere ağlayıp sızlanmak yerine ele geçmezse eğer sevdiğimiz çare ne eldekini sevmeliyiz diyerek bu haliyle İstanbul u yeniden tanımaya keşfetmeye keyfini çıkarmaya orada yaşamayı bir sanat haline getirmeye ne dersiniz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Timaş Yayınları
çev. Adem Koçal
Kudüs ten Kahire sine Mekke den Medine sine kadar Ortadoğu da Üsküp ten Kosova ya Elbasan dan Tiran a Selânik ten Yanya ya İstanköy den Rodos a Estergon dan nazlı Budin e kadar Vardar boylarında Rusçuk dan Silistre ye Deliorman ların Razgrad ından Koca Balkanlar daki Hüseyin Raci Efendi nin Eski Zağra sına Dobruca nın Köstencesi ne Mecidiyesi ne kadar Tuna boylarında ve sonra Eflâk tan başlayıp ta Kara Boğdan a Prut kıyılarına Dinyeper e Dinyester e Akkerman a kadar her yerde akıp giden zamana tarihe karışan hakikate rağmen duran Osmanlı nın izleri var bu kitapta img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
İstanbul 39 da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul 39 da Yaşama Sanatı ile İstanbul 39 u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

İstanbul da Yaşama Sanatı İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir Yazar Haluk Dursun Sayfa Sayısı 325 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Temmuz 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00
Nil den Tuna ya Osmanlı
Haluk Dursun
Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir
Nil den Tuna ya Osmanlı
Haluk Dursun
Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Haluk Dursun tarafından kaleme alınan Nilden Tunaya Osmanlı Kapı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Nilden Tunaya Osmanlı Haluk Dursun Kitap Özeti Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye Yayınevi Kapı Yayınları Yazar Haluk Dursun Sayfa 320 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9786057838155 Kategori Osmanlı Tarihi

Kapı Yayınları
Haluk Dursun tarafından kaleme alınan İstanbulda Yaşama Sanatı Kapı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İstanbulda Yaşama Sanatı Haluk Dursun Kitap Özeti İstanbulda yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbulda Yaşama Sanatı ile İstanbulu yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir Yayınevi Kapı Yayınları Yazar Haluk Dursun Sayfa 325 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2022 Barkod 9786057838094 Kategori Anlatı İstanbul Rehberi

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
İstanbul da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanları bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım diyen Haluk Dursun İstanbul da Yaşama Sanatı ile İstanbul u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor İstanbulluların İstanbul u sevmesi için tanıması geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir Yeni İstanbullu eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile en azından duyabilmeli öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir Günümüzde maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir Bu çalışma Batılıların tabiriyle bir şehirde yaşama sanatı bizim eski tabirimizle şehrin hususiyetini anlatan bir şehrengiz özelliğindedir

Kapı Yayınları
Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur Haluk Dursun un gezi notlarında oluşan bu eser Nil den Tuna ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden ya Hâfız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil e kavuşsun diye

TİMAŞ YAYINLARI
Kıtalara ve asırlara yayılmış Osmanlı yı masa başından öğrenmek ne kadar mümkün olabilir ki Ayasofya Müzesi Genel Başkanı Haluk Dursun da böyle düşünmüş ve henüz öğrenciyken soluğu Şam da almış Devamının geldiğini söylemeye gerek var mı Bulgaristan Yunanistan Makedonya Kosova Arnavutluk Romanya Macaristan Moldova Ukrayna Arabistan Filistin İsrail Afrika Nil den Tuna ya Osmanlı nın bıraktığı köprüler camiler çeşmeler imaretler sokaklar âdetler yemekler törenler Kudüs ten Kahire sine Mekke den Medine sine kadar Ortadoğu da Üsküp ten Kosova ya Elbasan dan Tiran a Selânik ten Yanya ya İstanköy den Rodos a Estergon dan nazlı Budin e kadar Vardar boylarında Rusçuk dan Silistre ye Deliorman ların Razgrad ından Koca Balkanlar daki Hüseyin Raci Efendi nin Eski Zağra sına Dobruca nın Köstencesi ne Mecidiyesi ne kadar Tuna boylarında ve sonra Eflâk tan başlayıp ta Kara Boğdan a Prut kıyılarına Dinyeper e Dinyester e Akkerman a kadar her yerde akıp giden zamana tarihe karışan hakikate rağmen duran Osmanlı nın izleri var bu kitapta Günümüzde yaşayan halklardan Osmanlı imajının ne olduğunu Osmanlı nın boşluğunu kimin doldurduğunu yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacağınız bu kitapta bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitabeli çeşmesine tuğralı taş köprüsünden Ya Hafız lı konağına türbesine mektebine tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna yı seçtim Nil Nehri alsın bizi Afrika nın derinliklerine kadar götürsün oradan Kuzey Afrika ya getirip Akdeniz de dinlendirsin diye Karşısına Tuna yı kondurdum Avrupa nın Alaman Dağları ndan kopsun gelsin bütün Balkanlar ı geride bırakarak Karadeniz e oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil le kavuşsun diye Bu kitap Osmanlı coğrafyasını bu iki nehir arasında sanki iki ayrı medeniyet iki ayrı coğrafi iklim iki ayrı uç gibi değerlendirip yaptığım gezilerin notlarıdır Haluk Dursun