Ölmeden Önce — Murat Kınıkoğlu

Ölmeden Önce
Murat KınıkoğluOğlak Yayıncılık
Ölmeden Önce
Murat KınıkoğluMurat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek Sayfa Sayısı 512 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Oğlak Yayıncılık

Oğlak Yayınları
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek Tanıtım Bülteninden

Oğlak Yayıncılık
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek Malatya daki bir Nakşibendi Tarikatı nın son iki temsilcisi üzerinden dini kendi emellerine alet edenlerin ülkeye ve insanlara vereceği zararları ve Doğu nun akl ı piranesi ile Batı nın bikr i fikrini bir araya getirmenin olumlu sonuçlarını anlatıyor Bilhassa 90 lı yıllarda sıkça karşımıza çıkan tarikat ve temsilcilerinin aradan geçen zamanda toplumda nasıl kanıksandığını ve daha önce kendi içine kapalı yaşayan bu toplulukların bugün ne kadar güçlendiklerini eğlenceli bir şekilde aktarıyor Murat Kınıkoğlu ile Bunu bir aydınlanma romanı olarak yazdım dediği yeni romanı Ölmeden Önce yi konuştuk Bozkırın Efendisi tarihi bir romandı Ölmeden Önce ise nisbeten bugünlere uzanıyor Konu ve tür açısından bakarsak Türkiye nin meselelerine yöneldiğinizi söyleyebilir miyiz Yazmayı seviyorsanız anlatacak bir hikâyeniz de varsa konu kendiliğinden ortaya çıkıyor Türk tarihi denince hepimizin aklına Osmanlı geliyor Sanki daha önce yokmuşuz da İslâm la birlikte ortaya çıkmışız gibi İlk romanım Bozkırın Efendisi nde bu imajı değiştirmeye çalıştım Ölmeden Önce ye gelince Günümüz Türkiyesi nin en büyük sorunu ülkenin gidiş yönünün uygar Batı dünyasından mistik Doğu dünyasına çevrilmesidir Benim yaşımda olanlar kendi çocukluklarıyla günümüz Türkiyesi ni kıyaslıyor ve aradaki farkı görüyor Büyüklerimiz ve basındaki liberal akıl hocalarımız Korkmayın hiçbir şey olmaz diyor Umarım haklı çıkarlar Umarım bugün savundukları özgürlük ve haklar gelecek yıllarda kendilerine tanınır Aydın kesimin gerçeklere ışık tutma gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum Ölmeden Önce yi bu görev bilinciyle Batı ile Doğu bilim ile dogma arasındaki çatışmanın bir tarafı olarak yazdım Kitabın karakterleri tıpkı romantik edebiyat anlayışındaki gibi İyiler hep iyi kötüler hep kötü Gerçekten de insanlar daima iyi ve daima kötü olarak mı sürdürürler yaşantılarını İstisnaları saymazsak evet En iyiye beyaz en kötüye siyah diyelim herbirimizin bu iki uç arasında bir yeri rengi vardır Kimse siyah kimse beyaz değil hepimiz grinin tonlarıyız Bu tonlamada genetik mirasın önemi çok büyüktür 10 yaşında iyi kalpli olan bir çocuk çok büyük ihtimalle 80 yaşında tonton iyi kalpli bir dede olacaktır Nitekim son yıllarda yapılan çalışmalar bazı karakter özelliklerinin büyük ölçüde genetik yapıya bağlı olduğunu gösterdi Genetik yapınız şiddete meyilliyse üzerine bir de kötü çevre eklendi mi iyice siyaha yaklaşıyorsunuz Buna karşılık edebiyatta karakterizasyon dediğimiz bir şey vardır Okura veya seyirciye kötü olarak tanıttığınız karakteri kurgunuzla bir köşeye sıkıştırıp karar vermesi için zorladığınızda içindeki iyilik ortaya çıkar Bu okura veya seyirciye çok güzel bir duygu verir ÖLÜM HEPİMİZİN EN BÜYÜK KORKUSUDUR Romanda bütün karakterlerin hayatını kaderini aşk ve karşı cinsle olan ilişki şekilleri belirliyor