Ölü Çiçekler Müzesi — Gözde Kurt

Ölü Çiçekler Müzesi
Gözde KurtPostiga Yayınları
Ölü Çiçekler Müzesi
Gözde KurtGözde Kurt tarafından kaleme alınan Ölü Çiçekler Müzesi Postiga Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ölü Çiçekler Müzesi Gözde Kurt Kitap Özeti Ruhları birden fazlasını görenlerin öykülerine kucak açıyor Ölü Çiçekler Müzesi Sınır dışlarına uzanmış zihin ve kalplerde fazlaca taşınan türlü duyguların bireyleri sonunda gerçekliğin dışına taşırması sürpriz değil Gözde Kurt işte bu boyutta yaşananların trajikomik ve tuhaf fotoğraflarını gözlerimizin önüne taşıyor sanki okuyucuya çok boyutlu bir aynayı gönüllü olarak sunuyor Öyle ki okuyucu öykülerin satırlarına yerleşiyor ve orada yaşamaya başlıyor Ne de olsa gerçeklik sanmak istediğimiz gibi ve sanrılar bizim vazgeçilmez parçalarımız Mekan ve karakter yaratmadaki ustalığını bu kez öykülerinin atmosferindeki tütsüye dönüştürüyor Gözde Kurt Yazar bu kitabında bölünmüş insanların seçilmiş çaresizlikleriyle nesnelerin güldürücü tuhaflıklarını birleştirerek yepyeni bir anlatıma ulaşıyor ve bizi alışkın olmadığımız yolculuklara çıkarıyor Gizli bir mizahı barındıran ve hemen yakalanması zor ama içlerine girdikçe kolay çıkılamayan öyküler bunlar İçlerinde özellikle Sanrı yı bitirdiğimde kendimi Melville nin bir filminden çıkmış gibi yalnız ama nereye gideceğini bilen biri olarak hissettim Yüzlerini göremediğim bir kadın ve bir adam ölüm ve yaşam arasında öyle şeyler söylüyorlardı ki sıkıntı ve ışık sanki aynı kapıdan içeri giriyordu Yazarın büyülü yolculuğunun sürmesini diliyorum Mehmet Güreli Yayınevi Postiga Yayınları Yazar Gözde Kurt Sayfa 143 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2011 Barkod 9786055711504 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Postiga Yayınları
Ruhları birden fazlasını görenlerin öykülerine kucak açıyor Ölü Çiçekler Müzesi Sınır dışlarına uzanmış zihin ve kalplerde fazlaca taşınan türlü duyguların bireyleri sonunda gerçekliğin dışına taşırması sürpriz değil Gözde Kurt işte bu boyutta yaşananların trajikomik ve tuhaf fotoğraflarını gözlerimizin önüne taşıyor sanki okuyucuya çok boyutlu bir aynayı gönüllü olarak sunuyor Öyle ki okuyucu öykülerin satırlarına yerleşiyor ve orada yaşamaya başlıyor Ne de olsa gerçeklik sanmak istediğimiz gibi ve sanrılar bizim vazgeçilmez parçalarımız Mekan ve karakter yaratmadaki ustalığını bu kez öykülerinin atmosferindeki tütsüye dönüştürüyor Gözde Kurt Yazar bu kitabında bölünmüş insanların seçilmiş çaresizlikleriyle nesnelerin güldürücü tuhaflıklarını birleştirerek yepyeni bir anlatıma ulaşıyor ve bizi alışkın olmadığımız yolculuklara çıkarıyor Gizli bir mizahı barındıran ve hemen yakalanması zor ama içlerine girdikçe kolay çıkılamayan öyküler bunlar İçlerinde özellikle Sanrı yı bitirdiğimde kendimi Melville nin bir filminden çıkmış gibi yalnız ama nereye gideceğini bilen biri olarak hissettim Yüzlerini göremediğim bir kadın ve bir adam ölüm ve yaşam arasında öyle şeyler söylüyorlardı ki sıkıntı ve ışık sanki aynı kapıdan içeri giriyordu Yazarın büyülü yolculuğunun sürmesini diliyorum Mehmet Güreli

