Nisan Kadınları — Kolektif

Nisan Kadınları
Kolektif
Dorlion Yayınları
Nisan Kadınları
Kolektif
Kadının gözleri şimdi dört dönüyor cezaevi arabasının içinde Yüreği matruşkalar misali dert içinde dert Daraldı darlandı güldü ağladı düşündü delirdi Ah bu çelişkiler Çelişmek mi Neyle kimle Kolay mı öyle çelişmek Bu yüzden bu arabada şu anda Çeliştikçe çekiştirdi onu içine en zindan siyahına Siyah kapkara Aydınlık mı yoksa Göremiyor ki Neyi görecek simsiyah parmaklıkların ardından Bunlar aydınlığı bile içeri girmeden karartırlar Mavi mi o gökyüzü mü Gökyüzü Nasıl bir şeydi muhayyilesi hafızası zayıfladı biraz şu aralar Bunaklıktan mı yoksa bungunluktan mı bunlar Bileklerinde iki elini dostça birleştiren bir şey var Senin senden başka kimsen yok diyen bir eline eş olarak diğerini gösteren bir şey Soğuk gri Gidiyor Başı önüne eğik şakakları zonklarken esaretle geçecek yıllarının hayalini kuruyor Yanında yeşil üniformalı iki meraklı göz var Neden diye soruyorlar kendilerince Ah neden sonuç ilişkisi kurabilsem burada olur muydum sizce diye geçiriyor içinden Mazgallar gün ışığının gözleriyle buluşmasına izin vermiyorlar Hak etmiyor diyor o seni hak etmiyor Neyse bundan da mahrum kaldı Mahrumiyet mahrumiyettir ne de olsa Mahrumiyetse teslimiyet Teslim oldu artık esaretle geçecek yıllarına Maviyi özgürlük bilirdi Kandırmışlar onu düpedüz İnsanlara inanmadığı gibi renklere de inanmaz artık Ne geldiyse başına renklere inandığından gelmedi mi zaten Yanılttılar onu hep Hele şu mavi yok mu Kanına girdi sinsice Özgürlük belledi umut belledi Dört yanını çeviren mahkûm arabası oldu çıktı Soğuk ruhsuz Sahi özgürlük bu mavinin neresinde şimdi Bir kadın vardı içeride suçu her ne olursa olsun bir kadın vardı Bu kadın kısır bir döngünün içine girmişti Her günü bir önceki günün katili sayıyordu Beklemeyi unutmuş mavilikleri unutmuş dışarıda hızla akıp giden zamanı unutmuştu Yeşil ışığın yanmasıyla hareket etti otobüs Zaman akıp geçmiş diyorum kendi kendime ve sonra düşünüyorum Kim bilir kim vardı o cezaevi arabasının içinde Her kim olursa olsun beni etkilemiş geçip gitmişti ama içindeki kişi için hiçbir şey geçmemişti geçip gitmeyecekti

Dorlion Yayınevi
Yazar adı Gevher Demirkaya Aktaş Kamuran Özaktürk Ülkü Taşlıova Özkan Emine Duman Gülşen Yılmaz Şenay Eser Ali Gülcü Merve Arslan Gülay Nalcı Mesut Özünlü Hulusi Üstün Emine Özgenç Gülşah Çıtak Şahsenem Y Ayşegül Yolcu Balcı Özkan Sarı Duygu Oylubaş Katfar Gülçin Yağmur Akbulut Emine Ballı