Aşk ın belirleyici olduğu bir roman demek ne kadar doğru olur sizce Ölmeden Önce yi bir aydınlanma romanı olarak yazdım Ana karakterlerden biri düştüğü bunalımdan tarikat öğretisiyle çıkacağını sanan bir Cumhuriyet çocuğu İrfan Bey ise bu genç adama aklın yolunu göstermeye çalışıyor Ölüm hepimizin en büyük korkusu Ölümle yüzleşen kişilerin geçmişlerini ve hayat felsefelerini sorgulamaları olağan Beş vakit namazında bir sofu ölümle karşılaştığında inkâra yeltenebilir ya da tam aksi o güne kadar alnı secdeye değmemiş kişi camiden çıkmaz olur Ölüm korkusundan kurtulmanın yollarından biri dünya nimetleriyle hemhâl olmaktır Şeyh Efendi nin din adamı iddiasında olmasına karşın parayı çok seven kardeşi Vakkas mevcut dört karısıyla yetinmeyip yeni aşkların masum güzelliklerin peşine düşüyor Okur onun hedefine ulaşmak için yaptıklarına özellikle dini kuralları esnetme yeteneğine hayran kalacak Romanımda üç hatta Rukiye nin Hatice ye olan tutkusunu katarsak dört aşk var Cinselliğin ve aşka bu kadar önem vermemin nedeni birinci romanımdan aldığım derstir Kitabın diğer bir temel dinamiği dinin birtakım başka meselelere alet edilmesi ve bunun yaratacağı sorunlar Muhammed Abdulbaki namı diğer İrfan aracılığıyla okurlarınıza doğrunun ne olduğunu işaret ettiğinizi söyleyebilir miyiz Evet Romanı yazma amacım bu zaten Farkındaysanız son yıllarda dinsel öğretileri ve tarikatları övmek moda oldu Etrafımız Benim dedem şeyhti benim dedem hocaydı diyenlerle dolu Hayat felsefesi ne olursa olsun kendisi nasıl yaşarsa yaşasın mistisizmi övenler aferin alıyor Bu kişiler belki menfaatleri öyle gerektirdiğinden belki kendilerini güvende hissetmek için öyle davranıyorlar bilemiyorum Kimse laikliğin öneminden din kisvesi altında insanları acımasızca sömürenlerden bahsetmiyor Beş altı yaşında ayağında şalvar kafasında takke ile dolaşan küçücük çocukları yadırgamıyoruz artık Örneğin 90 lı yıllarda din kisvesi altında insanları kendi emellerine alet edenler bugün nereye gittiler Ben söyleyeyim aramızdalar dini emellerine alet etmeye devam ediyorlar Bir farkla artık BMW ye biniyor hizmetçili evlerde havuzlu villalarda yaşıyorlar DOKTORLUKTAN KALAN ZAMANIMI OKUMA YAZMAYA AYIRIYORUM İlk romanım için bir okurum Kitabı elimden bırakamadım neredeyse gözlerim kör olacaktı diye yazmıştı Bir yazar için bundan büyük bir ödül olamaz Övünmek gibi olmasın biraz çalışkanımdır zamanı çok iyi kullanır bir dakikamı boş geçirmem Ortalama Türk insanı vaktinin büyük kısmını sohbetle geçirir benim sosyal ilişkilerim biraz zayıf olduğu için mesleğim dışındaki tüm zamanı okuma yazmaya ayırıyorum Zorla okunan kitapların verdiği mutsuzluğu bilirim devam etseniz bir dert yarım bıraksanız başka dert Bence iyi bir romanın olmazsa olmazı sürükleyici yapısıdır Sıkıcı bir roman kitabı satın alan kişiye okura ihanettir okuru aldatmaktır Bir romanı bitirdiğinizde İyi ki okudum arkadaşıma söyleyeyim o da okusun demiyorsanız o roman yazarı Nobel de alsa iyi bir roman değildir Kendi adıma romanımın sürükleyici olmasını okuyanın Daha önce bu kadar güzelini okumadım demesini hedeflerim BU KİTABIMI YAZARKEN ÇOK ŞAŞIRDIM Bozkırın Efendisi ni yazarken uzun süren araştırma yapmıştım Ölmeden Önce romanımda da olaylar bir Nakşibendi Tarikatı