Ortadoğu da Güç ve Hakimiyet — Yusuf Yılmaz

Ortadoğu da Güç ve Hakimiyet
Yusuf YılmazAktif Yayınevi
Ortadoğu da Güç ve Hakimiyet
Yusuf Yılmazİslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır Tanıtım Bülteninden

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır Tanıtım Bülteninden

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır

AKTİF YAYINEVİ
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır

Aktif Yayınevi
İslâm dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Aktif
İslam dünyasında birinin yerine geçmek vekil olmak gibi manaları ihtiva eden hilâfet umumi manada Müslümanların dünya ve ahiret saadetini gözeten birlik ve dirliği tesis eden kuruma ya da devlet başkanlığına verilen cihanşümul bir ifadedir Hilâfet kurumu Müslümanların dünyevi ve uhrevi farizalarını yerine getirebilmeleri için Peygamber efendimizin sav irtihali sonrasında Hz Ebûbekir ra ile başlayan sürecin bir neticesidir Dört büyük halifeden sonra Emevîler Abbâsîler Selçuklular ve Memlükler hilâfet müessesesini ayakta tutan muhafaza eden güçler olarak temayüz etmişlerdir Bu devletlerden birisi de XVI asrın süper gücü olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti dir Osmanlı Devleti bir yandan Safevî tehlikesi ile uğraşmış bir yandan da Portekiz ve İspanyollara karşı mukavemet göstermekte güçlük çeken Memlük Devleti ile karşı karşıya gelmiştir İslâm dünyasının bekası için gayret gösteren Sultan Selim Memlük Devleti ne son vererek İslâm dünyasının hamiliğini üstlenmiş Mısır Abbâsî hilâfetine de son vererek hilâfet merkezini Kahire den İstanbul a taşımıştır Kureyş e mensup olmadığını ya da Abbâsî halifesinin bir tören neticesinde halifeliği sultan Selim e devretmediğini dile getiren görüşler mevcuttur fakat halife olmak için bu şartlar tek başına yeterli değildir Eser hilâfet kurumunu bir bütün halinde değerlendirirken Osmanlı hilâfetinin haklılığını gerekçeleriyle ortaya koyarak okuyucunun istifadesine sunmaktadır