Onun Çölünde — Bejan Matur

Onun Çölünde
Bejan MaturMetis Yayıncılık
Onun Çölünde
Bejan MaturRüzgâr Dolu Konaklar 1996 ve Tanrı Görmesin Harflerimi 1999 adlı kitaplarını şairin ilk dönemi olarak adlandırırsak 2002 de birlikte yayımladığımız Onun Çölünde ve Ayın Büyüttüğü Oğullar için de ikinci dönem adını kullanabiliriz Onun Çölünde İki Uzak Nehir Onun Çölünde ve Ormanın Taa İçinden başlıklarını taşıyan üç bölümden ve 23 şiirden oluşuyor İşte İki Uzak Nehir den Taşın Huzuru şiiri Orada uyudu öylece Gözlerine kara bir fular çekti ve taşın huzurunu istedi taşlardan Duvardaki ağzı açık kartallara ve dili olmayan dişsiz kurtlara baktı Ve çatıya çevirdi başını Çatıda gizlenen eski ay Güneşi tanıyan Onu bırakıp bırakmayacağımı sordu Bin yıl Aynı gün aynı uyku Tanrının gölgesi kavuştuğunda Yeryüzü tarafından uyandırılır insan Boş vaftiz kabına eğilip Göğsüne sürdü parmaklarını Yemin etmemeli Dünya uyanıyor Şilan ağaçlarının ardından uzuyor ışığı kâinatın Ve ben dönüyorum Yola Sabah bir şiire Dünya kımıldatıyor kanımı Ve gördüğüm her şey için hesap soruyor benden

Timaş Yayınları
Onun çölüne gittim Konuğum Duvardaki kan pıhtısında Onun bulduğu damar beni çağırdı Ve ruhum eski bir kanla yıkandı Onun çölüne düştüm oturdum çadırında Eski bir kavmin buluşması ve töreni Bir yaban kuş gibi tüneyip kıyıya Dedi ki bana ölümsün sen Mutlak Mutlak olan Onun çölünde gece kımıldar Yılan ve akrep karanlığıyla Hayat bir zehre gizlenir Çoğalır sabırla O bıraktı beni Çöldeki kızıl sularda Balıklara bakacak Nefesimi tutarak Uyuyacağım Onun çölünde her gece Fısıldadım kumlara Sordum nasıl yaptıklarını çölü Boğmadan koyun koyuna

Timaş Yayınları
çev. Dilara Gerger
Onun çölünde her gece img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
Sana geldiğimdeKanatlarımıSiyah taşlarla örülmüşO ıssız şehrin üzerinde açacakBulduğum bir ağacın dallarına tüneyecekVe acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

Everest Yayınları
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

Everest Yayınları
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

Everest Yayınları
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

EVEREST YAYINLARI
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

EVEREST YAYINLARI
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum Yayınevi EVEREST YAYINLARI Yazar BEJAN BATUR Sayfa Sayısı 84 SAYFA Yıl 2021

Everest
Sana geldiğimde Kanatlarımı Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

Everest Yayınları
Sana geldiğimdeKanatlarımıSiyah taşlarla örülmüşO ıssız şehrin üzerinde açacakBulduğum bir ağacın dallarına tüneyecekVe acıyla bağıracaktım Her kadın kendi ağacını tanır Uçtum o gece Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim Gölge olmayınca ruh yalnızdı Uludum