çevresinde geçtiği için ister istemez Kur an a ve hadislere atıfta bulunmam gerekti ki bu da kaçınılmaz olarak dipnotlar gerektiriyor Romanımın inançlı kesimde bir tartışmaya neden olacağını düşünüyorum Madem dindar bir toplum isteniyor o zaman dini öğretileri iyi yönüyle kötü yönüyle eğmeden bükmeden tüm gerçekliğiyle öğrenelim dinsel öğretilerin ötekine kadına bilime bakışının ne kadar sert ve çağdışı olduğunun farkına varalım Ben kendi adıma İslam dininin yalan yere yemin edenleri korumaya yönelik tedbirler içerdiğini öğrendiğimde çok şaşırdım Çağlayan Çevik Hürriyet

Oğlak Yayıncılık
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek Malatya daki bir Nakşibendi Tarikatı nın son iki temsilcisi üzerinden dini kendi emellerine alet edenlerin ülkeye ve insanlara vereceği zararları ve Doğu nun akl ı piranesi ile Batı nın bikr i fikrini bir araya getirmenin olumlu sonuçlarını anlatıyor Bilhassa 90 lı yıllarda sıkça karşımıza çıkan tarikat ve temsilcilerinin aradan geçen zamanda toplumda nasıl kanıksandığını ve daha önce kendi içine kapalı yaşayan bu toplulukların bugün ne kadar güçlendiklerini eğlenceli bir şekilde aktarıyor Murat Kınıkoğlu ile Bunu bir aydınlanma romanı olarak yazdım dediği yeni romanı Ölmeden Önce yi konuştuk Bozkırın Efendisi tarihi bir romandı Ölmeden Önce ise nisbeten bugünlere uzanıyor Konu ve tür açısından bakarsak Türkiye nin meselelerine yöneldiğinizi söyleyebilir miyiz Yazmayı seviyorsanız anlatacak bir hikâyeniz de varsa konu kendiliğinden ortaya çıkıyor Türk tarihi denince hepimizin aklına Osmanlı geliyor Sanki daha önce yokmuşuz da İslâm la birlikte ortaya çıkmışız gibi İlk romanım Bozkırın Efendisi nde bu imajı değiştirmeye çalıştım Ölmeden Önce ye gelince Günümüz Türkiyesi nin en büyük sorunu ülkenin gidiş yönünün uygar Batı dünyasından mistik Doğu dünyasına çevrilmesidir Benim yaşımda olanlar kendi çocukluklarıyla günümüz Türkiyesi ni kıyaslıyor ve aradaki farkı görüyor Büyüklerimiz ve basındaki liberal akıl hocalarımız Korkmayın hiçbir şey olmaz diyor Umarım haklı çıkarlar Umarım bugün savundukları özgürlük ve haklar gelecek yıllarda kendilerine tanınır Aydın kesimin gerçeklere ışık tutma gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum Ölmeden Önce yi bu görev bilinciyle Batı ile Doğu bilim ile dogma arasındaki çatışmanın bir tarafı olarak yazdım Kitabın karakterleri tıpkı romantik edebiyat anlayışındaki gibi İyiler hep iyi kötüler hep kötü Gerçekten de insanlar daima iyi ve daima kötü olarak mı sürdürürler yaşantılarını İstisnaları saymazsak evet En iyiye beyaz en kötüye siyah diyelim herbirimizin bu iki uç arasında bir yeri rengi vardır Kimse siyah kimse beyaz değil hepimiz grinin tonlarıyız Bu tonlamada genetik mirasın önemi çok büyüktür 10 yaşında iyi kalpli olan bir çocuk çok büyük ihtimalle 80 yaşında tonton iyi kalpli bir dede olacaktır Nitekim son yıllarda yapılan çalışmalar bazı karakter özelliklerinin büyük ölçüde genetik yapıya bağlı olduğunu gösterdi Genetik yapınız şiddete meyilliyse üzerine bir de kötü çevre eklendi mi iyice siyaha yaklaşıyorsunuz Buna karşılık edebiyatta karakterizasyon dediğimiz bir şey vardır Okura veya seyirciye kötü olarak tanıttığınız karakteri kurgunuzla bir köşeye sıkıştırıp karar vermesi