Ört Üstüme Sesini — Ahmet Sancak

Ört Üstüme Sesini
Ahmet SancakPROFİL KİTAP
Ört Üstüme Sesini
Ahmet SancakAh O sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin Irmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez Vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese Rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye Erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı Ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm Ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde Hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum Düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana Sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay Saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin Susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana Dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini Kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası Sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası Şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam Bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Mavi Ağaç Yayınları
ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktümardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı banasesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın banadilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesinikuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamambir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Mavi Ağaç Yayınları
Ah O sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin Irmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez Vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese Rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye Erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı Ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm Ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde Hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum Düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana Sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay Saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin Susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana Dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini Kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası Sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası Şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam Bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Mavi Ağaç
Ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Mavi Ağaç Yayınları
ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktümardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı banasesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın banadilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesinikuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamambir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Mavi Ağaç Yayınları
ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Mavi Ağaç Kültür Sanat Yayıncılık
ÖRT ÜSTÜME SESİNİ ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler