MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Nörosinema Nörofizyolojik Tepkiler Üzerine Bir Araştırma — Haşim Demirtaş

Nörosinema Nörofizyolojik Tepkiler Üzerine Bir Araştırma
485,63
İletişim MedyaEğitim

Nörosinema Nörofizyolojik Tepkiler Üzerine Bir Araştırma

Haşim Demirtaş

Eğitim Yayınevi

20211. baskı180 sf.
16,5 x 242. HamurTürkçe
D&REn ucuz

Nörosinema Nörofizyolojik Tepkiler Üzerine Bir Araştırma

Haşim Demirtaş

Aristoteles in dramatik anlatı yapısını açıklamasının üzerinden yaklaşık 2300 yıl geçti Klasik anlatı aradan geçen süre içerisinde tiyatro ve roman gibi anlatı sanatlarının temel anlatı formunu oluşturmuştur ve yaklaşık son yüz yıldır da sinemada sıklıkla kullanılmaktadır Kullanım sıklığına neden olan hâkim görüş bu formun aşamalarının seyircilerde heyecan yarattığı ve böylece filmin mesajının hedefine aktarılmasına yönelik inançtır Ayrıca etkisi bilinen bir anlatı formunun ticari getirisi de risk koşullarından uzaktır Bir başka deyişle sinema endüstrisi için klasik dramatik anlatı yapısı güvenilir bir liman gibidir Sinema klasik anlatı ile insanların duygu ve heyecanlarını yönlendirebiliyorsa bunu araştırmak ve anlamak insan doğasını anlamayı gerektirmektedir İnsanı anlamanın bir yolu beynin sırlarını ve işlevlerini anlamaktan geçmektedir Özellikle 20 yüzyılın son on yılından itibaren nörogörüntüleme olanaklarının gelişmesi sayesinde bu alandaki çalışmalar hız kazanmıştır Dolayısıyla tıp alanındaki gelişmeler sinemanın etkilerinin test edilebilir ve ölçülebilir olmasını sağlamıştır Bu çalışma da yukarıda özetlenen bakış açısından hareketle sinemanın seyirciler üzerindeki duygusal ve bilişsel etkilerini ampirik yöntemleri kullanarak anlamayı amaçlamaktadır Bunun için katılımcılara Luna 2013 isimli kısa metraj film izlettirilmiştir Deneyde EEG galvanik deri tepkisi GSR ve göz izleme yöntemleri kullanılmıştır EEG ölçümlerinden toplanan beyin dalgaları analiz edilerek uyarılma ilgi dikkat bilişsel iş yükü pozitiflik ve duygusal bağ dan oluşan toplam altı metrik elde edilmiştir Nörometrik ve biyometrik ölçümlere ek olarak katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Böylece katılımcıların duygularına yönelik sözel ifadeleri ile nesnel ölçümlerden elde edilen veriler birleştirilerek filmin anlatı yapısının yarattığı duygusal ve bilişsel etki anlaşılmaya çalışılmıştır Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
486,20

Eğitim Yayınevi

2021180 sf.
İnce Kapak16,5 x 24
Kitap Ambarı

Aristoteles in dramatik anlatı yapısını açıklamasının üzerinden yaklaşık 2300 yıl geçti Klasik anlatı aradan geçen süre içerisinde tiyatro ve roman gibi anlatı sanatlarının temel anlatı formunu oluşturmuştur ve yaklaşık son yüz yıldır da sinemada sıklıkla kullanılmaktadır Kullanım sıklığına neden olan hâkim görüş bu formun aşamalarının seyircilerde heyecan yarattığı ve böylece filmin mesajının hedefine aktarılmasına yönelik inançtır Ayrıca etkisi bilinen bir anlatı formunun ticari getirisi de risk koşullarından uzaktır Bir başka deyişle sinema endüstrisi için klasik dramatik anlatı yapısı güvenilir bir liman gibidir Sinema klasik anlatı ile insanların duygu ve heyecanlarını yönlendirebiliyorsa bunu araştırmak ve anlamak insan doğasını anlamayı gerektirmektedir İnsanı anlamanın bir yolu beynin sırlarını ve işlevlerini anlamaktan geçmektedir Özellikle 20 yüzyılın son on yılından itibaren nörogörüntüleme olanaklarının gelişmesi sayesinde bu alandaki çalışmalar hız kazanmıştır Dolayısıyla tıp alanındaki gelişmeler sinemanın etkilerinin test edilebilir ve ölçülebilir olmasını sağlamıştır Bu çalışma da yukarıda özetlenen bakış açısından hareketle sinemanın seyirciler üzerindeki duygusal ve bilişsel etkilerini ampirik yöntemleri kullanarak anlamayı amaçlamaktadır Bunun için katılımcılara Luna 2013 isimli kısa metraj film izlettirilmiştir Deneyde EEG galvanik deri tepkisi GSR ve göz izleme yöntemleri kullanılmıştır EEG ölçümlerinden toplanan beyin dalgaları analiz edilerek uyarılma ilgi dikkat bilişsel iş yükü pozitiflik ve duygusal bağ dan oluşan toplam altı metrik elde edilmiştir Nörometrik ve biyometrik ölçümlere ek olarak katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Böylece katılımcıların duygularına yönelik sözel ifadeleri ile nesnel ölçümlerden elde edilen veriler birleştirilerek filmin anlatı yapısının yarattığı duygusal ve bilişsel etki anlaşılmaya çalışılmıştır Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
514,80