için zorladığınızda içindeki iyilik ortaya çıkar Bu okura veya seyirciye çok güzel bir duygu verir ÖLÜM HEPİMİZİN EN BÜYÜK KORKUSUDUR Romanda bütün karakterlerin hayatını kaderini aşk ve karşı cinsle olan ilişki şekilleri belirliyor Aşk ın belirleyici olduğu bir roman demek ne kadar doğru olur sizce Ölmeden Önce yi bir aydınlanma romanı olarak yazdım Ana karakterlerden biri düştüğü bunalımdan tarikat öğretisiyle çıkacağını sanan bir Cumhuriyet çocuğu İrfan Bey ise bu genç adama aklın yolunu göstermeye çalışıyor Ölüm hepimizin en büyük korkusu Ölümle yüzleşen kişilerin geçmişlerini ve hayat felsefelerini sorgulamaları olağan Beş vakit namazında bir sofu ölümle karşılaştığında inkâra yeltenebilir ya da tam aksi o güne kadar alnı secdeye değmemiş kişi camiden çıkmaz olur Ölüm korkusundan kurtulmanın yollarından biri dünya nimetleriyle hemhâl olmaktır Şeyh Efendi nin din adamı iddiasında olmasına karşın parayı çok seven kardeşi Vakkas mevcut dört karısıyla yetinmeyip yeni aşkların masum güzelliklerin peşine düşüyor Okur onun hedefine ulaşmak için yaptıklarına özellikle dini kuralları esnetme yeteneğine hayran kalacak Romanımda üç hatta Rukiye nin Hatice ye olan tutkusunu katarsak dört aşk var Cinselliğin ve aşka bu kadar önem vermemin nedeni birinci romanımdan aldığım derstir Kitabın diğer bir temel dinamiği dinin birtakım başka meselelere alet edilmesi ve bunun yaratacağı sorunlar Muhammed Abdulbaki namı diğer İrfan aracılığıyla okurlarınıza doğrunun ne olduğunu işaret ettiğinizi söyleyebilir miyiz Evet Romanı yazma amacım bu zaten Farkındaysanız son yıllarda dinsel öğretileri ve tarikatları övmek moda oldu Etrafımız Benim dedem şeyhti benim dedem hocaydı diyenlerle dolu Hayat felsefesi ne olursa olsun kendisi nasıl yaşarsa yaşasın mistisizmi övenler aferin alıyor Bu kişiler belki menfaatleri öyle gerektirdiğinden belki kendilerini güvende hissetmek için öyle davranıyorlar bilemiyorum Kimse laikliğin öneminden din kisvesi altında insanları acımasızca sömürenlerden bahsetmiyor Beş altı yaşında ayağında şalvar kafasında takke ile dolaşan küçücük çocukları yadırgamıyoruz artık Örneğin 90 lı yıllarda din kisvesi altında insanları kendi emellerine alet edenler bugün nereye gittiler Ben söyleyeyim aramızdalar dini emellerine alet etmeye devam ediyorlar Bir farkla artık BMW ye biniyor hizmetçili evlerde havuzlu villalarda yaşıyorlar DOKTORLUKTAN KALAN ZAMANIMI OKUMA YAZMAYA AYIRIYORUM İlk romanım için bir okurum Kitabı elimden bırakamadım neredeyse gözlerim kör olacaktı diye yazmıştı Bir yazar için bundan büyük bir ödül olamaz Övünmek gibi olmasın biraz çalışkanımdır zamanı çok iyi kullanır bir dakikamı boş geçirmem Ortalama Türk insanı vaktinin büyük kısmını sohbetle geçirir benim sosyal ilişkilerim biraz zayıf olduğu için mesleğim dışındaki tüm zamanı okuma yazmaya ayırıyorum Zorla okunan kitapların verdiği mutsuzluğu bilirim devam etseniz bir dert yarım bıraksanız başka dert Bence iyi bir romanın olmazsa olmazı sürükleyici yapısıdır Sıkıcı bir roman kitabı satın alan kişiye okura ihanettir okuru aldatmaktır Bir romanı bitirdiğinizde İyi ki okudum arkadaşıma söyleyeyim o da okusun demiyorsanız o roman yazarı Nobel de alsa iyi bir roman değildir Kendi adıma romanımın sürükleyici