MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Nur i Muhammedi — Mahmut Çınar

Nur i Muhammedi
11,50
İslam TarihiAraştırma İncelemeEğitim Üzerine Yazılar

Nur i Muhammedi

Mahmut Çınar

Rağbet Yayınları

2014-12-011. baskı152 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Benli KitapEn ucuz

Nur i Muhammedi

Mahmut Çınar

Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anlamlarıyla Nûr i Muhammedî inancına işaret etmemektedir Zâten İslam ın ilk yıllarında böylesi bir anlayışın bulunmaması da bunu göstermektedir

Şehadet Kitap
133,40

Rağbet Yayınları

2014152 sf.
Şehadet Kitap

Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anlamlarıyla Nûr i Muhammedî inancına işaret etmemektedir Zâten İslam ın ilk yıllarında böylesi bir anlayışın bulunmaması da bunu göstermektedir

Teklif Kitap
154,10

Rağbet Yayınları

2014-12-011. baskı152 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anlamlarıyla Nûr i Muhammedî inancına işaret etmemektedir Zâten İslam ın ilk yıllarında böylesi bir anlayışın bulunmaması da bunu göstermektedir

154,10

Nur i Muhammedi

Mahmut Çınar

Rağbet Yayınları

2014152 sf.
Ekin Kitap

Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anlamlarıyla Nûr i Muhammedî inancına işaret etmemektedir Zâten İslam ın ilk yıllarında böylesi bir anlayışın bulunmaması da bunu göstermektedir

Kitap Ekspres
161,00
Aralık 2014152 sf.
13X192. HamurTÜRKÇE

çev. Hasan Lütfi Ramazanoğlu

Kitap Ekspres

Nur i Muhammedi Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anlamlarıyla Nûr i Muhammedî inancına işaret etmemektedir Zâten İslam ın ilk yıllarında böylesi bir anlayışın bulunmaması da bunu göstermektedir Yazar Mahmut Çınar Sayfa Sayısı 152 Çeviri Hasan Lütfi Ramazanoğlu Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2014 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Nobel Kitap
195,50

Rağbet Yayınları

2014152 sf.
Ciltsiz14x19 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anl

Kita Kitap
230,00

Rağbet Yayınları

Aralık 20141. baskı152 sf.
Ciltsiz13,50 x 19,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Dinin derûnî bir boyutunun bulunduğu ve bu olmaksızın tedeyyünün tam anlamıyla gerçekleşmeyeceği kuşkusuzdur Bu durum diğer dinler gibi İslâm dini için de böyledir Buna bağlı olarak Hz Peygamber in döneminde ibadette derunî hayat olarak değerlendirebileceğimiz bir tür iç zenginliği belirli bir ölçüde sahabe arasında yaygındı Hatta sahabe arasında yaptıkları ibadetten mânevî zevk alarak ve onun manevî hazzına ererek ibadetleri ifa etmenin yaygın olduğuna dair elimizde önemli veriler bulunmaktadır Hz Peygamber ile beraber ashabın da Kur ân okuduklarında zaman zaman ağladıklarını ifade eden rivayetler dinî ve mânevî duygunun o dönemde yaşayan Müslümanların iç âlemlerinde ne kadar derin izler bıraktığı konusunda bizlere büyük ölçüde fikir vermektedir Bununla beraber vasat ümmet dengeli mûtedil aşırılıklardan uzak olmanın bütün özellikleri bizzât Hz Peygamber tarafından itina ile bütün katmanlarıyla sahabe toplumunun arasına yerleştirilmişti Böylelikle her hangi bir şekilde meydana gelebilecek aşırılıklar peşinen bloke edilmek suretiyle bunların önü alınmaya çalışılmıştı Kaynakları ve tarihî süreci incelendiğinde Nûr i Muhammedî inancının İslâmî kaynaklardan daha çok farklı kültürlerden esinlenerek oluşturulduğu ortaya çıkmaktadır Müslümanlar bu anlayışı Hz Peygamber e uyarlayarak ve buna İslâmî tabir ve söylemleri ekleyerek içselleştirmeye çalışmışlardır Dinî bir inancın oluşturulmasında Kur ân ve hadisler belirleyici olduğundan bu süreçte Müslümanlar buralardan deliller aramaya çalışmışlardır Bu aşamadan itibaren kimi zaman Nûr i Muhammedî inancı haricî kaynaklarının gölgesinde şekillendirilmiş bazen de delil olarak getirilen ayet ve hadisler aynı istikamette yorumlanarak bir netice elde edilmeye çalışılmıştır Kuşkusuz çoğu zaman bağlamından koparılan ayetlerle hadis olarak sunulan asılsız rivayetler delil olarak ileri sürülmüştür Ancak delil olarak ileri sürülen nasların hiçbiri normal şartlarda anlaşılan anlaşılması gereken anlamlarıyla Nûr i Muhammedî inancına işaret etmemektedir Zâten İslam ın ilk yıllarında böylesi bir anlayışın bulunmaması da bunu göstermektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img