Ortasından Deniz Geçen Bir Hikâye Öykü — Ayşegül Ünal İnan

Ortasından Deniz Geçen Bir Hikâye Öykü
Ayşegül Ünal İnanEbabil
Ortasından Deniz Geçen Bir Hikâye Öykü
Ayşegül Ünal İnanAyşegül Ünal ın ilk hikâyelerini okuyuşumun üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçti Haftada bir kaç gün uzunca sayılabilecek bir yolculuğa çıkıyor Üsküdar dan editörlüğünü yaptığım Mostar Dergisi nin Samandıra daki bürosuna gidiyordum Dergi bürosunun da içinde bulunduğu binanın çok yakınında anayolun kenarında siyah bir Yörük çadırı vardı kentin uzak kıyısında kurulmuş bu çadır aslında kafe olarak işletilen bir mekândı Yanılmıyorsam Ayşegül ile ilk orada oturduk ve hikâyeleri üzerine konuştuk Sonra bir kaç kısa hikâyesini Dergâh Dergisi ne Mustafa Kutlu ya yönlendirdim Mustafa Bey Ünal ı kabiliyetli bulmuştu Israrcı olur devam eder eksikliklerini tamamlarsa iyi bir netice alınacağını düşünüyordu bazı hikâyelerini yayınlayarak cesaretlendirdi Deniz Geçen onun ısrarının işin peşini bırakmadığının bir kanıtı Kitabın ön sözündeki iddia da gösteriyor ki bu kitap ısrarının henüz ilk meyvelerinden biri yazmaya anlatmaya devam edecek yazıp anlattıkça hikâyesinin toprağını daha bir verimli hale getirecek Öyle olmasını da diliyorum çünkü Ayşegül Ünal verimi artırmak için kimyevi sentetik ilaçlara tevessül etmeyen içeride duran içeriyi anlatan içeridekilerin ruh kumaşına hürmet gösteren bir kalem

Ebabil Yayıncılık
Ayşegül Ünal ın ilk hikâyelerini okuyuşumun üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçti Haftada birkaç gün uzunca sayılabilecek bir yolculuğa çıkıyor Üsküdar dan editörlüğünü yaptığım Mostar dergisinin Samandıra daki bürosuna gidiyordum Dergi bürosunun da içinde bulunduğu binanın çok yakınında anayolun kenarında siyah bir Yörük çadırı vardı kentin uzak kıyısında kurulmuş bu çadır aslında kafe olarak işletilen bir mekândı Yanılmıyorsam Ayşegül ile ilk orada oturduk ve hikâyeleri üzerine konuştuk Sonra birkaç kısa hikâyesini Dergâh dergisine Mustafa Kutlu ya yönlendirdim Mustafa Bey Ünal ı kabiliyetli bulmuştu Israrcı olur devam eder eksikliklerini tamamlarsa iyi bir netice alınacağını düşünüyordu bazı hikâyelerini yayımlayarak cesaretlendirdi Deniz Geçen onun ısrarının işin peşini bırakmadığının bir kanıtı Kitabın önsözündeki iddia da gösteriyor ki bu kitap ısrarının henüz ilk meyvelerinden biri yazmaya anlatmaya devam edecek yazıp anlattıkça hikâyesinin toprağını daha bir verimli hale getirecek Öyle olmasını da diliyorum çünkü Ayşegül Ünal verimi artırmak için kimyevi sentetik ilaçlara tevessül etmeyen içeride duran içeriyi anlatan içeridekilerin ruh kumaşına hürmet gösteren bir kalem Ali Ayçil

Ebabil Yayınları
Ayşegül Ünal ın ilk hikayelerini okuyuşumun üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçti Haftada birkaç gün uzunca sayılabilecek bir yolculuğa çıkıyor Üsküdar dan editörlüğünü yaptığım Mostar dergisinin Samandıra daki bürosuna gidiyordum Dergi bürosunun da içinde bulunduğu binanın çok yakınında anayolun kenarında siyah bir Yörük çadırı vardı kentin uzak kıyısında kurulmuş bu çadır aslında kafe olarak işletilen bir mekandı Yanılmıyorsam Ayşegül ile ilk orada oturduk ve hikâyeleri üzerine konuştuk Sonra birkaç kısa hikayesini Dergah dergisine Mustafa Kutlu ya yönlendirdim Mustafa Bey Ünal ı kabiliyetli bulmuştu Israrcı olur devam eder eksikliklerini tamamlarsa iyi bir netice alınacağını düşünüyordu bazı hikayelerini yayımlayarak cesaretlendirdi Deniz Geçen onun ısrarının işin peşini bırakmadığının bir kanıtı Kitabın önsözündeki iddia da gösteriyor ki bu kitap ısrarının henüz ilk meyvelerinden biri yazmaya anlatmaya devam edecek yazıp anlattıkça hikayesinin toprağını daha bir verimli hale getirecek Öyle olmasını da diliyorum çünkü Ayşegül Ünal verimi artırmak için kimyevi sentetik ilaçlara tevessül etmeyen içeride duran içeriyi anlatan içeridekilerin ruh kumaşına hürmet gösteren bir kalem

