Önce Söz Vardı — Abdullah Topçuoğlu Erol Göka Yasin Aktay

Önce Söz Vardı
Abdullah Topçuoğlu Erol Göka Yasin AktayVadi Yayınları
Önce Söz Vardı
Abdullah Topçuoğlu Erol Göka Yasin AktayÖnce Söz Vardı Felsefe Sosyoloji ve İlahiyatta Hermenötik hermenötiğin klasik tefsir ufkundan modern felsefî hermenötiğe oradan eleştirel kurama ve postyapısalcı düşünceye uzanan geniş güzergâhını Türkiye deki tartışmalar ve literatürle birlikte takip eden kapsamlı bir başvuru kitabıdır Söz ün eylemle yazıyla ve tarihsel varoluşla kurduğu gerilimli ilişkiyi merkeze alan eser hermenötiği yalnızca metin yorumlama tekniği olarak değil modern kültürün bilginin ve iktidar biçimlerinin çözümlenmesinde belirleyici bir üst dil ve düşünümsellik zemini olarak ele alır Birinci bölümde Schleiermacher den Dilthey e Betti den Heidegger Bultmann ve Gadamer e uzanan çizgide hermenötik kuram ve hermenötik felsefenin temel kavşakları açımlanır Paul Ricoeur un arabulucu konumu metin eylem ilişkisi ve Freud okumaları üzerinden ayrı bir odak kazanır İkinci bölüm çağdaş hermenötik tartışmaların kalbine girerek Gadamer in evrensellik iddiasını Betti ve Habermas eleştirileriyle yüzleştirir Ricoeur un iki damar arasında kurduğu köprüye özel bir yer ayırır Üçüncü bölümde postmodernizmle hermenötiğin kesişimleri Rorty nin pragmatizmi Deleuze Guattari nin göçebe düşüncesi Derrida nın yapıbozumu ve Caputo nun radikalleştirdiği hermenötik üzerinden izlenir Dördüncü bölüm ise sosyolojide anlamacı geleneğin Weber Schutz etnometodoloji dramaturji hermenötik bağlarını modernliğin düşünümsellik tartışmalarıyla birlikte ele alır Eser zengin açıklamalı kaynakça Türkçede hermenötik literatürü envanteri ve kavramsal tartışmalarıyla felsefe sosyoloji ilahiyat ve kültür kuramı alanlarında hermenötiği hem öğrenmek hem de tartışmak isteyenler için güçlü bir kılavuz sunar

Vadi Yayınları
Önce Söz Vardı Felsefe Sosyoloji ve İlahiyatta Hermenötik hermenötiğin klasik tefsir ufkundan modern felsefî hermenötiğe oradan eleştirel kurama ve postyapısalcı düşünceye uzanan geniş güzergâhını Türkiye deki tartışmalar ve literatürle birlikte takip eden kapsamlı bir başvuru kitabıdır Söz ün eylemle yazıyla ve tarihsel varoluşla kurduğu gerilimli ilişkiyi merkeze alan eser hermenötiği yalnızca metin yorumlama tekniği olarak değil modern kültürün bilginin ve iktidar biçimlerinin çözümlenmesinde belirleyici bir üst dil ve düşünümsellik zemini olarak ele alır Birinci bölümde Schleiermacher den Dilthey e Betti den Heidegger Bultmann ve Gadamer e uzanan çizgide hermenötik kuram ve hermenötik felsefenin temel kavşakları açımlanır Paul Ricoeur un arabulucu konumu metin eylem ilişkisi ve Freud okumaları üzerinden ayrı bir odak kazanır İkinci bölüm çağdaş hermenötik tartışmaların kalbine girerek Gadamer in evrensellik iddiasını Betti ve Habermas eleştirileriyle yüzleştirir Ricoeur un iki damar arasında kurduğu köprüye özel bir yer ayırır Üçüncü bölümde postmodernizmle hermenötiğin kesişimleri Rorty nin pragmatizmi Deleuze Guattari nin göçebe düşüncesi Derrida nın yapıbozumu ve Caputo nun radikalleştirdiği hermenötik üzerinden izlenir Dördüncü bölüm ise sosyolojide anlamacı geleneğin Weber Schutz etnometodoloji dramaturji hermenötik bağlarını modernliğin düşünümsellik tartışmalarıyla birlikte ele alır Eser zengin açıklamalı kaynakça Türkçede hermenötik literatürü envanteri ve kavramsal tartışmalarıyla felsefe sosyoloji ilahiyat ve kültür kuramı alanlarında hermenötiği hem öğrenmek hem de tartışmak isteyenler için güçlü bir kılavuz sunar Tanıtım Bülteninden

