Normal Felsefeye Giriş — Mehmet Tayfun Küçük

Normal Felsefeye Giriş
Mehmet Tayfun KüçükMaarif Mektepleri
Normal Felsefeye Giriş
Mehmet Tayfun KüçükElinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır Tanıtım Bülteninden

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır Tanıtım Bülteninden

Maarif Mektepleri
Elinizdeki eser gerçekliğin ve hakikatin genel yapısını felsefenin özü gereği varoluşsal tabiatı çerçevesinde ele alarak rasyonel delillere dayanan sistematik bir Yeni İbn Sînâcı felsefe inşa etmektedir Kitabın temel iddiası tarihsel bakımdan İbn Sînâ nın öncülük ettiği doğal sıralı felsefe anlayışının zorunluluğudur Buna göre felsefe doğal ve zorunlu bir başlangıç noktasından varlık hareket etmeli her adım bir önceki adımdan özü gereği zorunlulukla doğarak ilerlemelidir Elinizdeki eser de bu yaklaşımı esas alarak metafizikten dine uzanan süreci bu şekilde zorunlu ve doğal sırasıyla takip etmektedir Bu normal sıra anormal felsefelerin aksine keyfî ve gerekçesiz müdahaleler içermemesi sebebiyle felsefe yapmanın normal ve doğal yolunu teşkil eder Eserin adı da bu nedenle Normal Felsefeye Giriş olarak belirlenmiştir Bu çerçevede Varlık Tanrı Âlem Bilgi İnsan Ölüm Sonrası ve Din gibi temel meselelerdeki gerçek ve hakikatler bir zincirin halkaları gibi birbirini gerektirerek kendi doğal sıraları içerisinde ele alınmaktadır Bu süreçte İbn Sînâcı klasik filozoflar ve onların en önemli tarihsel rakipleri destekçileri olan kelamcılar yalnızca geçmişin figürleri değil bu felsefî sistemi yeniden kurmanın araçları olarak değerlendirilmiştir Böylece eser analitik ve delilci yapısının yanı sıra bu tarihsel tartışmalardan beslenen karşılaştırmalı bir hüviyet de kazanmaktadır Bu karşılaştırmalı hüviyeti sayesinde kitap felsefeye yönelik sahici ve hakikatçi tutumların işlevselci sahte felsefelerden parafelsefe hangi açılardan ayrıldığını da ortaya koymakta felsefenin herhangi başka bir işlevsel gayeyi değil ancak gerçeği arzulayabileceğini vurgulamaktadır Sonuç olarak bu eser yalnızca bir akademik inceleme değil hakikatin zorunlu düzenine uygun biçimde inşa edilmiş kapsamlı bir hakikat yolculuğudur Okuyucuyu felsefenin en temel meselelerinden hareketle Tanrı nın zatı sıfatları ve fiilleri üzerinden âlemin bütününe uzanan büyük bir sistemin içine davet etmektedir Felsefeyi bütünlüğünden koparan parçacı ve dağınık yaklaşımların aksine bu eser varoluşun ve hakikatin anlamını bütünüyle kuşatan küllî bir yol haritası arayanlar için vazgeçilmez bir kılavuz niteliği taşımaktadır