olmasını okuyanın Daha önce bu kadar güzelini okumadım demesini hedeflerim BU KİTABIMI YAZARKEN ÇOK ŞAŞIRDIM Bozkırın Efendisi ni yazarken uzun süren araştırma yapmıştım Ölmeden Önce romanımda da olaylar bir Nakşibendi Tarikatı çevresinde geçtiği için ister istemez Kur an a ve hadislere atıfta bulunmam gerekti ki bu da kaçınılmaz olarak dipnotlar gerektiriyor Romanımın inançlı kesimde bir tartışmaya neden olacağını düşünüyorum Madem dindar bir toplum isteniyor o zaman dini öğretileri iyi yönüyle kötü yönüyle eğmeden bükmeden tüm gerçekliğiyle öğrenelim dinsel öğretilerin ötekine kadına bilime bakışının ne kadar sert ve çağdışı olduğunun farkına varalım Ben kendi adıma İslam dininin yalan yere yemin edenleri korumaya yönelik tedbirler içerdiğini öğrendiğimde çok şaşırdım Çağlayan Çevik Hürriyet

Oğlak Yayıncılık
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek Malatya daki bir Nakşibendi Tarikatı nın son iki temsilcisi üzerinden dini kendi emellerine alet edenlerin ülkeye ve insanlara vereceği zararları ve Doğu nun akl ı piranesi ile Batı nın bikr i fikrini bir araya getirmenin olumlu sonuçlarını anlatıyor Bilhassa 90 lı yıllarda sıkça karşımıza çıkan tarikat ve temsilcilerinin aradan geçen zamanda toplumda nasıl kanıksandığını ve daha önce kendi içine kapalı yaşayan bu toplulukların bugün ne kadar güçlendiklerini eğlenceli bir şekilde aktarıyor Murat Kınıkoğlu ile Bunu bir aydınlanma romanı olarak yazdım dediği yeni romanı Ölmeden Önce yi konuştuk Bozkırın Efendisi tarihi bir romandı Ölmeden Önce ise nisbeten bugünlere uzanıyor Konu ve tür açısından bakarsak Türkiye nin meselelerine yöneldiğinizi söyleyebilir miyiz Yazmayı seviyorsanız anlatacak bir hikâyeniz de varsa konu kendiliğinden ortaya çıkıyor Türk tarihi denince hepimizin aklına Osmanlı geliyor Sanki daha önce yokmuşuz da İslâm la birlikte ortaya çıkmışız gibi İlk romanım Bozkırın Efendisi nde bu imajı değiştirmeye çalıştım Ölmeden Önce ye gelince Günümüz Türkiyesi nin en büyük sorunu ülkenin gidiş yönünün uygar Batı dünyasından mistik Doğu dünyasına çevrilmesidir Benim yaşımda olanlar kendi çocukluklarıyla günümüz Türkiyesi ni kıyaslıyor ve aradaki farkı görüyor Büyüklerimiz ve basındaki liberal akıl hocalarımız Korkmayın hiçbir şey olmaz diyor Umarım haklı çıkarlar Umarım bugün savundukları özgürlük ve haklar gelecek yıllarda kendilerine tanınır Aydın kesimin gerçeklere ışık tutma gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum Ölmeden Önce yi bu görev bilinciyle Batı ile Doğu bilim ile dogma arasındaki çatışmanın bir tarafı olarak yazdım Kitabın karakterleri tıpkı romantik edebiyat anlayışındaki gibi İyiler hep iyi kötüler hep kötü Gerçekten de insanlar daima iyi ve daima kötü olarak mı sürdürürler yaşantılarını İstisnaları saymazsak evet En iyiye beyaz en kötüye siyah diyelim herbirimizin bu iki uç arasında bir yeri rengi vardır Kimse siyah kimse beyaz değil hepimiz grinin tonlarıyız Bu tonlamada genetik mirasın önemi çok büyüktür 10 yaşında iyi kalpli olan bir çocuk çok büyük ihtimalle 80 yaşında tonton iyi kalpli bir dede olacaktır Nitekim son yıllarda yapılan çalışmalar bazı karakter özelliklerinin büyük ölçüde genetik yapıya bağlı olduğunu gösterdi Genetik yapınız şiddete meyilliyse