DORLİON YAYINLARI
Kadının gözleri şimdi dört dönüyor cezaevi arabasının içinde Yüreği matruşkalar misali dert içinde dert Daraldı darlandı güldü ağladı düşündü delirdi Ah bu çelişkiler Çelişmek mi Neyle kimle Kolay mı öyle çelişmek Bu yüzden bu arabada şu anda Çeliştikçe çekiştirdi onu içine en zindan siyahına Siyah kapkara Aydınlık mı yoksa Göremiyor ki Neyi görecek simsiyah parmaklıkların ardından Bunlar aydınlığı bile içeri girmeden karartırlar Mavi mi o gökyüzü mü Gökyüzü Nasıl bir şeydi muhayyilesi hafızası zayıfladı biraz şu aralar Bunaklıktan mı yoksa bungunluktan mı bunlar Bileklerinde iki elini dostça birleştiren bir şey var Senin senden başka kimsen yok diyen bir eline eş olarak diğerini gösteren bir şey Soğuk gri Gidiyor Başı önüne eğik şakakları zonklarken esaretle geçecek yıllarının hayalini kuruyor Yanında yeşil üniformalı iki meraklı göz var Neden diye soruyorlar kendilerince Ah neden sonuç ilişkisi kurabilsem burada olur muydum sizce diye geçiriyor içinden Mazgallar gün ışığının gözleriyle buluşmasına izin vermiyorlar Hak etmiyor diyor o seni hak etmiyor Neyse bundan da mahrum kaldı Mahrumiyet mahrumiyettir ne de olsa Mahrumiyetse teslimiyet Teslim oldu artık esaretle geçecek yıllarına Maviyi özgürlük bilirdi Kandırmışlar onu düpedüz İnsanlara inanmadığı gibi renklere de inanmaz artık Ne geldiyse başına renklere inandığından gelmedi mi zaten Yanılttılar onu hep Hele şu mavi yok mu Kanına girdi sinsice Özgürlük belledi umut belledi Dört yanını çeviren mahkûm arabası oldu çıktı Soğuk ruhsuz Sahi özgürlük bu mavinin neresinde şimdi Bir kadın vardı içeride suçu her ne olursa olsun bir kadın vardı Bu kadın kısır bir döngünün içine girmişti Her günü bir önceki günün katili sayıyordu Beklemeyi unutmuş mavilikleri unutmuş dışarıda hızla akıp giden zamanı unutmuştu Yeşil ışığın yanmasıyla hareket etti otobüs Zaman akıp geçmiş diyorum kendi kendime ve sonra düşünüyorum Kim bilir kim vardı o cezaevi arabasının içinde Her kim olursa olsun beni etkilemiş geçip gitmişti ama içindeki kişi için hiçbir şey geçmemişti geçip gitmeyecekti

Dorlion
Kadının gözleri şimdi dört dönüyor cezaevi arabasının içinde Yüreği matruşkalar misali dert içinde dert Daraldı darlandı güldü ağladı düşündü delirdi Ah bu çelişkiler Çelişmek mi Neyle kimle Kolay mı öyle çelişmek Bu yüzden bu arabada şu anda Çeliştikçe çekiştirdi onu içine en zindan siyahına Siyah kapkara Aydınlık mı yoksa Göremiyor ki Neyi görecek simsiyah parmaklıkların ardından Bunlar aydınlığı bile içeri girmeden karartırlar Mavi mi o gökyüzü mü Gökyüzü Nasıl bir şeydi muhayyilesi hafızası zayıfladı biraz şu aralar Bunaklıktan mı yoksa bungunluktan mı bunlar Bileklerinde iki elini dostça birleştiren bir şey var Senin senden başka kimsen yok diyen bir eline eş olarak diğerini gösteren bir şey Soğuk gri Gidiyor Başı önüne eğik şakakları zonklarken esaretle geçecek yıllarının hayalini kuruyor Yanında yeşil üniformalı iki meraklı göz var Neden diye soruyorlar kendilerince Ah neden sonuç ilişkisi kurabilsem burada olur muydum sizce diye geçiriyor içinden Mazgallar gün ışığının gözleriyle buluşmasına izin vermiyorlar Hak etmiyor diyor o seni hak etmiyor Neyse bundan da mahrum kaldı Mahrumiyet mahrumiyettir ne de olsa Mahrumiyetse teslimiyet Teslim oldu artık esaretle geçecek yıllarına Maviyi özgürlük bilirdi Kandırmışlar onu düpedüz İnsanlara inanmadığı gibi renklere de inanmaz artık Ne geldiyse başına renklere inandığından gelmedi mi zaten Yanılttılar onu hep Hele şu mavi yok mu Kanına girdi sinsice Özgürlük belledi umut belledi Dört yanını çeviren mahkûm arabası oldu çıktı Soğuk ruhsuz Sahi özgürlük bu mavinin neresinde şimdi Bir kadın vardı içeride suçu her ne olursa olsun bir kadın vardı Bu kadın kısır bir döngünün içine girmişti Her günü bir önceki günün katili sayıyordu Beklemeyi unutmuş mavilikleri unutmuş dışarıda hızla akıp giden zamanı unutmuştu Yeşil ışığın yanmasıyla hareket etti otobüs Zaman akıp geçmiş diyorum kendi kendime ve sonra düşünüyorum Kim bilir kim vardı o cezaevi arabasının içinde Her kim olursa olsun beni etkilemiş geçip gitmişti ama içindeki kişi için hiçbir şey geçmemişti geçip gitmeyecekti

