Önemi Yok — Agota Kristof

Önemi Yok
Agota KristofCan Yayınları
Önemi Yok
Agota KristofÖnemi Yok Kitap Açıklaması Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times macaredebiyatı çocukluk göç evlilik aile ev delilik

Can Yayınları
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times

CAN YAYINLARI
çev. Feyza Zaim
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times macaredebiyatı çocukluk göç evlilik aile ev delilik

Can Yayınları
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times macaredebiyatı çocukluk göç evlilik aile ev delilik

çev. Feyza Zaim
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times macaredebiyatı çocukluk göç evlilik aile ev delilik Yazar Agota Kristof Sayfa Sayısı 96 Çeviri Feyza Zaim Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2023 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 164 50

Can Yayınları
Agota Kristof tarafından kaleme alınan Önemi Yok Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Önemi Yok Agota Kristof Kitap Özeti Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times macaredebiyatı çocukluk göç evlilik aile ev delilik Yayınevi Can Yayınları Yazar Agota Kristof Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9789750762253 Kategori Öykü

Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken

CAN YAYINLARI
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times Yayınevi CAN YAYINLARI Yazar AGOTA KRISTÖF Sayfa Sayısı 92 SAYFA Yıl 2023

Can
çev. Zaim, Feyza
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times

Can Yayınları
çev. Feyza Zaim
Önemi Yok Kitap Açıklaması Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times

Can Yayınları
Yarın şu evim dediğim şeye sahip olacağım nihayet büyük bir şehrin yoksul bir semtinde Yoksul bir semt zira insan yoktan nasıl zengin olur dışarlıklıyken hiç yeri yurdu olmamışken zengin olmayı da istememişken Bir adam köpeğine son kez sarılırken heykele dönüşüyor Bir kadın kocasının uyurken tam da yerdeki baltanın üzerine düşüp ölmesine anlam veremiyor Bir çocuk doğar doğmaz onu terk eden ebeveyninden mektup bekleyerek her gün iki kez posta kutusunu kontrol ediyor Bir başkası çocukluğunun bir tren penceresinden kayboluşunu izliyor Deliliğin umutsuzluğun yalnızlığın yersiz yurtsuzluğun zehri yaşamın her zerresini istila ediyor Yazarın 1956 daki zorunlu göçünün ardından hayallerinden çocukluğundan ilhamla yazdığı yirmi beş öyküden oluşan Önemi Yok tuhaf rahatsız edici absürd ve bir o kadar da dokunaklı bir kitap Kristóf un cümleleri iskelet gibi kan ve deriden titizlikle arındırılmış tarifsiz bir hüznün anıları The New York Times