Ölü Canlar — Fatih Atila

Ölü Canlar
Fatih AtilaCumhuriyet Kitapları
Ölü Canlar
Fatih AtilaFatih Atila tarafından kaleme alınan Ölü Canlar Cumhuriyet Kitapları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ölü Canlar Fatih Atila Kitap Özeti Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı Yayınevi Cumhuriyet Kitapları Yazar Fatih Atila Sayfa 151 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2013 Barkod 9786051400341 Kategori Politik Kurgu

Cumhuriyet Kitapları
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı

Cumhuriyet Kitapları
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı Sayfa Sayısı 152 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Cumhuriyet Kitapları

Cumhuriyet Kitapları
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı

Cumhuriyet Kitapları
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı

Cumhuriyet Kitapları
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı

Cumhuriyet Kitapları
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

CUMHURİYET KİTAPLARI
Madımak Oteli nde insanlarımızın yanışını televizyondan izlemiştim Bu görüntüler insanımızı derinden yaralamış beni bunalıma sokmaya yetmişti 60 lı yılların sonlarına doğru akşamüzeri babam eve gelmişti Yozgat ta idik o yıllar babam sürgüne gönderilmişti ben lise öğrencisiydim Kapıdan girdiğinde üstü başı iyi görünmüyordu Neredeyse bizi yakıyorlardı demişti Türkiye Öğretmenler Sendikası nın Kayseri deki bir kongresine gitmiş kongrenin yapıldığı sinema ateşe verilmişti Fakir Baykurt babamın yakın arkadaşıydı Hepsi Köy Enstitüsü mezunu birer aydınlanma savaşçısı ydı Madımak Katliamı bana o günü anımsatmıştı Demek ki bu durum belki de Anadolu da tarihsel bir gelenekti ve her an tekrarlanabilirdi Yakmak acı çektirmek iz bırakmamak küllerini rüzgâra savurmak Ölenlerin arasında birkaç yakın arkadaşım sevdiğim yazarlar vardı Onları o dönemin meyhanesi Kardelen den tanıyordum Birkaç yıl sonra bir gün mahkeme başkanının son kararında söylediği cümleyi Türk Ulusu tarihte geçirdiği en zor dönemlerde bile böyle vahim bir olay görmemiştir dediğini okudum bir gazetede İşte o an bu olay unutulamaz geçiştirilemez görmezlikten gelinemez dedim kendi kendime İçinde bulunmadığım uzaktan TV de izlediğim bir katliam ı yazacaktım ilk kez Davada müdahil bir avukat arkadaşıma gittim bütün dosya ve belgeleri istedim kendisinden Sıra içinde olmadığım acı verici bir öyküyü tasarlamaya gelmişti Ölü Canlar böyle yazıldı

CAN YAYINLARI
2 Temmuz 1993 Sivas toplu kıyımı Pir Sultan Abdal şenliklerine katılmak üzere Sivas a gelen yazar şair bilim adamı gazeteci ve sanatçıların kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi 37 kişi diri diri yanarak öldü Sanıklardan kimine idam cezası verildi kimi ise değişik hapis cezalarına çarptırıldı ancak dosya henüz kapanmadı suçluların hepsi de yakalanmadı Bir ucu açık kaldı olayın da yaşananların da Belleklerden silinmeyecek bu yangının üzerinden tam on yıl geçti şey unutulmadı acılar kabuk bağlamadı Yıllar geçti ama 37 cana kıyan zihniyet değişti mi Fatih Atila bu kıyım üzerine yapılandırdığı ve derin araştırmalara dayandırdığı romanında olayın değişik katmanlarını o tarihte Sivas ta bulunanların gözünden kurguluyor dava sürerken kente dönen bir avukat gizemli bir İngiliz ve ete kemiğe bürünen kent bu romanın baş kişileri Yazar olayı kurmaca bir metin içinde yoğururken yaşanan kıyımı kurgunun içinde çoğaltmıyor hissettiriyor olayın az ya da çok içinde olan kişilerde bıraktığı izleri yaraları puslu bir perdenin ardından okutuyor Yaşananları sömürmeden okuru kışkırtmadan kalemini kin ve öfkeye bulamadan iniyor yangının derinlerine Acıların unutulmasını istemiyor belli ki Belki de insanı sorguluyor