Ol An — Ömer Lekesiz

Ol An
Ömer LekesizKetebe Yayınları
Ol An
Ömer LekesizOl Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe Yayınları
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe Yayınları
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor Tanıtım Bülteninden

Ketebe
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe Yayıncılık
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe Yayınları
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe Yayınları
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor

Ketebe Yayınları
Ömer Lekesiz tarafından kaleme alınan Ol An Ketebe Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ol An Ömer Lekesiz Kitap Özeti Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor Yayınevi Ketebe Yayınları Yazar Ömer Lekesiz Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2021 Barkod 9786257587358 Kategori Diğer Sanat Kitapları

Ketebe
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor Tanıtım Bülteninden

Ketebe Yayınları
Ol Ân Ben bilinmeyen gizli bir hazine idim bilinmek istedim bilineyim diye halkı kâinat yarattım hadis i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz in şehirlerden şehirlere mekânlardan mekânlara yeryüzleri nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır Lekesiz bu varoluş albümü nde bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor Mescid i Nebî den Medinetü z Zehra ya Ayasofya dan Marmaris e Priştine den Berat a Malaga dan Kurtuba ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor Ândaki var oluş ekseninde Hacı Bayrâm ı Velî nin Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde ile başlayan beyitleri ile şâr şehir izleğinde ilerleyen bu satırlar Oku emr i ilahîsinin fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde Ömer Lekesiz bu okumalarını tasavvufî bir neşve insanca bir sevinç eşref i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor Fotoğraflarla birlikte ol mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor