Öldüren Aşk Zeyno — Şevki Atik

Öldüren Aşk Zeyno
Şevki AtikDorlion Yayınları
Öldüren Aşk Zeyno
Şevki AtikZeyno nun bir yüzü utancından buz kesip korkudan damla damla erirken öbür yüzü gururdan kaskatı olmuş heykelden farksızdı Güneş ufku vadiyi dağları ve gökyüzünü kızıla boyayan rengi ile onu umuda yaşama sevincine ve direnmeye davet ediyordu O çocuk yaşta âşık olabilen aşkının arkasında durabilen ve aşkı için her cefayı göze alabilen cesur bir kızdı Korkakça ölüme gidişini dostun düşmanın bilmesini istemiyordu Onun ve yakınlarının onurunu zedeleyecek bir davranışta bulunmak aşkına yakışmıyordu Mağdur da oydu mazlum da İhaneti doğuran bir kötülük çocukluk aşklarını öldüren bir cinayet mutluluklarına düşen bir çığlık ve bağıra bağıra gelen talihsiz bir depremin sebebi o değildi Bu topraklarda doğan her kadının kaderini o da yaşıyordu Toplumun kalbine hançer gibi saplanan töreler kanayan yaralardan nemalanıyor akan kandan besleniyor ve gözyaşlarından güç devşiriyordu Onun hakkındaki kararı yüz yıllar önceden vermişti töreler O ne söylerse söylesin boştu Mustafa asla ona inanmayacaktı İnansa bile affetmeyecekti Korkak kediler gibi kuyruğunu kısıp sine sine ölüme gitmeyecek can kaygısını kadınlık onurunun önüne koymayacaktı Yaşar gibi ölüme gitmek korkaklık ve zayıflıktı Kendine ve aşkına yakışanı yapacaktı o Aşkını yaşarken sergilediği dik duruşu ölüme giderken de sergileyecek masumiyetinin mükâfatını mahşerde alacaktı

Dorlion Yayınevi
Zeyno nun bir yüzü utancından buz kesip korkudan damla damla erirken öbür yüzü gururdan kaskatı olmuş heykelden farksızdı Güneş ufku vadiyi dağları ve gökyüzünü kızıla boyayan rengi ile onu umuda yaşama sevincine ve direnmeye davet ediyordu O çocuk yaşta âşık olabilen aşkının arkasında durabilen ve aşkı için her cefayı göze alabilen cesur bir kızdı Korkakça ölüme gidişini dostun düşmanın bilmesini istemiyordu Onun ve yakınlarının onurunu zedeleyecek bir davranışta bulunmak aşkına yakışmıyordu Mağdur da oydu mazlum da İhaneti doğuran bir kötülük çocukluk aşklarını öldüren bir cinayet mutluluklarına düşen bir çığlık ve bağıra bağıra gelen talihsiz bir depremin sebebi o değildi Bu topraklarda doğan her kadının kaderini o da yaşıyordu Toplumun kalbine hançer gibi saplanan töreler kanayan yaralardan nemalanıyor akan kandan besleniyor ve gözyaşlarından güç devşiriyordu Onun hakkındaki kararı yüz yıllar önceden vermişti töreler O ne söylerse söylesin boştu Mustafa asla ona inanmayacaktı İnansa bile affetmeyecekti Korkak kediler gibi kuyruğunu kısıp sine sine ölüme gitmeyecek can kaygısını kadınlık onurunun önüne koymayacaktı Yaşar gibi ölüme gitmek korkaklık ve zayıflıktı Kendine ve aşkına yakışanı yapacaktı o Aşkını yaşarken sergilediği dik duruşu ölüme giderken de sergileyecek masumiyetinin mükâfatını mahşerde alacaktı

DORLİON YAYINLARI
Zeyno nun bir yüzü utancından buz kesip korkudan damla damla erirken öbür yüzü gururdan kaskatı olmuş heykelden farksızdı Güneş ufku vadiyi dağları ve gökyüzünü kızıla boyayan rengi ile onu umuda yaşama sevincine ve direnmeye davet ediyordu O çocuk yaşta âşık olabilen aşkının arkasında durabilen ve aşkı için her cefayı göze alabilen cesur bir kızdı Korkakça ölüme gidişini dostun düşmanın bilmesini istemiyordu Onun ve yakınlarının onurunu zedeleyecek bir davranışta bulunmak aşkına yakışmıyordu Mağdur da oydu mazlum da İhaneti doğuran bir kötülük çocukluk aşklarını öldüren bir cinayet mutluluklarına düşen bir çığlık ve bağıra bağıra gelen talihsiz bir depremin sebebi o değildi Bu topraklarda doğan her kadının kaderini o da yaşıyordu Toplumun kalbine hançer gibi saplanan töreler kanayan yaralardan nemalanıyor akan kandan besleniyor ve gözyaşlarından güç devşiriyordu Onun hakkındaki kararı yüz yıllar önceden vermişti töreler O ne söylerse söylesin boştu Mustafa asla ona inanmayacaktı İnansa bile affetmeyecekti Korkak kediler gibi kuyruğunu kısıp sine sine ölüme gitmeyecek can kaygısını kadınlık onurunun önüne koymayacaktı Yaşar gibi ölüme gitmek korkaklık ve zayıflıktı Kendine ve aşkına yakışanı yapacaktı o Aşkını yaşarken sergilediği dik duruşu ölüme giderken de sergileyecek masumiyetinin mükâfatını mahşerde alacaktı

Dorlion
Zeyno nun bir yüzü utancından buz kesip korkudan damla damla erirken öbür yüzü gururdan kaskatı olmuş heykelden farksızdı Güneş ufku vadiyi dağları ve gökyüzünü kızıla boyayan rengi ile onu umuda yaşama sevincine ve direnmeye davet ediyordu O çocuk yaşta âşık olabilen aşkının arkasında durabilen ve aşkı için her cefayı göze alabilen cesur bir kızdı Korkakça ölüme gidişini dostun düşmanın bilmesini istemiyordu Onun ve yakınlarının onurunu zedeleyecek bir davranışta bulunmak aşkına yakışmıyordu Mağdur da oydu mazlum da İhaneti doğuran bir kötülük çocukluk aşklarını öldüren bir cinayet mutluluklarına düşen bir çığlık ve bağıra bağıra gelen talihsiz bir depremin sebebi o değildi Bu topraklarda doğan her kadının kaderini o da yaşıyordu Toplumun kalbine hançer gibi saplanan töreler kanayan yaralardan nemalanıyor akan kandan besleniyor ve gözyaşlarından güç devşiriyordu Onun hakkındaki kararı yüz yıllar önceden vermişti töreler O ne söylerse söylesin boştu Mustafa asla ona inanmayacaktı İnansa bile affetmeyecekti Korkak kediler gibi kuyruğunu kısıp sine sine ölüme gitmeyecek can kaygısını kadınlık onurunun önüne koymayacaktı Yaşar gibi ölüme gitmek korkaklık ve zayıflıktı Kendine ve aşkına yakışanı yapacaktı o Aşkını yaşarken sergilediği dik duruşu ölüme giderken de sergileyecek masumiyetinin mükâfatını mahşerde alacaktı

Dorlion Yayınları
Zeyno nun bir yüzü utancından buz kesip korkudan damla damla erirken öbür yüzü gururdan kaskatı olmuş heykelden farksızdı Güneş ufku vadiyi dağları ve gökyüzünü kızıla boyayan rengi ile onu umuda yaşama sevincine ve direnmeye davet ediyordu O çocuk yaşta âşık olabilen aşkının arkasında durabilen ve aşkı için her cefayı göze alabilen cesur bir kızdı Korkakça ölüme gidişini dostun düşmanın bilmesini istemiyordu Onun ve yakınlarının onurunu zedeleyecek bir davranışta bulunmak aşkına yakışmıyordu Mağdur da oydu mazlum da İhaneti doğuran bir kötülük çocukluk aşklarını öldüren bir cinayet mutluluklarına düşen bir çığlık ve bağıra bağıra gelen talihsiz bir depremin sebebi o değildi Bu topraklarda doğan her kadının kaderini o da yaşıyordu Toplumun kalbine hançer gibi saplanan töreler kanayan yaralardan nemalanıyor akan kandan besleniyor ve gözyaşlarından güç devşiriyordu Onun hakkındaki kararı yüz yıllar önceden vermişti töreler O ne söylerse söylesin boştu Mustafa asla ona inanmayacaktı İnansa bile affetmeyecekti Korkak kediler gibi kuyruğunu kısıp sine sine ölüme gitmeyecek can kaygısını kadınlık onurunun önüne koymayacaktı Yaşar gibi ölüme gitmek korkaklık ve zayıflıktı Kendine ve aşkına yakışanı yapacaktı o Aşkını yaşarken sergilediği dik duruşu ölüme giderken de sergileyecek masumiyetinin mükâfatını mahşerde alacaktı