üzerine bir de kötü çevre eklendi mi iyice siyaha yaklaşıyorsunuz Buna karşılık edebiyatta karakterizasyon dediğimiz bir şey vardır Okura veya seyirciye kötü olarak tanıttığınız karakteri kurgunuzla bir köşeye sıkıştırıp karar vermesi için zorladığınızda içindeki iyilik ortaya çıkar Bu okura veya seyirciye çok güzel bir duygu verir ÖLÜM HEPİMİZİN EN BÜYÜK KORKUSUDUR Romanda bütün karakterlerin hayatını kaderini aşk ve karşı cinsle olan ilişki şekilleri belirliyor Aşk ın belirleyici olduğu bir roman demek ne kadar doğru olur sizce Ölmeden Önce yi bir aydınlanma romanı olarak yazdım Ana karakterlerden biri düştüğü bunalımdan tarikat öğretisiyle çıkacağını sanan bir Cumhuriyet çocuğu İrfan Bey ise bu genç adama aklın yolunu göstermeye çalışıyor Ölüm hepimizin en büyük korkusu Ölümle yüzleşen kişilerin geçmişlerini ve hayat felsefelerini sorgulamaları olağan Beş vakit namazında bir sofu ölümle karşılaştığında inkâra yeltenebilir ya da tam aksi o güne kadar alnı secdeye değmemiş kişi camiden çıkmaz olur Ölüm korkusundan kurtulmanın yollarından biri dünya nimetleriyle hemhâl olmaktır Şeyh Efendi nin din adamı iddiasında olmasına karşın parayı çok seven kardeşi Vakkas mevcut dört karısıyla yetinmeyip yeni aşkların masum güzelliklerin peşine düşüyor Okur onun hedefine ulaşmak için yaptıklarına özellikle dini kuralları esnetme yeteneğine hayran kalacak Romanımda üç hatta Rukiye nin Hatice ye olan tutkusunu katarsak dört aşk var Cinselliğin ve aşka bu kadar önem vermemin nedeni birinci romanımdan aldığım derstir Kitabın diğer bir temel dinamiği dinin birtakım başka meselelere alet edilmesi ve bunun yaratacağı sorunlar Muhammed Abdulbaki namı diğer İrfan aracılığıyla okurlarınıza doğrunun ne olduğunu işaret ettiğinizi söyleyebilir miyiz Evet Romanı yazma amacım bu zaten Farkındaysanız son yıllarda dinsel öğretileri ve tarikatları övmek moda oldu Etrafımız Benim dedem şeyhti benim dedem hocaydı diyenlerle dolu Hayat felsefesi ne olursa olsun kendisi nasıl yaşarsa yaşasın mistisizmi övenler aferin alıyor Bu kişiler belki menfaatleri öyle gerektirdiğinden belki kendilerini güvende hissetmek için öyle davranıyorlar bilemiyorum Kimse laikliğin öneminden din kisvesi altında insanları acımasızca sömürenlerden bahsetmiyor Beş altı yaşında ayağında şalvar kafasında takke ile dolaşan küçücük çocukları yadırgamıyoruz artık Örneğin 90 lı yıllarda din kisvesi altında insanları kendi emellerine alet edenler bugün nereye gittiler Ben söyleyeyim aramızdalar dini emellerine alet etmeye devam ediyorlar Bir farkla artık BMW ye biniyor hizmetçili evlerde havuzlu villalarda yaşıyorlar DOKTORLUKTAN KALAN ZAMANIMI OKUMA YAZMAYA AYIRIYORUMİlk romanım için bir okurum Kitabı elimden bırakamadım neredeyse gözlerim kör olacaktı diye yazmıştı Bir yazar için bundan büyük bir ödül olamaz Övünmek gibi olmasın biraz çalışkanımdır zamanı çok iyi kullanır bir dakikamı boş geçirmem Ortalama Türk insanı vaktinin büyük kısmını sohbetle geçirir benim sosyal ilişkilerim biraz zayıf olduğu için mesleğim dışındaki tüm zamanı okuma yazmaya ayırıyorum Zorla okunan kitapların verdiği mutsuzluğu bilirim devam etseniz bir dert yarım bıraksanız başka dert Bence iyi bir romanın olmazsa olmazı sürükleyici yapısıdır Sıkıcı bir roman