Nuh Yok Tufan İçimizde — Faruk Yiğit Araz

Nuh Yok Tufan İçimizde
Faruk Yiğit ArazAraz Kitap
Nuh Yok Tufan İçimizde
Faruk Yiğit ArazAynı hayatları ayrı ayrı yaşayan insanlarız Kentlerden beton yığınlarından motor seslerinden sıkılmış ve her sabah aynı dağınık çarşaflardan uyanıp hayata dünyaya tutunmaya bir dal elde etmeye çalışan aciz beden sahipleriyiz Saniye saniye ölüme koşuyoruz Ölümün bize olan yakınlığını görmek için yoğun bakım pervazlarına kabirlere morg önlerine koşuşturmuyoruz Bir göz çarpması olsa yetecek oysa ölümün bize ne kadar yakın olduğunu göstermek için Soluksuz bir şekilde dünyaya kapılıp gidiyoruz Yakamıza ve paçalarımıza yapışan milyonlarca hayallerimiz ve hedeflerimiz var Bunun içinde ölümün yeri okyanusta bir katre belki Hatırlamıyoruz unutuyoruz Unuttuk seninki senin benimki de senin dediğimiz günleri Her şey bizim oluversin istedik Eşyaların teferruatlarına o kadar daldık ki şu yer kürede hakikatteki ne sen varsın ne de ben gerçeği yok olup gitti Sonra Nuh da gitti ama tufân hep içimizde Tanıtım Bülteninden

Araz Kitap
Aynı hayatları ayrı ayrı yaşayan insanlarız Kentlerden beton yığınlarından motor seslerinden sıkılmış ve her sabah aynı dağınık çarşaflardan uyanıp hayata dünyaya tutunmaya bir dal elde etmeye çalışan aciz beden sahipleriyiz Saniye saniye ölüme koşuyoruz Ölümün bize olan yakınlığını görmek için yoğun bakım pervazlarına kabirlere morg önlerine koşuşturmuyoruz Bir göz çarpması olsa yetecek oysa ölümün bize ne kadar yakın olduğunu göstermek için Soluksuz bir şekilde dünyaya kapılıp gidiyoruz Yakamıza ve paçalarımıza yapışan milyonlarca hayallerimiz ve hedeflerimiz var Bunun içinde ölümün yeri okyanusta bir katre belki Hatırlamıyoruz unutuyoruz Unuttuk seninki senin benimki de senin dediğimiz günleri Her şey bizim oluversin istedik Eşyaların teferruatlarına o kadar daldık ki şu yer kürede hakikatteki ne sen varsın ne de ben gerçeği yok olup gitti Sonra Nuh da gitti ama tufân hep içimizde

Araz Kitap
Aynı hayatları ayrı ayrı yaşayan insanlarız Kentlerden beton yığınlarından motor seslerinden sıkılmış ve her sabah aynı dağınık çarşaflardan uyanıp hayata dünyaya tutunmaya bir dal elde etmeye çalışan aciz beden sahipleriyiz Saniye saniye ölüme koşuyoruz Ölümün bize olan yakınlığını görmek için yoğun bakım pervazlarına kabirlere morg önlerine koşuşturmuyoruz Bir göz çarpması olsa yetecek oysa ölümün bize ne kadar yakın olduğunu göstermek için Soluksuz bir şekilde dünyaya kapılıp gidiyoruz Yakamıza ve paçalarımıza yapışan milyonlarca hayallerimiz ve hedeflerimiz var Bunun içinde ölümün yeri okyanusta bir katre belki Hatırlamıyoruz unutuyoruz Unuttuk seninki senin benimki de senin dediğimiz günleri Her şey bizim oluversin istedik Eşyaların teferruatlarına o kadar daldık ki şu yer kürede hakikatteki ne sen varsın ne de ben gerçeği yok olup gitti Sonra Nuh da gitti ama tufân hep içimizde

Araz Kitap
Aynı hayatları ayrı ayrı yaşayan insanlarız Kentlerden beton yığınlarından motor seslerinden sıkılmış ve her sabah aynı dağınık çarşaflardan uyanıp hayata dünyaya tutunmaya bir dal elde etmeye çalışan aciz beden sahipleriyiz Saniye saniye ölüme koşuyoruz Ölümün bize olan yakınlığını görmek için yoğun bakım pervazlarına kabirlere morg önlerine koşuşturmuyoruz Bir göz çarpması olsa yetecek oysa ölümün bize ne kadar yakın olduğunu göstermek için Soluksuz bir şekilde dünyaya kapılıp gidiyoruz Yakamıza ve paçalarımıza yapışan milyonlarca hayallerimiz ve hedeflerimiz var Bunun içinde ölümün yeri okyanusta bir katre belki Hatırlamıyoruz unutuyoruz Unuttuk seninki senin benimki de senin dediğimiz günleri Her şey bizim oluversin istedik Eşyaların teferruatlarına o kadar daldık ki şu yer kürede hakikatteki ne sen varsın ne de ben gerçeği yok olup gitti Sonra Nuh da gitti ama tufân hep içimizde Tanıtım Bülteninden

Araz Kitap
Aynı hayatları ayrı ayrı yaşayan insanlarız Kentlerden beton yığınlarından motor seslerinden sıkılmış ve her sabah aynı dağınık çarşaflardan uyanıp hayata dünyaya tutunmaya bir dal elde etmeye çalışan aciz beden sahipleriyiz Saniye saniye ölüme koşuyoruz Ölümün bize olan yakınlığını görmek için yoğun bakım pervazlarına kabirlere morg önlerine koşuşturmuyoruz Bir göz çarpması olsa yetecek oysa ölümün bize ne kadar yakın olduğunu göstermek için Soluksuz bir şekilde dünyaya kapılıp gidiyoruz Yakamıza ve paçalarımıza yapışan milyonlarca hayallerimiz ve hedeflerimiz var Bunun içinde ölümün yeri okyanusta bir katre belki Hatırlamıyoruz unutuyoruz Unuttuk seninki senin benimki de senin dediğimiz günleri Her şey bizim oluversin istedik Eşyaların teferruatlarına o kadar daldık ki şu yer kürede hakikatteki ne sen varsın ne de ben gerçeği yok olup gitti Sonra Nuh da gitti ama tufân hep içimizde