Öğretmeyenler Sonsuzluk Yarası — Can Bayındır

Öğretmeyenler Sonsuzluk Yarası
Can BayındırCinius
Öğretmeyenler Sonsuzluk Yarası
Can BayındırİTHAF Bu Novella karne parası odun ve kömür parası için utandırılan M E B onaylı ders kitapları okul çantasındayken yardımcı kaynak kılıfıyla sunulan o derginin ücretini ödeyemediği için velisi ile öğretmeni arasında ezilen utancından sıranın altına giren dünün talebelerine Masasının başköşesinden eksik etmediği bir metrelik cetveli asıl amacının dışında kullanan sözde öğretmenlere minicik yüreklerin aynasına salya saçarak bağıranlara o küçücük parmak uçlarını birleştirip titreyerek uzatanlara uçlarına kâh cetvelle kâh sopayla at nalı çakarcasına vuran öğretmeyenlere Elin çocuklarına bak el gün ne der adam ol denilerek her fırsatta azarlanan Acaba kızarlar mı kaygısıyla acıktığını susadığını dahi söyleyemeyen o çekingen kalplere Ve rengârenk bisikletlere bisikletçi dükkânlarının önünde sarı sıcağın altında saatlerce bakan onlara dokunmaya bile korkan çocukluğunun elinin bırakamayanlara Bugün Nöropsikiyatrik sendromların sancılarını çeken nasıl düşüneceği öğretilen dünün ve bugünün tüm çocuklarına atfen Ucu kör ve kırık bir kurşun kalemle yazılmıştır Can Bayındır çocukluğun kuytu köşelerinde saklı kalan travmaların yetişkinlik hayatındaki Nöropsikiyatrik izdüşümlerini takip ediyor Toplumun ve eğitim sisteminin adam etme adı altında bıraktığı kalıcı izleri sarsıcı bir dürüstlükle ele alan yazar susturulmuş bir neslin kolektif hafızasını kayıt altına alıyor Bu eserinde geçmişin bugünü nasıl yönettiğini sorgularken okuru kendi çocukluk yaralarıyla cesur bir hesaplaşmaya sürüklüyor Tanıtım Bülteninden

Cinius Yayınları
İTHAF Bu Novella karne parası odun ve kömür parası için utandırılan M E B onaylı ders kitapları okul çantasındayken yardımcı kaynak kılıfıyla sunulan o derginin ücretini ödeyemediği için velisi ile öğretmeni arasında ezilen utancından sıranın altına giren dünün talebelerine Masasının başköşesinden eksik etmediği bir metrelik cetveli asıl amacının dışında kullanan sözde öğretmenlere minicik yüreklerin aynasına salya saçarak bağıranlara o küçücük parmak uçlarını birleştirip titreyerek uzatanlara uçlarına kâh cetvelle kâh sopayla at nalı çakarcasına vuran öğretmeyenlere Elin çocuklarına bak el gün ne der adam ol denilerek her fırsatta azarlanan Acaba kızarlar mı kaygısıyla acıktığını susadığını dahi söyleyemeyen o çekingen kalplere Ve rengârenk bisikletlere bisikletçi dükkânlarının önünde sarı sıcağın altında saatlerce bakan onlara dokunmaya bile korkan çocukluğunun elinin bırakamayanlara Bugün Nöropsikiyatrik sendromların sancılarını çeken nasıl düşüneceği öğretilen dünün ve bugünün tüm çocuklarına atfen Ucu kör ve kırık bir kurşun kalemle yazılmıştır Can Bayındır çocukluğun kuytu köşelerinde saklı kalan travmaların yetişkinlik hayatındaki Nöropsikiyatrik izdüşümlerini takip ediyor Toplumun ve eğitim sisteminin adam etme adı altında bıraktığı kalıcı izleri sarsıcı bir dürüstlükle ele alan yazar susturulmuş bir neslin kolektif hafızasını kayıt altına alıyor Bu eserinde geçmişin bugünü nasıl yönettiğini sorgularken okuru kendi çocukluk yaralarıyla cesur bir hesaplaşmaya sürüklüyor