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

Mart 2021180 sf.
17.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Haşim Demirtaş tarafından kaleme alınan Nörosinema Nörofizyolojik Tepkiler Üzerine Bir Araştırma Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler eseri olarak okurlarla buluşuyor Nörosinema Nörofizyolojik Tepkiler Üzerine Bir Araştırma Haşim Demirtaş Kitap Özeti Aristoteles in dramatik anlatı yapısını açıklamasının üzerinden yaklaşık 2300 yıl geçti Klasik anlatı aradan geçen süre içerisinde tiyatro ve roman gibi anlatı sanatlarının temel anlatı formunu oluşturmuştur ve yaklaşık son yüz yıldır da sinemada sıklıkla kullanılmaktadır Kullanım sıklığına neden olan hâkim görüş bu formun aşamalarının seyircilerde heyecan yarattığı ve böylece filmin mesajının hedefine aktarılmasına yönelik inançtır Ayrıca etkisi bilinen bir anlatı formunun ticari getirisi de risk koşullarından uzaktır Bir başka deyişle sinema endüstrisi için klasik dramatik anlatı yapısı güvenilir bir liman gibidir Sinema klasik anlatı ile insanların duygu ve heyecanlarını yönlendirebiliyorsa bunu araştırmak ve anlamak insan doğasını anlamayı gerektirmektedir İnsanı anlamanın bir yolu beynin sırlarını ve işlevlerini anlamaktan geçmektedir Özellikle 20 yüzyılın son on yılından itibaren nörogörüntüleme olanaklarının gelişmesi sayesinde bu alandaki çalışmalar hız kazanmıştır Dolayısıyla tıp alanındaki gelişmeler sinemanın etkilerinin test edilebilir ve ölçülebilir olmasını sağlamıştır Bu çalışma da yukarıda özetlenen bakış açısından hareketle sinemanın seyirciler üzerindeki duygusal ve bilişsel etkilerini ampirik yöntemleri kullanarak anlamayı amaçlamaktadır Bunun için katılımcılara Luna 2013 isimli kısa metraj film izlettirilmiştir Deneyde EEG galvanik deri tepkisi GSR ve göz izleme yöntemleri kullanılmıştır EEG ölçümlerinden toplanan beyin dalgaları analiz edilerek uyarılma ilgi dikkat bilişsel iş yükü pozitiflik ve duygusal bağ dan oluşan toplam altı metrik elde edilmiştir Nörometrik ve biyometrik ölçümlere ek olarak katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Böylece katılımcıların duygularına yönelik sözel ifadeleri ile nesnel ölçümlerden elde edilen veriler birleştirilerek filmin anlatı yapısının yarattığı duygusal ve bilişsel etki anlaşılmaya çalışılmıştır Yayınevi Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler Yazar Haşim Demirtaş Sayfa 180 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Mart 2021 Barkod 9786257316651 Kategori İletişim Medya

Nobel Kitap
554,84

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2021180 sf.
Ciltsiz17x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Aristoteles in dramatik anlatı yapısını açıklamasının üzerinden yaklaşık 2300 yıl geçti Klasik anlatı aradan geçen süre içerisinde tiyatro ve roman gibi anlatı sanatlarının temel anlatı formunu oluşturmuştur ve yaklaşık son yüz yıldır da sinemada sıklıkla kullanılmaktadır Kullanım sıklığına neden olan hâkim görüş bu formun aşamalarının seyircilerde heyecan yarattığı ve böylece filmin mesajının hedefine aktarılmasına yönelik inançtır Ayrıca etkisi bilinen bir anlatı formunun ticari getirisi de risk koşullarından uzaktır Bir başka deyişle sinema endüstrisi için klasik dramatik anlatı yapısı güvenilir bir liman gibidir Sinema klasik anlatı ile insanların duygu ve heyecanlarını yönlendirebiliyorsa bunu araştırmak ve anlamak insan doğasını anlamayı gerektirmektedir İnsanı anlamanın bir yolu beynin sırlarını ve işlevlerini anlamaktan geçmektedir Özellikle 20 yüzyılın son on yılından itibaren nörogörüntüleme olanaklarının gelişmesi sayesinde bu alandaki çalışmalar hız kazanmıştır Dolayısıyla tıp alanındaki gelişmeler sinemanın etkilerinin test edilebilir ve ölçülebilir olmasını sağlamıştır Bu çalışma da yukarıda özetlenen bakış açısından hareketle sinemanın seyirciler üzerindeki duygusal ve bilişsel etkilerini ampirik yöntemleri kullanarak anlamayı amaçlamaktadır Bunun için katılımcılara Luna 2013 isimli kısa metraj film izlettirilmiştir Deneyde EEG galvanik deri tepkisi GSR ve göz izleme yöntemleri kullanılmıştır EEG ölçümlerinden toplanan beyin dalgaları analiz edilerek uyarılma ilgi dikkat bilişsel iş yükü pozitiflik ve duygusal bağ dan oluşan toplam altı metrik elde edilmiştir Nörometrik ve biyometrik ölçümlere ek olarak katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir Böylece katılımcıların duygularına yönelik sözel ifadeleri ile nesnel ölçümlerden elde edilen veriler birleştirilerek filmin anlatı yapısının yarattığı duygusal ve bilişsel etki anlaşılmaya çalışılmıştır