VADİ YAYINLARI
Önce Söz Vardı Felsefe Sosyoloji ve İlahiyatta Hermenötik hermenötiğin klasik tefsir ufkundan modern felsefî hermenötiğe oradan eleştirel kurama ve postyapısalcı düşünceye uzanan geniş güzergâhını Türkiye deki tartışmalar ve literatürle birlikte takip eden kapsamlı bir başvuru kitabıdır Söz ün eylemle yazıyla ve tarihsel varoluşla kurduğu gerilimli ilişkiyi merkeze alan eser hermenötiği yalnızca metin yorumlama tekniği olarak değil modern kültürün bilginin ve iktidar biçimlerinin çözümlenmesinde belirleyici bir üst dil ve düşünümsellik zemini olarak ele alır Birinci bölümde Schleiermacher den Dilthey e Betti den Heidegger Bultmann ve Gadamer e uzanan çizgide hermenötik kuram ve hermenötik felsefenin temel kavşakları açımlanır Paul Ricoeur un arabulucu konumu metin eylem ilişkisi ve Freud okumaları üzerinden ayrı bir odak kazanır İkinci bölüm çağdaş hermenötik tartışmaların kalbine girerek Gadamer in evrensellik iddiasını Betti ve Habermas eleştirileriyle yüzleştirir Ricoeur un iki damar arasında kurduğu köprüye özel bir yer ayırır Üçüncü bölümde postmodernizmle hermenötiğin kesişimleri Rorty nin pragmatizmi Deleuze Guattari nin göçebe düşüncesi Derrida nın yapıbozumu ve Caputo nun radikalleştirdiği hermenötik üzerinden izlenir Dördüncü bölüm ise sosyolojide anlamacı geleneğin Weber Schutz etnometodoloji dramaturji hermenötik bağlarını modernliğin düşünümsellik tartışmalarıyla birlikte ele alır Eser zengin açıklamalı kaynakça Türkçede hermenötik literatürü envanteri ve kavramsal tartışmalarıyla felsefe sosyoloji ilahiyat ve kültür kuramı alanlarında hermenötiği hem öğrenmek hem de tartışmak isteyenler için güçlü bir kılavuz sunar

Vadi
Önce Söz Vardı 1995 yılında gerçekleştirilen ilk baskısında hermenötik u zerine çoğu yabancı dilde olan literatu ru Tu rk okuyucusuna derli toplu bir özetle sunmaya çalışan kolektif bir çabanın u ru nu olarak ortaya çıktı İlk yayınlanışının u zerinden geçen çeyrek yu zyıl sonra Önce Söz Vardı şimdi yeniden karşınızda Üstelik hayli yenilenmiş ve genişlemiş olarak Kitabın tekrar baskısına girerken ilk baskısında eksik olduğu fark edilen hermenötiğin sosyoloji ve ilahiyat alanındaki açılımının daha fazla hakkını vermek u zere Schleiermacher den Bultmann a Heidegger Gadamer Derrida ve Caputo ya kadar birçok hermenötikçinin felsefelerinin ilahiyat meseleleriyle bağı ortaya konulmaya çalışıldı Aynı zamanda sosyolojide yorumcu yaklaşıma dair hikâyenin Wilhelm Dilthey Edmund Husserl Alfred Shcutz ve Max Weber den Erwing Goffman Harold Garfinkel Peter Winch ve Peter L Berger e kadar uzanan gelişimini hermenötik yaklaşımın bir etkisi olarak ortaya koymaya çalışan bir bölu m eklendi Kitabın sonuna da hermenötiğin Tu rkiye deki akademik ve entelektu el hayata yansımalarını çevirilerini ifadelerini ortaya koyan bir bölu m daha eklendi Bunun yanı sıra elinizdeki eseri değerli kılan bir başka unsur da kitabın iki baskısının arasında geçen çeyrek asırda yazarların bizatihi kendilerinin ve düşünce yapılarının da değiştiğini düşünürsek bu yazarların bir metni tekrar gözden geçirmesi ve yayına hazırlaması neresinden bakarsanız her şeyden önce çok ilginç bir hermenötik tecru be Bu haliyle Önce Söz Vardı gu nu mu z hermenötik literatu ru nu hem toparlayarak özetleyen hem de ona dair söyleyeceği özgu n iddiaları olan ve tabi ki bu yanıyla tartışmaya açık bir kitap olarak okuyucusunun karşısına tekrar çıkmakta

Vadi Yayınları
Önce Söz Vardı 1995 yılında gerçekleştirilen ilk baskısında hermenötik u zerine çoğu yabancı dilde olan literatu ru Tu rk okuyucusuna derli toplu bir özetle sunmaya çalışan kolektif bir çabanın u ru nu olarak ortaya çıktı İlk yayınlanışının u zerinden geçen çeyrek yu zyıl sonra Önce Söz Vardı şimdi yeniden karşınızda Üstelik hayli yenilenmiş ve genişlemiş olarak Kitabın tekrar baskısına girerken ilk baskısında eksik olduğu fark edilen hermenötiğin sosyoloji ve ilahiyat alanındaki açılımının daha fazla hakkını vermek u zere Schleiermacher den Bultmann a Heidegger Gadamer Derrida ve Caputo ya kadar birçok hermenötikçinin felsefelerinin ilahiyat meseleleriyle bağı ortaya konulmaya çalışıldı Aynı zamanda sosyolojide yorumcu yaklaşıma dair hikâyenin Wilhelm Dilthey Edmund Husserl Alfred Shcutz ve Max Weber den Erwing Goffman Harold Garfinkel Peter Winch ve Peter L Berger e kadar uzanan gelişimini hermenötik yaklaşımın bir etkisi olarak ortaya koymaya çalışan bir bölu m eklendi Kitabın sonuna da hermenötiğin Tu rkiye deki akademik ve entelektu el hayata yansımalarını çevirilerini ifadelerini ortaya koyan bir bölu m daha eklendi Bunun yanı sıra elinizdeki eseri değerli kılan bir başka unsur da kitabın iki baskısının arasında geçen çeyrek asırda yazarların bizatihi kendilerinin ve düşünce yapılarının da değiştiğini düşünürsek bu yazarların bir metni tekrar gözden geçirmesi ve yayına hazırlaması neresinden bakarsanız her şeyden önce çok ilginç bir hermenötik tecru be Bu haliyle Önce Söz Vardı gu nu mu z hermenötik literatu ru nu hem toparlayarak özetleyen hem de ona dair söyleyeceği özgu n iddiaları olan ve tabi ki bu yanıyla tartışmaya açık bir kitap olarak okuyucusunun karşısına tekrar çıkmakta

Vadi Yayınları
Önce Söz Vardı 1995 yılında gerçekleştirilen ilk baskısında hermenötik u zerine çoğu yabancı dilde olan literatu ru Tu rk okuyucusuna derli toplu bir özetle sunmaya çalışan kolektif bir çabanın u ru nu olarak ortaya çıktı İlk yayınlanışının u zerinden geçen çeyrek yu zyıl sonra Önce Söz Vardı şimdi yeniden karşınızda Üstelik hayli yenilenmiş ve genişlemiş olarak Kitabın tekrar baskısına girerken ilk baskısında eksik olduğu fark edilen hermenötiğin sosyoloji ve ilahiyat alanındaki açılımının daha fazla hakkını vermek u zere Schleiermacher den Bultmann a Heidegger Gadamer Derrida ve Caputo ya kadar birçok hermenötikçinin felsefelerinin ilahiyat meseleleriyle bağı ortaya konulmaya çalışıldı Aynı zamanda sosyolojide yorumcu yaklaşıma dair hikâyenin Wilhelm Dilthey Edmund Husserl Alfred Shcutz ve Max Weber den Erwing Goffman Harold Garfinkel Peter Winch ve Peter L Berger e kadar uzanan gelişimini hermenötik yaklaşımın bir etkisi olarak ortaya koymaya çalışan bir bölu m eklendi Kitabın sonuna da hermenötiğin Tu rkiye deki akademik ve entelektu el hayata yansımalarını çevirilerini ifadelerini ortaya koyan bir bölu m daha eklendi Bunun yanı sıra elinizdeki eseri değerli kılan bir başka unsur da kitabın iki baskısının arasında geçen çeyrek asırda yazarların bizatihi kendilerinin ve düşünce yapılarının da değiştiğini düşünürsek bu yazarların bir metni tekrar gözden geçirmesi ve yayına hazırlaması neresinden bakarsanız her şeyden önce çok ilginç bir hermenötik tecru be Bu haliyle Önce Söz Vardı gu nu mu z hermenötik literatu ru nu hem toparlayarak özetleyen hem de ona dair söyleyeceği özgu n iddiaları olan ve tabi ki bu yanıyla tartışmaya açık bir kitap olarak okuyucusunun karşısına tekrar çıkmakta