Ortaçağ dan Günümüze Suruç — Mehmet Emin Üner

Ortaçağ dan Günümüze Suruç
Mehmet Emin ÜnerBerikan Yayınevi
Ortaçağ dan Günümüze Suruç
Mehmet Emin ÜnerUrfa tarafından gelip Evliya Çelebi nin şehr i kadîm hâlâ ülke i azîm vâdî i Surûc dediği Suruç Ovası nın göründüğü noktada bir bahar günü güneşi arkanıza alıp ovayı seyrederseniz ova uzayıp gider adeta Suruç kazasının Osmanlı dönemindeki bütün topraklarını görürsünüz Suruç şehir merkezi de dahil ovadaki bütün yerleşim alanları adeta ayağınızın altında gibi durur Ancak bundan tam 372 yıl önce buraya uğrayan Evliya nın gördüklerini düşündüğünüzde ovada bazı şeylerin eksik olduğunu fark edersiniz Dut ağaçları ile ipek kozaları ve nar ağaçları Şehir merkezine girdiğinizde ise eksikliklerin bunlarla sınırlı olmadığı daha fazlası olduğu görülür Şehre ruh veren ve kimlik kazandıran tarihi eserlerin yokluğu hemen göze çarpar Geçmişi milattan öncesine kadar uzanan Suruç tarih boyunca birçok devlete ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır Hurri Mitanni Aramiler Asurlular Persler ve Seleukoslar Hellenistik dönemi sonlarına doğru Suruç Osrhoene Krallığına bağlı bir merkezdir Roma İmparatorluğu zamanında diğer yerleşim birimi ile birlikte Edessa ya ağlanmıştır İslâm orduları yukarı Mezopotamya bölgesini fethederken Ebu Ubeyde İyaz b Ganem tarafından Roma İmparatorluğu ndan alınmıştır Abbasiler Hamdaniler Selçuklular Haçlılar Artuklular Zengiler Eyyubiler ve daha niceleri Moğollar da eksik kalmadı uğradılar ve şehri yağmaladılar Diğer şehirlerin aksine Hülagu ya direnmiş bu da şehir halkının tamamının öldürülmesine ve şehrin tahrip olmasıyla sonuçlanmıştır Bu sırada Suruç tarih boyunca yaşadığının en kötüsünü yaşamış ve Ortaçağın meşhur şehri bu tarihten sonra bir daha toparlanamamıştır 1516 da Suruç Haleb e bağlı bütün kale ve şehirler ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu na katılmış ve Birecik sancağının bir nahiyesi oldu Osmanlı İmparatorluğu nun son döneminde Urfa sancağına bağlı bir kaza durumunda olan Suruç Cumhuriyet ten sonra ilçe merkezi haline getirilmiştir

Berikan Yayınları
Urfa tarafından gelip Evliya Çelebi nin şehr i kadîm hâlâ ülke i azîm vâdî i Surûc dediği Suruç Ovası nın göründüğü noktada bir bahar günü güneşi arkanıza alıp ovayı seyrederseniz ova uzayıp gider adeta Suruç kazasının Osmanlı dönemindeki bütün topraklarını görürsünüz Suruç şehir merkezi de dahil ovadaki bütün yerleşim alanları adeta ayağınızın altında gibi durur Ancak bundan tam 372 yıl önce buraya uğrayan Evliya nın gördüklerini düşündüğünüzde ovada bazı şeylerin eksik olduğunu fark edersiniz Dut ağaçları ile ipek kozaları ve nar ağaçları Şehir merkezine girdiğinizde ise eksikliklerin bunlarla sınırlı olmadığı daha fazlası olduğu görülür Şehre ruh veren ve kimlik kazandıran tarihi eserlerin yokluğu hemen göze çarpar Geçmişi milattan öncesine kadar uzanan Suruç tarih boyunca birçok devlete ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır Hurri Mitanni Aramiler Asurlular Persler ve Seleukoslar Hellenistik dönemi sonlarına doğru Suruç Osrhoene Krallığına bağlı bir merkezdir Roma İmparatorluğu zamanında diğer yerleşim birimi ile birlikte Edessa ya ağlanmıştır İslâm orduları yukarı Mezopotamya bölgesini fethederken Ebu Ubeyde İyaz b Ganem tarafından Roma İmparatorluğu ndan alınmıştır Abbasiler Hamdaniler Selçuklular Haçlılar Artuklular Zengiler Eyyubiler ve daha niceleri Moğollar da eksik kalmadı uğradılar ve şehri yağmaladılar Diğer şehirlerin aksine Hülagu ya direnmiş bu da şehir halkının tamamının öldürülmesine ve şehrin tahrip olmasıyla sonuçlanmıştır Bu sırada Suruç tarih boyunca yaşadığının en kötüsünü yaşamış ve Ortaçağın meşhur şehri bu tarihten sonra bir daha toparlanamamıştır 1516 da Suruç Haleb e bağlı bütün kale ve şehirler ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu na katılmış ve Birecik sancağının bir nahiyesi oldu Osmanlı İmparatorluğu nun son döneminde Urfa sancağına bağlı bir kaza durumunda olan Suruç Cumhuriyet ten sonra ilçe merkezi haline getirilmiştir