Cinius Yayınları
İTHAF Bu Novella karne parası odun ve kömür parası için utandırılan M E B onaylı ders kitapları okul çantasındayken yardımcı kaynak kılıfıyla sunulan o derginin ücretini ödeyemediği için velisi ile öğretmeni arasında ezilen utancından sıranın altına giren dünün talebelerine Masasının başköşesinden eksik etmediği bir metrelik cetveli asıl amacının dışında kullanan sözde öğretmenlere minicik yüreklerin aynasına salya saçarak bağıranlara o küçücük parmak uçlarını birleştirip titreyerek uzatanlara uçlarına kâh cetvelle kâh sopayla at nalı çakarcasına vuran öğretmeyenlere Elin çocuklarına bak el gün ne der adam ol denilerek her fırsatta azarlanan Acaba kızarlar mı kaygısıyla acıktığını susadığını dahi söyleyemeyen o çekingen kalplere Ve rengârenk bisikletlere bisikletçi dükkânlarının önünde sarı sıcağın altında saatlerce bakan onlara dokunmaya bile korkan çocukluğunun elinin bırakamayanlara Bugün Nöropsikiyatrik sendromların sancılarını çeken nasıl düşüneceği öğretilen dünün ve bugünün tüm çocuklarına atfen Ucu kör ve kırık bir kurşun kalemle yazılmıştır Can Bayındır çocukluğun kuytu köşelerinde saklı kalan travmaların yetişkinlik hayatındaki Nöropsikiyatrik izdüşümlerini takip ediyor Toplumun ve eğitim sisteminin adam etme adı altında bıraktığı kalıcı izleri sarsıcı bir dürüstlükle ele alan yazar susturulmuş bir neslin kolektif hafızasını kayıt altına alıyor Bu eserinde geçmişin bugünü nasıl yönettiğini sorgularken okuru kendi çocukluk yaralarıyla cesur bir hesaplaşmaya sürüklüyor

Cinius Yayınları
İTHAF Bu Novella karne parası odun ve kömür parası için utandırılan M E B onaylı ders kitapları okul çantasındayken yardımcı kaynak kılıfıyla sunulan o derginin ücretini ödeyemediği için velisi ile öğretmeni arasında ezilen utancından sıranın altına giren dünün talebelerine Masasının başköşesinden eksik etmediği bir metrelik cetveli asıl amacının dışında kullanan sözde öğretmenlere minicik yüreklerin aynasına salya saçarak bağıranlara o küçücük parmak uçlarını birleştirip titreyerek uzatanlara uçlarına kâh cetvelle kâh sopayla at nalı çakarcasına vuran öğretmeyenlere Elin çocuklarına bak el gün ne der adam ol denilerek her fırsatta azarlanan Acaba kızarlar mı kaygısıyla acıktığını susadığını dahi söyleyemeyen o çekingen kalplere Ve rengârenk bisikletlere bisikletçi dükkânlarının önünde sarı sıcağın altında saatlerce bakan onlara dokunmaya bile korkan çocukluğunun elinin bırakamayanlara Bugün Nöropsikiyatrik sendromların sancılarını çeken nasıl düşüneceği öğretilen dünün ve bugünün tüm çocuklarına atfen Ucu kör ve kırık bir kurşun kalemle yazılmıştır Can Bayındır çocukluğun kuytu köşelerinde saklı kalan travmaların yetişkinlik hayatındaki Nöropsikiyatrik izdüşümlerini takip ediyor Toplumun ve eğitim sisteminin adam etme adı altında bıraktığı kalıcı izleri sarsıcı bir dürüstlükle ele alan yazar susturulmuş bir neslin kolektif hafızasını kayıt altına alıyor Bu eserinde geçmişin bugünü nasıl yönettiğini sorgularken okuru kendi çocukluk yaralarıyla cesur bir hesaplaşmaya sürüklüyor