MejelleKitap fiyat karşılaştırma

O Güzel İnsanlar — Sönmez Ayhan

O Güzel İnsanlar
ROMAN ÖYKÜ

O Güzel İnsanlar

Sönmez Ayhan

Kanguru

175 sf.
Pandora

O Güzel İnsanlar

Sönmez Ayhan

aşk tohumun toprağa düşmesi gibi bir şey olabilir mi diye düşünürdüm toprağa düşen tohumun yeşermesi zaman alırdı ben sabırsızdım aşk karnı guruldayan bir çocuğun karnındaki müthiş yeme isteği gibi kazıyıp dururdu ruhu bir insanın ruhunun kazınmasının nasıl bir şey olduğunu bilmek için sevdalanmak gerekirdi dil susabilirdi fakat bakışların sustuğu görülmemişti hiç yaşanmamış günlerin güzel olacağına inandık hep en güzel çocuk henüz doğmamış olandır en güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız diye diye erteledik hayatı ya bensem en güzel çocuk kim iddia edebilir ki tersini bu sevme işi bir yoksul dayanışması gibi bir şeydi insan en çok kendisi gibi olanı basabiliyor bağrına uzaklık üşümüşlük yalnızlık ve çaresizlik büyümek meşakkatli işmiş yarası kapanmıyor hiç aşkta süreklilik aramak aşkı sürekli kılmak gerekiyorsa aşığı da maşuğu da vuslat vaktinden önce öldürmek gerekiyor düşe bürünürdüm tepeden tırnağa ve çöldeki bütün tanrıları çölün kumullarına gömüp mecnun gibi seni arardım köşe bucak kitapsız peygamberlerin kitapsızlığı kadar kitapsızım ben de bunu kimselere söylemedim sensizken kitapların hükmü yoktu ve çöl baştan ayağa dile geliyordu kurdu kuşu böceği ve derin sessizliğiyle dikenlerin çiçeğe durduğu leylalı zamanların içinden geçmek kalıyordu bana ben leyla yı mecnun a terk edip biniyordum aşk atının terkisine rahvan geçiyordu zaman susuzluğumun çölü çatlattığı seraplarda çöl bir uçtan bir uca gözlerinle doluyordu yeşil bir antepfıstığı uyanıyordu uykusundan hem de kimselere sormadan hesabını mahşere bırakıp avuçluyordu aşka uyanan sabahı hele ki doğduk ölüme yoldaşlığımızın nişanesidir göbek bağımız bütün ırmaklar bir denize dökülür ve bütün denizler yoldaştır birbiriyle korkma ayrı yataklarda akan birer ırmak gibi hayatın ayrı yerlerinde akıp durmamızdan nasıl olsa sular kavuşur bir gün güce gereksinim duyup güçsüz olmanın ruhsal bir travmanın yolunu açtığını keşfetmem hayatın bir dayatmasıydı insanın hayallerinin içinde yolculuk yapması güzel de yaptığı yolculuğun hayal olduğunun farkında olması çok yaralayıcı sevgili s e kristalize gerçeklerin üzerine eğreti sevinçler kondurdum üşümesi dursun diye kalbimin kırılgandı hayat dağ doruklarında rüzgarlar çıplak esiyordu portakal çiçeği kokularını katıp ömrüme öyle düştüm aşkın harami yollarına noktasız bir cümle gibi sevdim seni noktasız cümleler gibi sevişmek istedim seninle aşk ki hep gençtir bedenin yaşlanması aşığın derdi değildir