MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ört Üstüme Sesini — Ahmet Sancak

Ört Üstüme Sesini
60,00
ŞiirŞiir Yerli

Ört Üstüme Sesini

Ahmet Sancak

PROFİL KİTAP

06.01.2014108 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Ört Üstüme Sesini

Ahmet Sancak

Ah O sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin Irmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez Vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese Rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye Erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı Ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm Ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde Hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum Düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana Sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay Saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin Susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana Dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini Kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası Sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası Şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam Bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Kitap Sepeti
167,90

Mavi Ağaç Yayınları

2014108 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktümardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı banasesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın banadilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesinikuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamambir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Tamadres
172,50

Mavi Ağaç Yayınları

Ocak 2014108 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Ah O sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin Irmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez Vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese Rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye Erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı Ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm Ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde Hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum Düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana Sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay Saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin Susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana Dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini Kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası Sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası Şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam Bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Pandora
172,50

Mavi Ağaç

2014110 sf.
Pandora

Ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Nobel Kitap
179,40

Mavi Ağaç Yayınları

2014108 sf.
Nobel Kitap

ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktümardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı banasesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın banadilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesinikuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamambir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler

Kita Kitap
230,00

Mavi Ağaç Yayınları

20141. baskı108 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
230,00

Mavi Ağaç Kültür Sanat Yayıncılık

2014108 sf.
Şehadet Kitap

ÖRT ÜSTÜME SESİNİ ah o sesin su gibi şiir gibi bülbüle ödünç verdiğin o sesin ırmağın kenarındaki o beyaz evde duymuştum onu ilk kez vakit gelen ezan gibi kulağım alışıktı hep o sese rüyamdaki başka bir ses beni uyarıyordu ayrılık var diye erkenden uyandım alıştığım seste ayrılık yarası vardı ben bu şiiri yazdığımda sen ölmüştün kan yaşı döktüm ardından sensizlik sarktı odama sesin kaldı içimde hiçbir ses bahara taşıyamadı beni kışını geri al üşüyorum düşündükçe içimde bir ürperti kalan her şey yabancı bana sesin kokuyor her gece ağzın gökyüzündeki dolunay saçlarımda bıraktığın parmak izlerin nerede kaldı o sesin susmak benim kaderim oldu yalnızlık bıraktın bana dilimi dağda bıraktım sesin yoksa üşüyorum ört üstüme sesini kuşlar gibi erken uçtun gittin kanatlarında geri dönülmez levhası sis gibi oturdu ayrılık acısı içime kapanmaz bu yürek yarası şimdi o ırmağın kenarındaki eve dönecek olsam da artık o sesi bulamam bir zamanlar duyduğum o güzel sesi alıp gitti bulutlar uçup gitti o günler