kitabı satın alan kişiye okura ihanettir okuru aldatmaktır Bir romanı bitirdiğinizde İyi ki okudum arkadaşıma söyleyeyim o da okusun demiyorsanız o roman yazarı Nobel de alsa iyi bir roman değildir Kendi adıma romanımın sürükleyici olmasını okuyanın Daha önce bu kadar güzelini okumadım demesini hedeflerim BU KİTABIMI YAZARKEN ÇOK ŞAŞIRDIMBozkırın Efendisi ni yazarken uzun süren araştırma yapmıştım Ölmeden Önce romanımda da olaylar bir Nakşibendi Tarikatı çevresinde geçtiği için ister istemez Kur an a ve hadislere atıfta bulunmam gerekti ki bu da kaçınılmaz olarak dipnotlar gerektiriyor Romanımın inançlı kesimde bir tartışmaya neden olacağını düşünüyorum Madem dindar bir toplum isteniyor o zaman dini öğretileri iyi yönüyle kötü yönüyle eğmeden bükmeden tüm gerçekliğiyle öğrenelim dinsel öğretilerin ötekine kadına bilime bakışının ne kadar sert ve çağdışı olduğunun farkına varalım Ben kendi adıma İslam dininin yalan yere yemin edenleri korumaya yönelik tedbirler içerdiğini öğrendiğimde çok şaşırdım Çağlayan Çevik Hürriyet

Oğlak
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek

Oğlak Yayıncılık
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek Malatya daki bir Nakşibendi Tarikatı nın son iki temsilcisi üzerinden dini kendi emellerine alet edenlerin ülkeye ve insanlara vereceği zararları ve Doğu nun akl ı piranesi ile Batı nın bikr i fikrini bir araya getirmenin olumlu sonuçlarını anlatıyor Bilhassa 90 lı yıllarda sıkça karşımıza çıkan tarikat ve temsilcilerinin aradan geçen zamanda toplumda nasıl kanıksandığını ve daha önce kendi içine kapalı yaşayan bu toplulukların bugün ne kadar güçlendiklerini eğlenceli bir şekilde aktarıyor Murat Kınıkoğlu ile Bunu bir aydınlanma romanı olarak yazdım dediği yeni romanı Ölmeden Önce yi konuştuk Bozkırın Efendisi tarihi bir romandı Ölmeden Önce ise nisbeten bugünlere uzanıyor Konu ve tür açısından bakarsak Türkiye nin meselelerine yöneldiğinizi söyleyebilir miyiz Yazmayı seviyorsanız anlatacak bir hikâyeniz de varsa konu kendiliğinden ortaya çıkıyor Türk tarihi denince hepimizin aklına Osmanlı geliyor Sanki daha önce yokmuşuz da İslâm la birlikte ortaya çıkmışız gibi İlk romanım Bozkırın Efendisi nde bu imajı değiştirmeye çalıştım Ölmeden Önce ye gelince Günümüz Türkiyesi nin en büyük sorunu ülkenin gidiş yönünün uygar Batı dünyasından mistik Doğu dünyasına çevrilmesidir Benim yaşımda olanlar kendi çocukluklarıyla günümüz Türkiyesi ni kıyaslıyor ve aradaki farkı görüyor Büyüklerimiz ve basındaki liberal akıl hocalarımız Korkmayın hiçbir şey olmaz diyor Umarım haklı çıkarlar Umarım bugün savundukları özgürlük ve haklar gelecek yıllarda kendilerine tanınır Aydın kesimin gerçeklere ışık tutma gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum Ölmeden Önce yi bu görev bilinciyle Batı ile Doğu bilim ile dogma arasındaki çatışmanın bir tarafı olarak yazdım Kitabın karakterleri tıpkı romantik edebiyat anlayışındaki gibi İyiler hep iyi kötüler hep kötü Gerçe

Oğlak Yayıncılık
Murat Kınıkoğlu nun kimi sorgusuz sualsiz biat eden kimi kıstırılmışlık duygusuyla boyun eğen kimi ise sorgulamaktan sonuna kadar vazgeçmeyen karakterleri sizi hem düşündürecek hem güldürecek img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img