Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik — Serdar Demirel

Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik
Serdar Demirelİbn Haldun Üniversitesi Yayınları
Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik
Serdar DemirelModern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır

İbn Haldun Üniversitesi
Modern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır Tanıtım Bülteninden

İbn Haldun Üniversitesi Yayınları
Modern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır

İbn Haldun Üniversitesi Yayınları
Modern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır

İbn Haldun Üniversitesi Yayınları
Modern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır

İbn Haldun Üniversitesi Yayınları
Modern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır

İbn Haldun Üniversitesi Yayınları
Modern düşünce dünyasında nübüvvet çoğu zaman tarihsel sosyolojik ya da psikolojik açıklamalarla sınırlandırılmış vahiy kaynaklı bilgi Aydınlanma sonrası şekillenen bilim paradigması ve özellikle bilimcilik scientism anlayışı karşısında epistemik meşruiyetini yitirmiştir Nübüvvet Bilim ve Bilimcilik bu indirgemeci yaklaşımları tarihsel ontolojik ve epistemolojik bağlamlarıyla ele alarak nübüvvet kurumunun dinî düşünce içindeki kurucu rolünü yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır Yazar bu çalışmada semâvî dinlerin merkezî unsurlarından biri olan peygamberlik müessesesini kadim teistik gelenekten modern seküler paradigmalara uzanan geniş bir perspektifte incelemektedir Kitap Aydınlanma sonrası bilim anlayışının dinî bilgiye yönelttiği eleştirileri çözümlemekte bilimin yöntemsel sınırları ile bilimciliğin ideolojik iddiaları arasındaki farkı belirginleştirerek nübüvvetin metafizik bir inanç alanı olmanın ötesinde çok katmanlı bir bilgi ve anlam kaynağı olduğunu ortaya koymaktadır Eser nübüvvetin tarihsel seyri bilim bilimcilik ayrımı akıl vahiy bilim ilişkisi ve anlam problematiği ekseninde yapılandırılmış dört bölümden oluşmaktadır Bu çerçevede peygamberliğin ontolojik temelleri epistemolojik değeri ve ahlâkî işlevi klasik İslâm düşüncesi ile çağdaş felsefî tartışmalar arasında kurulan eleştirel bir diyalogla ele alınmaktadır Kur an merkezli yaklaşım Hz Muhammed in sas nübüvvet pratiği ve vahyin rasyonel temelleri modern şüphecilik karşısında sistematik bir biçimde tartışılmaktadır