Berikan Yayınevi
Mehmet Emin Üner tarafından kaleme alınan Ortaçağ dan Günümüze Suruç Berikan Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Ortaçağ dan Günümüze Suruç Mehmet Emin Üner Kitap Özeti Urfa tarafından gelip Evliya Çelebi nin şehr i kadîm hâlâ ülke i azîm vâdî i Surûc dediği Suruç Ovası nın göründüğü noktada bir bahar günü güneşi arkanıza alıp ovayı seyrederseniz ova uzayıp gider adeta Suruç kazasının Osmanlı dönemindeki bütün topraklarını görürsünüz Suruç şehir merkezi de dahil ovadaki bütün yerleşim alanları adeta ayağınızın altında gibi durur Ancak bundan tam 372 yıl önce buraya uğrayan Evliya nın gördüklerini düşündüğünüzde ovada bazı şeylerin eksik olduğunu fark edersiniz Dut ağaçları ile ipek kozaları ve nar ağaçları Şehir merkezine girdiğinizde ise eksikliklerin bunlarla sınırlı olmadığı daha fazlası olduğu görülür Şehre ruh veren ve kimlik kazandıran tarihi eserlerin yokluğu hemen göze çarpar Geçmişi milattan öncesine kadar uzanan Suruç tarih boyunca birçok devlete ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır Hurri Mitanni Aramiler Asurlular Persler ve Seleukoslar Hellenistik dönemi sonlarına doğru Suruç Osrhoene Krallığına bağlı bir merkezdir Roma İmparatorluğu zamanında diğer yerleşim birimi ile birlikte Edessa ya ağlanmıştır İslâm orduları yukarı Mezopotamya bölgesini fethederken Ebu Ubeyde İyaz b Ganem tarafından Roma İmparatorluğu ndan alınmıştır Abbasiler Hamdaniler Selçuklular Haçlılar Artuklular Zengiler Eyyubiler ve daha niceleri Moğollar da eksik kalmadı uğradılar ve şehri yağmaladılar Diğer şehirlerin aksine Hülagu ya direnmiş bu da şehir halkının tamamının öldürülmesine ve şehrin tahrip olmasıyla sonuçlanmıştır Bu sırada Suruç tarih boyunca yaşadığının en kötüsünü yaşamış ve Ortaçağın meşhur şehri bu tarihten sonra bir daha toparlanamamıştır 1516 da Suruç Haleb e bağlı bütün kale ve şehirler ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu na katılmış ve Birecik sancağının bir nahiyesi oldu Osmanlı İmparatorluğu nun son döneminde Urfa sancağına bağlı bir kaza durumunda olan Suruç Cumhuriyet ten sonra ilçe merkezi haline getirilmiştir Yayınevi Berikan Yayınevi Yazar Mehmet Emin Üner Sayfa 538 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Eylül 2024 Barkod 9786256284418 Kategori Araştırma İnceleme