Metis Yayınları
Rüzgâr Dolu Konaklar 1996 ve Tanrı Görmesin Harflerimi 1999 adlı kitaplarını şairin ilk dönemi olarak adlandırırsak 2002 de birlikte yayımladığımız Onun Çölünde ve Ayın Büyüttüğü Oğullar için de ikinci dönem adını kullanabiliriz Mehmet Sebatlı Özgür Politika 4 Temmuz 2002 İlk kitabı Rüzgâr Dolu Konaklar da büyüdüğü ortamı geldiği mozaik kültürü anlatan ve yitirilmişe ağıt yakan Matur geçmişi şükran duygusuyla anımsayann masum bir çocuk portresini çiziyor Gültekin Emre Dizelere taşınmak yeni şiirlerle tanışmak Cumhuriyet Kitap 5 Eylül 2002 Destansı bir anlatımın elinde tutuyor Bejan Matur Parçalanmış ve parçalarına uzak düşmüş bir yaşamın peşinde kırsalın kente sokuluşundaki sırat köprüsünün şiirine elini sokuyor Azınlık ve muhalif bir yaşamın bir dilin içinde soluklanan şair kendi geçmişini gözlemlerini geleneklerini de ustaca ağdırıyor şiirine tepelerin ıssız ve yağmurdan artakalan kokusunda Bir anneme bakıyorum bir baba Kimse daha eski değil sanki yeryüzünde onlardan Onun şiirindeki aile baba ocağı toprağın doğurganlığı ve genzi yakan kokusu okuru hemen sarıveriyor Ölümler ayrılıklar göçe zorlanılan yaşamlar bastırılmış itilip kakılmış ömürlerin çakıl taneleri gibi onun şiirinde yeniden üretiliyor Ağaçların dağınık gövdelerini toparladığında bahar Yaprakların anlatacağı arkadaşımın ölümü olacak Feridun Andaç Bir dilin kardeşi olmak Cumhuriyet Kültür 6 Haziran 2002 Molla Camî Sâdi nin mutlu nefes ine yüzünü dönerek yazdığı Baharistan ı hazırlara bir destan ve gaiplere bir armağan olarak nitelendirir Okurunu içinden geçirdiği baharistanda yanlış düşüncelerin dikenlerinden ve kötü isteklerin süprüntülerinden arındırmayı amaçlar Aşkın sızıp geldiği yere döndürür sık sık Bir de aşkınlık durumlarına Sevi Aral Dilsiz coğrafyalar için dilin sınırlarında şiirler Zaman 9 Eylül 2002 Yaşayan dillerin yasaklı ölü dillerin serbest olduğu dilsiz kıpırtısız zamansız bir coğrafya Bu coğrafyada insanlar dilin ifadenin imkânlarını seslerini renklerini arıyor Ölü diller yaşayan dillerde var oluyor yaşayan dillerse yasaklarla yok oluyor Tuhaf bir yaşam ölüm döngüsü bu Şair Bejan Matur kendisinin de ait olduğu bu coğrafyada dilini arayan insanlara dili aşma çağrısı yapıyor Yasaklanmış dile sahip olanların kendilerini dilsiz de ifade edebileceklerini dahası en özel en gizli duyguların dille ifade edilemeyenler olduğunu söylüyor Savaş gibi ağıt gibi sevişmek gibi

METİS YAYINLARI
Yaradılış Dinle bak dağlar oluşuyor Yer altı nehirleri çekiliyor İçinin pıhtılaşmış kanına Lapis bir damar Toz zerreleri Belki bir rüzgar tanıyor yeryüzünü Ağaçlara ve insana dokunup ölüyor rüzgar

TİMAŞ YAYINLARI
Onun çölüne gittim Konuğum Duvardaki kan pıhtısında Onun bulduğu damar beni çağırdı Ve ruhum eski bir kanla yıkandı Onun çölüne düştüm oturdum çadırında Eski bir kavmin buluşması ve töreni Bir yaban kuş gibi tüneyip kıyıya Dedi ki bana ölümsün sen Mutlak Mutlak olan Onun çölünde gece kımıldar Yılan ve akrep karanlığıyla Hayat bir zehre gizlenir Çoğalır sabırla O bıraktı beni Çöldeki kızıl sularda Balıklara bakacak Nefesimi tutarak Uyuyacağım Onun çölünde her gece Fısıldadım kumlara Sordum nasıl yaptıklarını çölü Boğmadan koyun koyuna