Dorlion Yayınları
Kadının gözleri şimdi dört dönüyor cezaevi arabasının içinde Yüreği matruşkalar misali dert içinde dert Daraldı darlandı güldü ağladı düşündü delirdi Ah bu çelişkiler Çelişmek mi Neyle kimle Kolay mı öyle çelişmek Bu yüzden bu arabada şu anda Çeliştikçe çekiştirdi onu içine en zindan siyahına Siyah kapkara Aydınlık mı yoksa Göremiyor ki Neyi görecek simsiyah parmaklıkların ardından Bunlar aydınlığı bile içeri girmeden karartırlar Mavi mi o gökyüzü mü Gökyüzü Nasıl bir şeydi muhayyilesi hafızası zayıfladı biraz şu aralar Bunaklıktan mı yoksa bungunluktan mı bunlar Bileklerinde iki elini dostça birleştiren bir şey var Senin senden başka kimsen yok diyen bir eline eş olarak diğerini gösteren bir şey Soğuk gri Gidiyor Başı önüne eğik şakakları zonklarken esaretle geçecek yıllarının hayalini kuruyor Yanında yeşil üniformalı iki meraklı göz var Neden diye soruyorlar kendilerince Ah neden sonuç ilişkisi kurabilsem burada olur muydum sizce diye geçiriyor içinden Mazgallar gün ışığının gözleriyle buluşmasına izin vermiyorlar Hak etmiyor diyor o seni hak etmiyor Neyse bundan da mahrum kaldı Mahrumiyet mahrumiyettir ne de olsa Mahrumiyetse teslimiyet Teslim oldu artık esaretle geçecek yıllarına Maviyi özgürlük bilirdi Kandırmışlar onu düpedüz İnsanlara inanmadığı gibi renklere de inanmaz artık Ne geldiyse başına renklere inandığından gelmedi mi zaten Yanılttılar onu hep Hele şu mavi yok mu Kanına girdi sinsice Özgürlük belledi umut belledi Dört yanını çeviren mahkûm arabası oldu çıktı Soğuk ruhsuz Sahi özgürlük bu mavinin neresinde şimdi Bir kadın vardı içeride suçu her ne olursa olsun bir kadın vardı Bu kadın kısır bir döngünün içine girmişti Her günü bir önceki günün katili sayıyordu Beklemeyi unutmuş mavilikleri unutmuş dışarıda hızla akıp giden zamanı unutmuştu Yeşil ışığın yanmasıyla hareket etti otobüs Zaman akıp geçmiş diyorum kendi kendime ve sonra düşünüyorum Kim bilir kim vardı o ce

Dorlion Yayınevi
Kadının gözleri şimdi dört dönüyor cezaevi arabasının içinde Yüreği matruşkalar misali dert içinde dert Daraldı darlandı güldü ağladı düşündü delirdi Ah bu çelişkiler Çelişmek mi Neyle kimle Kolay mı öyle çelişmek Bu yüzden bu arabada şu anda Çeliştikçe çekiştirdi onu içine en zindan siyahına Siyah kapkara Aydınlık mı yoksa Göremiyor ki Neyi görecek simsiyah parmaklıkların ardından Bunlar aydınlığı bile içeri girmeden karartırlar Mavi mi o gökyüzü mü Gökyüzü Nasıl bir şeydi muhayyilesi hafızası zayıfladı biraz şu aralar Bunaklıktan mı yoksa bungunluktan mı bunlar Bileklerinde iki elini dostça birleştiren bir şey var Senin senden başka kimsen yok diyen bir eline eş olarak diğerini gösteren bir şey Soğuk gri Gidiyor Başı önüne eğik şakakları zonklarken esaretle geçecek yıllarının hayalini kuruyor Yanında yeşil üniformalı iki meraklı göz var Neden diye soruyorlar kendilerince Ah neden sonuç ilişkisi kurabilsem burada olur muydum sizce diye geçiriyor içinden Mazgallar gün ışığının gözleriyle buluşmasına izin vermiyorlar Hak etmiyor diyor o seni hak etmiyor Neyse bundan da mahrum kaldı Mahrumiyet mahrumiyettir ne de olsa Mahrumiyetse teslimiyet Teslim oldu artık esaretle geçecek yıllarına Maviyi özgürlük bilirdi Kandırmışlar onu düpedüz İnsanlara inanmadığı gibi renklere de inanmaz artık Ne geldiyse başına renklere inandığından gelmedi mi zaten Yanılttılar onu hep Hele şu mavi yok mu Kanına girdi sinsice Özgürlük belledi umut belledi Dört yanını çeviren mahkûm arabası oldu çıktı Soğuk ruhsuz Sahi özgürlük bu mavinin neresinde şimdi Bir kadın vardı içeride suçu her ne olursa olsun bir kadın vardı Bu kadın kısır bir döngünün içine girmişti Her günü bir önceki günün katili sayıyordu Beklemeyi unutmuş mavilikleri unutmuş dışarıda hızla akıp giden zamanı unutmuştu Yeşil ışığın yanmasıyla hareket etti otobüs Zaman akıp geçmiş diyorum kendi kendime ve sonra düşünüyorum Kim bilir kim vardı o cezaevi arabasının içinde Her kim olursa olsun beni etkilemiş geçip gitmişti ama içindeki kişi için hiçbir şey geçmemişti geçip gitmeyecekti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img