Ebabil Yayınları
Ayşegül Ünal ın ilk hikâyelerini okuyuşumun üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçti Haftada birkaç gün uzunca sayılabilecek bir yolculuğa çıkıyor Üsküdar dan editörlüğünü yaptığım Mostar dergisinin Samandıra daki bürosuna gidiyordum Dergi bürosunun da içinde bulunduğu binanın çok yakınında anayolun kenarında siyah bir Yörük çadırı vardı kentin uzak kıyısında kurulmuş bu çadır aslında kafe olarak işletilen bir mekândı Yanılmıyorsam Ayşegül ile ilk orada oturduk ve hikâyeleri üzerine konuştuk Sonra birkaç kısa hikâyesini Dergâh dergisine Mustafa Kutlu ya yönlendirdim Mustafa Bey Ünal ı kabiliyetli bulmuştu Israrcı olur devam eder eksikliklerini tamamlarsa iyi bir netice alınacağını düşünüyordu bazı hikâyelerini yayımlayarak cesaretlendirdi Deniz Geçen onun ısrarının işin peşini bırakmadığının bir kanıtı Kitabın önsözündeki iddia da gösteriyor ki bu kitap ısrarının henüz ilk meyvelerinden biri yazmaya anlatmaya devam edecek yazıp anlattıkça hikâyesinin toprağını daha bir verimli hale getirecek Öyle olmasını da diliyorum çünkü Ayşegül Ünal verimi artırmak için kimyevi sentetik ilaçlara tevessül etmeyen içeride duran içeriyi anlatan içeridekilerin ruh kumaşına hürmet gösteren bir kalem Ali Ayçil

Ebabil Yayıncılık
Ayşegül Ünal ın ilk hikâyelerini okuyuşumun üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçti Haftada birkaç gün uzunca sayılabilecek bir yolculuğa çıkıyor Üsküdar dan editörlüğünü yaptığım Mostar dergisinin Samandıra daki bürosuna gidiyordum Dergi bürosunun da içinde bulunduğu binanın çok yakınında anayolun kenarında siyah bir Yörük çadırı vardı kentin uzak kıyısında kurulmuş bu çadır aslında kafe olarak işletilen bir mekândı Yanılmıyorsam Ayşegül ile ilk orada oturduk ve hikâyeleri üzerine konuştuk Sonra birkaç kısa hikâyesini Dergâh dergisine Mustafa Kutlu ya yönlendirdim Mustafa Bey Ünal ı kabiliyetli bulmuştu Israrcı olur devam eder eksikliklerini tamamlarsa iyi bir netice alınacağını düşünüyordu bazı hikâyelerini yayımlayarak cesaretlendirdi Deniz Geçen onun ısrarının işin peşini bırakmadığının bir kanıtı Kitabın önsözündeki iddia da gösteriyor ki bu kitap ısrarının henüz ilk meyvelerinden biri yazmaya anlatmaya devam edecek yazıp anlattıkça hikâyesinin toprağını daha bir verimli hale getirecek Öyle olmasını da diliyorum çünkü Ayşegül Ünal verimi artırmak için kimyevi sentetik ilaçlara tevessül etmeyen içeride duran içeriyi anlatan içeridekilerin ruh kumaşına hürmet gösteren bir kalem Ali Ayçil

Ebabil

Ebabil
Ayşegül Ünal ın ilk hikâyelerini okuyuşumun üzerinden on yılı aşkın bir zaman geçti Haftada birkaç gün uzunca sayılabilecek bir yolculuğa çıkıyor Üsküdar dan editörlüğünü yaptığım Mostar dergisinin Samandıra daki bürosuna gidiyordum Dergi bürosunun da içinde bulunduğu binanın çok yakınında anayolun kenarında siyah bir Yörük çadırı vardı kentin uzak kıyısında kurulmuş bu çadır aslında kafe olarak işletilen bir mekândı Yanılmıyorsam Ayşegül ile ilk orada oturduk ve hikâyeleri üzerine konuştuk Sonra birkaç kısa hikâyesini Dergâh dergisine Mustafa Kutlu ya yönlendirdim Mustafa Bey Ünal ı kabiliyetli bulmuştu Israrcı olur devam eder eksikliklerini tamamlarsa iyi bir netice alınacağını düşünüyordu bazı hikâyelerini yayımlayarak cesaretlendirdi Deniz Geçen onun ısrarının işin peşini bırakmadığının bir kanıtı Kitabın önsözündeki iddia da gösteriyor ki bu kitap ısrarının henüz ilk meyvelerinden biri yazmaya anlatmaya devam edecek yazıp anlattıkça hikâyesinin toprağını daha bir verimli hale getirecek Öyle olmasını da diliyorum çünkü Ayşegül Ünal verimi artırmak için kimyevi sentetik ilaçlara tevessül etmeyen içeride duran içeriyi anlatan içeridekilerin ruh kumaşına hürmet gösteren bir kalem Ali Ayçil