Postiga Yayınları
Ruhları birden fazlasını görenlerin öykülerine kucak açıyor Ölü Çiçekler Müzesi Sınır dışlarına uzanmış zihin ve kalplerde fazlaca taşınan türlü duyguların bireyleri sonunda gerçekliğin dışına taşırması sürpriz değil Gözde Kurt işte bu boyutta yaşananların trajikomik ve tuhaf fotoğraflarını gözlerimizin önüne taşıyor sanki okuyucuya çok boyutlu bir aynayı gönüllü olarak sunuyor Öyle ki okuyucu öykülerin satırlarına yerleşiyor ve orada yaşamaya başlıyor Ne de olsa gerçeklik sanmak istediğimiz gibi ve sanrılar bizim vazgeçilmez parçalarımız Mekan ve karakter yaratmadaki ustalığını bu kez öykülerinin atmosferindeki tütsüye dönüştürüyor Gözde Kurt Yazar bu kitabında bölünmüş insanların seçilmiş çaresizlikleriyle nesnelerin güldürücü tuhaflıklarını birleştirerek yepyeni bir anlatıma ulaşıyor ve bizi alışkın olmadığımız yolculuklara çıkarıyor Gizli bir mizahı barındıran ve hemen yakalanması zor ama içlerine girdikçe kolay çıkılamayan öyküler bunlar İçlerinde özellikle Sanrı yı bitirdiğimde kendimi Melville nin bir filminden çıkmış gibi yalnız ama nereye gideceğini bilen biri olarak hissettim Yüzlerini göremediğim bir kadın ve bir adam ölüm ve yaşam arasında öyle şeyler söylüyorlardı ki sıkıntı ve ışık sanki aynı kapıdan içeri giriyordu Yazarın büyülü yolculuğunun sürmesini diliyorum Mehmet Güreli

Postiga Yayınları
Ruhları birden fazlasını görenlerin öykülerine kucak açıyor Ölü Çiçekler Müzesi Sınır dışlarına uzanmış zihin ve kalplerde fazlaca taşınan türlü duyguların bireyleri sonunda gerçekliğin dışına taşırması sürpriz değil Gözde Kurt işte bu boyutta yaşananların trajikomik ve tuhaf fotoğraflarını gözlerimizin önüne taşıyor sanki okuyucuya çok boyutlu bir aynayı gönüllü olarak sunuyor Öyle ki okuyucu öykülerin satırlarına yerleşiyor ve orada yaşamaya başlıyor Ne de olsa gerçeklik sanmak istediğimiz gibi ve sanrılar bizim vazgeçilmez parçalarımız Mekan ve karakter yaratmadaki ustalığını bu kez öykülerinin atmosferindeki tütsüye dönüştürüyor Gözde Kurt Yazar bu kitabında bölünmüş insanların seçilmiş çaresizlikleriyle nesnelerin güldürücü tuhaflıklarını birleştirerek yepyeni bir anlatıma ulaşıyor ve bizi alışkın olmadığımız yolculuklara çıkarıyor Gizli bir mizahı barındıran ve hemen yakalanması zor ama içlerine girdikçe kolay çıkılamayan öyküler bunlar İçlerinde özellikle Sanrı yı bitirdiğimde kendimi Melville nin bir filminden çıkmış gibi yalnız ama nereye gideceğini bilen biri olarak hissettim Yüzlerini göremediğim bir kadın ve bir adam ölüm ve yaşam arasında öyle şeyler söylüyorlardı ki sıkıntı ve ışık sanki aynı kapıdan içeri giriyordu Yazarın büyülü yolculuğunun sürmesini diliyorum Mehmet Güreli

Postiga
Ruhları birden fazlasını görenlerin öykülerine kucak açıyor ÖLÜ ÇİÇEKLER MÜZESİ Sınır dışlarına uzanmış zihin ve kalplerde fazlaca taşınan türlü duyguların bireyleri sonunda gerçekliğin dışına taşırması sürpriz değil Gözde Kurt işte bu boyutta yaşananların trajikomik ve tuhaf fotoğraflarını gözlerimizin önüne taşıyor sanki okuyucuya çok boyutlu bir aynayı gönüllü olarak sunuyor Öyle ki okuyucu öykülerin satırlarına yerleşiyor ve orada yaşamaya başlıyor Ne de olsa gerçeklik sanmak istediğimiz gibi ve sanrılar bizim vazgeçilmez parçalarımız